“Emeğin Takvimi”: 1 Mayıs

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

  Yaklaşan işçi bayramını düşününce,Frederich Engels'in ''insanı emeğin yarattığı'' hakkındaki sözlerini anmamak olmazdı.Gerçekte uzun uykusundan uyanan ve emeğinin zaman kavramıyla orantılı olduğunun farkına varan Avustralyalı işçiler,ilk kez günlük 8 saatlik çalışma talepleri için toplantı ve gösteriler yaptılar.
Melbourne kentinde işçiler tarafından yürüyüşler düzenlendi.Emeğin Takvim'inin belirlendiği bu proleter bayram gününün kıvılcımları zamanla Amerikayı'da sardı.
1 Mayıs 1886’da daha önceleri günde 12 saat olan çalışma takviminin günlük 8 saat olarak belirlenmesi talebiyle Amerika’da 500 bin işçi iş bıraktı.Gösteriler siyah ve beyaz işçilerin dayanışmalarına sahne oldu, bu o dönem için hayal edilemez bir durumdu. Daha sonraları uygulanan otoriter baskılarla bu çapta gösteriler yapılması engellenmeye çalışıldı.1889 yılında Uluslararası işçiler kongresi'nde bordeaux'lu bir işçi temsilcisi tarafından tüm dünya işçilerinin bütünleşmesi ve birlikte hareket edebileceğini gösteren 1 günlük iş bırakma önerisi benimsendi.İşçilerin taleplerinin dile getirilmesi için her yıl 1 günlük kutlama kararı kongre tarafından alındı.Bu Proleter Takvim ikinci kez 1890 yılında gerçekleştirilebildi.

     Yine Sovyet Bilim Adamları;M.illin ve E.segal’de insan yaşamıyla alakalı tarihsel bir takvim'den söz etmektedirler,bu “Emeğin Takvimi”dir.İnsanın emeğiyle doğru orantılı olarak göstermiş olduğu gelişim takvimselleşmiştir.Bu iki bilim adamına göre ''eski taş devrinde'',''yeni taş devrinde'',''bakır devrinde'',''tunç devrinde'' gibi zaman ölçüleri,yılları değil esasen emeğin değiştiği devirleri göstermektedir.Onlara göre ''Bu takvimden,insanın yolunda hangi aşamalardan hangi duraklardan geçmiş olduğu hemen anlaşılıverir'' bir olgudur.Eski insanlar hayatta kalabilmek için ''emek'' harcadılar.Bu daha çok taş yontmacılığı ile av aletleri ve küçük evler yaparak oldu,ateşi bulmakta sanıldığı kadar kolay olmadı.İnsan zamanla daha bilinçlenerek,emeğinin kendisini diğer canlılardan ne kadar uzaklaştırdığını gördü. 

  Günümüzde Tüm dünya emekçileri her yıl 1 Mayıs’ı coşkuyla kutlamaya devam ederken,insan emeğinin izlerini taşıyan tarih ise ne yazıkki emekçi sınıflara  cömert davranmadığı gibi İstenilen demokratik ekin de bir türlü yeşertilemedi.

Gürsel Ekmen Miroğlu

1960 Doğumluyum, İlk ve orta öğrenimimi tamamladıktan sonra evlilik nedeni ile uzun bir süre öğrenimime ara verdim. Dışarıdan katıldığım sınavlarla Mardin Lisesini tamamladım. İki yıl Uluslar arası Hu

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle