Cumhurbaşkanı Erdoğan: 28 Şubat zihniyetinin geri dönmesine izin vermeyiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'de geçmişte yaşanan hak ihlallerinin tekrarına müsaade etmeyeceklerini belirterek "28 Şubat döneminin özlemiyle hareket eden baskıcı zihniyetin tekrar canlandırılmasına izin vermeyeceğiz." dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Muharrem ayı ve Aşure Günü'nün hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, Venezuela'da meydana gelen depremler nedeniyle ülkeye geçmiş olsun dileklerini iletti.
"Gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir"
Konuşmasında sosyal medyanın etkilerine değinen Erdoğan, "etkileşim avcılığı" anlayışının toplumda ve siyasette yaygınlaştığını belirterek, görünür olma ve gündemde kalma kaygısının zamanla bir tuzağa dönüşebildiğini söyledi.
Sosyal medyada mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramının anlamını yitirdiği, görünür olmanın, gündeme gelmenin, tartışılmanın, insan onuru dâhil her türlü değerin, her türlü hassasiyetin önüne geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan "Ne pahasına olursa olsun, gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse bu kapana siyasetçiler de düşmektedir. Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldıklarına şahit oluyoruz" ifadelerini kullandı.
"Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan…"
Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla kendilerine herhangi bir faydası olmayan, tam tersine AK Parti'ye zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir. Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun hiçbir arkadaşım, şunu unutmasın, hepimiz bulunduğumuz koltuklara milletin takdiriyle, tensibiyle geldik. Milletimiz emaneti bizlere kendisine hizmet etmemiz, eser üretmemiz, refahını artırmamız için tevdi etti. Millete hizmet yerleri gösteri alanı değil, sorumluluk makamlarıdır. Vatandaşımızın karşısına çıktığımızda, esnafımızın kapısını çaldığımızda da görevimiz gereği, kamu gücünü kullandığımızda da taşıdığımız emanetin ağırlığıyla mütenasip hareket etmek zorundayız. Her zaman söylediğim gibi, mesele kalp kazanmak, gönülleri fethetmektir. Ruberu iletişimin, yüz yüze etkileşimin, sıcak ve seviyeli bir hasbihalin yerini hiçbir dijital platform, hiçbir uygulama alamaz. Eğer öyle olsaydı bugün siyasette durum çok farklı olur. Eğer öyle olsaydı, bu millet her seçim öncesinde bize siyasi ömür biçen o çokbilmişleri ters köşe yapmazdı. Eğer öyle olsaydı, siyaset ve toplum mühendisleri amaçlarına ulaşmış olurdu. Eğer sosyal medya rüzgârıyla seçim kazanılsaydı, bugün iktidarda da, cumhurbaşkanlığında da başkaları olurdu. Elbette yeni medya araçlarını, teknolojinin sağladığı asimetrik imkânları göz ardı etmeyeceğiz. Yaptıklarımızı, hizmetlerimizi, icraatlarımızı en güzel şekilde bu mecraları da kullanarak halkımızla bilhassa da yeni kuşaklarla paylaşacağız. Ama sosyal medyadaki yankı odalarına da hapsolmayacağız."
"86 milyonun yaşam tarzı teminatımız altındadır"
Türkiye'de hiç kimsenin inancı, kıyafeti veya yaşam tarzı nedeniyle ayrımcılığa uğramasına izin vermeyeceklerini belirten Erdoğan, "Ne bir başkasının hayat tarzına müdahale ettik ne de insanımızın inancına müdahale edilmesine müsaade ettik." dedi.
Anayasa ile güvence altına alınan inanç özgürlüğünün korunmaya devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, "86 milyonun yaşam tarzı bizim teminatımız altındadır. Kimse bir başkasına dayatmada bulunamaz, üzerinde baskı kuramaz." ifadelerini kullandı.
"Baskıcı zihniyetin yeniden canlandırılmasına müsaade etmeyeceğiz"
İlkelerinin inanç özgürlüğü olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan "Anayasamız tarafından güvence altına alınmıştır. Dahası 86 milyonun yaşam tarzı bizim teminatımız altındadır. Kimse bir başkasına dayatmada bulunamaz, üzerinde baskı kuramaz. Küçük, dar bir zümre laiklik kavramını istismar ederek bu millete yaşam tarzı dikte edemez. Şunu da burada açık açık ifade ediyorum. Eskiden olduğu gibi bir avuç müstekbirin topluma parmak sallayarak azarladığı, kadınları kılık kıyafetine göre ayrıştırdığı, Anadolu insanını irticacı, gerici, yobaz diyerek tahkir ettiği günler artık geride kalmıştır" ifadelerini kullandı.
Eski imtiyazlarını, eski nobranlıklarını özleyenlerin boş durmasa da, görevde oldukları müddetçe o karanlık dönemlerin bir daha asla geri dönmeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan "Bu ülkede hiç kimsenin saçından, sakalından, çarşafından, cübbesinden, başörtüsünden dolayı aşağılanmasına, hakarete uğramasına, kendini dışlanmış, kendini ötelenmiş hissetmesine kesinlikle göz yummayacağız. Türkiye'yi büyütmeye, Cumhuriyet'imizi büyütmeye, hak ve özgürlükleri her bir vatandaşımız için genişletmeye, 86 milyonun tamamını bir, beraber ve eşit görmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
İLKHA