TÜVTÜRK

“Ücret İadesi Yetmiyor” Çıkışı: Tüketici Hukuku Yeniden Tartışılıyor

  • 05.06.2026 12:51
“Ücret İadesi Yetmiyor” Çıkışı: Tüketici Hukuku Yeniden Tartışılıyor

Tüketiciler Birliği Genel Başkan Vekili Nesih Tanrıverdi, mevcut tüketici hukukunun tüketiciyi

tam anlamıyla koruyamadığını belirterek “tam tazmin” modelinin tartışılması gerektiğini söyledi.

Tüketici hukukunda yıllardır tartışılan “caydırıcılık” sorunu yeniden gündeme geldi. Tüketiciler

Birliği Genel Başkan Vekili Nesih Tanrıverdi, mevcut sistemin tüketicinin mağduriyetini çoğu

zaman tamamen gidermediğini, yalnızca sınırlı bir ücret iadesiyle yetindiğini ifade etti.

Dijital Karakol’dan alınan habere göre Tanrıverdi, özellikle banka kesintileri, kredi kartı aidatları

ve tüketici hakem heyeti süreçleri üzerinden verdiği örneklerle mevcut yapının neden yetersiz

kaldığını anlattı.

Tanrıverdi’ye göre sorun, tüketicinin parasını geri alıp almamasından ibaret değil. Asıl mesele;

tüketicinin zaman kaybetmesi, süreç boyunca yıpranması ve aynı uygulamaların tekrar tekrar

devam etmesi.

“50 kuruşluk kesinti” örneğiyle sistemi anlattı

Tanrıverdi’nin dikkat çektiği örneklerden biri, yıllar önce bir banka tarafından yapılan 50

kuruşluk ekstre kesintisi oldu. Bir tüketici bu kesintiye itiraz ederek hakem heyetine başvurdu ve

süreç sonunda haklı bulundu.

Ancak kararın ardından aynı kesintinin sonraki dönemlerde yeniden uygulanması, sistemin kalıcı

çözüm üretmediği eleştirisini beraberinde getirdi.

Tanrıverdi’ye göre burada önemli olan tutarın küçüklüğü değil, tüketicinin her ay aynı sorunla

yeniden mücadele etmek zorunda kalması.

Kredi kartı aidatlarında düşük başvuru sorunu

Tanrıverdi, kredi kartı aidatları konusunda da benzer bir tabloya işaret etti. Milyonlarca kredi kartı

kullanıcısı bulunmasına rağmen, hak arama yollarına başvuran tüketici sayısının oldukça düşük

kaldığını belirtti.

 

                  

Bu durumun, bazı firmalar ve bankalar açısından “düşük risk, yüksek kazanç” sonucunu

doğurduğu ifade edildi.

Yani tüketici haklı çıksa bile, başvuru oranı düşük kaldığı için aynı uygulamaların devam etmesi

mümkün olabiliyor.

“Tüketici parasını geri alsın yetmiyor”

Tanrıverdi’ye göre mevcut sistemde tüketici çoğu zaman aylar süren bir sürecin sonunda yalnızca

ödediği parayı geri alabiliyor. Ancak bu sırada paranın değeri düşüyor, tüketici zaman kaybediyor

ve psikolojik olarak yıpranıyor.

Buna karşılık haksız uygulamayı yapan taraf, süreç boyunca o parayı kullanmaya devam ediyor.

Bu nedenle yalnızca ücret iadesine dayalı yaklaşımın yeterli olmadığı, daha güçlü bir tazmin ve

caydırıcılık modeline ihtiyaç bulunduğu belirtiliyor.

Tartışmanın merkezinde “tam tazmin” var

Tanrıverdi’nin önerdiği model, “Tüketicinin Tam Tazmini” olarak ifade ediliyor. Bu yaklaşıma

göre tüketici yalnızca ödediği bedeli geri almamalı; mağduriyetin tamamı dikkate alınmalı.

Modelde, tüketicinin zaman kaybı, uğradığı zarar ve haksız uygulamanın tekrarlanmaması için

caydırıcı yaptırımların da tartışılması gerektiği vurgulanıyor.

Mahmut Şahin’den değerlendirme

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin de konuya ilişkin değerlendirmesinde, mevcut

sistemde tüketicinin çoğu zaman haklı çıktığını ancak aynı uygulamaların devam ettiğini söyledi.

Şahin’e göre, tüketici aylar süren mücadele sonunda yalnızca kendi parasını geri alabiliyor. Bu

süreçte vatandaş hem zaman kaybediyor hem de yıpranıyor.

Denetim mekanizmalarının daha hızlı, görünür ve caydırıcı işlemesi gerektiğini belirten Şahin,

aksi halde tüketici hak arasa bile benzer mağduriyetlerin tekrar edeceğini ifade etti.

Tartışma büyüyebilir

Bankacılık işlemleri, abonelik iptalleri, cayma bedelleri ve dijital hizmet ücretleriyle ilgili

şikâyetlerin artması, tüketici hukukundaki “tam tazmin” tartışmasını önümüzdeki dönemde daha

 

                  

da görünür hale getirebilir.

Tartışmanın merkezindeki soru ise net: Tüketicinin parasını geri alması gerçekten korunması

anlamına geliyor mu?

Editör: Neslihan Özkan

Yorum Yaz