Feniçka - Lou Andreas-Salomé Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Feniçka kimin eseri? Feniçka kitabının yazarı kimdir? Feniçka konusu ve anafikri nedir? Feniçka kitabı ne anlatıyor? Feniçka PDF indirme linki var mı? Feniçka kitabının yazarı Lou Andreas-Salomé kimdir? İşte Feniçka kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Lou Andreas-Salomé

Çevirmen: İlknur İgan

Orijinal Adı: Fenitschka

Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

İSBN: 9786053327837

Sayfa Sayısı: 70

Feniçka Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Lou Andreas-Salomé modern anlamda “feminist” olarak tarif edilemese de, bağımsız ve özgürlükçü yaşamıyla kuşaklar boyu feministler için bir rol model oldu. Nietzsche, Rilke ve Freud gibi önemli şahsiyetlerle kurduğu dostluklarla ve onlar üzerindeki etkisiyle gündeme geldi. Avrupa üniversitelerinde öğrenim gören ilk kadınlardan biri olarak, erkeklerle ilişkileri çağının kadınlarına göre farklı bir seyir izlemişti. Feniçka, Andreas-Salomé’nin Alman oyun yazarı Franz Wedekind’le yaşadığı, daha sonra Alban Berg’in Lulu adlı operasının librettosuna da konu olan bir deneyime dayanır. Geleneksel cinsiyetler arası ilişkileri pek umursamayan, İsviçre’de doktorasını yapmış Moskovalı bir kadının bir erkek psikoloğun gözünden anlatılan hikâyesidir. Anlatıcı yapıtın akışı içinde Feniçka’yla dostluğunu ilerletirken, kadınları her daim belli şablonlar içinde; ya erkek avcıları ya da salt zihinsel kapasiteleriyle öne çıkan cinsiyetsiz varlıklar olarak değerlendirmekten vazgeçip, insan olarak görmeyi öğrenir.

Feniçka Alıntıları - Sözleri

  • İnsan kadınları ister idealize etsin ister şeytanileştirsin, her durumda erkeğe bağlı değerlendirip basitleştiriyordu.
  • İnsan bu kadar çok şeyi paylaşıyorsa aşk da böyle dostane bir yakınlığın en üst düzeyde devamından başka bir şey değildir.
  • İnsan, kadınları ister idealize etsin ister şeytanileştirsin, her durumda erkeğe bağlı değerlendirip basitleştiriyordu.
  • "Hasta değilim. Sadece öyle sanılmak istiyorum. Dışarı çıkmak, bir yere gitmek, insanları görmek şimdi katlanamayacağım şeyler, hayır, mümkün değil."
  • Bu dünyada bizi özgürlüğe yaklaştıran tek bir şey varsa o da zihinsel çalışmalardır.
  • "Bakış açımızı genişleten, hayatı önümüze seren ve bizi bağımsızlaştıran kitaplar niye bir cephe hizmeti olsun ki?"
  • “Tanrım! Kadınlar artık müthiş mücadeleci olmuşlar!” _____
  • Ben mi? Hayır, ben... Yani olacak şey değil, düşünmek bile olanaksız, düşünmeye bile gerek yok.
  • "Kaygısızca yaşamalıyım ya da hiç."

Feniçka İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Tabuları sersefil ediyoruz!: Evet, sert bir girişle başlamak istiyorum. Salome hep aynı şekilde tanıtılıyor, bilmiyorum, fark ettiniz mi? Nietzsche’nin evlenme teklifi ettiği kadın... Yahu bu kadının bir tek meziyeti bu adamı kendine aşık etmesi midir? Salome’nin böyle bir adamı kendine aşık etmesi, ruhundaki derinliğin elbette bir tesiri olsa gerek. Fakat ben bu kadın için böyle tali bir tanımlama yapılmasının haksızlık olduğunu düşünüyorum. Ne duyar kasmışsın dediğinizi duyar gibiyim, o yüzden kasmaya devam ediyorum aynı hızla! Geçmişten beri özgür kadınlara pek yer yok dünyamızda. “Hanım hanımcık, çıtıpıtı, narin...” Bunlar hep bir kadında aranan sıfatlar. Hayır, bir erkek ne kadar kibar olmak zorundaysa, bir kadın olarak biz de o kadar kibar olmak zorundayız. Bizim ekstra bir nezaket göstermek, girdiğimiz her ortamda bir leydi edasıyla süzülmek gibi vazifelerimiz yok. Ayakları yere sağlam basan bir kadın olmak, bir prenses olmaktan inanın daha güzel! Dünyadaki pek çok kötülük, bastırılmış isteklerden kaynaklanıyor. Ne kadar yasak varsa o kadar kirleniyor insanın zihni. Ne yapmak ve ne yaşamak istediğinden utanç duymak korkunç bir şey. Bir kadın için bu yasaklar çok daha büyük takdir edersiniz ki. En kötüsü de bir kadının saklanmak zorunda kalması. Saklanmak, pek çok şeyden. Toplumdan, aileden, yaşamak istediklerimizden, kendimizden, duyduğumuz hazlardan... Kitabın özü bu saklanma ihtiyacı ve saklanmayı reddediş üzerine kurulu bana göre. Ben anlatmayacağım, Feniçka anlatsın sizlere. Özgür ruhlu tüm kadınlar ve(varsa) feminist erkekler; buradan hepinize selam ve sevgiler! (Begüm(şimdi düşünmeliyim))

Dıştaki kabuğu sıyırdığınızda derindeki anlam nedir?: “Büyük kuramlar geliştiriyoruz, ruhen uyumlu olmak istiyoruz, her şeyi kılı kırk yararcasına sınamak istiyoruz, ama sonunda başka hiçbir işarete bakmadan anın bahşettikleriyle seçiyoruz birbirimizi.” Lou Andreas- Salomé' den Ruth' tan sonra okuduğum ikinci eser Feniçka. Feniçka,Moskova’da doğmuş, küçük yaşlarda Güney Almanya’ya ve İsviçre’ye gitmiş, sonra burada üniversite eğitimine başlamış; ders vererek, her türden çeviriler yaparak azimle eğitimini sürdürmüş, sonrası üniversite eğitimini tamamlayarak kendini ait hissettiği Rusya'ya dönmüş ve öğretmen olarak hayatını kazanan bir karakterdir. Eser bize ne anlatıyor? Lou Andreas-Salomé modern anlamda “feminist” olarak tarif edilemese de, bağımsız ve özgürlükçü yaşamıyla kuşaklar boyu feministler için bir rol model oldu. Eserinde bağımsız, özgürlükçü kadın moledi idealize ediyor. Kendi özel yaşantısından kesitler görmek mevcut. Eserde anlatıcı psikolog Max Werner, Feniçka üzerinde yol alarak tanıştıkları ilk an ve ayrıldıkları son ana kadarki süreçte cinsiyetsiz kız- arkadaşlık modeli arkadaşlıklarında kadınların varlığı, kimliği, eğitim, sosyal konum, aşk, evlilik vb konularda Feniçka ile tartışıyor . Üniversite eğitimi alan, çokbilmiş her kadını itici bulan ve kadınların dünya ve ilişkilere ait bilgileri erkeklerden öğrenmesi gerektiğini düşünen Max Werner; güçlü, kişilikli, kararlı, Feniçka sayesinde o zamana kadar kadın dünyasına ait bilgi, bilgi, düşünce ve duygular alt üst olur. Kadını bağımsız özgür bir birey olarak kabul etmeyi öğrenir. İncelemeyi eserden alıntı olarak paylaşmadığım , eserin içeriği hakkında fikir verecek bir kaç alıntı ile bitirmek istiyorum. Max Werner: “Aşk ve evlilik arasında böyle bir ayrım yapan bu parlak fikir aklıma gelmedi hiç. Eğer aşkından eminsen evlilik hayatının zorluklarından da korkmamalısın, gerçek aşkın bunların ötesinde bir şey olduğuna inanıyorum. Ve sonra her şeyi paylaşmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu göreceksin; hele bu her zaman için geçerliyse -hastalıklar, kaygılar veya başka nahoş şeyler söz konusu olduğunda bile- işte o zaman gerçekten de sahici bir yaşam dilimini birlikte geçirmiş olursun ve aşk da tam bunu gereksinir işte; tek gereksinimi haz değildir herhalde? Ah, hayır, asla! Aşkın evliliğe eğilimi var adeta.” "Sonuçta siz kadınlar çok farklı hissediyorsunuz - daha duyarlı, daha derin. Bunları inanarak söylüyorum. Aslında siz kadınlar süreklilik ve tam bir aidiyet istiyorsunuz, inan bana; bunları beni seven kadından biliyorum, Fenya. Çünkü aslında bunu istiyor olmasaydı, yaşamı benimle paylaşmayı öylesine yürekten istiyor olmasaydı, bu gerçek bir sevgi olmaz, aksine sadece bir…evet, sadece saf hayal olurdu…” “Karşınıza bir şey çıkıyor ve sizi teslim alıyor, siz de kendinizi bırakıyorsunuz, artık hesap kitap yapmıyorsunuz, hiçbir şeyden çekinmiyorsunuz ve artık yarım kalan bir şeyle yetinmiyorsunuz, hiç düşünmeden, hiç kuşkuya kapılmadan, hatta ayrımına varmadan alıyor ve veriyorsunuz; tehlikeye gülerek, kendinizi unutarak bakıyorsunuz; takatten kesilen bir akıl ve yoğunlaşan bir ruhla ilerliyorsunuz, ilerliyorsunuz…varabileceğiniz en, en yüksek yer bu değil mi? Seçkinliğimiz, soyluluğumuz burada değil mi?…” Feniçka: "Aşk ve evlilik aynı şey değil zaten" Söylesene, sizlerden biri bunu ister miydi acaba, bütün gençliğini özgür ve bağımsız olmaya adamış genç bir insan, tam amacına varmak üzereyken, eşikte dururken, hayata sadece bu yüzden değer verirken; meslek aşkına, sorumluluk aşkına, bağımsızlık aşkına yaşarken! Hayır! Bunu kesinlikle bir yaşam amacı olarak hayal edemiyorum; bir yuva, aile, ev kadınlığı, çocuklar, bu bana çok yabancı, çok, çok! Belki sadece şu anda böyle, belki sadece yaşamın bu kesitinde. Nereden bileyim? Belki ben böyle bir şey için hiç uygun değilim. Aşk ve evlilik aynı şey değil zaten.” "Böyle eziyet içinde daha fazla yaşayamam. Kaygısızca yaşamalıyım ya da hiç. Bu yüzden gizlilik benim doğama öylesine aykırı." Son .. ondan sonsuza değin ayrılmıştı; kendi kendiyle düştüğü katlanılmaz bir çelişkiden kurtulmuştu, fakat ona teşekkür ediyordu; çok farklı bir varoluş biçimine geri dönme kararlılığıyla ondan kopuyor, fakat ona teşekkür ediyordu; belki ileride, yaşamının son günlerinde bile onu hatırladığında bütün ikilemlerinin ötesinde yine aynı şeyleri düşünecekti: “Sana teşekkür ediyorum! Sana teşekkür ediyorum!” Akıcı üslubu ve kadın erkek farketmez kendinize kazanımlar elde edebileceğiniz Lou Andreas-Salomé' eseri Feniçka yı okuma listenize eklemenizi tavsiye ederim. Keyifli okumalar (SevgiCan)

Lou Andreas-Salomé’nin özgürlükçü yaşam tarzını, kadın-erkek ilişkisi ve evlilik hakkındaki düşüncelerini yansıtarak yazmış olduğu Feniçka beklentimin çok üstünde bir modern klasik oldu. Yaşadığı dönemde Avrupa üniversitelerinde öğrenim gören ilk kadınlardan olan Salomé; Nietzche,Rilke ve Freud gibi önemli yazarlarla kurduğu yakınlık ve onlar üzerindeki etkisiyle de adından sıkça söz ettirmiş. Feniçka okuduğum hiçbir kitaba benzemiyordu; kurgusuyla ve fikirleriyle kalıpların dışına çıkan bir eser. Kitapta; toplumun kadınlar üzerine dayattığı fikirlerin dışında bir hayat sürmek isteyen, aslında tek amacı özgürce tek başına dilediği gibi yaşamak olan Feniçka’nın hikayesini okuyoruz. Romanın iki baş karakteri olan Feniçka ve Max Werner arasındaki yakınlık; kadın-erkek ilişkilerinin sadece duygusal anlamda olmayacağını felsefi bir dille anlatılıyor. Salomé’ye hayran olmamak elde değil, okunması gereken bir klasik. (Özlem Gülcan)

Feniçka PDF indirme linki var mı?

Lou Andreas-Salomé - Feniçka kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Feniçka PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Lou Andreas-Salomé Kimdir?

Babası, Baltık - Alman kökenli ve sefarad bir Rus generaldi.

Yasa, kural, adet, gelenek ve görenekle hiç işi olmayan, başına buyruk bir insan olarak büyüdü.

Zürih'te teoloji, felsefe ve sanat tarihi okudu.

Ciddi bir sağlık sorunu nedeniyle henüz 21 yaşındayken, annesi onu, havası daha ılıman olur diyerek Roma'ya götürdü.

Malwida von Meysenbug annesinin çok iyi arkadaşıydı ve onun Roma'daki evine yerleştiler.

Malwida, radikal görüşleri olan ateşli bir devrimciydi. Nietzsche'nin ve ailesinin çok yakın arkadaşıydı. Hatta Nietzsche 'İnsanca, Pek İnsanca' adlı kitabını Malwida'nın Sorento'daki evinde yazmıştı.

Malwida, piskolojiyle ilginen ve atetist bir Schopenhauer takipçisi olan Paul Ree'nin de çok iyi arkadaşıydı. Hatta Nietzsche 'İnsanca, Pek İnsanca' adlı kitabını yazarken, Ree de çoğu zaman Sorento'daki evde onlarla birlikte kalmıştı. Öyle ki, Nietzsche yaptığı birçok konuşmada, Ree'nin kitapla ilgili 'babalık hakkı' olduğunu söylemiştir.

Ree, Malwida'yı Roma'daki evine ziyaret geldiğinde Lou'yla tanıştı ve ondan çok etkilendi. İlişkileri kısa sürede tek taraflı bir aşka dönüştü. Ree ona evlenme teklif etti, ama Lou arkadaş kalmayı tercih etti. Buna rağmen aynı evde kalmaya başladılar. Çünkü Lou, Rusya'ya dönmek istemiyordu.

1882 yılının Mayıs ayında tanıştığı Nietzsche'yi, Kasım ayına kadar süren arkadaşlıkları sırasında, özellikle "din"le ilgili sohbetleriyle derinden etkiledi ve kafeslenemeyen ruhuyla aklını başından aldı. Nietszche'ye çok büyük acılar çektiren ve çok da ilham veren bu tek taraflı aşk hikayesi, İrvin Yalom'un 'Nietzche Ağladığında' ve Lance Olsen'in 'Nietzsche'nin Öpücükleri' adlı romanlarına konu oldu.

Lou Andreas-Salomé Kitapları - Eserleri

  • Feniçka
  • Arayışlar
  • Ruth
  • Volga
  • Eserlerinde Nietzsche
  • Im Kampf um Gott
  • Looking Back: Memoirs
  • The Erotic
  • Ibsen's Heroines
  • The Human Family: Stories
  • Ma. Ein Porträt
  • Narzissmus als Doppelrichtung

Lou Andreas-Salomé Alıntıları - Sözleri

  • Salomé stood for women’s difference rather than an idea of equality given by the men’s world. A woman is not liberated if she becomes like a man or merely on the level with men in a man’s world; she is masculinized. The liberated woman feminizes the world and brings men to discover and mine the feminine sides of themselves, which psychologically run as deep as their masculinity. However, ironically, Salomé was more of an equal to the men of her world than Simone de Beauvoir was with Sartre and the men in her world. (The Erotic)
  • ".. kafanda kurguladığından farklıdır hayat her za­man" ____ (Ruth)
  • "Bu dünyada hayal gücümüzün putperest icatlarından vazgeçebileceğimiz kadar sevgi ve iyilik yok." (Eserlerinde Nietzsche)
  • Dünya kızı bir masal gibi sarmalamış karşısında tutuyordu. (Volga)
  • "Kuyu senin içinde. Bir başkasının sana yapacağı her şeye sen kendi içinde hazır olmalısın – onu uzaklaştırıp kendi içine dalmalısın ve ne yaptığını sormamalısın. Batmalısın ancak o zaman yeniden doğarsın." (Volga)
  • Gülmek, bir başkasının derdinden keyif almaktır ama temiz bir vicdanla (Eserlerinde Nietzsche)
  • ''Ayrıca bir kez şöyle adamakıllı âşık olamıyorsam suçlu ben değilim.'' (Arayışlar)
  • İnsan kadınları ister idealize etsin ister şeytanileştirsin, her durumda erkeğe bağlı değerlendirip basitleştiriyordu. (Feniçka)
  • Yapmamız gereken tek şey yolumuza devam etmektir; bize ait olan birlikte gelir. Yürümeyenin ise bizi durdurmasına izin vermemeliyiz. (Eserlerinde Nietzsche)
  • “I can only say—what I feel each time I get a letter from you—is that I know too little about you.” (Freud to Salomé, May 1936). (The Erotic)
  • Kurt Wolff said of her, “No woman has radiated a stronger or more direct influence in German-speaking lands in the last 150 years than this Lou Von Salomé from Petersburg” (The Erotic)
  • “Tanrım! Kadınlar artık müthiş mücadeleci olmuşlar!” _____ (Feniçka)
  • Hayattaki sorumluluklar öylesine fazla ve ağırdı işte. (Volga)
  • "Bahçıvanın elinde böyle bir ağaç olmak ister miydin Ruth?".. Kız derin bir nefes aldı. "Ben bahçıvan olmayı yeğlerim," dedi beklenmedik bir biçimde, "ama belki ikisi de aynı şeydir." (Ruth)
  • She thought it better to be not understood rather than misunderstood. (The Erotic)
  • Artık onun sevgisine eskisi gibi çocukça bir güven duymuyorum. Benden beklediği şeylerde kendimi ne kadar yetersiz hissedersem, gözüme bir o kadar eleştirel ve otoriter görünüyordu, artık sevgisini de ancak kendimi aşarak elde edebilirmişim gibi geliyordu. _______ (Arayışlar)
  • "Kaygısızca yaşamalıyım ya da hiç." (Feniçka)
  • ".. İn­san kendi korkusundan daha güçlü davranabilir ve onu ye­nebilir." ______ (Ruth)
  • "Uzun süreli bir yoldan sapma beni ciddi ve eksiksiz bir sevgi için yetersiz hale getirdi." ____ (Arayışlar)
  • İnsan, kadınları ister idealize etsin ister şeytanileştirsin, her durumda erkeğe bağlı değerlendirip basitleştiriyordu. (Feniçka)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle