Bingöl'deki Aile, Bağımlılık ve Değerler Eğitimi Çalıştayı'nın sonuç bildirgesi okundu
Bingöl'ün Genç ilçesinde Genç İstişare Meclisi tarafından düzenlenen "Aile, Bağımlılık ve Değerler Eğitimi" çalıştayı, sonuç bildirgesinin okunmasıyla sona erdi. Çalıştayda aile, bağımlılık, gençlik, toplumsal dayanışma, borçlanma, düğün masrafları ve toplumsal huzura ilişkin çok sayıda tavsiye ve ilke kararı alındı.
Bingöl'ün Genç ilçesinde özel bir konferans salonunda; toplumun farklı kesimlerini ortak bir istişare zeminde buluşturmak, aile kurumunu tehdit eden sorunları değerlendirmek ve özellikle gençlerin karşı karşıya kaldığı dini, insani, sosyal, kültürel ve ekonomik meseleleri ele almak amacıyla düzenlenen Genç İstişare Meclisi tarafından düzenlenen "Aile, Bağımlılık ve Değerler Eğitimi" çalıştayında, uyuşturucu ve sanal kumar başta olmak üzere bağımlılıklarla mücadele ile toplumsal sorunlara yönelik çözüm önerileri ele alındı.
Çalıştay, Oktay Yalçın Hoca'nın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Tilavetin ardından Genç İstişare Meclisi Sözcüsü İdris Ağırbaş açılış konuşmasını gerçekleştirdi.
Uzman isimler sunumlarını gerçekleştirdi
Açılış konuşmasının ardından program, Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Dağılma'nın moderatörlüğünde devam etti.
Programda aile konusu Prof. Dr. Cihad Yaşaroğlu, bağımlılık konusu Doç. Dr. Bayram Yurt, değerler konusu ise yazar ve siyasetçi Abdülbaki Erdoğmuş tarafından ele alındı.
Konuşmacıların sunumlarının ardından katılımcıların görüş ve önerilerini paylaşabilmeleri amacıyla serbest kürsü bölümü gerçekleştirildi. Konuşmak, fikir ve önerilerini sunmak isteyen katılımcılara 5'er dakikalık söz hakkı verildi.
Çalıştaydan 9 maddelik tavsiye ve ilke kararı
Serbest kürsünün ardından çalıştayın sonuç bildirgesi Veysi Erdoğmuş tarafından okundu.
"Şüphesiz Allah, bir toplum kendilerinde olanı değiştirmedikçe onların durumunu değiştirmez." ayetiyle başlayan sonuç bildirgesinde; adalet, ahlak, aile, dayanışma, eğitim, maneviyat ve ortak sorumluluk temelinde tavsiye ve ilke kararları kamuoyuna sunuldu.
Bildirgenin ilk maddesinde suçun şahsi olduğu, toplu suçlama, husumet ve intikamın reddedilmesi gerektiği vurgulandı. Kan davası, toplu intikam, tehdit ve baskının kesinlikle reddedilmesi gerektiği belirtilirken, toplumun önde gelenlerinden anlaşmazlıkların büyümesini önlemeleri ve tarafları hukuk, adalet ve barışa yönlendirmeleri istendi.
İkinci maddede aşiret reisleri ve toplumun ileri gelenlerinin adalet ve barışın yanında durması, hiçbir suçlunun akrabalık, aşiret bağı, makam veya nüfuz gerekçesiyle korunmaması gerektiği ifade edildi.
Üçüncü maddede ağır borç ve haram kazançla mücadelenin güçlendirilmesi tavsiye edildi. Uyuşturucu, kumar, fuhuş, tefecilik ve benzeri suçlardan elde edilen kazançların meşru ve itibarlı kabul edilmemesi gerektiği belirtildi.
Dördüncü maddede ailenin güçlendirilmesi ve evliliğin kolaylaştırılması çağrısı yapıldı. Aşırı düğün masrafları, yüksek mehir ve altın talepleri ile gösterişten kaçınılması gerektiği belirtilirken, Genç ilçesinde bir gelin için talep edilecek altın miktarının 120 gramı geçmemesi tavsiye edildi.
Beşinci maddede uyuşturucu, bağımlılık ve sanal kumarla kapsamlı mücadele çağrısı yapıldı. Mücadelenin yalnızca kullanıcıya değil, üretim, tedarik, finansman ve dağıtım ağlarına yönelik olması gerektiği vurgulandı. Gençlerin suçlu olarak değil, korunması ve topluma kazandırılması gereken birer emanet olarak görülmesi gerektiği ifade edildi.
