TÜVTÜRK

Diyarbakır'da iş dünyası finans sektörü ile buluştu

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası ve Organize Sanayi Bölgesi’nin ortaklığıyla "İş Dünyası Finans Buluşması Diyarbakır" programı düzenlendi. Programda, iş dünyasının finansmana erişim sorunları ve çözüm önerileri ele alındı.

  • 27.08.2026 18:03
Diyarbakır'da iş dünyası finans sektörü ile buluştu

Diyarbakır’da düzenlenen "İş Dünyası Finans Buluşması" programında, kentte faaliyet gösteren iş insanları ile finans sektörü temsilcileri bir araya geldi. Programda üretim, yatırım, istihdam, ihracat ve finansmana erişim başta olmak üzere iş dünyasının yaşadığı sorunlar masaya yatırıldı.

Rifat Hisarcıklıoğlu

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu; Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası ve Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nin ortaklığında düzenlenen programda yaptığı konuşmada, reel sektör ile finans sektörünün birlikte hareket etmesinin ekonomik büyüme açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

"Reel sektör ve finans sektörü birlikte çalışmalı"

Reel sektör ile finans sektörünün aynı salonda buluşmasının önemli olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu "Bugün reel sektör ile finans sektörü aynı salonda bir araya geldi. Bu buluşma son derece önemlidir. Çünkü nasıl ki bir kuş tek kanatla uçamazsa, bir ekonomi de yalnızca tek kanatla ayakta kalamaz. Reel sektör ve finans sektörü birlikte çalıştığı zaman üretim, yatırım ve istihdam büyür. "dedi.

"Diyarbakır ekonomisi Türkiye ortalamasının üzerinde büyüyor"

Diyarbakır’a gelen kamu bankalarının genel müdürlerinin yaklaşık 250 iş insanıyla birebir görüşeceğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, bankacıların iş insanlarını yerinde dinlemesinin önemli bir sorumluluk örneği olduğunu söyledi.

Hisarcıklıoğlu "Diyarbakır’a gelmeden önce ilin ekonomik verilerine baktım. Kurulan şirket sayısı, sigortalı çalışan sayısı, iş yeri sayısı ile gelir ve kurumlar vergisi mükellefi artışında Diyarbakır, Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergiliyor. Dün akşam şehrin sokaklarını dolaştık. Uzun yıllardır Anadolu’yu gezen biri olarak söyleyebilirim ki böyle canlı bir ticaret atmosferini çok az şehirde gördüm. Bu tablo bize şunu gösteriyor: Huzur, güven ve istikrar olduğu zaman ticaret büyür. Ticaret olmadan da refah olmaz." ifadelerini kullandı.

"Diyarbakır sermaye göçü veriyor"

Mehmet Kaya

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya ise Diyarbakır’ın genç nüfusu, sulanabilir tarım arazileri, su kaynakları ve bölgesel ticaret avantajları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Kaya, buna rağmen kentin istihdam, ihracat ve sanayi göstergelerinin mevcut potansiyelin gerisinde kaldığını ifade etti.

Kaya "Ülkemiz açısından tarihi bir süreçten geçiyoruz. Yaklaşık 50 yıllık çatışmalı dönemin sona ermesiyle birlikte 20 aydır tek bir insanımızın hayatını kaybetmemesi, her şeyden daha kıymetlidir. Genç nüfusumuz, sulanabilir tarım arazilerimiz, tatlı su kaynaklarımız ve bölgesel ticaret avantajlarımız var. Buna karşılık istihdam, ihracat ve sanayi verilerine baktığımızda bu potansiyele yakışmayan rakamlarla karşılaşıyoruz. Bunun en önemli nedenlerinden biri finansmana erişim" şeklinde konuştu. Oda kayıtlarımızı incelediğimizde çok çarpıcı bir tablo görüyoruz. Geçmişte yılda 5–10 şirket merkezini başka illere taşırken, 2025 yılında bu sayı yaklaşık 120 şirkete ulaştı. Bu bölge yıllardır sermaye göçü ve beyin göçü verdi. Şimdi ise şirket göçü yaşamaya başladı. Büyük ölçekli firmaların kentten ayrılması; istihdam, katma değer ve ihracat açısından çok ciddi kayıplar anlamına geliyor." şeklinde konuştu.

"250 iş insanı finansman görüşmesi için başvurdu"

Kaya, düzenlenen buluşma kapsamında 250 iş insanının kamu bankalarının genel müdür yardımcılarıyla birebir görüşmek için başvurduğunu belirterek, bu sayının finansmana erişim ihtiyacının boyutunu ortaya koyduğunu söyledi.

Bankacılardan görüşmeleri titizlikle değerlendirmelerini isteyen Kaya" Sektörlere yaptığımız çağrı sonrası tam 250 iş insanı kamu bankalarının genel müdür yardımcılarıyla birebir görüşmek için başvuruda bulundu. Geçtiğimiz günlerde Ankara’da yapılan benzer toplantıda Türkiye genelindeki başvuru sayısı yaklaşık 600’dü. Bunun 250’sinin Diyarbakır’dan gelmiş olması bile finansmana erişim ihtiyacının büyüklüğünü göstermektedir. Bölge müdürlerimizden ve genel müdür yardımcılarımızdan ricamız; bu görüşmeleri titizlikle değerlendirmeleridir. Çünkü vereceğiniz her kredi yalnızca finansman sağlamıyor; aynı zamanda bir şirketin Diyarbakır’da kalmasını, istihdam üretmesini ve ihracat yapmasını da sağlıyor." ifadelerini kullandı.

"Ekspertiz sorunu çözülmeli"

Diyarbakır’daki işletmelerin finansmana erişiminde ekspertiz uygulamalarının da önemli bir sorun olduğunu dile getiren Kaya "İlk talebimiz ekspertiz meselesidir. Diyarbakır’da kurulan yerel ekspertiz şirketiyle Ziraat Bankası’nın yaptığı iş birliğini çok değerli buluyoruz. Aynı uygulamanın diğer kamu bankaları tarafından da hayata geçirilmesini istiyoruz. Bugün ipotek gösterdiğimiz taşınmazların çoğu gerçek değerinin en fazla yüzde 50’si üzerinden değerlendiriliyor. Bu da öz kaynaklarımızın yarısını ekonomiye kazandıramadığımız anlamına geliyor." dedi.

Kaya ayrıca şirket ortaklıklarında uygulanan "grup" değerlendirmelerinin daha esnek hale getirilmesi gerektiğini belirterek, kamu finansmanı ile yerel sermayeyi buluşturacak uzun vadeli modellerin geliştirilmesi çağrısında bulundu.

"Diyarbakır 370 fabrikada 23 bin kişiyi istihdam ediyor"

Mustafa Fidan

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan da kentin son yıllarda sanayi üretim kapasitesini önemli ölçüde geliştirdiğini belirtti.

Sanayicilerin önemli bölümünün birinci kuşak yatırımcılardan oluştuğunu belirten Fidan "Diyarbakır son yıllarda sanayi üretim kapasitesini önemli ölçüde geliştirdi. Bugün Organize Sanayi Bölgemizde 370 fabrikamızda yaklaşık 23 bin kişi istihdam ediliyor. Bu, Diyarbakır adına gerçekten büyük bir başarıdır. Ancak sanayicilerimizin önemli bir kısmı birinci kuşak yatırımcılardan oluşuyor. Şimdi en büyük endişemiz, bu işletmelerin ikinci kuşağa sağlıklı şekilde devredilip devredilemeyeceğidir. Çünkü bugün sadece fabrika kurmak yetmiyor; onu ayakta tutmak, üretimi sürdürmek ve artan maliyetlerle işletmek çok daha zor hale geldi. Bugün birçok işletme kâr edemiyor. Bunun nedeni yalnızca Diyarbakır ya da Türkiye değil; dünya genelinde yaşanan ekonomik daralma ve yüksek enflasyon ortamıdır. Fakat bu krizden en fazla etkilenen bölgelerden biri de bizim bölgemizdir." dedi.

"Diyarbakır’da yatırım yapmak bizim suçumuz değildir"

Ekspertiz uygulamalarında daha adil bir yaklaşım beklediklerini belirten Fidan "Yıllarca süren çatışma ve istikrarsızlığın ardından artık yeni bir döneme giriyoruz. Biz inanıyoruz ki bundan sonra Diyarbakır üretimiyle, sanayisiyle ve yatırımlarıyla anılan bir şehir olacaktır. Bunun için yatırım yapmaya, üretmeye ve istihdam oluşturmaya devam edeceğiz. Ekspertiz uygulamalarında adalet bekliyoruz Elbette Batı illerindeki gayrimenkul değerleriyle Diyarbakır’daki değerlemeler aynı olmayabilir. Bunu biz de kabul ediyoruz. Ancak Diyarbakır’da yatırım yapmak, fabrika kurmak ve üretim yapmak bizim suçumuz değildir. Biz başka şehirlerde de yatırım yapabilirdik. Ama bu memleket bizim memleketimiz. Üretmeye, yatırım yapmaya ve Diyarbakır’ı daha güçlü bir sanayi kenti haline getirmeye devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

İLKHA

Yorum Yaz