TÜVTÜRK

Arapları ve şeriat öğrencilerini hedef alan, siyonist rejimle yakınlaşan Traore'ye tepkiler sürüyor

Darbeyle iktidara gelen Burkina Faso Geçiş Dönemi Başkanı İbrahim Traore, son dönemde Araplar ve yurt dışında İslami ilimler eğitimi gören öğrencileri hedef alan açıklamalarıyla tepki toplarken, siyonist rejimle ilişkilerini güçlendiren adımları da tartışmaları beraberinde getirdi.

  • 24.07.2026 08:33
Arapları ve şeriat öğrencilerini hedef alan, siyonist rejimle yakınlaşan Traore'ye tepkiler sürüyor

Burkina Faso'da Eylül 2022'de darbeyle yönetime el koyan Geçiş Dönemi Başkanı İbrahim Traore, son dönemde yaptığı açıklamalar ve uygulamalarıyla hem ülkesinde hem de Afrika kamuoyunda eleştirilerin odağı oldu.

Müslüman bir aileden gelen Traore, 19 Temmuz'da yaptığı açıklamada Afrikalıların "bin yılı aşkın süre Araplar tarafından köleleştirildiğini" öne sürerken, bu sözleri birçok çevre tarafından tarihi gerçeklerle bağdaşmayan ve Arapları hedef alan bir söylem olarak değerlendirildi.

Traore bununla da yetinmeyerek, yurt dışında şeriat ilimleri eğitimi gören yaklaşık 800 Burkina Fasolu öğrenciyi ülkeye geri çağıracağını açıkladı. Dönmeyen öğrencilerin vatandaşlıktan çıkarılabileceği tehdidinde bulunan Traore, bu öğrencilerin "radikal fikirler taşıdığını" ve ülkeye fayda sağlamadığını iddia etti.

İslami kurumlara yönelik baskılar

Traore yönetiminin son dönemde attığı adımların, ülkedeki İslami kurum ve şahsiyetlere yönelik baskıları artırdığı belirtiliyor.

Bu kapsamda dini faaliyetleri sınırlandıran yeni düzenlemeler çıkarıldığı, kamu kurumlarında cami yapılmasının ve dini eğitimin yasaklandığı, başkentteki en büyük camilerden birinin kapatıldığı ifade edildi.

Ayrıca çok sayıda İslam alimi ve Müslüman gencin gözaltına alındığı, bazılarına kötü muamele yapıldığı yönünde iddialar gündeme geldi.

Siyonist rejimle ilişkiler

Traore'nin, Batı karşıtı söylemine rağmen siyonist rejimle ilişkileri geliştirmesi de dikkat çekti.

Bu kapsamda Burkina Faso yönetimi, uzun süredir bekletilen siyonist rejimin yeni büyükelçisi Simon Seroussi'nin güven mektubunu kabul etti.

Bu adım, Traore'nin daha önce öne çıkardığı Batı karşıtı söylemle çeliştiği gerekçesiyle eleştirildi. Değerlendirmelerde, siyonist rejimin Sahel bölgesindeki güvenlik ve istihbarat faaliyetlerini artırma arayışında olduğu ifade edildi.

Özgürlüklere yönelik adımlar

Traore, daha önce yaptığı açıklamada "demokraside değil, halk devrimindeyiz" ifadelerini kullanarak demokrasiye karşı olduğunu açıkça dile getirmişti.

Daha sonra ülkedeki siyasi partileri fesheden Traore yönetimi, yüzlerce dernek ve sivil toplum kuruluşunun faaliyetlerini durdururken, öğrenci birliklerini de kapattı.

İnsan hakları örgütleri ise yönetimi ifade özgürlüğünü kısıtlamak ve muhalefeti bastırmakla suçluyor.

"Terörle mücadelede" başarı sağlanamadı

Traore yönetimi Fransa ile diplomatik ilişkileri kesmesine rağmen, ülkede güvenlik sorunları devam ediyor.

İnsan hakları örgütlerine göre Burkina Faso'da askeri yönetimin operasyonlarında hayatını kaybeden sivillerin sayısı, silahlı örgütlerin saldırılarında ölenlerden daha fazla olurken, iki milyondan fazla kişi de yerinden edildi. Buna karşın ülkede silahlı grupların saldırıları sürüyor ve güvenlik krizi devam ediyor.

Analistler, Filistin davasına destek veren devrimci lider Thomas Sankara'nın mirasını sahiplenme iddiasıyla öne çıkan Traore'nin, siyonist rejimle yakınlaşması ve İslami kimliği hedef alan politikalarının bu söylemle çeliştiğini belirtiyor.

İLKHA

Yorum Yaz