Hürmüz'de hakimiyet savaşı: ABD kontrol iddiasını yineliyor, İran geri adım atmıyor
Hürmüz Boğazı, ABD ile İran arasındaki çatışmanın en kritik cephelerinden biri olmaya devam ediyor. Washington boğazdaki mayınların temizlendiğini ve deniz trafiğinin güvence altına alındığını savunurken, Tahran stratejik su yolundaki kontrolünü sürdürüyor.
ABD ile İran arasındaki askeri gerilimin merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı'nda kontrol mücadelesi devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda boğazdaki tüm deniz mayınlarının temizlendiğini ve ABD'nin su yolunda kontrol sağladığını savunmuştu. Trump, savaşın ABD'nin zaferiyle sonuçlanması halinde Hürmüz Boğazı üzerinde "neredeyse tam" kontrole sahip olacaklarını söyledi.
Washington, Hürmüz'deki askeri saldırılarını da bu yaklaşım doğrultusunda savunuyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran'ın boğaza mayın döşemeye hazırlandığını ve bunun ticari deniz taşımacılığı açısından yakın bir tehdit oluşturduğunu öne sürüyor.
Ancak İran, ABD'nin "kontrol" iddiasını kabul etmiyor. İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri 28 Ağustos'ta Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrol" sahibi olduğunu açıklarken, ABD'nin boğazın açık olduğu yönündeki açıklamalarını reddetti. Tahran, kısıtlamaların ABD'nin askeri saldırılarına ve uyguladığı ablukaya son verilmesine kadar devam edeceğini bildirdi.
Boğazdaki gerilim ticari deniz taşımacılığını da ciddi biçimde etkiliyor. Reuters verilerine göre ağustos sonunda Hürmüz'den geçen ticari gemi sayısı normal seviyelerin oldukça altında kaldı. Bazı gemilerin saldırı riskinden kaçınmak için takip sistemlerini kapattığı bildirildi.
ABD'nin Lark Adası'ndaki füze rampalarını hedef alması da doğrudan bu mücadelenin parçası olarak değerlendiriliyor. Washington, İran'ın mayın döşeme kapasitesini ortadan kaldırmaya çalışırken Tahran, boğaz üzerindeki denetimini korumayı savaşın temel unsurlarından biri olarak görüyor.
Bu nedenle Hürmüz Boğazı, yalnızca iki ülke arasındaki askeri gerilimin değil, küresel enerji ve deniz ticaretinin geleceğinin de belirlendiği stratejik bir cephe haline gelmiş durumda. Boğazdan normal koşullarda dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte biri geçiyordu.
İLKHA