ABD neden İran'ın Kazma Dağı'na saldırmakla tehdit ediyor?
Washington ve Tahran arasındaki gerilim son günlerde tırmandı ve İran'ın Natanz zenginleştirme tesisinin yakınındaki müstahkem bir bölge olan Kazma Dağı, çatışmanın yeni odak noktası haline geldi.
Washington'dan gelen, yer altındaki tahkim edilmiş komplekse saldırı tehditleri, iki taraf arasındaki uçurumu daha da genişletti ve Orta Doğu'da yeniden istikrarsızlık korkusunu körükledi.
Ne oldu?
Xinhua Haber Ajansı'nda yer alan analize göre Amerika Birleşik Devletleri ve İran'ın birkaç gündür karşılıklı saldırılarına devam etmesi üzerine, ABD Başkanı Donald Trump Salı günü Washington'un Kazma Dağı'na "çok yakında" ve "çok ağır" bir saldırı düzenlemeye hazır olduğu uyarısında bulundu.
Tehditler, işgal rejimi istihbaratının değerlendirmelerine dayanan ve İran'ın gelişmiş uranyum zenginleştirme santrifüjlerini yeraltı kompleksine taşımış olabileceğini öne süren raporların ardından geldi. Ancak Trump, İran'ın santrifüjleri bu bölgeye taşıyıp taşımadığı sorulduğunda, Amerika Birleşik Devletleri'nin bu bilgiye "kayıtlı olarak" sahip olmadığını söyledi.
Tahran, söz konusu alanın kayıt dışı bir nükleer tesis olduğu iddialarını reddederek, kompleksin 2020 yılında Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (IAEA) gelişmiş bir santrifüj montaj tesisi için gelecekteki yer olarak bildirildiğini söyledi.
ABD tehditlerine karşılık olarak, İran'ın Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Çarşamba günü yaptığı açıklamada, ABD'nin nükleer veya diğer hassas noktalara yönelik herhangi bir saldırısının çatışmanın genişlemesi olarak değerlendirileceğini ve bölgedeki ABD, müttefik ve ortak ülkelerin çıkarlarına yönelik saldırıları tetikleyeceğini uyardı.
Medya raporlarına göre, genel merkez Çarşamba günü ayrı bir açıklamada, ABD'nin İran altyapısına saldırması halinde İran'ın Batı Asya'dan tüm petrol ihracatını engelleyeceği ve bölge genelinde petrol, doğalgaz, elektrik ve ekonomik altyapıyı hedef alacağı uyarısında bulundu.
Uzmanlar, daha fazla tırmanmanın ABD ve İran arasındaki farklılıkları diplomasi yoluyla çözme çabalarını zorlaştırabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Kazma Dağı neden önemli?
Kazma Dağı, konumu, tasarımı ve koruma düzeyi nedeniyle İran'ın nükleer altyapısı hakkındaki tartışmalarda kilit bir odak noktası haline geldi.
Yeraltı kompleksi, İran'ın merkezinde, Natanz nükleer tesisine yaklaşık 2 km mesafede yer almaktadır. İnşaatın, 2020'de Natanz'ın yer üstündeki gelişmiş santrifüj montaj tesisinde meydana gelen patlamanın ardından başladığı bildiriliyor.
İranlı yetkililer, yer altı kompleksinin nükleer altyapıyı olası sabotaj veya askeri saldırılardan korumak amacıyla inşa edildiğini söyledi.
Arap ve uluslararası ilişkiler üzerine araştırmalar yapan Mısırlı araştırmacı Mostafa Amin, projenin İran'ın önemli nükleer tesislerinin korunmasını güçlendirme çabalarını yansıttığını söyledi.
Amin, nükleer uzmanlar ve nükleer silahların yayılmasını önleme araştırmacıları tarafından yapılan değerlendirmelerin, tesisin bazı bölümlerinin yerin derinliklerinde, kaya katmanlarının ve güçlendirilmiş yapıların altında bulunduğunu ve bu nedenle kamuoyuna bilinen en derin ve en ağır şekilde tahkim edilmiş nükleer tesisler arasında yer aldığını gösterdiğini söyledi.
Tesisin bazı bölümlerine uluslararası erişimin olmaması, amacına ilişkin farklı değerlendirmelere yol açmış durumda. Batılı ve siyonist yetkililer, yeraltı kompleksinin hassas nükleer faaliyetler için daha fazla koruma sağlayabileceğini savunurken, İran nükleer programının barışçıl olduğunu vurguluyor.
ABD'nin saldırı girişimi başarılı olabilir mi?
Washington, Kazma Dağı'na saldırı sözü vermiş olsa da uzmanlar olası bir ABD askeri saldırısının önemli teknik engellerle karşılaşacağını söylüyor.
Kahire merkezli Arap Araştırma ve Çalışmalar Merkezi'nde danışman olan Ebu Bekir el-Deeb, yeraltı kompleksinin derinliği ve güçlendirilmiş yapısının herhangi bir askeri operasyon için büyük zorluklar oluştaracağını söyledi.
El-Deeb, "Yeraltı salonlarının, 'Massive Ordnance Penetrator' da dahil olmak üzere geleneksel sığınak imha silahlarının etkinliğini zorlayabilecek bir derinlikte bulunduğu düşünülüyor" dedi.
El-Deeb, havadan yapılacak bir saldırının, yeraltındaki temel tesisleri yok etmeden girişlere, havalandırma sistemlerine ve destekleyici altyapıya zarar verebileceğini söyledi.
Kazma Dağı'nın tamamen yok edilmesi son derece düşük bir ihtimal olarak görülse de, ABD'nin tesise yönelik bir askeri saldırısı, iki ülke arasındaki zaten gergin olan çatışmada önemli bir tırmanış anlamına gelecektir.
El-Deeb, askeri harekatın istikrarsızlığı doğrudan hedefin ötesine yayabileceği, çatışmaya ek tarafları dahil edebileceği, deniz ticaret yollarını aksatabileceği ve küresel enerji arzını tehdit edebileceği konusunda uyardı.
Amin, El-Deeb'in değerlendirmesine katılarak, askeri baskıya sürekli başvurulmasının İran'ın nükleer programı konusundaki farklılıkları çözmeye yönelik diplomatik çabaları baltalayabileceğini söyledi.
Amin, "Bu durum bölgesel gerilimleri artırabilir, daha geniş çaplı çatışma riskini yükseltebilir ve uluslararası nükleer silahların yayılmasını önleme çabalarını daha da karmaşık hale getirebilir." diye ekledi.
İLKHA