Elif Batuman kimdir? Elif Batuman kitapları ve sözleri

Amerikalı Yazar, Akademisyen, Gazeteci Elif Batuman hayatı araştırılıyor. Peki Elif Batuman kimdir? Elif Batuman aslen nerelidir? Elif Batuman ne zaman, nerede doğdu? Elif Batuman hayatta mı? İşte Elif Batuman hayatı...

BİYOGRAFİ
Amerikalı Yazar, Akademisyen, Gazeteci Elif Batuman edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Elif Batuman hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Elif Batuman hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Elif Batuman hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1977

Doğum Yeri: New York

Elif Batuman kimdir?

Elif Batuman New York’ta doğdu, New Jersey’de büyüdü, Stanford Üniversitesi’nde karşılaştırmalı edebiyat doktorası yaptı. Şu sıralarda Koç Üniversitesi’nin konuk yazarı olarak İstanbul’da yaşıyor ve The New Yorker’da yazıyor. Yazılarıyla Rona Jaffe Vakfı Yazarlar Ödülü ile Whiting Yazarlar Ödülü’nü kazanan Batuman, Şubat 2010’da çıkan ilk kitabı Ecinniler: Rusça Kitaplar ve Onları Okuyanlarla Maceralar ile 2010’da National Book Critics Circle’s Award finalistleri arasında yer aldı, 2011 yılında da Paris Review dergisinin ilk kez verilen Terry Southern Mizah Ödülü’nü kazandı.

Elif Batuman Kitapları - Eserleri

  • Idioten
  • Ecinniler

Elif Batuman Alıntıları - Sözleri

  • Birileri size devamlı büyük denizdeki küçük balık olduğunuzu söylerken neşeli hissetmek zor oluyordu. (Idioten)
  • “Bu günlük, savaş hakkında değil, savaşı yaşayan bir yazar hakkında -yaşamı, yazmak üzere coşkulu bir şekilde öğrenen bir yazar hakkında. Yazmak önce geliyor; savaş sadece malzeme.” (Ecinniler)
  • Talihsiz bir buluşma sırasında, Turgenyev Rusya hakkında o kadar korkunç şeyler söyledi ki Dostoyevski sonunda ona bir teleskop almasını önerdi. " Neden ?" diye sordu Turgenyev. Dostoyevski ona teleskop sayesinde Rusya'yı daha iyi görebileceğini, böylece ağzından çıkanı kulağının duyacağını söyledi. (Ecinniler)
  • “Her şeyim nasıl sonuçlanacağını bilmek istedim, kitapta ileriye atlar gibi. Bunun ne tür bir hikaye olduğunu ya da nasıl bir rol oynamam gerektiğini bile bilmiyordum.” (Idioten)
  • "İnsanın okuma koşullarına göre hatırladığı bazı kitaplar vardır: Okumak ne kadar sürdü, hangi mevsimdeydi, kapağın rengi neydi? Genellikle, bir kitabı o şekilde hatırlamamızı sağlayan şey maddi koşullardır - ama bazen de tam tersi olur." (Ecinniler)
  • Tolstoy'un da belirttiği gibi her mutsuz aile kendince mutsuz olsa ve dünya denen gezegende, yani bu gözyaşı pınarında yaşayan herkes de çektiği acıların kendine has olduğunu söylemekte haklı olsa da, insan her şeye rağmen edebiyatın farklı türden mutsuzlukları anlaşılır kılma gücü olduğunu düşünmekten hoşlanıyor. Eğer bunu da yapamıyorsa, neye yarar ki zaten? (Ecinniler)
  • “Gelip geçici doğrulara köle olmak niye? Doğruya önem vermiyordum ben; güzelliğe önem veriyordum. Bunların aynı şey olduğunu anlamak uzun yıllar sürdü.” (Ecinniler)
  • “Bizim kendi dedelerimizin yazdıkları bizi körleştirdi.” (Ecinniler)
  • I knew I thought differently in Turkish and in English - not because thought and language were the same, but because different languages forced you to think about different things. (Idioten)
  • It can be really exasperating to look back at your past. What’s the matter with you? I want to ask her, my younger self, shaking her shoulder. If I did that, she would probably cry. Maybe I would cry, too. (Idioten)
  • “Edebiyat eleştirisinin en verimsiz konusu yazarlar arasındaki yakınlıklardır.” (Ecinniler)
  • “Aniden anladım ki yazmanın amacı sadece geçmiş şeyleri kaydetmek değil, aynı zamanda mevcut olanı devam ettirmekti. Binbir Gece Masalları’ndaki gibi, bir sonraki şey gerçekleşinceye dek zamanı esnetmekti.” (Idioten)
  • “Kar tepeyi örtmek için yağmaz, av hayvanı iz bıraksın diye yağar.” (Ecinniler)
  • “İnsanın okuma koşullarına göre hatırladığı bazı kitaplar vardır: okumak ne kadar sürdü, hangi mevsimdeydi, kapağının rengi neydi? Genellikle, kitabı o şekilde hatırlamanızı sağlayan şey maddi koşullardır -ama bazen de tam tersi olur.” (Ecinniler)
  • "Doğumdan beş yaşına kadar, şefkat görüp şımartılmak isteriz.Beş yaşından erginliğe kadar şeker ve tatlı isteriz.Ergenlikten yirmi beş yaşına kadar, seks isteriz.Kırk beş yaşına kadar,çocuk isteriz.Altmış yaşından sonra,sessizlik ve hatırlanmak isteriz." (Ecinniler)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle