Mardin'in Kırklar Kilisesi'nde sanat ve kültürel miras buluştu
Mardin’in 1500 yıllık Mor Behnam Kırklar Kilisesi bir sanat projesine ev sahipliği yapıyor. Süryani halkının binlerce yıllık kültürel birikimini ve Horiepiskopos Gabriyel Akyüz’ün kiliseye adanmış 41 yıllık hizmetini onurlandırmak amacıyla tasarlanan "Kadim Kelâmın Taze Gölgesinde" adlı anıtsal yerleştirme, 16 Ağustos 2026 tarihinde kapılarını ziyaretçilere açtı.
Küratör Özcan Geçer tarafından kurgulanan ve meydana getirilen bu özel eser, kilisenin merkezindeki "kutsal boşluğu" sanatsal bir sahneye dönüştürüyor. Aynı kilisede Mayıs-Haziran aylarında Mardin Bienali’ne eşzamanlı olarak gerçekleştirilen göç, kimlikler ve kaybolan dillerle ilgili serginin de küratörü olan Özcan Geçer’in hazırladığı bu yerleştirme; papaz Gabriyel Akyüz’ün Süryani tarihi ve kültürüyle ilgili kaleme aldığı 17 kitaptan tasarlanıp metale lazerle oyulan kapaklar, antik buhurdan, vitray çalışması, ışık ve ses yerleştirmesinden oluşuyor. Sanatçının, üç aylık yoğun emekle meydana getirdiği proje, sadece estetik bir sunum değil, aynı zamanda teolojik bir derinliğe sahip bir "vefa anıtı" olarak nitelendiriliyor. Atlattığı ani ve hayati bir rahatsızlığın ardından 41 yıllık hizmetini tamamlamak zorunda kalan papaza , eserleri ve hizmetleri için yaşarken toplumu tarafından sunulan bu anıt, evrensel olarak vefayı hak eden tüm emektarlara ithaf ediliyor.
Tasarımın kavramsal omurgası, Hıristiyan teolojisindeki "Söz’ün bedenleşmesi" gizemine dayanıyor. Eser, papaz Gabriyel Akyüz’ün dünyevi ağırlığıyla eşdeğer olarak tasarlanan metal kitap kapaklarının çelik bir iskelet üzerinde birleştirilerek, kilise avlusuna 6,25*3,75 boyutlarında kuş formu gibi yatay olarak havaya asılan bir haç formuyla kendini gösteriyor. Gün boyu güneşin gökyüzündeki hareketiyle kilisenin taş zeminine düşen gölgeler, kadim bilgilerin bugüne yansıyan "taze" izdüşümleri olarak izleyicileri büyüleyici bir atmosferle buluşturuyor. Güneşin sonsuz döngüsünde çelik iskeletleriyle toplam 150 kilo ağırlıkla havada hareketsiz, sağlam duran yapıyla eserlerin bakiliğine, gün içinde sürekli yer değiştiren kapaklardan yere düşüp ve sonra kilise duvarlarına doğru yürüyüp kaybolan gölgeler de insanoğlunun faniliğine göndermede bulunuyor. Gece eserin silüetinin çok uzaklardan bile görülebilmesine imkan veren ışık döşemesi de bu kadim kelâmı taşayan eserlerin özleriyle, karanlığa rağmen ışıklarını yaymaya devam etmesine selam duruyor.
Mardin ve Diyarbakır Metropoliti Mor Filüksinos Saliba Özmen’in himayesinde, Mardin Süryani Kadim Deyrulzafaran Manastırı ve Kiliseleri Vakfı Başkanı Murat Özberk ve Yönetim Kurulu desteğiyle hayata geçirilen bu yerleştirme, Süryani toplumunun gönüllü katkılarıyla kendi değerlerine ve ruhani liderlerine duyduğu minnetin sanatsal bir ifadesi. Yerleştirmede kullanılan "Kuryeleyson" ilahisi ve papazın ömrü boyunca kullandığı buhurdanla, kilise atmosferinin eserle bütünleşmesi sağlanırken, hayati hastalığı atlatıp emekliye ayrılan Gabriyel Akyüz’ün kilisedeki fiziki yokluğu da hazırlanan bu vefa anıtıyla dolduruluyor.
16 Ağustos itibarıyla Kırklar Kilisesi’ni ziyaret edenler, tarihin kadim yükü ile bugünün umudu arasında kurulan bu köprüye, kültürel mirasla kavramsal sanatı buluşturan bir deneyime, vefanın resminin nasıl yapıldığına tanıklık etme fırsatı bulacaklar.
Editör: Gülten Akgül