Eshâb-ı Kirâm - Hüseyn Hilmi Işık Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Eshâb-ı Kirâm kimin eseri? Eshâb-ı Kirâm kitabının yazarı kimdir? Eshâb-ı Kirâm konusu ve anafikri nedir? Eshâb-ı Kirâm kitabı ne anlatıyor? Eshâb-ı Kirâm PDF indirme linki var mı? Eshâb-ı Kirâm kitabının yazarı Hüseyn Hilmi Işık kimdir? İşte Eshâb-ı Kirâm kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Hüseyn Hilmi Işık

Yayın Evi: Hakikat Kitabevi

İSBN: 9789759211920

Sayfa Sayısı: 416

Eshâb-ı Kirâm Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Eshâb-ı Kirâm kitâbının başında, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın Eshâbının üstünlüğünü, Eshâb-ı kirâm arasındaki hadîseler, Eshâb-ı kirâma dil uzatanların haksız ve câhil oldukları anlatılmakda, ayrıca; (İctihâd) ın ne olduğu açıklanmakdadır.

Eshâb-ı Kirâm Alıntıları - Sözleri

  • Mal ve mülke olma mağrur, deme var mı ben gibi. Bir muhalif yel eser, savurur harman gibi.
  • Mal ve mülke olma mağrur, Deme var mı ben gibi. .... Bir muhalif yel eser Savurur harman gibi. ... ~...
  • "Eshâbımı seven beni sevdiği için sever. Onlara düşmanlık eden, bana düşmanlık etmiş olur. " (Hadis-i Şerif)
  • "Her Peygamberin bir arkadaşı vardır. Benim de, cennette arkadaşım Osman'dır." (Hadis-i Şerif)
  • "Kişi sevdiği ile beraberdir." (Hadis-i Şerif)
  • Ahiret için çalışanı, Allahü Teâlâ her arzusuna kavuşturur. Yalnız dünya İşleri ardında koşanları helâk eder. (Hadis-i Şerif)
  • "Hayırlı işlerinizi hemen yapınız, yarına bırakmayınız!" (Hadis-i Şerif)
  • "Kimse rızkını bitirmeden ölmez. Fakat rızkınızı iyi yerlerde arayınız!" (Hadis-i Şerif)
  • "Eshâbımın her biri gökteki yıldızlar gibidir. Herhangisine uyarsanız, Allahü Teâlânın sevgisine kavuşursunuz." (Hadis-i Şerif)
  • Kimseye bâki değildir, mülk-i dünyâ sîmü zer, bir harap olmuş kalbi tamir etmektir hüner. Buna fâni dünyâ derler, durmayıp daim döner. Ademoğlu bir fenerdir, âkibet bir gün söner!
  • Bütün kemalatın kaynağı, Resûlullah’ın sohbetidir.
  • İnsan ile Allah’u Teâlâ arasında en büyük perde, insanın nefsidir. Nefsini bırak da bana gel! Aradığın güneşi örten bulut, sensin! Kendini bil!
  • Peygamberimiz "sallallahü aleyhi ve sellem",(Allahü teâlâya hamd olsun ki, beni Ebû Bekr ile ve Ömer ile kuvvetlendirdi) buyurdu.
  • Kimseye bâkî değildir, mülk-i dünyâ sîmü zer, bir harâb olmuş kalbi ta'mîr etmektir hüner. Buna fânî dünyâ derler, durmayıp dâim döner. Âdem oğlu bir fenerdir, âkıbet bir gün söner!
  • Hadîs-i şerîfde, (Âhiret için çalışanı, Allahü teâlâ,her arzusuna kavuşdurur. Yalnız dünyâ işleri ardında koşanları helâk eder) buyuruldu.

Eshâb-ı Kirâm İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Eshâb-ı Kirâm: Nefsi emmâremizin, mezhepsizlerin ve kâfirlerin tuzaklarına düşmemek için aradığımız tüm cevapları bulabileceğimiz çok kıymetli bir eser. Eshab-ı kiramın, evliyaların, salihlerin hayat hikâyelerini okumak; insanların iyiliğe yönelmesini ve iyi huylu olmasını sağlar. Allahü Teala'nın Veli kullarını sev. Sev ki onlarda seni sevsinler. Onların gönlüne girmeye çalışmak lazım... (aysenur arvas)

