ABD'de tek imzayla açılabilecek Epstein dosyaları Adalet Bakanlığınca bilinçli şekilde kapatılıyor
Jeffrey Epstein'ın New Mexico'daki çiftliğinde işlenen cinsel suçlara ilişkin soruşturma, ABD Adalet Bakanlığı'nın (DOJ) bilgi paylaşımını engellemesiyle yeni bir hukuki krize dönüştü.
New Mexico Başsavcısı Raúl Torrez, Adalet Bakanlığı ile Vekâleten Adalet Bakanı Todd Blanche'yi federal mahkemeye taşıyarak, Epstein dosyalarında sistematik engelleme ve bilgi saklama politikası izlemekle suçladı.
Washington DC'deki federal mahkemeye sunulan davada, Adalet Bakanlığı'nın eyalet savcılarının yürüttüğü ceza soruşturmasını aylar boyunca yanıtsız bıraktığı, kritik belgeleri paylaşmayı reddettiği ve bu tavrın mağdurların adalete ulaşmasını engellediği öne sürüldü. Dava dilekçesinde, federal yönetimin tutumunun mağdurlara zarar verdiği ve kamu yararını baltaladığı ifade edildi.
New Mexico Temsilciler Meclisi'nin aynı gün yayımladığı rapor da federal makamların Epstein dosyasındaki ihmallerini yeniden gündeme taşıdı. Raporda, New Mexico'daki suç iddialarının yıllarca gerektiği gibi soruşturulmadığı, federal savcıların ise sorumluluklarını yerine getirmekte yetersiz kaldığı belirtildi.
Jeffrey Epstein, 2019 yılında fuhuş ticareti suçlamalarıyla tutuklandıktan sonra New York'taki federal cezaevinde hayatına son vermişti. Eski sevgilisi ve yakın çalışma arkadaşı Ghislaine Maxwell ise reşit olmayan kızların istismarına ilişkin suçlardan aldığı 20 yıllık hapis cezasını çekiyor. Maxwell davasında dinlenen tanıklar, Epstein ile Maxwell'in New Mexico'daki Zorro Ranch'te genç kadınlara yönelik cinsel istismarlarda bulunduğunu anlatmıştı.
New Mexico yönetimi, eyalet savcılarının federal makamlarla yürütülmesi gereken rutin bilgi paylaşımında sürekli engellerle karşılaştığını savunuyor. Başsavcı Torrez'in ofisi, kritik soruşturma belgeleri için yapılan 10 ayrı resmi talebin ya cevapsız bırakıldığını ya da reddedildiğini bildirdi.
Torrez "Sürekli iş birliği sözü duyduk ancak yaşadığımız şey iş birliği değil, tam anlamıyla engelleme oldu." ifadelerini kullandı. Todd Blanche'nin tek bir imzayla soruşturmanın önünü açabileceğini belirten Torrez, buna rağmen federal yönetimin dosyaları kapalı tutmayı, soruşturmayı engellemeyi ve hangi gerekçeyle olduğu açıklanmayan bir gizlilik politikası izlemeyi tercih ettiğini söyledi.
Adalet Bakanlığı ise suçlamaları reddederek, bazı belgelerin federal mahkeme kararları nedeniyle açıklanamayacağını ve mağdurların kimlik bilgilerinin korunmasının öncelikleri olduğunu savundu. Bakanlık, New Mexico'nun talep ettiği kapsamlı bilgi paylaşımının hukuki dayanağı bulunmadığını öne sürdü.
Ancak dava dosyasında, DOJ ile Todd Blanche'nin yalnızca mağdur bilgilerinin değil, Epstein'ın suç ortaklarına ilişkin kritik bilgilerin de paylaşılmasını engellediği belirtildi. Başsavcılık, New Mexico'nun Epstein'ın halen hayatta olan bağlantıları hakkında hesap sorabilecek nadir yargı mercilerinden biri olduğunu vurgulayarak, federal makamların tutumunun adalet sürecini fiilen sekteye uğrattığını savundu.
New Mexico Hayatta Kalanlar Gerçek Komisyonu'nun ara raporu da federal savcıları eleştirdi. Raporda, Manhattan merkezli soruşturmaların New York, Florida ve Virgin Adaları'na odaklandığı, buna karşılık Epstein'ın New Mexico'daki faaliyetlerinin uzun süre ihmal edildiği kaydedildi.
Komisyon toplantısında ifade veren Rachel Benavidez ise Epstein'ın New Mexico'daki nüfuzlu bağlantıları sayesinde yıllarca hiçbir ciddi denetimle karşılaşmadığını ileri sürdü. Benavidez, yalnızca dosyaların arşivlerde bekletilmesinin yeterli olmadığını belirterek, Epstein'ın hesap vermesini engelleyen suç ortaklarının da sorgulanması çağrısında bulundu.
Epstein mağdurları ve mağdur yakınlarından oluşan bir grup da yayımladıkları ortak açıklamada Todd Blanche'yi sert sözlerle eleştirdi. Açıklamada, Adalet Bakanlığı'nın mağdur kimliklerini koruma gerekçesinin inandırıcı olmadığı savunularak, Bakanlığın geçmişte bazı mağdurlara ait bilgileri zaten kamuoyuna açıkladığı öne sürüldü. Grup, federal yönetimi istismarcıları korumaya devam etmekle suçladı.
ABD Adalet Bakanlığı, aralık ayında Epstein Files Transparency Act kapsamında bazı Epstein belgelerini yayımlamaya başlamıştı. Ancak Kongre üyeleri ile mağdur temsilcileri, açıklanan dosyaların büyük bölümünün zaten kamuya açık belgelerden oluştuğunu, birçok sayfanın yoğun şekilde karartıldığını ve kritik bilgilerin gizlenmeye devam ettiğini belirterek şeffaflık sürecini sert biçimde eleştirmişti. Böylece Epstein dosyalarında tam hesap verebilirlik beklentisi bir kez daha federal yönetimin tutumu nedeniyle tartışma konusu haline geldi.
İLKHA