Sonraki maddelerde ise akrabalık, komşuluk ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi, yaşlılar, yetimler, engelliler, dul ve ihtiyaç sahibi ailelerin yalnız bırakılmaması, düğün, nişan, sünnet ve taziye gibi merasimlerde israf ve gösterişten kaçınılması tavsiye edildi.
Taziyelerde acılı ailelere yemek ve ikram gibi ek bir yük oluşturulmaması, ziyaretlerin mümkün olduğunca yemek saatleri dışında yapılmasına özen gösterilmesi gerektiği belirtilirken, alınan kararların uygulanmasının takip edilmesi ve kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütülmesi tavsiye edildi.
"Hepimize sorumluluk düşmektedir"
Sonuç bildirgesinin sonuç bölümünde ise toplumsal huzurun yalnızca kanunlarla değil; adalet, ahlak, aile, dayanışma, sorumluluk ve ortak vicdanla güçleneceği vurgulandı.
Hiçbir suçlunun akrabalık veya aşiret bağıyla korunmadığı, hiçbir masumun başkasının suçu nedeniyle mağdur edilmediği, ailelerin ekonomik yük altında ezilmediği ve gençlerin bağımlılık ile suçtan korunduğu bir toplum için herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiği belirtildi.
Bildirgenin sonunda idareciler, kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, alimler, kanaat önderleri ve toplumun tamamı iyiliği çoğaltmaya, kötülüğü önlemeye, hakkı ve adaleti birlikte ayakta tutmaya davet edildi.
Metnin tamamı
Programda kararlaştırılan sonuç bildirgesinin özet metni şöyle:
Bismillâhirrahmânirrahîm
"Şüphesiz Allah, bir toplum kendilerinde olanı değiştirmedikçe onların durumunu değiştirmez."
(Ra'd, 13/11)
Hamd; insanı en güzel surette yaratan, aileyi sevgi ve merhametin yurdu kılan Yüce Allah'a mahsustur. Salât ve selâm; hakkı, adaleti ve güzel ahlakı öğreten Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa'ya (s.a.s.), âline, ashabına ve onun izinden yürüyen bütün müminlerin üzerine olsun.
Bizler; ilim insanları, âlimler, seydalar, şeyhler, aşiret liderleri, kanaat önderleri, eğitimciler ve sivil toplum temsilcileri olarak kadim şehir Genç'imizde bir araya geldik.
Aileyi, gençliği, toplumsal huzuru ve ortak değerlerimizi ilgilendiren meseleleri istişare ederek; adalet, ahlak, aile, dayanışma, eğitim, maneviyat ve ortak sorumluluk temelinde aşağıdaki tavsiye ve ilke kararlarını kamuoyuna sunuyoruz.
Tavsiye ve İlke Kararları
1. Suç şahsîdir; toplu suçlama, husumet ve intikam reddedilmelidir.
Uyuşturucu, organize suç, hırsızlık, dolandırıcılık ve benzeri suçlar şahsî sorumluluk doğurur. Hiç kimse başkasının suçu nedeniyle ailesi, akrabaları, aşireti veya topluluğuyla birlikte suçlanamaz.
Kan davası, toplu intikam, tehdit ve baskı kesinlikle reddedilmelidir. Toplumun önde gelenleri anlaşmazlıkların büyümesini önlemeli, tarafları hukuk, adalet ve barışa yönlendirmelidir.
2. Aşiret reisleri ve toplumun ileri gelenleri adalet ve barışın yanında durmalıdır.
Aşiret liderleri, âlimler, seydalar, kanaat önderleri, eğitimciler ve yerel yöneticiler; toplumu ayrıştıran değil birleştiren bir dil kullanmalıdır.
Hiçbir suçlu; akrabalık, aşiret bağı, makam veya nüfuz gerekçesiyle korunmamalı, adaletin tecellisine engel olunmamalıdır.
"İyilik ve takvâ üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın." (Mâide, 5/2)
3. Ağır borç ve haram kazançla mücadele güçlendirilmelidir.
Ağır borç; bireyleri, aileleri ve gençleri mağdur eden ciddi bir tehdittir. Ağır borçlanmaya karşı hukuki ve toplumsal mücadele güçlendirilmeli, mağdurlar korunmalıdır.
Hiçbir aile veya aşiret, kişinin kendi borcu nedeniyle sorumlu tutulmamalıdır. Uyuşturucu, kumar, fuhuş, tefecilik ve benzeri suçlardan elde edilen kazançlar meşru ve itibarlı kabul edilmemelidir.
4. Aile güçlendirilmeli, evlilik kolaylaştırılmalıdır.
Aile, toplumun temelidir. Gençlerin yuva kurmasının önündeki ekonomik ve sosyal engeller azaltılmalıdır.
Aşırı düğün masrafları, yüksek mehir ve altın talepleri ile gösterişten kaçınılmalı; sadelik, ölçülülük ve dayanışma teşvik edilmelidir. Bu kapsamda bir gelin için talep edilecek altın miktarının Genç ilçemizde 120 gramı geçmemesi tavsiye edilmektedir.
5. Uyuşturucu, bağımlılık ve sanal kumarla kapsamlı mücadele edilmelidir.
Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele yalnızca kullanıcıya değil, üretim, tedarik, finansman ve dağıtım ağlarına yönelik olmalıdır.
Gençler suçlu olarak değil, korunması ve topluma kazandırılması gereken birer emanet olarak görülmelidir. Aile, okul, cami, sağlık kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları ortak sorumluluk üstlenmelidir.
Bağımlılıkla mücadele, gençlik rehberliği ve manevi danışmanlık alanlarında yerel dayanışma mekanizmaları güçlendirilmelidir.
7. Akrabalık, komşuluk ve toplumsal dayanışma güçlendirilmelidir.
Akrabalık, komşuluk, yardımlaşma ve dayanışma kültürü yeniden güçlendirilmelidir. Yaşlılar, yetimler, engelliler, dul ve ihtiyaç sahibi aileler yalnız bırakılmamalı; yardımlar insan onurunu koruyan ve sürdürülebilir bir anlayışla yürütülmelidir.
8. İsraf ve gösteriş kültüründen uzaklaşılmalıdır.
Düğün, nişan, sünnet, taziye ve benzeri merasimlerde aşırı harcama ve gösterişten kaçınılmalı; hiçbir aile toplumsal baskı nedeniyle imkânlarının üzerinde harcama yapmak zorunda bırakılmamalıdır.
Özellikle taziyelerde, acılı ailelere yemek ve ikram gibi ek bir yük oluşturulmamalı; ziyaretlerin mümkün olduğunca yemek saatleri dışında yapılmasına özen gösterilmelidir.
Merasimler; gösterişin değil, dayanışma, sabır, dua ve kardeşliğin vesilesi olmalıdır.
9. Alınan kararların uygulanması takip edilmelidir.
Çalıştayda, alınan kararların takip edilmesi ve kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütülmesi tavsiye edilmektedir.
Sonuç
Bizler; toplumsal huzurun yalnızca kanunlarla değil, adalet, ahlak, aile, dayanışma, sorumluluk ve ortak vicdanla güçleneceğine inanıyoruz.
Hiçbir suçlunun akrabalık veya aşiret bağıyla korunmadığı, hiçbir masumun başkasının suçu nedeniyle mağdur edilmediği; ailelerin ekonomik yük altında ezilmediği, gençlerin bağımlılık ve suçtan korunduğu, insan onurunun ve toplumsal barışın esas alındığı bir toplum için hepimize sorumluluk düşmektedir.
Bu vesileyle idarecilerimizi, kamu kurumlarımızı, yerel yönetimlerimizi, sivil toplum kuruluşlarımızı, âlimlerimizi, kanaat önderlerimizi ve bütün toplumumuzu iyiliği çoğaltmaya, kötülüğü önlemeye, hakkı ve adaleti birlikte ayakta tutmaya davet ediyoruz.
"Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar."
(Nahl, 16/90)
Rabbimizden niyazımız; bu kararların ailelerimizin huzuruna, gençliğimizin geleceğine, bölgemizin selametine ve toplumumuzun birlik ve beraberliğine vesile olmasıdır.
Muvaffakiyet ancak Allah'ın yardımıyladır."
Sonuç bildirgesinin okunmasının ardından Genç İlçe Müftüsü Ferhat Mat'ın yaptığı dua ile çalıştay sona erdi.
İLKHA