Kavurucu sıcakta domates mesaisi
Diyarbakır’da hava sıcaklığının 45 dereceleri aştığı günlerde tarım işçileri, kurutmalık domates mesaisi için gün doğmadan işe koyuluyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan çalışma, akşam saatlerine kadar sürerken işçiler, zorlu şartlara rağmen geçimlerini sağlayabilmek için çalışmaya devam ediyor.
Diyarbakır’da kurutmalık domates üretiminin yoğunlaştığı bölgelerde tarım işçileri, kavurucu sıcaklara rağmen ekmek mücadelesi veriyor. Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinden gelen işçiler, yaklaşık 25 gündür sürdürdükleri domates kurutma mesaisinde günün büyük bölümünü güneş altında geçiriyor. İşçiler, sıcaklığın çuvalların etkisiyle daha da arttığını belirterek çalışma şartlarının oldukça ağır olduğunu ifade ediyor.
Tarladan hasat edilen domatesler, tarladan toplandıktan sonra kasalara ve römorklara yüklenerek kurutma alanlarına getiriliyor. Burada işçiler tarafından sergilere dökülen domatesler, sabahın erken saatlerinde kesiliyor, ardından tuzlanarak yaklaşık bir hafta boyunca güneş altında kurumaya bırakılıyor.
Kurutma işleminin ardından domatesler yeniden toplanarak süpürülüyor ve çuvallara dolduruluyor. Son aşamada ise kurutulmuş domatesler çürük, toz ve diğer yabancı maddelerden ayıklanarak araçlara yükleniyor. Hazırlanan ürünler daha sonra tırlarla İzmir’e gönderiliyor ve buradan Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor.
"Yaşam koşulları da çok zor"
Ferhat Ay
Yaklaşık 8-10 yıldır domates kurutma sektöründe faaliyet gösterdiklerini belirten Ferhat Ay, domates kurutma işinin her yıl temmuz ayının ortalarında başladığını ve ağustos sonlarına kadar devam ettiğini söyledi.
Ay "Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinden buraya geldik. Burada domates kesiyoruz, kurutma işi yapıyoruz. Yılın belli kesimlerinde, 7'inci ayın 15-20'si arasında başlıyoruz. Ağustos'un sonlarına kadar devam ediyor İş çok zor. Gecenin karanlığında geliyoruz, akşam 19-20.00'ye kadar çalışıyoruz. Sürekli güneşin altındayız. Bu kavurucu sıcak çuvala vurduğu zaman ekstra bir sıcak oluyor. Yani hava sıcaklığı 40 derece ise bu 55-60'a kadar çıkıyor. Çok zorlu bir süreç. "
Ailecek çalışmak için Diyarbakır’a geldiklerini ifade eden Ay, yaklaşık 8-9 ailenin aynı bölgede bulunduğunu belirterek, "Burada yaşam da çok zor. Yeme, içme, duş ve lavabo ihtiyaçlarını karşılamak kolay değil. Ama mecburuz. Memleketimizde çalışma imkanı olmadığı için buraya gelip çalışıyoruz." diye konuştu.
Kurutmalık domateslerin birçok aşamadan geçtiğini anlatan Ay, ürünlerin önce tarlada toplandığını, kasalara ve ardından römorklara yüklendiğini söyledi.
"İzmir'den de yurt dışına ihracat ediliyor"
Römorklarla kurutma alanına getirilen domateslerin sergilere döküldüğünü belirten Ay "Bu işlem birçok süreçten geçiyor. Domates ilk önce tarlada toplanıyor, kasalara aktarılıyor, sonra römoklara yükleniyor. Römoklarla alan getirilen domatesler 3-4 genç tarafında sergiye dökülüyor. Sabahın erken saatinde gelen ekipler, bu domatesleri kesmeye başlıyor. Önce kesim yapılıyor, sonra tuzlanıyor. Tuzlanan domatesleri yaklaşık bir hafta kurutmaya bırakıyoruz. Kuruduktan sonra tekrardan süpürme işlemiyle çuvallara koyuyoruz. Çuvallara koyduktan sonraki aşamamız temizleme işidir. Bu aşamada kurutulmuşları çürüğünden-tozundan ayıklıyoruz. Bir araç dolusunca mal çıkardıktan sonra tıra yüklüyoruz. Bu kurutulmuş domatesler tırla İzmir'e, İzmir'den de yurt dışına ihracat oluyor." şeklinde konuştu.
Yaklaşık 8-10 yıldır bu işin içerisinde olduklarını belirten Ay, geçen yıl sezonun sıkıntılı geçtiğini, bu yıl ise fiyatların nispeten daha iyi olduğunu ifade etti.
Ay "Geçen yıl biraz sıkıntılıydı. Bu yıl ortalama bir fiyat var, yani ufak da olsa kâr bırakıyor. Yakıt fiyatları ve işçilik maliyetleri şu an sıkıntılı olsa da bir şekilde bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. Yaklaşık 8-10 yıldır bu işin içerisindeyiz. İlk başta işçilik yapıyorduk, sonra çavuştuk, şimdi de Rutin Tarım olarak işletiyoruz, firma olarak faaliyet gösteriyoruz. Daha öncesinde İzmir bölgesindeydik yaklaşık 3-4 yıldır Diyarbakır'da hizmet veriyoruz." ifadelerini kullandı.
“Yevmiyemiz bin lira, bu işçiliğe değmiyor"
Serdar Çakar
Tarım işçisi Serdar Çakar da mesainin sabahın erken saatlerinde başladığını belirterek "Sabah 04.00'de geliyoruz, 05.00 gibi buraya varıyoruz. Günlük 800-900 kasa domates dolduruyoruz. Acele ediyoruz. Ondan dolayı kimi günler geç kimi günler erken bitiriyoruz. Domatesleri toplayıp sergiye götürüyorlar. Yani işçilere bağlı; ne kadar seri bir şekilde toplarlarsa o kadar erken, ne kadar geç toplarlarsa o kadar geç eve gidiyoruz. Burada yaklaşık 24-25 kişi çalışıyoruz. Günlük yevmiyemiz bin lira, bu işçiliğe değmiyor, çok az. Gün boyu güneşin altındayız. Yaklaşık 25 gündür çalışıyoruz ve daha 15-20 günlük işimiz var. Bizim yevmiyemiz bin, kasa yüklemesi yapanların ki 2 bin lira. Ailece geldik, kardeşlerimle beraber çalışıyoruz. " dedi.
"Okul açıldığında tekrar okuluma gideceğim"
Mustafa Başay
Domates kurutma işinde çalışan öğrencilerden Mustafa Başay da ağır çalışma koşullarına rağmen ailesine destek olmak için çalıştığını belirtti.
Başay "Burada kuru topluyor, kesim yapıyorum, bazen de tuz atıyorum. En zor işler domates kesmek ve tuz atmak. Saat 03.00 gibi kalkıyorum, gece 00.00’a kadar çalıştığım oluyor. Anne ve babamla beraber geldik. Okul açıldığında tekrar okuluma gideceğim." şeklinde konuştu.
İLKHA