TÜVTÜRK

Gaziantep Ansiklopedisi tanıtım programı gerçekleştirildi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan "Gaziantep Ansiklopedisi", Emekliler Lokali'nde düzenlenen programla tanıtıldı.

  • 16.06.2026 20:35
Gaziantep Ansiklopedisi tanıtım programı gerçekleştirildi

Programa Gaziantep Valisi Kemal Çeber ile GBB Kültür AŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Halil İbrahim Yakar katıldı.

Programda, Gaziantep'in tarihi, kültürel ve sosyal birikimini gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan ansiklopedi kamuoyuna tanıtıldı.

Gaziantep Valisi Kemal Çeber "Şehir sürekli kendini yenileyen bir hafızaya sahip" Çalışmanın hazırlanması sürecinde çok büyük bir sorumluluk üstlenildiğini ifade eden Çeber, "Bu şehir öyle bir şehirdir ki her gün insanı hayrete düşüren yeni şeyler öğrenme potansiyeli vardır. Bizim ansiklopedimizin en çok mutlu eden yönü de budur. Tabii artık teknolojiyi ve imkânları sonuna kadar kullandığımız için interaktif bir ansiklopedi olacak. Yani bitmeyecek, sürekli, gökkubbede insan sesi dolaştığı müddetçe genişlemeye devam edecek bir ansiklopedi olacak. Bu ansiklopediyi yaparken aslında burada bulunan herkes çok büyük bir sorumluluk da alıyor. İki türlü sorumluluk var: Birincisi bu şehre olan vefa borcumuzu ödemenin yollarından birini yerine getirmek, ikincisi ise bizden sonraki nesillere 'Bu neydi?' denildiğinde o sorunun cevabını bulabilecekleri en güzel kaynaklardan birini bırakmaktır." dedi

Prof. Dr. Halil İbrahim Yakar "Duzluca dediğimiz şey nohut dürümünün öncesi" Prof. Dr. Halil İbrahim Yakar, Gaziantep hakkında çok sayıda yayın bulunmasına rağmen doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmanın her zaman kolay olmadığını belirterek "Bu yüzden yapmış olduğumuz çalışma inşallah kaynak olacak. Mesela Duzluca, Zengin Ağa (Emin) çok önemli. Antep'in velileri, velileri aklınıza kim gelirse gelsin burada. Şimdi Gaziantep gastronomide bir numarayız. 100 tane coğrafi işaret almış ürünümüz var. Duzluca dediğimiz şey nohut dürümünün öncesi. Zengin Ağa evde yaptığı duzlucayı sokağa taşıyarak belki de bugün bizim coğrafi işaret alanına vesile olmuş birisidir. Ve bir özelliği daha var. Antep ağzı'yla beraber duzlucasını da o kadar çok meşhur satıyor ki, Ömer Asım Aksoy 1940'larda Türk Dil Kurumuna gittiğinde, o meydana getirilen Antep ağzının kelimelerini Derleme Sözlüğü'ne, Tarama Sözlüğü'ne koydurttu." şeklinde konuştu.

"Şehrin ekonomisinde, tarihinde nasıl bir iz olduğunu anlatmaya çalışıyoruz"

Ansiklopedinin dijital ortamda hazırlanmasının önemli avantajlar sunduğunu dile getiren Yakar, "Bunların hepsi bir birikim. Biz burada sadece bilgiyi vermiyoruz, o kültürü de anlatmaya çalışıyoruz. O kültürde neler oldu, neler çıktı karşımıza? Yoksa klasik bir ansiklopedi burada doğdu, şu denemeleri yaptı, şunu yaptı yapmıyoruz. İşin hikâye kısmını anlatmaya çalışıyoruz. Gaziantep ekonomisi, özellikle şu: bilgiler güncellenebilir. Gaziantep ekonomisi şu an için bunlarla mevcut, A'dan Z'ye ne varsa karşımıza. Ama ileriki yıllarda basılı bir ansiklopedi yaptığınızda billboardda sabit kalır. Ama online yaptığınızda her an siz bunu değiştirme yeteneğine sahip oluyorsunuz.

Bu anlamıyla da önemli. Örneğin eski fuar alanı, belli yaşları olanların hatırladığı ama günümüzün artık hafızasında yer almayan şeyler. Ne yapmaya çalışıyoruz? Geçmiş Gaziantep'te var olan bilgileri kayıt altına alarak, fotoğraf altına alarak bunların şehrin ekonomisinde, tarihinde nasıl bir iz olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Ama bizim amacımız ne? Burada gösterdiğim örnekler hareketle Gaziantep adına ne kullanmak istiyorsak onun hepsini içinde barındıran bir ifade." dedi.

"Onlar bize ne sunduysa biz onu almak zorunda kaldık"

İslam Ansiklopedisi'nin ilk örneklerinin Batılı araştırmacılar tarafından hazırlandığını hatırlatan Yakar, "Ansiklopedi kelimesi Fransızca, Yunancadan gelmiş, 'bilgilik' demek. Hepimizin çocukluğunda vardır, hepimizin elinde Ana Britannica vardır, Meydan Larousse vardır. Meydan Larousse'taki kelime sayısı 640 bin, Ana Britannica'daki 220 bin. Biz Mississippi'yi oradan öğrendik, kendi Rum kalemizi öğrenemedik, Yesemek'i öğrenemedik. Çünkü ansiklopediyi onlar yapmışlar. Onlar bize ne sunduysa biz onu almak zorunda kaldık. İslam Ansiklopedisi'nin ilkini müsteşrikler yaptı, Hollanda'da. Biz 1940 yılında onu ancak Türkçeye tercüme ettik. Diyanet Vakfının teşebbüsüyle 1993'te kendi İslam Ansiklopedimizi yapabildik. Maalesef bunlardı. Biz başkalarından öğrendik.

Biz istiyoruz ki Gaziantep'te olan bilgiler, inanılmaz bir bellek var karşımızda, bunlar Gaziantep'in doğrusu ile bilgisiyle ortaya konulsun. Önceki dönemlerden gelen bilgileri günümüze aktarıyoruz, günümüzde var olan bilgileri de gelecek kuşaklara aktarmak üzere çalışmalar yapıyoruz." dedi.

İLKHA

Yorum Yaz