tatlidede

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye hayatta kalabilmek için güçlü olmak zorundadır

Kabine toplantısının ardından kameralar karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye hayatta kalabilmek için her yerde güçlü olmak zorundadır. Kimseye düşman olmadan ordumuzu kuvvetlendirmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
  • 31.10.2023 22:37
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye hayatta kalabilmek için güçlü olmak zorundadır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada güçlü ordunun önemine dikkat çekti. Erdoğan, "Türkiye hayatta kalabilmek için her yerde güçlü olmak zorundadır. Kimseye düşman olmadan ordumuzu kuvvetlendirmeye devam edeceğiz." dedi.

KABİNE, 2 SAAT 30 DAKİKA SÜRDÜ

Kabine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Külliye'de gerçekleştirildi. 2 saat 30 dakika süren toplantıda ekonomi ve iç siyasetteki gelişmelerin yanı sıra İsrail'in Gazze'de devam ettiği katliamları ele alındı. Toplantının ardından kameralar karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulundu.

Orduyu güçlendirmeye devam edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye hayatta kalabilmek için başta savunma sanayi olmak üzere her alanda güçlü olmak zorundadır. Mevcut vatan topraklarını bize çok göreceklerini gayet iyi duyuyoruz. Kimseye husumet beslemeden ordumuzu güçlendirmeye devam edeceğiz. 100. yıl vesilesiyle yaptığımız hitabımızda Türkiye'nin son 1 asırda kat ettiği mesafeyi somut rakamlarla karşılaştırmalı olarak ortaya koyduk. Rakamlar kimin Cumhuriyete hakkıyla sahip çıktığını kimin de istismarını yaptığını açıkça göstermiştir. Cumhuriyeti salonlara ve balolara hapsedenlere, millete mal etmek yerine kendi ideolojilerin aparatı haline getirenlere, bu ülkede yıllarca Cumhur karşıtlığı yapanlara bu tarihi yıldönümünün nasıl idrak edilmesi gerektiğini gösterdik." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere aziz şehitlerimizi, vatan topraklarını kanlarıyla sulayan yiğit gazilerimizi rahmetle yad ediyorum. Gerek telefonla arayarak gerekse mesaj göndererek 100. yıl heyecanımızı paylaşan dost ülke liderlerine şükranlarımı sunuyorum. Cumhuriyetimizin 100. yıldönümünü manasına ve önemine yakışır bir şekilde büyük bir gururla kutladık. İstanbul Boğazı'nda yapılan geçit töreninde ülkemizin sanayi alanında eriştiği seviyeyi yeniden görme fırsatını bulduk. TCG Anadolu'nun öncülüğünde 100 savaş gemimiz tarafından yapılan geçit türeni hem duygulandırdı hem de kıvanç kaynağımız oldu.

Milleti dışlayan, milletin olmadığı soğuk törenler yerine Cumhuriyetimizin ruhuna uygun şekilde halkımızla omuz omuza kutladık. Davetimize icap ederek evlerini, araçlarını, işyerlerini bayraklarımızla süsleyen tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Pazar günkü tablo Gazi Mustafa Kemal'in de muradını yansıtmıştır. Gazi'nin mirasını gerçek anlamda yaşatanlar millete efendilik taslayanlar değil 85 milyonun tamamına hizmetkârlık yapanlardır. Biz işte bunu sağladık, bunu başardık. Bizim dönemimize kadar Türkiye'nin en büyük sorunu milletin kurduğu Cumhuriyet'i, milletin değerleri, inancı, kültürüyle hesaplaşma aracına dönüştüren istismarcılar olmuştur. Gardırop Atatürkçüleri yıllarca bu ülkeyi ikinci sınıf ekonomiye mahkum etmiştir. Gazi'nin vefatından sonra milleti yıllarca inim inim inletenler işte bunlardır.

1960'tan itibaren her 10 yılda bir milli iradeye kast edenler bunlardır. Anadolu insanını takunyalı, örümcek kafalı, makarnacı, yobaz diye aşağılayan bunlar. Kızlarımızı kılık kıyafetlerinden dolayı üniversite kapılarında ağlatanlar bunlardır. Cumhuriyet mitingleri adı altında darbe çığırtkanlığı yapanlar bunlardır. Oy tercihleri sebebiyle depremzedelerimize hakaret edenler yine bunlardır. Bu faşist zihniyetin mensuplarıdır. Bu çevreler bugün de farklı yöntemlerle içlerindeki nefreti kusmaya devam ediyor. Cumhuriyet kutlamalarında bile nefret söylemi bulaştıran bu güruha asla prim vermeyeceğiz.

Demokrasiden ve milli iradenin rehberliğinden asla sapmadık. Hizmet ve eser siyasetini dünya görüşümüzün merkezine yerleştirdik. Milleti kutuplaştıranlardan değil toplumu kucaklaştıranlardan olduk. Kimseyi dışlamadan, farklılıkları tehdit olarak görmeden herkesi aynı hedef, kader etrafında toplayarak milli birliğimizi tahkim ettik. Gazi'nin 'en büyük eserim' dediği Türkiye Cumhuriyeti'ne yatırımları kazandırdık. Demokrasimizi tüm kurum ve kuralları ile tesis etmek için Cumhur ile Cumhuriyet arasına çekilen tel örgüleri kaldırmak için gece gündüz çalıştık, çabaladık mücadele verdik. Eksiklerimiz, kusurlarımız, tüm gayretlerimize rağmen yapamadıklarımız şüphesiz olmuştur. Elini vicdanına koyan herkesin kabul edeceği gerçek şudur: Türkiye Cumhuriyeti 100. yılını kutlarken daha önce olmadığı kadar güçlüdür, güvendedir, itibardadır.

Biz birlikte Türkiyeyiz. Tarihi şanlı zaferlerle dolu kahraman ecdadın torunlarıyız. Bize yakışan birlik, beraberliktir. Bir duvarın tuğlaları gibi kenetlenmektir. Bunu başardığımızda Allah'ın izniyle önümüze çıkacak hiçbir engel yoktur. Elele gönül gönle vererek Türkiye Yüzyılını barışın yüzyılı yapacağımıza yürekten inanıyorum. Cumhuriyetimizin 100. yaşını Gazze'de ve Filistin'de kardeşlerimizin katliama uğradığı hüzünlü bir dönemde karşıladık. 7 Ekim'den bu yana Gazzeli kardeşlerimiz çok büyük zulme ve vahşete maruz bırakılıyor. Avrupa ve Amerika'nın koşulsuz desteğini arkasına alan İsrail yönetimi tüm dünyanın gözleri önünde insanlık suçu işliyor.

Dün Gazzeli kardeşlerimize hediyemiz olan Dostluk Hastanesi İsrail güçleri tarafından hedef alındı. Bu kritik sağlık kuruluşu İsrail barbarlığının en son kurbanı oldu. Kanser hastaları ilaca erişim imkanlarını yitirdi. Oysa savaşta bile hastanelere dokunulmaz, hasta taşıyan ambulans vurulmaz. Devlet savaş hukukuna uymakla mükelleftir. Sadece bu saldırı bile tek başına İsrail'in hak, hukuk, insani değer tanımadığını ispata yeterlidir. İsrail'in saldırıları sonucunda çoğu bebek, çocuk ve kadın olmak üzere 8 bin 500 Filistinli şehit edildi. 21 binden fazla Filistinli kardeşimiz yaralandı. BM'ye göre 1000'den fazla cenaze halen yıkıntıların altında.

Gazze'deki binaların çok önemli kısmı yıkıldı veya tahrip oldu. Elektrik, su, yakıt, gıdası üç hafta önce kesilen Gazzeliler açlıkla ve ağır bombardımanla adeta kıyıma uğruyor. Demokrasi ve insan haklarının beşiği olma iddiasındaki ülkeler ise ne yazık ki bu kıyıma aleni destek veriyor. Türkiye olarak sergilediğimiz insani, adaletli, onurlu tavrı bugün de sürdürüyoruz. Sivillere yönelik eylemleri kabul etmediğimizin altını her fırsatta çiziyoruz. Gazze'ye daha fazla bomba yağdırarak güvenliğin sağlanamayacağını ifade ediyoruz. Devlet hakkını tamamen yitirdiği görülen ve örgüt gibi davranan İsrail'in bir an önce durdurulması gerektiğine inanıyoruz. Gazze'de masumların hakkını her platformda sonuna kadar savunacağız.

Filistin mitingimiz başta İsrail olmak üzere tüm dünya tarafından çok yakından takip edildi. Gazze için kıyama kalkan siyasi parti genel başkanlarına, sanatçılara, yabancı misafirlerimize 1,5 milyonu aşkın yürekli insana buradan teşekkür ediyorum. 25. gününü geride bırakan bu katliamın önüne geçilmesi en öncelikli meselemizdir. Bunun için evvel emirde ateşkesin sağlanması, kalıcı barışa giden yolun açılması gerekiyor. Filistin-İsrail'in Uluslararası Barış Konferansı bunun için en uygun platform olacağı kanaatindeyiz. Yeni bir güvenlik mekanizmasının tesisini gerekli görüyoruz. Böyle bir adım atılması halinde Türkiye olarak sorumluluk almaya hazırız.

Savaşı diplomatik yollarla sona erdirmek için çalışırken, Gazzeli kardeşlerimize tüm imkanlarımızla sahip çıkmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 10 uçak yardım malzemesini sevk ettik. 54 görevlimizin bölgeye intikalini sağladık. Ülkemizin gönderdiği bir kısmı Gazzeli kardeşlerimize ulaşan yardım malzemelerinin toplamı 213 tonu buldu. Daha fazla insani yardım TIR'ının Refah kapısından girişine izin verildikçe yardımlarımızı artıracağız. Türkiye dün olduğu gibi bugün de Filistinli kardeşlerinin yanındadır. Başta Avrupalı ülkeler olmak üzere Batı dünyası Gazze'deki insanlık sınavında bir kez daha sınıfta kalmıştır.

25 gündür çocuklar, kadınlar ölüyor. Hastaneler bombalanıyor. 360 kilometre karede 2,3 milyon mazlum hayatta kalma mücadelesi veriyor. Gazze'de insanlığa ait ne kadar haslet varsa hepsi tek tek yok ediliyor. AB bırakın kınamayı çıkıp ateşkes çağrısı bile yapamıyor. Bunu yapmadıkları gibi hepsi bir ağızdan İsrail mezalimine kılıf uydurmaya çalışıyorlar. BM Güvenlik Konseyi, GAzzee'deki BM kuruluşlarının ve personelinin hedef alınmasını sadece seyrediyor. İnsan hakları kuruluşları 25 gündür işlenen insanlık suçları karşısında hiçbir tepki göstermiyor.

"DİK VE KARARLI DURUŞUMUZU MUHAFAZA EDECEĞİZ"

Çok açık ve net söylüyorum; bugün binlerce Gazzeli çocuğun ölümüne seyirci kalanların yarın herhangi bir konuda söyleyecekleri hiçbir sözün kıymeti harbiyesi olmaz. Aslolan zor zamanda konuşmaktır. Hakkı bu gün haykırmaktır. İsrail'in katliamlarına ses çıkarmayan tatlı su hak savunucularından insanlığa da dünyaya da hiçbir hayır gelmez. İnşallah bundan sonra da dik ve kararlı duruşumuzu muhafaza edeceğiz

Uluslararası alanda etki sahibi bir ülke olmanın yolu tüm unsurlarıyla ekonomisi güçlü bir üke olmaktan çıkar. Türk ekonomisini güçlendirmeye, büyütmeye, karşılaştığı zorlukların üstesinden başarıyla gelmeye çalışıyoruz. 12. Kalkınma Planını Meclisimize sunduk. Katılımcı bir anlayışla tüm taraflarla istişare edilerek hazırlanan planın en önemli özelliği 2053 vizyonumuza ışık tutmasıdır. Birileri parti içi kavgalarla, Güneş Motel utancını aratmayan siyasi kavgalarla günlerini geçirirken biz 30 yıl sonrasının hedeflerini belirliyoruz.

Örgün eğitimdeki üniversiteli gençlerimize vaadimiz olan cep telefonu ve bilgisayar desteği ile ücretsiz "10 CİGABAYT"lık internet sözümüzü geçen hafta yerine getirdik. Gençlerimizin, kendilerini en iyi, en donanımlı şekilde yetiştirebilmeleri için hiçbir fedakarlıktan kaçmıyoruz.

Göreve geldiğimizde yükseköğrenim öğrencilerimizin kredi-burs miktarı 45 liraydı. Biz bu rakamı 27 kat artışla 2023 yılı itibariyle lisansta 1.250 liraya, yüksek lisansta 2 bin 500 liraya, doktora da 3 bin 750 liraya çıkardık. Ayrıca kredi almış öğrencilerimizin geri ödemelerindeki TEFE-TÜFE oranlı güncellemeleri silerek, yalnızca ana paranın ödemesini temin ettik. Bu şekilde 3,3 milyon öğrencimizin, toplam 27 milyar liralık borcunu silmiş olduk.

Şartları taşıyan öğrencilerimizin burs, başvuran her öğrencimizin de kredi imkanından faydalanmasını sağlıyoruz. Aynı şekilde tek bir öğrencimizi dahi açıkta bırakmamak için yurtlarımızın sayısını ve yatak kapasitesini artırdık. Bu sene 950 bini aşkın gencimize yurtlarımızda barınma imkânı sunuyoruz.

Gençlik ve Spor Bakanlığımızdan kredi veya burs alan 1 milyon 600 bin öğrencimize, önümüzdeki yıl ödeyeceğimiz rakamı açıklıyorum. Evet, 2024 yılı kredi-burs rakamını; Lisans öğrencileri için 1250 liradan 2 bin liraya… Yüksek lisans öğrencileri için 2 bin 500 liradan 4 bin liraya, doktora öğrencileri için 3 bin 750 liradan 6 bin liraya çıkartıyoruz. Yeni kredi ve burs miktarlarının tüm öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum.

"EMEKLİLERİMİZE ÖDEMELERİNİ ÖNÜMÜZDEKİ HAFTALARDA GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ"

Emeklilerimize yapacağımız 5 bin lira tutarındaki bir defaya mahsus ödemeyle ilgili süreç tamamlanmak üzere. Meclisimizin onayını aldık. Emeklilerimize ödemelerini önümüzdeki haftalarda gerçekleştireceğiz. İster emekli, ister kamu görevlisi, işçi olsun, ücretli çalışanların hiçbirini enflasyona ezdirmeyeceğimizi bilmenizi istiyorum. Depremzedelerimizi ihmal etmiyoruz. 11 ilimizde 200 bin konutun inşası hızla devam ediyoruz. Yapımı biten konutları yakına etap etap teslim ediyoruz Sene sonuna kadar 41 konut ve 5 bin köy evinin teslimini planlıyoruz. Yerinde dönüşüm projemizle ilgili kredi ve hibe tutarlarını güncellemiştik. 235 bin kardeşimizin başvurduğu bu projemizi süratle hayata geçiriyoruz.

KOSGEB vasıtasıyla yeni bir kredi paketini devreye alıyoruz. İşletme başına 200 bin ile 700 bin lira arasında faizsiz kredi sağlıyoruz. Milletin aşına ve ekmeğine kan doğrayan fırsatçılara kesinlikle göz açtırmayacağız. Farklı kampanyalarla enflasyonla mücadelemizi iş dünyamızı da dahil ediyoruz. Tedarik zincirinde yaşayan aksamalardan kaynaklı enflasyon oranını asgari orana düşürmek için yapmış olduğumuz birliktelik çağrımızdır. Otomobil gibi fahiş fiyat balonunun oluştuğu kimi sektörlerde dengelenme başladı. Konut sektöründe de benzer tablonun ortaya çıktığına şahit oluyoruz. Enflasyon sorununu daha önce başardığımız gibi yeniden tek haneye indireceğiz.

Bölgemizde patlak veren yeni kriz ve çatışmalar işimizi zorlaştırsa da Allah'ın izniyle bunları aşacak iradeye sahibiz. Milletimizin bize ve ekonomi yönetimimize güvenine devam etmesini istiyoruz. Gurur kaynağımız olan karateci ve grekoromen güreşçilerimizi tüm sporcularımızı cani gönülden tebrik ediyorum. Sizleri sevgi, saygıyla selamlıyorum. Rabbim yâr ve yardımcımız olsun diliyor, sağlık ve esenlikle hayırlı akşamlar diliyorum."

Editör: Gülten Akgül

Yorum Yaz