İMO Gaziantep Şube Başkanı Bulut: Yapı stoku envanteri için ne bekleniyor?
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, Türkiye genelinde yapı stoku envanterinin hâlâ çıkarılmamış olmasına tepki göstererek, riskli yapıların belirlenmesi için yeni bir felaketin beklenmemesi gerektiğini söyledi.
İMO Genel Merkezi'nin yapı stoku envanterine ilişkin çağrısını kamuoyuyla paylaşan Bulut, depremlerde yaşanan can kayıplarının yalnızca fay hatlarından değil, kentlerin planlanması ve yapı stokunun bilinmesinden kaynaklandığını belirtti.
Bulut, "Neyi bekliyorsunuz? Yapı stoku envanterinin çıkarılması ve riskli yapıların belirlenmesi için yeni bir felaketin kapımızı çalmasını, binlerce insanımızın daha enkaz altında kalmasını mı bekliyorsunuz?" diye sordu.
"6,8 milyon riskli konut olduğu belirtilmişti"
Bulut, dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı tarafından Türkiye'de 6,8 milyon riskli konut bulunduğunun açıklanmasına rağmen mevcut yapı stokuna ilişkin güvenilir ve bütüncül bir veri tabanının hâlâ oluşturulamadığını ifade etti.
Birçok yapının hangi deprem yönetmeliğine göre inşa edildiği, kullanılan malzemenin niteliği, taşıyıcı sistemine müdahale edilip edilmediği ve olası bir depremde göstereceği performansın bilinmediğini kaydeden Bulut, bunun ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi.
"Depremlerden yeterince ders alınmadı"
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin ardından mevzuatta önemli değişiklikler yapıldığını hatırlatan Bulut, buna rağmen imar afları, yapı denetim sistemindeki sorunlar ve liyakat eksikliğinin bilimsel kuralların uygulanmasını engellediğini belirtti.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan ağır yıkımın bunun en somut örneği olduğunu dile getiren Bulut, deprem güvenliğinin devletin asli sorumluluğu olduğunu vurguladı.
"Yapı stoku envanteri anayasal bir sorumluluktur"
Anayasa ve ilgili yasal düzenlemeler gereği deprem riskine karşı önlem almanın devletin devredilemez görevi olduğunu belirten Bulut, Anayasa Mahkemesinin 3 Aralık 2024 tarihli kararında da devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünün açıkça ortaya konulduğunu ifade etti.
Bulut, yapı stoku envanterinin çıkarılmasının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, AFAD, yerel yönetimler, üniversiteler ve meslek kuruluşlarının koordinasyonunda yürütülmesi gereken temel bir kamu görevi olduğunu söyledi.
"27 yıldır neden adım atılmadı?"
Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı'nda (UDSEP) yapı stoku envanterinin 2017 yılına kadar tamamlanmasının öngörüldüğünü hatırlatan Bulut, 2026 yılına gelinmesine rağmen milyonlarca yapının gerçek risk durumunun bilinmediğini ifade ederek, "Yarın yaşanacak bir depremde yıkılan binaların ve kaybedilen canların sorumlusu kim olacak? diye sordu.
Bulut, İMO olarak yapı güvenliğinin sağlanması amacıyla şu adımların gecikmeden atılması gerektiğini dile getirdi:
"Türkiye genelinde yapı stoku envanteri acilen çıkarılmalı, riskli yapılar belirlenerek güçlendirme ve dönüşüm takvimi oluşturulmalı. Merkezi idare ve yerel yönetimlerin ortak kullanacağı 'Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi' kurulmalı. İlgili kurumların yapı verileri ortak standartlarla entegre edilmeli. Yapı envanteri çalışmaları sürekli güncellenen bir kamu hizmetine dönüştürülmeli. Risk öncelikleri bilimsel yöntemlerle belirlenerek dönüşüm ve güçlendirme politikaları buna göre yürütülmeli. Üniversiteler ve meslek odalarının bilgi birikiminden kurumsal olarak yararlanılmalı. Yapı kayıt belgelerine ilişkin veri altyapısı oluşturulmalı ve taşıyıcı sistemi etkileyen müdahaleler öncelikli olarak değerlendirilmeli. Periyodik yapı kontrol sistemi hayata geçirilerek tüm değişiklikler düzenli şekilde kayıt altına alınmalı."
İLKHA