Norm fazlası öğretmen sorunu büyüyor!
Deprem sonrası oluşan norm fazlası öğretmen atamaları konusunda adil olmayan uygulamalar yapıldığını belirten Eğitim Bir-Sen Malatya 1 Nolu Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, "Öğretmeni sorumlusu olmadığı bir şeyden dolayı cezalandırmak doğru değil. Bu yanlıştan vazgeçilmeli." dedi.

Eğitim Bir-Sen Malatya 1 Nolu Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, kentte norm fazlası öğretmenler ile ilgili yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri hakkında muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.
"Depremin ardından norm sayısı 1650'ye çıktı"
Deprem öncesinde Malatya'nın cazibe merkezi olduğunu ve genelde göç alan bir şehir olduğuna işaret eden Söylemez, her yıl bin ila bin 500 arasında norm fazlası öğretmen bulunduğunu, ancak depremin ardından bu sayının bin 650'ye çıktığını söyledi.
"Oluşturulan bölge uygulaması adil olmadı"
Söylemez, norm fazlası öğretmenlerin farklı gerekçelerle Malatya'ya geldiklerini ifade ederek, "Bir kısmı il içi, bir kısmı il dışı tayinle, bir kısmı ise sağlık veya eş durumu gibi özür gruplarından geldi. Bakanlık bu yıl da il emri uygulaması yaptı ve öğretmenler, eşlerinin görev yaptığı ilçelerle ilişkilendirildi. Ancak oluşturulan bölge uygulaması adil olmadı. Battalgazi ve Yeşilyurt bir bölge olabilir ama bu bölgeye Kale, Yazıhan, Doğanşehir, Akçadağ gibi ilçelerin dahil edilmesi doğru değil." dedi.
"Resen yapılan uygulama öğretmenleri mağdur ediyor"
Özür grubuyla Malatya merkezde görevlendirilen bir öğretmenin, Doğanşehir'in Erkenek, Kapıdere veya Gövdeli gibi en uzak mahallelerine gönderilmesinin yanlış olduğunu savunan Söylemez, "Bu işlemlerin isteğe bağlı yapılması gerekir. Resen yapılan uygulama öğretmenleri mağdur ediyor. Deprem sonrası zaten yıpranmış olan öğretmen, öğrenci ve aileler bu süreçte daha da sıkıntıya sokuluyor." ifadelerini kullandı.
"Bazı okullarda yoğunluk yaşanırken, bazı yerlerde öğrenci kalmadı"
Norm fazlası öğretmen uygulamasının şehrin yeniden yapılanma sürecinde sağlıklı bir şekilde yürütülmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Söylemez, şunları kaydetti:
Bazı okullarımızın binası yıkıldığı için şu anda sınıflar 50 kişiyi geçti. Normal şartlar altında bizim binamız olmuş olsa 20-24 kişiyle sınırlı tutacaktık. Bazı yerlerde şu anda öğretmenlerimiz boşa düşmüş ama o mahalleler yeniden kurulduğunda ihtiyaç tekrar ortaya çıkacak ve bugün norm fazlası gösterilen öğretmene ihtiyaç olacak. Bu yüzden norm fazlası uygulamalarının isteğe bağlı görevlendirmelerle yapılması, kadrolara dokunulmaması gerekiyor."
"Bu atama listelerinin iptal edilmesini istiyoruz"
Söylemez ayrıca, uzak ilçelere gönderilen öğretmenlerin ailevi ve sosyal nedenlerden dolayı zor durumda kaldığını belirterek, "Kiminin eşi asker ya da polis, kiminin küçük çocuğu veya hastası var. Bu öğretmenlerden verim alınması mümkün değil. Dolayısıyla bu atama listelerinin iptal edilmesini istiyoruz." dedi.
"Merkezde norm fazlası öğretmenleri ihtiyaç olan okullarda görevlendirmek daha doğru olur"
Sorunun çözümü için kalıcı adımlar atılması gerektiğini dile getiren Söylemez, önerilerini ise şu sözlerle aktardı:
"Merkezde norm fazlası öğretmenleri ihtiyaç olan okullarda görevlendirmek daha doğru olur. Kadrosu merkezde kalır ama görevlendirmeyle ihtiyaç olan yerde çalışır. Ayrıca Türkiye genelinde dezavantajlı bölgelerde görev yapan öğretmenlere ek tazminat verilirse, öğretmenler bu bölgelerde kalmak isteyecektir. Bu da sorunun çözümünde önemli bir adım olur."
"Öğretmeni sorumlusu olmadığı bir şeyden dolayı cezalandırmak doğru değil"
Norm fazlası öğretmenlerin sorumlusu olmadıkları bir durum nedeniyle mağdur edilmemesi gerektiğini vurgulayan Söylemez, "Öğretmeni sorumlusu olmadığı bir şeyden dolayı cezalandırmak doğru değil. Bu yanlıştan vazgeçilmeli." diyerek, yetkililere adil ve kalıcı çözümler için çağrıda bulundu.
İLKHA