Eshabı kiram kitabı incelemesi: Kitapta nerdeyse eshabı kiram dışında her şey anlatılmış. Kitabın ilk başlarinda Hz.Ebubekir ve Hz.Ömer Ra. Efendilerimizin üstünlüklerinden bahsedilmiştir. Sonraki kısımlarda diğer sahabe efendilerimizden bahsolunmasi beklenirken Osmanlı padişahlarından tutun İran şahlarından bir çok alakasız insanlardan bahsedilmiş anlam bütünlüğü kaybolmuştur. Hayatus Sahabe tarzında tanzim edilseydi çok daha faydalı bir eser olurdu. (Gökçe Zafer Özaki)

Eshabı Kiram efendilerimiz hakkında yazılmış çok kıymetli bir eser. Büyüklükleri, üstünlükleri, kıymetleri, o mübarek insanlara dil uzatanların haksız ve cahil oldukları anlatılmaktadır. Müslümanların iki göz bebeği kısmında, Hazret-i Ebu Bekir ve Hazret-i Ömer’in üstünlükleri, İslam’da ilk fitne kısmında, Eshab-ı kiram arasındaki hâdiseler, İmam-ı Rabbani hazretlerinin kaleminden çok güzel ve açık olarak izah edilmekte, Ehl-i beytin ve Eshab-ı kiramın hepsini sevmenin, Ehl-i sünnet olmanın temel şartı olduğu açıklanmaktadır. Ve daha pek çok kıymetli bilgi... Mutlaka tavsiye ederim. (Perestuu)

Eshâb-ı Kirâm PDF indirme linki var mı?

Hüseyn Hilmi Işık - Eshâb-ı Kirâm kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Eshâb-ı Kirâm PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Hüseyn Hilmi Işık Kimdir?

Bazı Kitaplarında ''M. Sıddık Gümüş'' takma ismini kullanmıştır.

Türkiye'nin İlk Kimya Yüksek Mühendisi.

1911 yılında, İstanbul Eyüp Sultan'da doğdu. İlk öğrenimini, Eyüp Sultan Reşadiye Numune Okulu'nda yaptı. Halıcıoğlu Askeri Lisesi giriş imtihanlarını pekiyi alarak kazandı. 1929 yılında, Askeri Liseyi bitirdi. Eczacılık Fakültesi'ne girerek askeri eczacı oldu. Gülhane Hastanesi'nde bir senelik stajını birincilikle bitirip, üsteğmen olarak Askeri Tıbbiye Okulu'na müzakereci tayin edildi. Bu sırada Kimya Fakültesi'ne kaydoldu. Yüksek matematikçi Von Mises'den, mekanik profesörü Prager'den, fizikçi Dem Ber'den, teknik kimyayı Goss'dan okudu. Kimya Profesörü Arnd'ın yanında çalıştı. Takdirlerini kazandı.

Arnd'ın yanında 6 ay travay yapıp Penylciyan - Nitromethan - Methyl esteri cisminin sentezini yaptı ve formülünü keşfetti. Dünyada ilk olan bu başarılı çalışması, İngilizce olarak Fen Fakültesi Dergisi'nde ve Almanya'da çıkan (Zentral Blatt) kimya kitabının 1937 tarih 2519 sayısında, Hüseyin Hilmi Işık isminde yazılıdır.

Hüseyin Hilmi Işık, 1936 senesi sonunda 1-1 sayılı Türkiye'nin ilk kimya yüksek mühendisi diplomasını aldı. O sene Türkiye de ilk ve tek kimya yüksek mühendisi olduğu günlük gazetelerde yazıldı. Bu başarısından dolayı, askeri kimya sınıfına geçirildi. Ankara Mamak'ta zehirli gazlar kimyageri yapıldı. Burada 11 sene kaldı. Auver Fabrikası Genel Direktörü Mer Zbached ve kimya doktoru Goldstein ve optik mütehassısı Neumann ile yıllarca çalıştı. Onlardan Almanca da öğrendi. Harp gazları mütehassısı oldu.

1947'de Bursa Askeri Lisesi'nde kimya öğretmeni, sonra eğitim müdürü oldu. Burada ve sonra Kuleli ve Erzincan Askeri Liseleri'nde uzun seneler kimya öğretmenliği yaparak yüzlerce subay yetiştirdi. Kıdemli albayken 1960 yılında emekli oldu. Sonra Vefa, Cağaloğlu, Bakırköy Sanat Enstitüleri gibi çeşitli okullarda matematik, kimya öğretmenlikleri yaptı. Hayatı boyunca siyasete karışmadı.

Çeşitli din, fen, tarih ve kültürel yayınları vardır. Almanca, Fransızca, Arapça ve Farsça dillerini çok iyi bilirdi. Bir kızı, bir oğlu olup, damadı Enver Ören ve torunu A. Mücahid Ören'dir. Rahmetli oğlundan Ferruh Işık isminde bir torunu daha vardır. Muhterem eşi hayattadır.

Hüseyin Hilmi Işık, hayatı boyunca insanlarla iyi geçinmeyi, güzel ahlak sahibi olmayı, fitnelere karışmamayı tavsiye etti. Yetiştirdiği binlerce öğrencisi, ülkeye faydalı hizmetlerde bulundu. 26 Ekim 2001 tarihinde vefat etti.

Hüseyn Hilmi Işık Kitapları - Eserleri

  • İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları ve İngilizlerin İslam Düşmanlığı
  • İslâm Ahlâkı
  • Namâz Kitâbı
  • Herkese Lâzım Olan Îmân
  • Kıyâmet ve Âhıret
  • Şevâhid-ün Nübüvve: Peygamberlik Müjdeleri
  • Tam İlmihâl Seadet-i Ebediyye
  • Fâideli Bilgiler
  • Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn
  • Eshâb-ı Kirâm
  • Hak Sözün Vesîkaları
  • Kıymetsiz Yazılar
  • Ehli Sünnet Yolu
  • Dinde Reformcular
  • İslamiyet Nedir ve Niçin Müslüman Oldular
  • İslamda İlk Fitne
  • Yadigâr Mektublar
  • Müslümanların İki Gözbebeği
  • İslamın İç Düşmanları
  • İslama' a Hizmet
  • Mızraklı İlmihâl Miftâhulcenne
  • Mısırlı Bir Din Adamının Din Düşmanlığı
  • Yüz Karası
  • Tam İlmihal Se’âdet-i Ebediyye
  • İslamiyet Nedir ve Hakiki Müslüman Nasıl Olur
  • Aldanmıyalım
  • Kuranı Kerim ve Bugünkü İnciller ve Hz.Muhammed'in Mucizeleri
  • Ehl-i Sünnet Yolu
  • Menakıb-ı Çihar Yar-i Güzin
  • Namaz Kitabı

Hüseyn Hilmi Işık Alıntıları - Sözleri

  • Peygamberimiz <> (Kimse rızkını bitirmeden ölmez. Fekat, rızkınızı iyi yerlerde arayınız!) buyurdu. (Müslümanların İki Gözbebeği)
  • Îmânsız insan, dünyânın en bahtsız insanıdır. (Tam İlmihâl Seadet-i Ebediyye)
  • - "Muhammed aleyhisselâmdan gelmiyen bir söz, İslâm kitâbı olamaz." (Şevâhid-ün Nübüvve: Peygamberlik Müjdeleri)
  • Her kemalin zevali vardır. Her tamamın noksanı vardır. (Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn)
  • Hadisi Şerifte: Ebu Bekr, Allahu tealanın ateşten azad ettiği kimsedir. (İslamda İlk Fitne)
  • Nefslerine uyup, Kur’ân-ı kerîme ve hadîs-i şerîflere kendi düşüncelerine göre ma’nâ verenlere uyanlar felâkete sürüklenir. (Kıyâmet ve Âhıret)
  • İnsanlar, elbette, birşeyi yokdan var edemez. Hiçbirşey yaratamaz. (Tam İlmihâl Seadet-i Ebediyye)
  • Hazret-i Ömerin “radıyallahü anh” zemân-ı şerîflerinde, Şâm şehri civârında, bir kal’ayı muhâsara etdiler. Allahü teâlânın hikmeti öğle vakti yaklaşdı. Feth müyesser olmadı. Hazret-i Ömer gadaba gelip, islâm askerinin hepsini huzûruna çağırıp, bu âna kadar kal’anın feth olunamamasının sebebi nedir. Kâfirler kimlerdir ki, islâm askerine karşı koyarlar. Aranızda zâhiren bir hatâ sâdır olmuş kimse olmasa, bu kadar dayanamazdı, diye şiddetli azarladı. Eshâb-ı tâhire varıp, herbirisi tevbe ve istigfâr ile meşgûl oldular. O esnâda Eshâb-ı güzînden birisi ağlıyarak, hazret-i Ömerin “radıyallahü teâlâ anh” huzûrlarına gelip, dedi ki, yâ Emîr-el-mü’minîn, bu gece teheccüde kalkdığım vakt, karanlık olduğundan, misvâkımı arayıp, bulamadım. Misvâksız nemâz kıldım. Var ise benim hatâmdandır. Hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” buyurdu ki, tevbe ve istigfâra devâm eyle. Bir sâat geçmeden kal’a feth oldu. (Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn)
  • Âyinesi işdir kişinin, lâfa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı, eserinde! (Ehli Sünnet Yolu)
  • Resulullah (sav) Hasan ve Hüseyin'i iki dizine oturtmuştu ve (Bu ikisi benim oğullarımdır ve kızımın oğullarıdır.Ya Rabbi! Ben bu ikisini seviyorum. Sen de sev. Bunları sevenleri de sev.) buyurdu. (İslamda İlk Fitne)
  • Medh olunmayı sevmek, insanı kör ve sağır eder. Kabahatlerini, kusurlarını görmez olur. Kendisine yapılan nasihatleri işitmez olur. -Hadis-i Şerif (İslâm Ahlâkı)
  • Kanaâtkârlığı yalnız İslâmiyyet değil, her milletin ahlâki kitapları övmektedir. Kana'at demek, bu fen yobazının uydurduğu gibi, hakkından vazgeçmek, uyuşuk olmak değildir. Kanâ'at, hakkına, kazandığına râzı olup, başkasının hakkına saldırmamak demektir. Bu ise, insanları uyuşturmaz. Çalışmaya, ilerlemeye teşvik eder. (Hak Sözün Vesîkaları)
  • Kendi kusûrlarımıza bakmamız, hiçbir müslimânı gıybet etmememiz lâzımdır. (Tam İlmihâl Seadet-i Ebediyye)
  • Âkıl isen kıl namâzı , çün se'âdet tâcıdır . Sen namâzı öyle bil ki mü'minin mi'râcıdır ! (Namâz Kitâbı)
  • Evet, müslimânların bir kısmı bozuldu. Yetmişiki bozuk fırka meydâna geldi. Fekat, müslimânların bir kısmının bozulması demek, islâmiyyetin bozulması demek değildir. Her asrda, her zemân, hiç bozulmıyan, Eshâb-ı kirâmın “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” yolundan ayrılmıyan, hakîkî, sâlih müslimânlar da vardı. Hadîs-i şerîf, bunların her asrda mevcûd olacağını haber veriyor. (Fâideli Bilgiler)
  • , "Edep ve sevgi kalpleri birleştirir." ... ~... (Kıyâmet ve Âhıret)
  • Ezeldeki kaza ve kader, Allahü Teâlânın kullarının neleri yapmak istediğini ezelde bilmesidir. Neleri yapmasını ezelde emir etmesi değildir. (İslâm Ahlâkı)
  • Namaz kılmayanın, İslam’dan nasibi yoktur! (Namâz Kitâbı)
  • - Geniş, güzel ve latîfdi gözü, Nur saçardı hep, mubârek yüzü. (Şevâhid-ün Nübüvve: Peygamberlik Müjdeleri)
  • Ve dahî birgün Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” Hazret-i Alî “kerremallahü vechehü ve radıyallahü anh” hazretlerine se’âdetle, (Yâ Alî! Senin nemâzın farzına, vâcibine, sünnetine, müstehabına riâyet etmen gerekdir) buyurduklarında, ensârdan bir zât dedi ki, (Yâ Resûlallah! Hazret-i Alî bunların cümlesini bilir. Bize, bir nemâzın farzına, vâcibine, sünnetine, müstehabına riâyet etmenin fazîletini beyân buyur. Biz dahî, ona göre amel edelim.) Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu ki: (Ey benim ümmetim ve Eshâbım! Nemâz, Allahü azîm-üş-şânın hoşnud olduğudur. Feriştehlerin sevdiğidir. Peygamberlerin sünnetidir. Ma’rifetin nûrudur. A’mâlin efdalidir. Bedenin kuvvetidir. Rızkın berekâtıdır. Canın nûrudur. Düânın kabûlüdür. Melek-ül-mevte şefâ’atcidir. Kabrde çirağdır. Münker ve Nekîr hazerâtına cevâbdır. Kıyâmet gününde, üzerinize sâyebândır. Cehennem ile aranızda perdedir. Sırâtı yıldırım gibi geçiricidir. Cennetde başınıza tâcdır. Cennetin anahtarıdır.) (Mızraklı İlmihâl Miftâhulcenne)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle