Feyza Hepçilingirler kimdir? Feyza Hepçilingirler kitapları ve sözleri
Türk Yazar Feyza Hepçilingirler hayatı araştırılıyor. Peki Feyza Hepçilingirler kimdir? Feyza Hepçilingirler aslen nerelidir? Feyza Hepçilingirler ne zaman, nerede doğdu? Feyza Hepçilingirler hayatta mı? İşte Feyza Hepçilingirler hayatı...

Doğum Tarihi: 26 Ocak 1948
Doğum Yeri: Ayvalık
Feyza Hepçilingirler kimdir?
Feyza Hepçilingirler, (d. 26 Ocak 1948, Ayvalık), Türk yazar.
Ayvalık ve İzmir'de ilköğretimini ve liseyi bitiren Feyza Hepçilingirler, 1971 yılında İstanbul Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde yüksek öğrenimini tamamladı. Bir süre İzmir'de çeşitli okullarda öğretmen ve öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1983 yılında 1402 sayılı Sıkıyönetim yasasıyla görevinden alınarak Karadeniz Üniversitesi'ne atandı, ancak 1402 sayılı yasayı protesto etmek için istifa ederek İzmir'e geldi. 1992 yılına kadar özel dersanelerde çalışmasının ardından İstanbul'a yerleşti. Halen Yıldız Teknik Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak bulunmaktadır. Hepçilingirler, 1963 yılında çeşitli dergilerde evlilik öncesi adı olan Feyza Baran olarak şiir yazarak edebiyat çalışmalarına başladı. Yazdığı öykü ve romanları kitaplaştırılan Hepçilingirler, birçok ödül aldı. Halen çeşitli dergilerde ve Cumhuriyet Gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.
Feyza Hepçilingirler Kitapları - Eserleri
- Türkçe "Off"
- Off, Dilim!
- Sabah Yolcuları
- Dedim Ah!
- Türkü Çocuk
- Öyküyü Okumak
- Kırmızı Karanfil Ne Renk Solar?
- Eski Bir Balerin
- Türkçe Dilbilgisi Öğretme Kitabı
- Yazarlık Sınıfı
- Türkçe "Off" 3 - Dilim Dilim Anadilim
- Kırlangıçsız Geçti Yaz
- Tanrıkadın
- Öykünmece
- Ürkek Kuşlar
- Harflerimizin Gizli Dünyası
- Savrulmalar
- Sihirbaz Babam
- Nasıl " Pop-Yazar " Olunur?
- Anlar
- Ezber Bozan Hatice Teyze
- İşte Gidiyorum
- Ayvalık’tan Gelen Mektup
- İnsanları da Küçültebilir Misin?
- Yıldızların Suya Döküldüğü
- Sorulmadan
- Küçülme Oyunu
- Anne Kimdir
- Dut Yemiş Bülbül
- En Güzel Kim?
- Rüzgarın Göğe Savurduğu
- Üç Valiz İki Sandık
- Hitit Prensesi Arinna
- Çirkin Prenses
- Kara Kargalar ile Ak Martılar
- Atascadero'nun Sincapları
- Dilin Zamana Dokuduğu
- Tohumun Toprağa Düştüğü
- Bu Dağların Karı Erimez
- Ekinin Harman Olduğu
- Kanatlı Nokta ve Pelin
- Ardahan'dan Gelen Mektup
- Masal Bozan Feride Teyze
- Kara Kuzu'nun Kulağı
- Üç Nokta Bir Çizgi
- Filizin Boy Verdiği
- Ya Armut Ağacı Olursam
- Kar Altında Buğday Tanesi
- Lahanistan
- Edirne’den Gelen Mektup
- Uçtu Uçtu Pelin Uçtu
- Öyküler
- Beyaz Gülün Öyküsü
- Arada Aşk Var
Feyza Hepçilingirler Alıntıları - Sözleri
- Hep başkalarının ölçüleri esastır. Nasıl görüyorlar, nasıl tanıyorlarsa seni, o kadarsın. (Tanrıkadın)
- Hala "Ah!" çekilecek bir durumda Türkçe ve bu "Ah!" sözcüğüne yüklediğimiz anlam, başka hiçbir dilde bu derinlikte yaratılamaz. Bu kitapla, dilde "kirlenme" diye adlandırılan olgunun aslında kültürel bir yıpranmaya, aşınmaya işaret ettiğini göstermeye çalıştım. (Dedim Ah!)
- "Dil daraltılıp kirletildikçe edebiyat soluksuz kalmaz mı ?" (Türkçe "Off" 3 - Dilim Dilim Anadilim)
- “Kimi gülüşlerin provası olmazdı demek, kimi gülüşler provasız oldukları için güzeldir.” (Eski Bir Balerin)
- Oysa benim içimde bir yer sessizce yırtılıverdi (Kırmızı Karanfil Ne Renk Solar?)
- Öykü yumuşak yumuşak okşamaz; başında ya da sonunda sarsar okuru. Bir tümceyle, bir ünlemle, bir sözcükle; kimi zaman susarak. (Öyküyü Okumak)
- İnsan yalnız sözle insandır ve sözle bağlanırız birbirimize. (Türkçe "Off" 3 - Dilim Dilim Anadilim)
- Yaşanamamış tüm güzel düşler gibi onu da gömmesi gerektiğini bilmiyor henüz. (Kırlangıçsız Geçti Yaz)
- Kitaplar da insanlar gibi. Kimileri hak etmediği halde övülüp göklere çıkarılıyor, kimileri övgüyü hak ettiği halde görmezden geliniyor. (Ekinin Harman Olduğu)
- '' Bir insan sağdan soldan, komşularından ödünç aldıklarıyla nasıl zenginleşmezse bir dil de başka dillerden aldığı sözcüklerle zenginleşmez. '' (Off, Dilim!)
- ... Alaturka duyarlıkların insanıyız, yerli film yetiştirmeleriyiz, sizcileyin uyanık değiliz... (Kırlangıçsız Geçti Yaz)
- Susanlar kendi aralarında ikiye ayrılır: İçlerinden konuşanlar, içlerinden de susanlar. İkinciler aptaldır. (Savrulmalar)
- Ölmekten daha acı olan, kimsenin ayrımsamadığı bir ölümle ölmek. Bunu düşünmek istemiyor, görmek de... Hele görmek hiç, hiç istemiyor. Nasıl kaçabilir, ölümden, kendi ölümünden nasıl kaçabilir insan. (Eski Bir Balerin)
- Bir ay önce yine bu vapurdan atlayan adam için, bilseydim abi demiş simitçi hiç parası olmadığını, o yüzden benden simit istediğini bilseydim, vermez miydim hiç? İntihar eden adam da cebinde bir simit alacak kadar bile parası olmayan insanın yaşamaya hakkı yoktur, demiş. Demiş mi, öyleyse ölmemiş. Hani aklını oynatmadan intihar edemezmiş insanlar. İşte ediyor! (Kırlangıçsız Geçti Yaz)
- Avrupa Birliği'nin ortak dil değil, ortak para esasına göre bir araya gelmiş ülkeler topluluğu olduğunu söylüyorduk. İngiltere, parasını bile değiştirmezken bizim dilimizi değiştirmeye kalkmamızdan söz ediyorduk. Yalnız parasını mı ölçü birimlerini bile değiştirmemiştir İngiltere. Bütün dünyada trafik yolun sağından akarken o soldan götürür arabaları. Dünyaya uyacağım diye bir kaygı gütmediği gibi yapabildiği oranda dünyayı kendisine uydurmaya çalışır. (Off, Dilim!)
- "Aşk ne demektir biliyor musun; Aşk, kendinden geçmedir, kendini sonsuz bir derinlikte yitirmek ve bulamamak ve bulamamaktan mutlu olmak demektir." (Öyküler)
- Hayır, yaşamadan yaşlanmak istemiyorum. Biriktirdiklerim olmalı, yenileri gelmediğinde kullanacağım güneşli günlerim, denizlerim. (Kırlangıçsız Geçti Yaz)
- Çoğul bir yalnızlıktır ölüm, dedi Adam. Yaşamaksa tekil bir kalabalık, dedi Kadın... (Ürkek Kuşlar)
- "Dillerin zenginlik ve yoksulluklarını ölçmede biricik ölçüt sözcük sayısı mıdır?" (Off, Dilim!)
- Yaşanmış ve yaşanabilir olayları anlatan ın kendini öykücü sanması, devrik tümceleri yan yana değil alt alta dizenin kendisini şair sarmasına benzer. (Öyküyü Okumak)
Editör: Nasrettin Güneş