TÜVTÜRK

Mardin’de “Geçmişten Geleceğe Denetimli Serbestlik” paneli düzenlendi

Mardin’de, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ve Artuklu Üniversitesi öncülüğünde “Geçmişten Geleceğe Denetimli Serbestlik” paneli düzenlendi.

  • 19.12.2025 12:09
Mardin’de “Geçmişten Geleceğe Denetimli Serbestlik” paneli düzenlendi

Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen panelde saygı duruşunda bulunuldu, istiklal Marşı okundu.

Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çalışmalarının yer aldığı sinevizyon gösterimi yapıldı.

Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut, panelde yaptığı konuşmada denetimli serbestliğin faaliyetlerine değindi.

Akbulut, şöyle konuştu:

"İnsan neden suç işler? Tarih boyunca bilim insanlarının, hukukçuların ve filozofların tartıştığı en temel meselelerden biridir. İnsan neden sosyal yaşamı ve toplumsal hayatın düzenini bozacak aykırı davranışlarda bulunmaktadır? Suç, sosyal yaşamı tehdit eden zararlı eylemler ise ve daha ziyade insana, insanın sahip olduğu maddi ve manevi değerlere; sonrasında doğaya ve diğer canlılara saldırı mahiyetinde karşımıza çıkıyorsa, acaba insanı bu davranışa iten temel faktör nedir? Suç ve ceza, arkadaşlar, toplumsal bir meseledir. Bir arada değil de yalnız yaşayan insanların hukuka, adalete, suça ve cezaya, infaza ihtiyacı olmayacaktır. İnsanın eğitim ve ahlak eksikliği, öfke kontrolünü yapamaması, psikolojik marjları, ruhsal hastalıkları ve irade zayıflıkları onu suç işlemeye yönlendirmektedir."

Ardından Moderatör Prof. Dr. Yunus Cengiz yönetiminde panelin ilk oturumu başladı.

Dicle Üniversitesi Bağımlılıkla mücadele Merkez Müdürü ve Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, "Metamfetamin Bağımlılığı", Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Işık, "Kumar Bahis bağımlılığında önleyici tedbir ve yaklaşımlar", Mardin İl Sağlık Müdürlüğünden Psikiyatrist Dr. Faruk Andaç Ünver, "Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımının hastane süreci", Mardin Barosundan Avukat Ahmet Nakşioğlu, "Ceza İnfaz sürecinin amacı ile bağımlılıkla mücadelenin hukuki boyutu" konularında sunum yaptı.

Ardından katılımcılara plaket takdim edildi.

Kısa aranın ardından Prof. Dr. Zülküf Kara moderatörlüğünde ikinci oturum başladı.

Mardin İl Müftülüğü - Mardin Denetimli Serbestlik Müdürlüğü Manevi Rehberlik Birimi'nden Dr. Abdulkerim Sevgi, "Manevi Rehberlik Hizmetleri kapsamında Suç ve suçluya yaklaşım", Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Bölüm Başkanı Davut Erdoğan, "Okullarda bağımlılık ile mücadele faaliyetleri", ile Mardin Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Kadir Üründü, "Basın ve medyada denetimli serbestlik sistemi" konularında sunum yaptı.

Üründü, şöyle konuştu:

"Sadece geçmişe giderek benim çocukluğumda aslında denetimde serbestliğin nasıl olduğunu ifade etmeye çalışacağım affınıza sığınarak. Geçmişte Mezopotamya kültürü, Mezopotamya topraklarında yaşayan ve bu topraklarda yetişmiş bir Gazeteci olarak adetlerimiz, gelenek, göreneklerimiz ve aşiretsel yapılarımız vardı. Kimi erkler geldi ve bu aşiretsel yapıyı tukaka etti, dağıtmaya çalıştı. Aşiretleri zorbalıkla, kavgayla gürültüyle özdeşleştiren bir anlayış ile bu olguyu ötekileştirdiler. Bunu yaparken birşeyleri gözden kaçırdığımızı düşünmedik, düşünemedik. Zira bu coğrafyanın kültürünü, gelenek ve göreneklerini gözönünde bulundurulduğumuzda aşiretlerin kendilerine özgü bir denetim mekanizmasının, bir otokontrol dengesinin olduğunu gözlerden kaçırmış olduk. Aşiretlerin Elbette ki kimi toplumlara yanlış gelen tarafları vardı, bunları elbetteki sıralayabiliriz, bunları da elbetteki tasvip etmem mümküm değil; ama aşiretlerin topluma getirdiği değerleri kattıklarını görmezden gelmemek lazım. Geçmişimizde, çocukluğumuzda aşireti toplum içerisinde kötü alışkanlıklarıyla, yanlış hal ve hareketleriyle yansıtacak herhangi bir birey; aşiretin önde gelen kanaat önderi tarafından yaptığı yanlışın bütün bir aşireti itham altında bırakacağı için toplum içine çıkmaktan, kalabalıklar içerisinde bir yanlış yapma potansiyeli göz önünde bulunurularak izole edilirdi. Sen köyden çıkma, mahalleden çıkma, şu gündelik içlerle uğraş, tarımla uğraş, hayvancılıkla uğraş denilerek bir anlamda sınırlı bir denetimde bulundurulurdu. Toplumun huzurunu bozabilecek potansiyeli olan birey örfi kararlarla izole edilir ve tolumun huzuru bu şekilde sağlanmaya çalışılırdı. Buna isterseniz ceza deyin, isterseniz bireyi, aileyi yada toplumu koruma deyin. Öyle ya bir bireyin yapabileceği bir yanlış, bütün bir aileyi hatta aşireti başkalarıyla karşı karşıya getirebilecek bir toplum döngüsü içerisindeyiz. Evet, aşiretler tukaka edildi, ötekileştiridi örselendi ama geçmişe olan özlem şimdilerde daha fazla arttı. Artık aşiretler yeniden şimdi yeniden dernek çatıları altında kurumsallaşmaya dernekleşmeye başladı. Zira bu toplum örfünü, adet ve geleneklerini unutmaz. Örfi kültürün yerini kanunun da yasanın da yatersiz kalabildiği durumlar olabiliyor. Aşiretsel yapıyı yıkarsın, ama yerinin doldurulamadığını yeni yeni kurulan aşiretsel faaliyetler bizlere birkez daha göstermiş oluyor. Toplumumuz dejenere bir toplum haline geldi. İçi boşaltıldı. Gençlerimizin içi boş. Tamam; belki zamanın ruhunun da getirdiği kendine özgü değişimler vardır ve toplumumuz da bundan etkilenecekti ama bu denli büyük bir sosyal ve toplumsal değişime asla hazır değildik. Mesela 40 yıl önceden, 50 yıl önceden kullandığımız telefonlar yoktu. Dijital sosyal medya yoktu. Belki o zamanlar kullanılsaydı, nasıl olurdu? Bunu denemleyemedik. Ama bugün deneyimlediğimiz şeyin temelinde sanal bir yaşam, sanal ilikiler yumağı ve adeta içi boşaltılmış bir toplum." 

Konuşmasının son bölümünde üründü; Konuyu tekrar Denetimli Serbestlikten geçmişten günümüze başlığına dönecek olursak; "Maalesef. Tehlike çok çok büyük. Denetimde serbestlikle ilgili, denetimli serbestlikle şunu etmekte fayda görüyorum. Kurumun önemli hizmetleri var. Denetimli Serbestlik, ilk 10 yılını “çıraklık ve kuruluş dönemi”, 10–20 yılları “kalfalık dönemi” ve bundan sonraki süreci “ustalık dönemi” olarak nitelendirilebilecek cidid bir kurum, dolayısıyla da beklentiler bir o kadar artıyor. Hükümlülerin toplumdaki yeri konusunda farkındalığı arttıracak çalışmalar artırılmalı. Zararlı alışkanlıkları olan hükümlüleri toplumun bir parçası olduklarını hissettirecek duygusal bir bağı öne çıkaracak yaklaşımlar burada oldukça önemlidir. Hükümlüye tünelin ucu çok güzel bir yere çıkacak ve bu hükümlü sürenin ardından yepyeni denizlere yelken açabilecek bir anlayışı kazandıracak bir yaklaşım. Alışkanlıklardan uzak tutacak, el sanatları, mesleki tecrübeler kazandıracak ve asıl mevzu aile kurumuna katkıda bulunabilecek faaliyetlere döngüyü sağlayacak bir sistem haline getirebilmek çok önemlidir. Burada gazeteci gözüyle şunu ifade etmem gerekiyor. Bir insana dokunan, heleki o insan bir hükümlü ise yaşamının kalan bölümüne pozitif bir dokunuşun haber hikayesi bizim için oldukça önemli ve ilgi çekici bir konu olarak yansır. Burada Denetimli Serbestlik müdürlüğü ve yetkilileriyle daha koordineli daha güçlü eşgüdümlü çalışmalarla katkıda bulunmaya hazırız. "şeklinde konuştu.

Panelistlerinin sunumlarının ardından plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle panel sona erdi.

Panele Mardin Vali Yardımcısı İbrahim Engin Şenay'da katıldı. 

Image description

Image description

Image description

Image description

Image description

Image description

Editör: Beşir Şavur

Yorum Yaz