Farklı pencerelerden ayetler

“Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı” (Duhâ Suresi, 3)
Bu ayet her ne kadar Hz. Peygambere teselli vermekte ise de bize anlattığı ve anlatmak istediği başka şeyler de vardır… Ayet bize Hz. Peygamber üzerinden “Allah’ı kaybetme endişesini, kaygısını, korkusunu” yaşatıyor… Hz. Peygamber rabbinin kendisine darıldığını, kendisini bıraktığını, desteklemekten vazgeçtiğini düşündüğünde, bu endişeyi, kaygıyı yaşadığında bu ayetler kendisine nazil oluyordu… Bu ayetler Hz. Peygamberin zaman zaman “Allah’ı kaybetme korkusu” yaşadığını göstermektedir…
 
Sahi bizler hiç bu korkuyu yaşadık mı? Allah’ı kaybettiğimizi hiç düşündük mü? Bu korkuyla, bu endişeyle, bu kaygıyla kıvrandık mı? Kendimizi sorgudan geçirdik mi? Bu korkudan dolayı uykularımız kaçtı mı? İman eden her Müslümanın hayatının her anında bu korku ve endişeyi yaşaması gerekir… Değilse hayatın debdebesine, albenisine kapılır gider, hem kendini hem rabbini kaybeder…
 
Kazandığımız mal, makam, mevki, çevre, kariyer vs. derken kaybettiklerimizi, yitirdiğimiz değerleri göremiyoruz bile… Hâlbuki mal, makam, mevki, kariyer ve çevreden çok daha önemli ve hayati derecede gerekli bir şey var o da “rıza-i ilahi”… Kazandıklarımız bize hesabı, ahireti, ölümü, hakkın rızasını unutturmuşsa kazandıklarımız lehimize değil aleyhimize demektir
loading...

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle