TÜVTÜRK

PDR Uzmanı Özer: YKS'ye sayılı günler kaldı, öğrenciye pozitif bir aile ortamı oluşturulmalıdır

Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Ersin Özer, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) iki haftadan az bir süre kaldığını belirterek, bu süreçte yapılması gereken önemli hususlara değindi. Özer, özellikle son günlerde ebeveynlerin öğrencilere vereceği desteğin büyük önem taşıdığını ifade etti.

  • 08.06.2026 13:35
PDR Uzmanı Özer: YKS'ye sayılı günler kaldı, öğrenciye pozitif bir aile ortamı oluşturulmalıdır

Üniversiteye adım atmayı heyecanla bekleyen öğrencilerin gireceği YKS'ye yalnızca 12 gün kaldı.

20 Haziran'da Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da ise sabah oturumunda Alan Yeterlilik Testi (AYT), öğleden sonraki oturumda ise Yabancı Dil Testi (YDT) uygulanacak.

Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Ersin Özer, son dönemde dikkat edilmesi gereken konular hakkında mikrofonuna önemli açıklamalarda bulundu.

Özer, özellikle bu son süreçte ebeveynlerin öğrencilere vereceği desteğin çok önemli olduğunu belirterek, ev ortamında pozitif bir atmosfer oluşturulması gerektiğini vurguladı.

"Son zamanlarda yapılan çalışmalar hayati öneme sahiptir"

YKS'ye sayılı günler kala öğrencilerin çalışma düzenine ilişkin tavsiyelerde bulunan Özer, şunları söyledi:

"YKS'ye çok az zaman kaldı. Öğrenciler eylül ayının başından beri yoğun bir şekilde çalışıyor. Sınava az bir süre kalmışken öğrencilerin dikkat etmesi gereken önemli hususlar var. Bunların başında, günde 8-10 saat masa başında vakit geçirmek yerine daha düzenli ve verimli bir çalışma programı uygulamak geliyor. Çünkü son dönemde yapılan çalışmalar hayati öneme sahiptir. Malum olduğu üzere şu anda dershanelerde ve okullarda seri denemeler yapılıyor. Öğrencilerin bu denemelere düzenli şekilde katılması gerekiyor. Eğer denemeler bir gün TYT, bir gün AYT şeklinde uygulanıyorsa, her iki sınavın da ayrıntılı biçimde analiz edilmesi gerekir. Analiz yapılırken öğrencinin bilgi eksiklikleri, konu eksiklikleri ve dikkat hataları üzerinde durulmalıdır. Bu eksiklikler giderildiğinde öğrencinin bu süreçte daha iyi bir seviyeye ulaşabileceğini düşünüyoruz."

"Olumlu düşüncelerle yola çıkarak kaygı kontrol altında tutulabilir"

Sınav kaygısıyla baş etmekte zorlanan öğrencilere de tavsiyelerde bulunan Özer "Sınav kaygısı tamamen ortadan kaldırılması gereken bir duygu değildir. Ancak kaygı orta düzeyde tutulduğunda öğrenciyi harekete geçiren bir güce dönüşebilir. Kaygıyı yönetmek için öğrencinin gerçekçi hedefler belirlemesi önemlidir. 'Ben yapabilirim, ben başarabilirim.' gibi mantıklı ve olumlu düşüncelerle hareket eden öğrenciler kaygılarını daha kolay kontrol altında tutabilir. Ayrıca nefes egzersizleri yapılabilir. Bir diğer önemli nokta ise sonuç odaklı olmak yerine sürece odaklanmaktır. Çünkü sonuca odaklanıldığında gerçekçi olmayan düşünceler ortaya çıkabilir ve bu durum öğrencide başarısız olacağı hissini oluşturabilir. Oysa sürece odaklanmak ve bu süreçte yapılan çalışmaları göz önünde bulundurmak öğrencinin motivasyonunu artıracaktır." şeklinde belirtti.

Özer, deneme sınavları ve konu eksiklikleri hakkında da değerlendirmelerde bulunarak "Öncelikle öğrencilerin eksik konularını belirlemeleri gerekiyor. Bazı konular kısa sürede öğrenilebilirken bazıları daha uzun zaman gerektirir. Uzun süre gerektiren konulara bu aşamada yoğunlaşılmasını tavsiye etmiyoruz. Çünkü sınava yeterince zaman kalmadı. Bunun yerine mevcut bilgileri korumak, bu bilgilerin kalıcılığını artırmak ve bilgileri pekiştirecek soru tipleri çözmek öğrenciler için çok daha faydalı olacaktır. Bu süreçte doğru bir planlamayla ilerlemek daha uygun olacaktır." dedi.

"Öğrenciye yapabileceği konusunda destek olunmalı"

Sınav sürecinde ailenin rolüne de dikkat çeken Özer "Bu konuda ailenin rolü her zaman önemlidir. Velilerin bu süreçte yapması gereken en önemli şeylerden biri, öğrencinin motivasyonunu yüksek tutmasına yardımcı olmaktır. Bunun için evde pozitif düşüncelerin hâkim olduğu bir aile ortamı oluşturulmalıdır. Öğrenciye başarılı olabileceği konusunda destek verilmesi gerekir. Ayrıca son günlerde öğrencinin beslenmesine, sıvı tüketimine ve uyku düzenine dikkat edilmelidir. Öğrenciye her zaman yapabileceğini söylemek ve yanında olduklarını hissettirmek son derece önemlidir. Çünkü ailenin bu süreçteki etkisi gerçekten büyüktür. Öğrencinin ailesinin desteğini hissetmesi başarı açısından çok değerlidir. Sınav sürecinde ebeveynlerinin yanında olduğunu hisseden bir öğrenci kendisini daha güçlü hisseder. Buna karşılık ailesinin desteğini yeterince hissetmeyen bir öğrencinin sınav performansı da doğal olarak olumsuz etkilenebilir." ifadelerini kaydetti.

İLKHA

Yorum Yaz