TÜVTÜRK

ABD ve Türkiye, Trump'a yönelik suikast iddiasını doğrulamadı

ABD istihbaratı, siyonist rejimin İran'ın ABD Başkanı Donald Trump'a suikast düzenlemeye hazırlandığı yönündeki tekrarlanan uyarılarını doğrulayamadı. Türkiye istihbaratının da özellikle NATO Zirvesi öncesinde iletilen son iddiaları destekleyen herhangi bir kanıta ulaşamadığı bildirildi.

  • 14.08.2026 15:15
ABD ve Türkiye, Trump'a yönelik suikast iddiasını doğrulamadı

Reuters, ABD ve Türkiye istihbarat birimlerinin, siyonist rejimin İran'ın ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik suikast hazırlığında olduğu yönündeki iddialarını doğrulayamadığını bildirdi.

Ajansın ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, siyonist rejim tarafından geçen yıldan bu yana ABD istihbarat birimlerine ve zaman zaman doğrudan Beyaz Saray'ın üst düzey yetkililerine iletilen uyarılarda, İran'ın Trump'ı hedef alabileceği öne sürüldü.

İddialar arasında Trump'a bir keskin nişancı tarafından ateş açılması veya büyük bir kamu etkinliğinde kendisine bıçaklı saldırı düzenlemesi için bir kişinin tutulması gibi senaryoların bulunduğu belirtildi.

En kapsamlı uyarı NATO Zirvesi öncesinde geldi

Reuters'a konuşan kaynaklara göre, en ayrıntılı uyarı, NATO'nun temmuz ayında Ankara'da düzenlenen zirvesi öncesinde yapıldı.

Siyonist rejim yetkililerinin Beyaz Saray'a ilettiği istihbarat bilgilerinde, İran'ın Trump'ı hedef alabileceği ve bunun, Trump'ın NATO Zirvesi'ne katılmak üzere başkanlık uçağıyla Türkiye'ye gelmesinin ardından dönüş yolunda uçak savar benzeri omuzdan ateşlenen bir füzeyle gerçekleştirilebileceği iddia edildi.

ABD istihbarat birimleri bu iddiaları bağımsız olarak doğrulayamazken, Beyaz Saray ve Gizli Servis yine de ihtiyat amacıyla güvenlik önlemlerini artırdı.

Bu kapsamda Trump'ın Türkiye'den ayrılışı sırasında dikkat çekici bir güvenlik uygulamasına başvuruldu ve Trump'ın başkanlık uçağından başka bir uçağa geçirilerek seyahat ettirildiği bildirildi.

Türkiye istihbaratı da kanıt bulamadı

Reuters'ın aktardığına göre, Türkiyeli bir yetkili de istihbarat birimlerinin Trump'a yönelik söz konusu suikast planını doğrulayacak herhangi bir kanıt bulamadığını söyledi.

Yetkili, Ankara'nın bu değerlendirmeyi ABD tarafıyla da paylaştığını belirtti.

ABD istihbaratının da uzun süredir İran'ın, 2020'de Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin Trump'ın emriyle vurulmasının ardından misilleme arayışında olabileceğini değerlendirdiği ifade edildi. Ancak Reuters'a konuşan yetkililer, siyonist rejimin sunduğu belirli suikast tehditlerinin gerçekliğinin CIA tarafından doğrulanamadığını aktardı.

ABD istihbaratında siyonist rejimin bilgilerine şüphe

Söz konusu iddiaların ABD istihbarat çevrelerinde de şüpheyle karşılandığı bildirildi.

Washington Post'a konuşan mevcut ve eski ABD'li yetkililer, CIA'nın özellikle son uyarılar konusunda şüpheci olduğunu aktardı. Bazı analistler ise istihbarat bilgilerinin yalnızca siyonist rejim kaynaklarına dayanması nedeniyle yeterince ikna edici olmadığını değerlendirdi.

Demokrat Senatör Chris Van Hollen da söz konusu iddiaların "biraz hayal ürünü gibi göründüğünü" belirterek, siyonist rejimin sunduğu bilgilerin ne ölçüde güvenilir olduğu ve bağımsız biçimde doğrulanıp doğrulanamayacağının sorgulanması gerektiğini söyledi.

Bazı ABD'li istihbarat yetkililerinin ise siyonist rejimin bu tür uyarıları yalnızca güvenlik amacıyla paylaşmadığını, aynı zamanda Trump yönetiminin İran politikasını ve bölgeye ilişkin karar alma süreçlerini etkilemeye yönelik daha geniş bir yaklaşımın parçası olabileceğini düşündüğü aktarıldı.

Washington-Tel Aviv istihbarat hattında güven sorunu

ABD uzun yıllardır özellikle İran konusunda siyonist rejimin istihbaratına başvuruyor. Ancak Reuters'a konuşan eski ABD'li yetkililer, siyonist rejimden gelen bilgilerin CIA veya Ulusal Güvenlik Ajansı gibi kurumlara resmi kanallardan ulaştırıldığını, bu bilgilerin çoğu zaman bağımsız olarak doğrulanamadığını belirtti.

Kaynaklar, ABD istihbaratının İran'a yönelik tehdit değerlendirmelerinde ve Trump'a yönelik olası suikast planlarına ilişkin bazı dosyalarda güven düzeyini düşük olarak değerlendirdiğini söyledi.

İddiaların Beyaz Saray'a doğrudan aktarılması da Washington'daki istihbarat paylaşım mekanizmaları açısından tartışmaya neden oldu. Bazı kaynaklar, siyonist rejim yetkililerinin geçen yıl boyunca Beyaz Saray'ın kriz yönetim birimi de dahil olmak üzere üst düzey yönetim yetkilileriyle doğrudan temas kurarak İran kaynaklı tehditleri aktardığını belirtti.

Öte yandan bu gelişmeler, Trump yönetiminde istihbarat kurumları arasındaki koordinasyon ve bilgi paylaşımına ilişkin daha geniş sorunların bulunduğu bir dönemde yaşanıyor. Kaynaklara göre CIA'nın geçen yıl Ulusal İstihbarat Konseyi ile koordinasyon ve bilgi paylaşımını durdurması, İran'a ilişkin kapsamlı istihbarat değerlendirmelerinin sayısının da azalmasına yol açtı.

Tüm bu gelişmeler, Washington'ın İran'a ilişkin tehdit değerlendirmelerinde siyonist rejimden gelen istihbarata ne ölçüde güvenebildiği ve bu bilgilerin ABD'nin siyasi ve askeri kararlarını ne kadar etkilediği konusunda yeni soru işaretleri oluşturdu.

İLKHA

Yorum Yaz