Fıtratınızda Oportünizm (Fırsatçılık) Ağır Basar

Makaleme başlamadan önce Oportünizmin ne anlama geldiğini belirtmek isterim ki; bunun da anlamı Fırsatçılık’tır. Olaylardan bencil avantajlar edinen bilinçli politika ve uygulamadır. Güç durumları karşısında, davranışlarını ahlak ilkelerine ya da düzenli bir düşünceye göre değil, kişisel çıkarlarına en uygun düşecek biçimde ayarlayan tutumdur.

 

Oportünizm (fırsatçılık) ne yazıktır ki, ülkemizin her noktasında delice bir şekilde kendisini ortaya çıkarmış bulunmaktadır. Şuan ki dönem içerisinde tek değil aslında bakılırsa doğumdan ölüme kadar ki zaman içerisinde kurumların, kuruluşların, mevkilerin, makamların ve yaşamın olduğu her noktada kendisini hissettirmektedir. Öyle ki yaşamımızın her noktasında kendisini hissetirmekle kalmayıp birçok insanı kendisinden ve çevresinden nefret ettiren durumun kendisi olmuştur.

 

Ülkemizde oportünizm (fırsatçılık) kendisini öyle bir yere koymuş ki, bundan kaçışı çok zor bir hal almış. Torpille işe girişlerin çokluğundan tutun da işin ehli olmayan insanların en üst makamlara gelinmesi, istedikleri adamı istediği şekilde istedikleri yere getirmeleri konusu, tanıdık birilerinin bir telefonuyla yahut dostunun bir selamı ile olmaması gereken bir koltuğa oturtulması gibi daha birçok durum mevcuttur. Bu sebeple de ne yazıktır ki, fırsatçılığın ne derece tehlikeli bir durumun olduğu da gözlerden kaçmamaktadır.

 

Siyaset, bürokrasi ve diğer farklı kurum-kuruluşların birçok noktasında bulunan kişilerin yardım ve torpilleriyle işi bilmediği halde en önemli makamlara getirilen kendilerini bilmez insanların, ne derece tehlikeli olduğunun  görülmesi ve bilinmesi gerekir. Bu durumların farkına varılmadığı zaman ne yazıktır ki, o kişi(ler) pimi çekilmiş bir bombadan farksız bir şekilde toplum içerisinde gezmeye devam edeceklerdir.

 

X kişinin tanıdığı Milletvekili ya da Belediye Başkan vb. olunca ne yazıktır ki, hangi bölgeden Vekil olmuşsa hemen oralardan birilerinin yerleri değişir. İşin ehli olmayan kişi(ler) en önemli makam ve mevkilere getirilir. İşin kötü tarafı o kadar işin ehli olup da uzman olanlar vardır ki, onlar o kurumlarda, kuruluşlarda, mevkilerde ve makamlarda yerlerini almazken işin ehli olmayanlar böyle bir durumda hemen o makamlara getirilir. İşin ehli olmayan o kişilerde önem arz eden o makamlarda keyiflerini sürmeye devam etmektedirler.

 

İşte ülkenin en büyük sorunlarından biri oportünizm yani fırsatçılık’tır. Tabi bunun yanında da liyakatsızlık da aynı şekilde yerini almış bulunmaktadır. Ne yazıktır ki, Ülkemizde liyakat sahibi kimseleri bulmak epeyce zorlaştı.

 

Açıkçası ülkemizin neredeyse her kesimi bu tür durumlara karşı sağır, kör ve dilsizdir.

 

Öylesine kötülükleri kendi içlerinde barındıran insanlar vardır ki, toprak bile onları kendi içine kabul etmeyecek kadar onlardan nefret etmektedir.

 

Makamlarda, mevkilerde, kurumlarda ve birçok kuruluşlar da hakkı olmayan bir sürü kişi(ler), birileri tarafından hak edilmeyen noktalara getirilmektedirler. İşin ehli olanlarsa ne yazıktır ki, her zaman olduğu gibi ezilip durmaktadırlar.

 

Yazıktır! Günahtır! Ayıptır!

 

Liyakat sahibi insanların olmadığı,oportünizm’in (fırsatçılığın) olduğu yerde merhamet olmaz, güzellikler filizlenmez, başarı olmaz, üretim olmaz, demokrasi olmaz, adalet olmaz bunun yanında en önemli olan vicdan olmaz olamaz da.

 

Unutulmamalıdır ki, yandaşlık değil fırsatçılık değil yaşamın her alanında sadece ve sadece liyakat ehliyeti esas alınmalıdır. Liyakat ehliyetine sahip olmayan hiçbir kimseyi o makamlara getirmemek verilecek en doğru karardır.

 

İnsan, hem adaletli hem doğru hem vicdan sahibi hem de dürüst olması gerekir. Ki bunların en başında da fırsatçı olmaması gerekir. Liyakat sahibi olması gerekir. Liyakat ehliyetine sahip insanlar hak edilen yerlerde olması gerekir.

 

Şunu unutmamak gerekir;

 

Parayla satın alınan makam ve mevkilerden hiçbir zaman hayır gelmez.

 

Yiyici, keyifçi ve başı boş kişilerin değil,  gerçek manada liyakat sahibi insanların makamlarını ve koltuklarını sıcak tutan ülkeler de başarılar elde edilir.

 

Gerçeklerle yüzleşmeden kaçarsanız eğer ne huzur ne mutluluk ne de güzellikleri bulamaz, her gün kendi vicdanınızda boğulur durursunuz.

 

Ülkemizde oportünizmin(fırsatçılık) ağır basmadığı ve liyakat ehliyetine sahip insanların daha önemli görevlerde, kurum ve kuruluşların başında var olmaları ümit ve temennisiyle…

 

Vesselam.

 

 

 

 

Mehmet Kızılkaya

Mehmet KIZILKAYA (Mühendis, Araştırmacı, Yazar, Gazeteci)Mardin'in Kızıltepe ilçesinde liseyi bitirdikten sonra İstanbul da Elektrik Elektronik Mühendisliği okudu. Sonrasında aynı üniversite de Yüksek

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle