Efsanevi Yaratıklar - Alberto Manguel Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Efsanevi Yaratıklar kimin eseri? Efsanevi Yaratıklar kitabının yazarı kimdir? Efsanevi Yaratıklar konusu ve anafikri nedir? Efsanevi Yaratıklar kitabı ne anlatıyor? Efsanevi Yaratıklar PDF indirme linki var mı? Efsanevi Yaratıklar kitabının yazarı Alberto Manguel kimdir? İşte Efsanevi Yaratıklar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Alberto Manguel

Çevirmen: Lale Akalın

Editör: Darmin Hadzibegovic

Çizer: Alberto Manguel

Tasarımcı: Nahide Dikel

Tasarımcı: Mehmet Ulusel

Tasarımcı: İlknur Efe

Orijinal Adı: Monstros Fabulosos: Drácula, Alice, Super‑Homem e Outros Amigos Literários

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları

İSBN: 9789750846793

Sayfa Sayısı: 192

Efsanevi Yaratıklar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Okumanın Tarihi, Geceleyin Kütüphane ve Hayali Yerler Sözlüğü gibi kitaplarıyla tanıdığımız Alberto Manguel, yeni kitabı Efsanevi Yaratıklar’da okurlarını mitolojiden, dinler tarihinden, edebiyattan ve popüler kültürden karakterlerle dolu bir gezintiye çıkarıyor. Bu kişisel koleksiyonda Drakula ile Kırmızı Başlıklı Kız, Şeytan ile Superman, Sinbad ile Kaptan Nemo, Karagöz ve Hacivat ile Quasimodo yan yana geliyor. Ortak insanlık mirasımızın en kıymetli parçalarından birinin, hikâyelerin coğrafyasında ikamet eden onlarca “efsanevi yaratık”ın, can buldukları kitap ve efsanelerden dışarıya taşıp başka kılıklarda yaşamayı nasıl sürdürdüklerini, dünya hakkında her çağda yeni şeyler söylemeyi nasıl başardıklarını Manguel’in kılı kırk yaran, yaratıcı, oyunbaz yorumları ve eğlenceli çizimleri eşliğinde keşfetmek kitapseverler için gerçek bir ayrıcalık.

“Bir kitap âşığından, unutamadığı karakterlere kelimeler ve resimler yoluyla bir saygı duruşu.”

- New York Times

“Efsanevi Yaratıklar’da Alberto Manguel, hayali kişilerin bizim hayatlarımızı resmettiğini iddia ediyor. Evet, diyoruz, biz böyleyiz, birbirimize böyle davranıyoruz, bunların hepsi doğru. Edebiyatın insana belki de en çok bu şekilde yardımı dokunabilir.”

- Salman Rushdie

Efsanevi Yaratıklar Alıntıları - Sözleri

  • Bize gerçekten yabancı tek mekan, içinde yaşadığımız bedendir.
  • ‘’Umutla gezmek, bir yere varmaktan daha iyidir.’’ Robert louis Stevenson
  • Bize gerçekten yabancı tek mekan, içinde yaşadığımız bedendir. Onun dışında her şey araştırmaya açıktır. En uzak yıldızlar, okyanusun en derin vadileri insanoğlunun merakının konularıdır, ama bizim saydığımız şey yalnızca bir inanç eylemi aracılığıyla bizimdir. Aynada yüzümüzü tanırız ama tersten görürüz, sağı solda, solu sağda; sırtımız bizim için Ay'ın uzak yüzü kadar bilinmezdir.
  • Yalnızca algılayan kişinin gözünde var olduğumuzu biliriz.
  • Yaşanmamış hayatı ve izlenmemiş yolu seçmek caziptir, insanı baştan çıkarır, çünkü şunu ya da bunu yapmış olsak her şeyin daha farklı olacağını, daha mutlu, daha akıllı olacağımızı, daha çok sevileceğimizi, daha çok saygı göreceğimizi hayal ederiz. Belki de öyle olmazdı.
  • "Ben kendi hayatımı her zaman birçok kitabın sayfalarını çevirmek olarak düşünmüşümdür."
  • Bize gerçekten yabancı tek mekan , içinde yaşadığımız bedendir .
  • Uyuyan Güzel’in uykusu: Onu Prens’in gözünde çekici kılan bu mudur? Gözleri kapalı, karşı koyması ya da tepki göstermesi imkansız bir şekilde hareketsiz ve sessiz uzanmış olması mı?
  • “Biyoloji bize kanlı canlı varlıklardan türemiş olduğumuzu söylüyor ama içten içe biliyoruz ki biz kalem kağıttan türeme hayaletlerin kızları ve oğullarıyız.”
  • Yolsuzluk, açgözlülük ve şiddet tutkusunun sebep olduğu durumlar hakkında ciddi endişeler taşımak ile kimsenin sorumlu tutulmadığı, bizi bekleyen kötü talihimize yalancıktan yanmak arasında fark vardır. Gerçekten de korkunç şeyler olmuştur ve her gün ve her gece hala daha olmaktadır, ama bunun sebebi bir öğleden sonra başımıza düşüp bizi öldürecek olan bir kazma değil, daha çok, ahlak dışı hareket eden bir sürü kadın ve erkeğin eylemidir.
  • Askerler, yerliler, sokak kadınları, hizmetkarlar, mahpuslar, köylüler, diplomatlar ve politikacılar, despotun etrafında her zaman var olan organik bir canavar meydana getirirler. Yirmi birinci yüzyıldaki tecrübemiz de bunu kanıtlıyor: Hiçbir despot, düşünmeyen, kurban olmaya razı, yaltakçı kitlelerin gücü olmadan, attığı tweet'lerle veya bağırıp çağırarak iktidara gelemez.
  • “Ruhun çektiği acılara karşı, Tanrı’nın mağrifeti dışında tek bir ilaç vardır; bu da insanın sahip olduğu zanaat, bilgi ya da zihninin diğer faydalı hareketleridir.”
  • Çağdaş Türkiye’nin kurucusu Atatürk 1933’te yaptığı bir konuşmasında ‘’Tarih bir köprüdür.’’ demişti. ‘’Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların bize yaklaşmasını beklememeliyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir.’’
  • “Gerçek, birbirine iyice tutturulmuş bir tür yalandır, kimsenin kuşku duymadığı bir yalan. Gerçek yalnızca budur.”
  • “Barbara Bush, New Orleans felaketinden sonra yaptığı açıklamada, sağ kalanların müteşekkir olmaları gerektiğini, çünkü onlara Katrina Kasırgası’ndan önce sahip olduklarından daha iyi konutlar verildiğini söylemişti.”

Efsanevi Yaratıklar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Deneme: Alberto Manguel, Efsanevi Yaratıklar kitabında yüzyıllardır tanınan hayali karakterlerin farkına varamadığımız yönlerini bize sunuyor. Yazar Doğu ve Batı kültürünün tam 37 karakterini şahsi okumaları üzerinden yorumluyor. Efsanevi Yaratıklar kitabı geniş kapsamlı bir kitap olduğu için okumaya karar verdiğinizde içinde yer alan karakterlerin büyük bir çoğunluğu hakkında bilgi sahibi olmanızı öneririm. Çünkü o karakterleri sizin gördüğünüz göz dışında başka halleriyle, farklı yankılarıyla yazar gözünden görebilmeniz ancak böyle mümkün. Açıkçası bende bazılarını okumadım, sadece kulak aşinalığım var. Şuna eminim ki artık bu 37 karakterden herhangi biriyle ilgili okuma yaptığımda dönüp ona ait sayfalara tekrar tekrar bakacağım. Bu anlamda benim için bir başucu kitabı oldu. Peki bunlar hangi karakterler? Alice’ten Uyuyan Güzel’e, Eyüp’ten Heidi’nin dedesine, Karagöz Hacivat’tan Quasimodo’ya kadar birçok eşsiz ‘efsanevi yaratık’. Mesela ben Çavdar Tarlasında Çocuklar kitabını okurken Phoebe karakteri bu kadar dikkatimi çekmemişti. Ya da Kırmızı Başlıklı Kız’ın sivil itaatsizliği sembolize ettiğini hiç düşünmemiştim. “Kırmızı Başlıklı Kız’ın düz yola bağlı kalmayan, daldan dala atlayan ruhu olmasa masal da olmazdı.” diyor Manguel. Bense sadece bir masal olarak görüp daha öteye hiç gitmemiştim. Yine Alice Harikalar Diyarında’nın bir rahibin tekne gezintisi sırasında üç küçük kıza gelişigüzel olarak anlattığı bir öykü olduğunu ve Alice adlı kızın ondan bunu yazıya geçirmesini istemesiyle ortaya çıktığını da bilmiyordum. Ve daha daha nicelerini geç de olsa bu kitap aracılığıyla öğrenmiş oldum. Manguel denemesinde neyi ön plana çıkarmak istiyor? Yazar sakin anlatımı eşliğinde, coğrafyanın her köşesine yayılmış bu karakterin değişen dünyanın her döneminde bize hala yeni yeni şeyler söylediklerini vurguluyor. Çünkü bu karakterler bizi resmediyor. “Okurlar için dünyanın aydınlığa kavuşması, okudukları kitaplarım sayfalarında gerçekleşir.” derken de bunu yaratıcı bir şekilde özetlemiş. “Okurlar, kurmacayla yaratılan hayallerin bizim gerçek diye adlandırdığımız dünyayı yarattığını her zaman bilirler.” Bu bence tüm okurlar için kabul görür bir varsayım. Edebiyatın yanısıra mitoloji ve dinler tarihinde de gezintiye çıktığımız kitaptaki çizimler de yazara ait. Toplumu inşa eden değerleri hicvederken kitaplardaki ana ve yan karakterleri ustaca kullanıyor. “Mösyö Bovary, eşi trajik kaderini yaşayabilsin diye varolmuştur.” Bu hayali yaratıkların biz onların varlıklarına ihtiyaç duyduğumuz için yaratıldıklarını söylüyor. Her kitapta olduğu gibi bu kitapta da beni derinden etkileyen birşey buldum. “Bizim kuşağımız, yazarın bir kahraman, bir yıldız olmasını istiyor.” Burada haklılık payı o kadar yüksek ki katılmamam mümkün değil. Yazarların toplumdaki her konuda görüş bildirme zorunluluğu varmış gibi davranılıyor. Moda, ahlak, siyaset… Peki bu mümkün olabilir mi, mümkünse bile faydalı olabilir mi? Kurgu sorulara cevap aramıyor ki. Yazarın dediği gibi kurmaca “sezgilerle ve duygularla serpilir, gelişir.” Yazarın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum. Pembe gözlükleri çıkarıp bir başka pencereden bakmak isteyen herkese öneririm. Kitapla kalın… (Tuğçe)

Bazı Fiktif Karakterlere Farklı Bir Bakış: Manguel’i ilk okuyuşum. Açıkçası hepimizin iyi bildiği fiktif karakterler hakkında birkaç ilginç anekdot okuyacağımı düşünüp çerezlik niyetine almıştım. Bunun yerine bir kısmı bildiğim ama çoğu bilmediğim ya da üstünde durmadığım karakterlerin kültür ve yaşam içinde edindikleri yerlere dair hiç düşünmediğim ya da düşünemeyeceğim yorumlamalarla karşılaştım, iyi de oldu. Kitap, edebiyattan popüler kültüre, dinden mitolojiye otuz küsür karaktere dair incelemeler içeriyor. Sadece Kaptan Nemo, Alice, Dracula, Süpermen gibi esas oğlan/kızları değil, Heidi’nin dedesi, Moby Dick’in Queequeg’i, Mösyö Bovary gibi daha yan karakterleri de bulmak güzeldi. Genel olarak arka kapak yazısında dediği gibi karakterlerin “…can buldukları kitap ve efsanelerden dışarıya taşıp başka kılıklarda yaşamayı nasıl sürdürdüklerini…” yazarın sizi içine çeken dilinden okuyorsunuz. Karakterlerin çoğunu tanımıyorum, bir kısmını ise kulak dolgunluğundan biliyorum. Ama tanıdıklarım hakkında da ne kadar az düşündüğümü gördüm bir yandan. Kitabın güzel tarafı karakterler hakkında okurken yazarın bağlantı kurduğu başka yazar ve eserlerine dair başka bir açlık oluşturması. Bunun yanında bir kere okunduktan sonra, bu karakterlerden biriyle ilgili bir kitap okurken onunla ilgili maddeyi açıp göz gezdirmek de tatmin arttırıcı bir etki yaratacaktır. (Feyza Akçay)

“Bizi -şimdi ve her zaman- bezdiren alçakça olayları anlamaya çalışırken Şeytan’ı anarız. Şeytan (deriz), kulaklarımıza korkunç şeyler fısıldıyor ve bizi çok kötü şeyler yapmaya teşvik ediyor. Hastalıklardan, savaştan, açlıktan; işkence, cinayet ve çocuk tacizinden Şeytan sorumludur (diye ısrar ederiz). Korkunç eylemlerimizin ve kana susamış düşlerimizin bulanık mazereti Şeytan’dır.” Ben felsefe sevmem ama bu kitabın felsefesine bayıldım. Alberto Manguel bize mitolojiden, edebiyattan, dinden, popüler kültürden hepimizin bildiği tanıdığı karakterleri değişik bir bakış açısıyla anlatıyor. Kiminin ‘kim’ olduğunu anlatırken kiminin yaratıcısını, kimininse dayandığı felsefeyi daha başka onlarca karakterle olan etkileşimleriyle birlikte gözler önüne seriyor. Kitabı okurken hem sevdiğiniz kahramana, hem sevdiğiniz yazara, hem sevdiğiniz korku filmine rastlayabilirsiniz. Benim en çok sevdiklerim; Dracula, Superman, Faust, Lilit, Uyuyan Güzel, Eyüp, Quasimodo, Şeytan, Frankenstein’ın Canavarı, Wendigo, Akıllı Elsie, Heidi’nin Dedesi, Karagöz ile Hacivat oldu ama diğer karakterleri okurken de inanılmaz zevk aldım. Her kitapseverin okuması gereken bir kitap bence, aynı zamanda insanlık tarihini ve hatta kendinizi de sorgulatıyor. “Okurlar için dünyanın aydınlığa kavuşması okudukları kitapların sayfalarında gerçekleşir.” diyor Manguel, ne de güzel diyor. (Burcu Kumbay)

Efsanevi Yaratıklar PDF indirme linki var mı?

Alberto Manguel - Efsanevi Yaratıklar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Efsanevi Yaratıklar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Alberto Manguel Kimdir?

Alberto Manguel 1948'de Buenos Aires'te Arjantinli bir ana babanın çocuğu olarak doğdu. Çocukluğunu babasının diplomatik görevi nedeniyle İsrail'de geçirdi. Çek bakıcısından İngilizce ve Almanca öğrendi. Anadili İspanyolcayı, 1955'te Arjantin'e döndükten sonra öğrendi.

Öğrenciliğinde Jorge Luis Borges'e dört yıl süresince kitap okudu. Yaşamını Fransa, İtalya ve İngiltere gibi değişik ülkelerde sürdüren Manguel, 1988'den beri Kanada vatandaşı.

Yazarlığı yanında çok dilli bir çevirmen, antoloji yazarı ve yayıncı olarak uluslararası ün kazanan Manguel'in başlıca yapıtları arasında Hayali Yerler Sözlüğü (Çev. Sevin Okyay-Kutlukhan Kutlu, YKY, 2005), 1992'de McKitterick Ödülü'nü kazanan romanı News from a Foreign Country Came (Yabancı Bir Ülkeden Haberler Geldi) ve Kanada'da Kurmaca-Dışı dalında Genel Vali Edebiyat Ödülü'nü kazanan Reading Pictures: A History of Love and Hate (Resimleri Okumak: Aşk ve Nefretin Tarihi) sayılabilir.

Manguel'in Türkçeye çevrilen diğer kitapları şunlardır: Başka Ateşler: Latin Amerikalı Kadın Hikayeciler Antolojisi (Çev. Tomris Uyar, 1988); otuzdan fazla dile çevrilip uluslararası bir çoksatar olan, Times Literary Supplement tarafından Yılın En İyi Kitapları arasına seçilen ve Fransa'da Médicis Ödülü'nü kazanan Okumanın Tarihi (Çev. Füsun Elioğlu, YKY, 2001); Borges'e kitap okuduğu günlere ilişkin anılarını anlattığı Borges'in Evinde (Çev. Cem Akaş, YKY, 2002), Palmiyelerin Altında Stevenson (Çev. Cem Akaş, YKY, 2004), Okuma Günlüğü (Çev. Mehmet H. Doğan, YKY, 2007), Geceleyin Kütüphane (Çev. Dilek Şendil, YKY, 2008), Kelimeler Şehri (Çev. Esen Ezgi Taşcıoğlu, YKY, 2009).

Alberto Manguel Kitapları - Eserleri

  • Dönüş
  • Borges'in Evinde
  • Okumanın Tarihi
  • Ayrıntılara Aşık Adam
  • Kelimeler Şehri
  • Gezgin, Kule ve Kitapkurdu
  • Palmiyelerin Altında Stevenson
  • Bütün İnsanlar Yalancıdır
  • İlyada ve Odysseia - Homeros
  • Okuma Günlüğü
  • Kütüphanemi Toplarken
  • Tanpınar'ın İzinde Beş Şehir
  • Efsanevi Yaratıklar
  • Geceleyin Kütüphane
  • Okumalar Okuması
  • Yabancı Bir Ülkeden Haber Geldi
  • Merak
  • Hayali Yerler Sözlüğü
  • Ulises'in Dönüşü
  • Başka Ateşler
  • Resimleri Okumak

Alberto Manguel Alıntıları - Sözleri

  • Bir geri kalmışlık,bir çirkinlik.... "Geçmişin kayıpları ile malul bir kent" yani.... (Hayali Yerler Sözlüğü)
  • Her okur belli bir kitaba bir miktar ölümsüzlük getirmek için vardır. Okuma bir bakıma yeniden doğum ritüelidir. (Geceleyin Kütüphane)
  • Kimi okurlar Aineias destanının ikinci bölümünde biraz hayal kırıklığına uğramıştır; bunun nedeni Vergilius'un bu bölümü gereğince işleyecek zamanı bulamamasından çok, Peter Levi'nin ustaca altını çizdiği üzere, Vergilius'un "Homeros dünyasının birincil ilkesini, yani şiirin yeniklere ve ölülere aidiyetini," anlayamamasıdır. Vergilius'un şiirinde Aineias, bizzat Agustus'un mirasçılık ettiği hanedanın kurucusu ve haliyle muzaffer bir kahramandı. Oysa Homeros'ta gerçekten kazanan yoktu. (İlyada ve Odysseia - Homeros)
  • Yolsuzluk, açgözlülük ve şiddet tutkusunun sebep olduğu durumlar hakkında ciddi endişeler taşımak ile kimsenin sorumlu tutulmadığı, bizi bekleyen kötü talihimize yalancıktan yanmak arasında fark vardır. Gerçekten de korkunç şeyler olmuştur ve her gün ve her gece hala daha olmaktadır, ama bunun sebebi bir öğleden sonra başımıza düşüp bizi öldürecek olan bir kazma değil, daha çok, ahlak dışı hareket eden bir sürü kadın ve erkeğin eylemidir. (Efsanevi Yaratıklar)
  • Her şey bir tuzak olabilir. (Bütün İnsanlar Yalancıdır)
  • Ama yenik Troyalılara düşmanlarına karşı "ölümlerinden sonra" bir zafer kazandırarak, efsaneyi gerçek tarihe benzer bir şeye dönüştüren Vergilius'tur. (İlyada ve Odysseia - Homeros)
  • İspanyolca'da "bekleme" sözcüğü espera, "umut" anlamına gelen esperanza ile aynı kökten geliyor. Gide, Günlük'ünde şunu söylüyor: “Sala de espera. Ne güzel bir dil bu, beklemeyi umutla karıştırıyor!'' (Okuma Günlüğü)
  • "Okumak ve yazmak bana teselli vermiyor ama uzaklaştırıyor." Dünyanın gürültüsünden uzaklaşmak Düşünecek bir yer bulmak. (Geceleyin Kütüphane)
  • Çağdaş Türkiye’nin kurucusu Atatürk 1933’te yaptığı bir konuşmasında ‘’Tarih bir köprüdür.’’ demişti. ‘’Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların bize yaklaşmasını beklememeliyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir.’’ (Efsanevi Yaratıklar)
  • Terk edilmiş kütüphaneler orada çalışmış yazarların gölgelerini barındırır ve onların dalgınlıkla geldikleri uğrak yeridir. (Geceleyin Kütüphane)
  • Yüzümüz, ömrümüz boyunca değişir. Yaş, tecrübe, hisler, kazalar ve ışşığın değişimleri bize ait olduğunu düşündüğümüz özellikleri değiştirir, öyle ki, ayna durmadan şaşırtabilir bizi. (Resimleri Okumak)
  • Bilmem aşık olmak nedir bilir misiniz...Her şeyi kucaklayan gök kubbe altında, başka bir vaziyete bürünmek. Demek istediğim mutlak esaret,ellerin ve zihnin koşulsuz şartsız,geri döndürülemez biçimde teslimiyeti. (Bütün İnsanlar Yalancıdır)
  • Belle Epoque döneminin hoppaları, Dr.Johnson ile birlikte, suyun vücudu yumuşattığına, kirinse sağlıklı bünyeye işaret ettiğine inanıyordu. (Ayrıntılara Aşık Adam)
  • Cooper eserini yarıladığında onun sürekli gecenin geç saatlerine kadar oturmasına öfkelenen karısı gizlice çalışma odasına girmiş, bütün notlarını alıp ateşe atmış. (Kütüphanemi Toplarken)
  • Mutlu ve müşfik bir kadının elinden çıkmış gibiydi tabiat. (Resimleri Okumak)
  • MÖ yedinci yüzyılın İyonyalıları, Nil deltasının batı uçlarında ve İkinci Katarakt'ta dükkanlar açmış girişimci tacirlerdi; bunlar arasındaki en maceracıların adları Ebu Simbel'deki devasa heykellerin bacaklarında yazılıdır. Bu kişiler Mısır'dan harika bir icadı, papirüs tomarlarını getirmiş ve Herodot'a göre Yunanlar bunlara, kendi kitapları parşömenden yapıldığından diphteria, yani "deriler" demeyi sürdürmüşlerdir. (İlyada ve Odysseia - Homeros)
  • “Borges için gerçeğin çekirdeği kitaplardaydı; kitap okumakta, kitap yazmakta, kitaplar hakkında konuşmaktaydı. Binlerce yıl önce başlamış olan ve asla bitmeyeceğine inandığı bir diyalogu sürdürdüğünü, derinlerde bir yerde biliyordu. Kitaplar geçmişi yeniden kuruyordu.” (Borges'in Evinde)
  • "Tek bir satırı derinlemesine ve ayrıntısıyla okuma edimi Aziz Augustinus'a göre geçmişin, bugünün ve geleceğin butün kütüphanelerini aksettirir, her sözcük geriye doğru Babil'e ve ileriye doğru kıyamet borusuna kadar çınlardı." (Gezgin, Kule ve Kitapkurdu)
  • "Beni sevdin çünkü şeytan olduğumu düşündün," (Palmiyelerin Altında Stevenson)
  • Kelimeler bize, bir toplum olarak dünyanın ne olduğuna inandığımızı gösterir. (Okumalar Okuması)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle