TÜVTÜRK

Bektaş: Birkaç saniyelik öfke çok büyük kazalara neden olabiliyor

Türkiye Toplu Taşıma İşverenleri Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Bektaş, trafikte öfke ve agresif sürüş davranışlarının kazalara davetiye çıkardığını belirtti.

  • 11.06.2026 11:05
Bektaş: Birkaç saniyelik öfke çok büyük kazalara neden olabiliyor

Bektaş, trafikte öfkenin nedenleri, sürücü davranışlarına etkileri ve alınması gereken önlemler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Sürücülerin sabırlı, hoşgörülü ve bilinçli hareket etmeleri gerektiğini dile getiren Türkiye Toplu Taşıma İşverenleri Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Bektaş, "Trafikte amaç haklı olmak değil, güvenli şekilde varış noktasına ulaşmaktır." dedi.

"Trafikte öfkenin temel nedenleri yoğun stres ve sabırsızlıktır"

Trafikte öfkenin günümüzde önemli bir güvenlik sorunu haline geldiğini belirten Bektaş, yoğun trafik, günlük yaşam stresi ve zaman baskısının sürücüler üzerinde ciddi psikolojik etkiler oluşturduğunu ifade etti.

Bektaş, "Trafikte öfkenin temel nedenleri arasında yoğun trafik, uzun bekleme süreleri, iş ve günlük yaşam kaynaklı stres, zaman baskısı, geç kalma endişesi ve trafik kurallarına uymayan sürücüler yer almaktadır. Sürücülerimizin öfkesinin artmasında bu faktörlerin önemli etkisi vardır. Bunun yanında bazı vatandaşlarımızın gereksiz yere korna kullanması hem çevredeki insanların hem de trafikte bulunan diğer sürücülerin stres seviyesini artırmaktadır." dedi.

"Yorgun ve uykusuz araç kullanmak öfkeyi ve riskleri artırıyor"

Sabırsız ve tahammülsüz davranışların trafikteki gerginliği artırdığına dikkat çeken Bektaş, "Araç içerisindeki sabırsız ve tahammülsüz sürücüler nedeniyle trafikte öfke daha da artmaktadır. Ayrıca yorgun ve uykusuz araç kullanılması da önemli risklerden biridir. Normal şartlarda bir sürücü 24 saatlik süre içerisinde toplam 9 saat araç kullanabilir ve kesintisiz sürüş süresi 4,5 saati geçmemelidir. Ancak birçok sürücü 4,5 saat araç kullandıktan sonra dinlenmeden yola devam etmektedir. Bu yanlış bir uygulamadır. En az 45 dakika mola verilmesi gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

Toplumsal ve ekonomik kaygıların da sürücü psikolojisini olumsuz etkilediğini belirten Bektaş, "Toplumsal stres ve ekonomik kaygılar da trafikte öfkenin artmasına neden olmaktadır. Bu faktörler sürücülerin daha çabuk sinirlenmesine ve ani tepkiler vermesine yol açmaktadır." şeklinde konuştu. kullandı.

"Öfke sürücünün dikkatini azaltıyor"

Öfkeli ve stresli sürücülerin daha fazla hata yaptığını kaydeden Bektaş, "Öfkeli ve stresli bir sürücü daha agresif davranışlar sergileyebilir. Araç içerisindeki yolculara karşı tahammülsüz davranabilir, dikkatini yola veremeyebilir ve bu durum büyük kazalara neden olabilir. Öfke halinde sürücüler hız limitlerini farkında olmadan aşabilmektedir. Gaz pedalına daha fazla basarak hızlarını yüzde 30 ila yüzde 40 oranında artırabilmektedirler. Kaza sonrasında birçok sürücü, 'Ben başka bir şey düşünüyordum, farkında değildim.' şeklinde açıklamalar yapmaktadır. Bunun temel nedeni dikkat dağınıklığıdır. Ayrıca öfkeli sürücüler takip mesafesini de azaltabilmektedir. Çünkü temel amaçları varacakları noktaya mümkün olan en kısa sürede ulaşmaktır." dedi.

"Arkadan çarpma ve şerit değiştirme kazaları artıyor"

Takip mesafesinin güvenli sürüşün temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Bektaş, şöyle devam etti:

"Takip mesafesi hız arttıkça artırılması gereken önemli bir güvenlik kuralıdır. Ancak öfkeli sürücüler ani fren, ani hızlanma ve ani şerit değiştirme gibi riskli davranışlar sergileyebilmektedir. Trafik kurallarına yeterince dikkat etmemeleri nedeniyle riskleri doğru değerlendirmekte zorlanırlar. 'Geçeyim mi, geçmeyeyim mi?' şeklindeki karar verme süreçlerinde hata yapma olasılıkları yükselir. Duygularını kontrol altına alamayan sürücüler sürüş güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye atmaktadır. Bu durum trafik içerisinde çarpışma riskini artırmaktadır. Özellikle arkadan çarpma kazaları en sık görülen kazalar arasındadır. Hız ve takip mesafesine uyulmaması nedeniyle asli kusurlu kazalar meydana gelebilmektedir. Ayrıca kavşak ve şerit değiştirme kazaları da artmaktadır. Bu durum yayalar ve motosiklet sürücüleri açısından da ek tehlikeler oluşturmaktadır."

"Trafikte amaç haklı olmak değil, güvenli şekilde ulaşmaktır"

Trafikte sabır ve hoşgörünün önemine dikkat çeken Bektaş, sürücülerin provokatif davranışlara karşı sakin kalması gerektiğini belirterek, "Birkaç saniyelik öfke sonucunda çok büyük kazalar meydana gelebilmektedir. Bunun önüne geçebilmek için yola erken çıkmak, zaman planlaması yapmak ve trafikte empati kurmak gerekir. Kendisine karşı öfkeyle yaklaşan sürücülere aynı şekilde karşılık verilmemelidir. Provokatif davranışlara sakinlikle yaklaşılmalıdır. Yorgun ve uykusuz araç kullanılmamalıdır. Araç kullanırken telefon, televizyon veya dikkat dağıtıcı unsurlarla ilgilenilmemelidir. Trafikte amaç haklı olmak değil, güvenli ve sakin bir şekilde varış noktasına ulaşmaktır." dedi.

"Sürücü eğitimi trafik kültürünün temelidir"

Sürücü eğitimlerinin önemine değinen Bektaş, ifadelerini şöyle sürdürdü:

"Sürücülerin trafikte eğitimli olmaları büyük önem taşımaktadır. Sürücü eğitimleri yalnızca araç kullanmayı öğretmez. Aynı zamanda trafik kültürünü, risk algısını ve güvenli sürüş bilincini geliştirir. Trafik kurallarına uyma alışkanlığı kazandırır, öfke kontrolü ve stres yönetimi konusunda farkındalık oluşturur. Savunmacı sürüş alışkanlıklarını geliştirir, empati duygusunu güçlendirir ve kaza risklerini azaltan doğru davranışları öğretir. Güvenli sürücüler, daha güvenli yolların temelidir."

Trafikte nezaket kurallarının elden bırakılmaması gerektiğine değinen Bektaş, "Sonuç olarak trafikte öfke, hatalı kararlara yol açan önemli bir güvenlik sorunudur. Bu durumun önüne geçebilmenin yolu bilinçli sürücüler yetiştirmekten, trafik kurallarına uymaktan ve sabırlı bir sürüş anlayışını benimsemekten geçmektedir. Unutulmamalıdır ki trafikte nezaket bir tercih değil, güvenli sürüşün ayrılmaz bir parçasıdır." ifadelerini kullandı.

İLKHA

Yorum Yaz