Elektrik faturaları ve fırsatçılık!

Çok zor bir dönemden geçiyor hem dünya hem de ülkemiz. Pandemi süreciyle dünyaya yeni bir ayar veren Korona'nın içinden çıkılmaz bir hal verdiği yaşam, her geçen gün biraz daha zorlaşıyor.

Ülkelerin küçülen ve daralan ekonomilerinin aksine açıklanan istatistiklere her ne kadar ülkemiz büyüme trendi gösteriyor, dünyada büyüme gösren iki ekonomiden biri olarak yansıyor olsa da gerçek yaşamamda aile  ekonomilerinde ciddi küçülme hatta artan enflasyona karşı erime olduğu su getirmez bir gerçektir.

Her ne kadar açıklanan rakamlar ülkemiz kalkınıyor olarak görülüyor olsa da biz tükeniyoruz.

Öyle ya devletimizin büyüdüğünün güçlendiğinin verdiği moralin hazzını yaşamadan aile ekonomisine yansıyan ve altından kalkılmaz bir hal alan yaşam koşulları bizleri bu gerçeğin içinde cebelleşmeye itiyor.

Pandemi süreci ile başlayan gıda ihtiyacı ve bu ihtiyaca binaen fırsatçıların da denetimsizliliğiyle; soğan ve patatesle başlayan fiyat artışları, dolardaki sıçramayla hepten önü alınamaz bir hal aldı.

Dolardaki yükseliş elbetteki tedarikte dışa bağımlılığı önemli ölçüde bulunan ülkemizdeki yaşam koşullarını etkilemesi doğal bir olasılıktı ancak alakalı, alakasız her şeyi ve her konuyu bu denli etkilemesi de işgüzar fırsatçıların etkisinin olduğu da hepimizin malumudur.  

Gıda'dan, akaryakıta, Doğalgazdan elektriğe varana kadar bir çok zaruri ihtiyaçta karşılaşılan son faturalar tepkilerin odağına oturmuş durumda.

Elektrik faturalarına Ocak ayında geleceği söylenen elektrik zammının Aralık ayı faturalarına yansıtıldı. Hem de ne yansıma, son faturalar DEDAŞ'ın da marifetiyle adeta üçle çarpılarak hanelere, işletmelere yollandı.

Kademeli elektrik tarifesi düzenlemesi olarak açıklanan yeni düzenleme açıklanır açıklanmaz, fırsattan istifade yüklenici firma DEDAŞ, düzenleme yürülüğe girmeden önce her ayın 5'inde düzenleyip yolladığı tarifelerin tarihini hemen fırsata çevirerek ayın 1'inde çekip düzenledi ve abonelerine yolladı.

Gerçekten dudak uçuklatan rakamların da ilk muhatabı da gazeteciler oldu.

Gazetecileri arayıp faturalarının haberleştirilmesini isteyen, faturalarını gönderenlerin ağzından çıkan beddualara, sövüp sayanlara varana kadar tepkiler ilk kez bu denli şiddetli ve tepkisel olduğunu gösteriyordu. Üstelik bunların içerisinde iktidar partisine gönül vermiş, halen partinin birer gönüllüsü olarak görünen kişilerden oluşmasıysa ilginçti.

Bir yandan; 15 masası bulunan bir lokantaya gönderilen elektrik faturası 24 bin lira. aynı işletmeye gelen doğal gaz faturası ise 8 bin lira olarak yansımıştı. Söz konusu bu işletmenin aydınlatma ve ısınmaya sadece bir ay için ayırmak zorunda bırakıldığı rakam 32 bin lira olduğunu düşünün.

Öte yandan da; Ay bir kez olmak üzere pazardan aldığı sebzeleri kendi evinde leğenlerde eşi ile birlikte el yordamıyla hazırlayıp 5 litrelik turşu bidonlarına basıp satarak, ailesinin nafakasını çıkarmaya çalışan Vatandaş Sait Kaya'nın evine gelen 1995 liralık faturayı düşünün.

Ben çok düşündüm de içinden çıkamadım. Allah hepimizin yardımcısı olsun!...

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle