Elçi'mizi aldılar canımızı acıttılar

Bazen öyle şeyler yaşarız ki konuşamayız ne diyeceğimizi bilemeyiz. Bazen öyle şeyler yaşarız ki günlerce ağlarız. Bazen öyle şeyler yaşarız ki hayata, düzene karşı isyan ederiz. Bazen öyle şeyler yaşarız ki kahroluruz.

Hafta sonu Tahir Elçi’yi kaybettik. Tahir Elçi’nin ölümünden sonra ise hangi halde olduğumuzu hangi duyguları yaşadığımızı hala bilemiyoruz…

Daha 49 yaşında birçokları tarafından kanaat önderi olarak nitelendiriliyordu. Hayatını, mesleğini, insan haklarına adamıştı. Avukatlığını yaptığı Roboski, Nihat Kazanhan, AİHM davaları baktığı davalardan sadece birkaçıydı.

Cumartesi saat 11 50‘ idi Habertürk’ü açtım ‘ki açmaz olaydım’  Alt yazı geçti birden Tahir Elçi’nin vurulduğunu yazıyordu. Çocukluğumda yolumun kesime noktası olan Dört Ayaklı Minare’nin ayaklarından vurulmasıyla ilgili basın açıklaması yapıyormuş barışın elçisi…

Birileri elçimize kıymıştı. CNN’deki programıyla başlamıştı karalama propagandaları…

Hendeklere karşı çıktığını, silahlar sussun dediğini, savaş bitsin dediğini, çocuk ölümleri bitsin dediğini kimse bilmiyordu ama CNN’deki sarf ettiği kelimeleri cümle âlem biliyordu.

Açıkçası Elçi’yi çokta takip etmezdim, hangi programa çıkacak, hadi bugün onu izleyeyim dememiştim hiçbir zaman. Ama o acı haberi aldığımda çok üzüldüm. Ben Ankara’da,   Suruç’ta, Roboski’de, Gezi’de Silvan’da Nusaybin’de Nihat Kazanhan’da çok üzüldüm, yaşananları kınadım, kendi içimde isyanlar çıkardım ve fakat Tahir Elçi cinayetinde ne yaşadığımı nasıl kahrolduğumu olayın üzerinde günler geçmesine rağmen anlamadım. Beş gün geçmiş olmasına rağmen halen şoktan çıkmadım. Hadi biz neyse de çocukları, eşi böyle bir acıyı nasıl atlatacak onu da düşünmüyor değilim. Çok sevdiğim bir arkadaşım var, her hafta sonu mutlaka konuşurdum; bu  hafta elim bir türlü sohbet butonuna gidemedi. Biraz yoğundum son günlerde gazetede yazı yazamadım birkaç konu belirlemiştim kafamda lakin elim bir türlü klavyeye gidemedi. Çokta iyi tanıdığım biri değildi Tahir Elçi, lakin onun ölümü üstüne bu duyguları acı yaşadım demek ki. Meğerse bir gönül bağı kurmuşum onunla uzaktan uzağa hem de hiç tanımadan, tanışmadan. Onu, bunu bilmem de bu kayıp çok acıttı içimi, çok farklı etkiledi beni!.

Tahir Elçi, Diyarbakır’ın ikinci Gaffar Okkan’ıdır. Artık O da Diyarbakır’ın Tahir baba’sıdır. Göreceksiniz birkaç sene sonra ELÇİ için yapılacak anma programlarının değişmezi isimleri  Tahir’ olan çocuklarla doluşacaktır.  

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle