Hukukçu Apak'tan yapay zekâ destekli dolandırıcılıklara karşı kritik uyarı
Dolandırıcıların yapay zekâ kullanarak gerçeklerinden ayırt edilmesi güç alışveriş siteleri oluşturduğunu belirten Avukat Emre Apak, vatandaşların yalnızca güvenilir platformlardan alışveriş yapması gerektiğini söyledi.
Malatya Barosu'na bağlı serbest Avukat Emre Apak, son dönemde artış gösteren internet alışverişi dolandırıcılıklarına ilişkin muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.
Güvenilir olmayan internet sitelerine kredi kartı bilgilerinin girilmemesi gerektiğini vurgulayan Apak, şüpheli işlemlerde vakit kaybetmeden bankaya ve savcılığa başvurulmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
İnternet alışverişlerinin her geçen gün yaygınlaşmasıyla birlikte e-ticaret dolandırıcılıklarının da arttığını belirten Apak, vatandaşların internet üzerinden alışveriş yaparken çok daha dikkatli davranmaları gerektiğini söyledi.
Özellikle sahte alışveriş siteleri ve kredi kartı dolandırıcılıklarına karşı uyarılarda bulunan Apak, güvenli ödeme sistemlerinin tercih edilmesi ve finansal okuryazarlığın geliştirilmesinin mağduriyetlerin önüne geçeceğini ifade etti.
"Her gördüğümüz internet sitesine kart bilgilerimizi girmemeliyiz"
İnternet alışverişlerinde ilk dikkat edilmesi gereken hususlara değinen Apak "Son yıllarda e-ticaret sistemi ciddi manada yaygınlaştı. Alışveriş yaptığımız sitelerin gerçekten markaların kendi siteleri mi, orijinal siteleri mi ya da markaların çalıştığı yetkili satış platformları mı olduğunu mutlaka araştırmamız gerekiyor. Her gördüğümüz internet sayfasından kredi kartıyla alışveriş yapmaya çalışmak, kart bilgilerimizin hiç tanımadığımız kişilerin eline geçmesine neden olabilir. Son dönemde bize gelen dosyalar ve adliyedeki davalar gösteriyor ki vatandaşlarımızın büyük bölümü alışveriş sitelerine kart bilgilerini girmeleri nedeniyle mağdur oluyor." dedi.
"Kart bilgilerinizi kimseyle paylaşmayın"
Kart bilgilerinin yalnızca sahte sitelerde değil, çevredeki kişilere güvenilerek paylaşılması nedeniyle de mağduriyetlerin yaşandığını dile getiren Apak "Kredi kartımıza her isteyen kişi için onay vermememiz gerekiyor. Kart bilgilerimizi veya ödeme ekranlarını çevremizdeki insanlara göndererek onların alışveriş yapmasına izin vermemeliyiz. Güven konusunda çok dikkatli davranmalıyız. Çünkü kart bilgileriniz ele geçirildiğinde adınıza farklı internet sitelerinden harcamalar yapılabiliyor. Bu durumda banka hukuken sizi muhatap alıyor. Siz mağdur olduğunuzu söyleseniz bile banka alacağını sizden tahsil etme hakkına sahiptir." ifadelerini kullandı.
"Alışveriş yaptığınız platformu mutlaka araştırın"
Vatandaşların alışveriş yapacakları internet sitelerini ayrıntılı şekilde incelemeleri gerektiğini vurgulayan Apak, "Satın alacağımız ürünlerin orijinal olup olmadığına bakmalıyız. Gerekirse markanın hangi internet siteleriyle çalıştığını öğrenmeliyiz. Özellikle binlerce kişinin kullandığı, güvenilirliği bilinen ve hukuki yükümlülüklerini yerine getiren internet sitelerini tercih etmeliyiz. İnternette onlarca alışveriş sitesi var. Kiminle muhatap olduğumuzu bilmiyoruz. Karşımızdaki kişiyi görmüyoruz. Bu nedenle kart bilgilerimizi gelişigüzel paylaşmamalıyız. İnce eleyip sık dokuyarak alışveriş yapmalıyız. Eğer bir internet sitesinde gecikme, iletişim problemi veya profesyonellikten uzak bir durumla karşılaşıyorsak, o platformdan tekrar alışveriş yapmamalıyız." diye konuştu.
"Bankalar güvenlik önlemlerini artırmalı"
Bankaların da internet alışverişlerinde daha etkin güvenlik politikaları uygulaması gerektiğini belirten Apak "Vatandaş alışverişi yapıyor, kredi kartını çıkarıyor ancak bankaların her kartı doğrudan internet alışverişine açmaması gerekiyor. İnternet alışverişine sadece güvenilir platformlarda izin verilmesi yönünde daha sıkı tedbirler alınabilir. Güvenli ödeme sistemleri daha etkin uygulanırsa hem mağduriyetler azalır hem de dolandırıcıların önüne geçilebilir." dedi.
"Şüpheli işlem fark edildiğinde zaman kaybetmeyin"
Şüpheli bir durumla karşılaşılması halinde izlenmesi gereken hukuki süreci anlatan Apak "Sipariş ettiğiniz ürün gelmiyorsa, çok geç geliyorsa ya da hesabınızda şüpheli hareketler görüyorsanız mümkünse alışverişinizi iptal edin. İptal edemiyorsanız hem bankaya bildirimde bulunun hem de Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunun. Bu başvurular ileride hukuki sorumluluğunuzu ortadan kaldırabileceği gibi bankanın da size yardımcı olmasını sağlayacaktır. Çünkü bazen geç yapılan başvurularda bankaların yapabileceği çok fazla işlem kalmıyor." ifadelerine yer verdi.
"Bilişim yoluyla dolandırıcılık nitelikli dolandırıcılık suçudur"
Dolandırıcılık suçlarında vatandaşların haklarını da hatırlatan Apak "Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık, Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçudur. Bu suçun cezası alt sınırdan 4 yıl hapis cezasıdır. Ayrıca elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezası uygulanmaktadır. Failler yakalanıp cezalandırıldıktan sonra mağdurlar Asliye Hukuk Mahkemelerinde açacakları tazminat davalarıyla zararlarını talep edebilirler. Ancak bunun için hiç beklemeden gerekli başvuruların yapılması gerekir." dedi.
"Finansal okuryazarlık artık bir zorunluluk"
Finansal okuryazarlığın dijital çağın vazgeçilmezlerinden biri haline geldiğini belirten Apak "Artık fiziki alışverişten çok internet alışverişi yapıyoruz. Hangi sitelerde güvenli alışveriş yapılacağını, kart bilgilerinin nasıl korunacağını ve güvenli ödeme sistemlerinin nasıl kullanılacağını bilmek zorundayız. Kredi kartı bilinçsiz kullanıldığında faiz yüküyle birlikte ciddi mağduriyetlere yol açabilir. Bugünün dijital dünyasında finansal okuryazarlık bilgisine sahip olmadan hareket etmek, dolandırıcıların ağına düşmeyi kolaylaştırıyor. Bu nedenle vatandaşlarımızın bu konuda eğitimlere yönelmesi faydalı olacaktır." diye konuştu.
"Özel bankalar vatandaşları daha fazla bilgilendirmeli"
Devlet kurumlarının yürüttüğü bilinçlendirme çalışmalarını olumlu bulduğunu ifade eden Apak "Kamu spotları yayınlanıyor, Adalet Bakanlığının hazırladığı bilgilendirici broşürler bulunuyor. Ancak özellikle özel bankaların bu konuda daha aktif olması gerektiğini düşünüyoruz. Banka şubelerinde uyarı levhaları artırılabilir, müşteri temsilcileri vatandaşlara dolandırıcılık yöntemlerini daha ayrıntılı anlatabilir. Vatandaşları bilgilendirme görevi yalnızca kamu kurumlarına bırakılmamalıdır. Ticaret hukukunda basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü vardır. Bu nedenle özel kuruluşların da üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
"Yapay zekâyla hazırlanan sahte siteleri ayırt etmek zorlaştı"
Son dönemde yapay zekâ teknolojilerinin dolandırıcılık yöntemlerini daha da geliştirdiğine dikkat çeken Apak, "Dolandırıcılık suçları hâlâ ülkemizde en fazla işlenen suçlardan biri. Yapay zekâ sayesinde gerçeğinden ayırt edilmesi neredeyse imkânsız internet siteleri ve alışveriş sayfaları oluşturulabiliyor. Bu nedenle kamu kurumlarının yaptığı uyarıları dikkate almalıyız. Kredi kartı bilgilerimizi her internet sitesine girmemeliyiz. Güvenilir ve yönlendirilmiş platformları tercih etmeliyiz. Finansal okuryazarlık bu sürecin en önemli başlıklarından biridir. Çünkü bazen failler yakalansa bile paranıza ulaşmanız mümkün olmayabiliyor. Hatta sizin banka bilgileriniz kullanılarak başkaları mağdur edilmişse, farkında olmadan sanık sıfatıyla yargılanmanız bile söz konusu olabilir. Bu yüzden internet alışverişlerinde çok daha dikkatli hareket edilmesi gerekiyor." dedi.
İLKHA