Vahap Uluç: Mardin'de Artan Şiddetin Arka Planında Sosyal Dönüşüm Var
Bağımsız Türkçe'de yayımlanan yazısında sosyolog Vahap Uluç, son yıllarda özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da artış gösteren silahlı şiddet olaylarını sosyolojik açıdan değerlendirdi. Uluç, Mardin'in Kızıltepe ilçesinde yaşanan olayları örnek göstererek, bölgede yaşanan toplumsal dönüşümün şiddet üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Uluç, geçmişte daha çok darp ve yaralama şeklinde yaşanan kavgaların son yıllarda ateşli silahların kullanıldığı ve can kayıplarının arttığı olaylara dönüştüğünü belirtti. Özellikle Mardin'in Kızıltepe ilçesinde yaşanan şiddet olaylarının bölgenin kanaat önderlerini de çözüm arayışına yönelttiğini ifade etti.
Yazısında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da son 20-30 yılda yaşanan ekonomik dönüşüme işaret eden Uluç, tarımda makineleşme, sulama yatırımları, ticaretin gelişmesi ve ihracatın artmasıyla bölgede yeni bir sermaye sınıfının oluştuğunu söyledi. Bu süreçle birlikte geleneksel toplumsal yapının değişmeye başladığını, toprağa ve soya dayalı statü anlayışının yerini sermaye ve ekonomik güce bıraktığını dile getirdi.
Bu dönüşümün beraberinde yeni sosyal sorunlar da getirdiğini savunan Uluç, günümüzde yaşanan birçok kavganın artık namus ya da kişisel husumetlerden ziyade arazi, alacak-verecek ve ticari anlaşmazlıklardan kaynaklandığını belirtti. Ayrıca bu tür olayların daha çok ekonomik olarak güçlü aileler arasında yaşandığını vurguladı.
Silah kullanımındaki artışın da ekonomik güçle bağlantılı olduğunu ifade eden Uluç, sermaye birikiminin silahlanmayı da beraberinde getirdiğini kaydetti.
Ancak Uluç'a göre sorunun temelinde yalnızca ekonomik gelişme bulunmuyor. Kapitalist ilişkilerin, bölgede hâlâ etkisini sürdüren aşiret ve sülale dayanışmasıyla birleşmesinin şiddeti besleyen önemli bir unsur olduğunu savunan Uluç, bireyselleşmenin henüz tam anlamıyla gerçekleşmediği toplumlarda kişilerin arkasında güçlü akrabalık bağlarının bulunmasının çatışmaları büyütebildiğini ifade etti.
Yazısında, günümüzde yaşanan olayların artık tüm aşiretleri değil, daha çok aynı aşiretin alt birimi olan sülaleleri ilgilendirdiğini belirten Uluç, buna rağmen dayanışma kültürünün şiddeti körükleyebildiğini söyledi.
Toplumsal değişim sürecinin sancılı olduğuna dikkat çeken Uluç, bölgede yaşanan ekonomik gelişmenin olumlu sonuçlarının yanında yeni çatışma alanları da oluşturduğunu belirterek, artan şiddetin azaltılmasına yönelik çözüm önerilerini ise başka bir yazıda ele alacağını ifade etti.
Editör: Mehmet Emin Kavak