Yapıcıoğlu: Siyaset millete hizmet ve Allah’ın rızasını kazanma aracıdır
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Siirt’te gençlerle bir araya geldiği programda, "birilerinin desteğini veya alkışını kazanmak için inandıkları değerlerden vazgeçmeyeceklerini" söyledi.
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, HÜDA PAR Siirt İl Gençlik Kolları teşkilatı tarafından düzenlenen program kapsamında gençlerle bir araya geldi.
Gençlerin sorularını yanıtlayan Yapıcıoğlu, insanlara doğrudan ulaşmanın önemine dikkat çekerek, basın yoluyla geniş kitlelere ulaşma konusunda bazı eksikliklerin bulunduğunu söyledi.
Yapıcıoğlu, ülkenin dört bir tarafında geniş kitlelere ulaşmaya ve insanlarla doğrudan temas kurmaya çalıştıklarını belirterek, kendilerine ulaşamayan insanların da bulunduğunu ifade etti.
“Burada bulunanlar bulunmayanlara anlatsın”
İnsanlara ulaşma konusunda Peygamber Efendimizin Veda Haccı'ndaki hitabını örnek gösteren Yapıcıoğlu, yüz binin üzerinde sahabeye yapılan konuşmanın yüzyıllar sonra dahi insanlara ulaşmasının dikkat çekici olduğunu söyledi.
Yapıcıoğlu “Teşbihte hata olmasın. Veda Haccı'nda Allah Resulü Aleyhisselatü Vesselam Arafat'ta yüz binin üzerinde sahabeye hitap etti. Yüz bin kişilik bir topluluğa çıplak sesle siz sesinizi duyurabilir misiniz? Mümkün değil.” dedi.
O dönemde bugünkü iletişim imkanlarının bulunmadığını belirten Yapıcıoğlu, konuşmanın sonraki nesillere nasıl ulaştığını şöyle anlattı:
“Ama Allah Resulü Aleyhisselatü Vesselam o insana da sesini duyurdu. Nasıl duyurdu? Sadece onlara mı duyurdu? Hayır. Yüzyıllar sonra dünyaya gelen insanlara da duyurdu. Bize kadar ulaştı değil mi? Peki nasıl ulaştı? O gün kamera yoktu. Mikrofon da yoktu. Stenograf da yoktu, gazeteci de yoktu.”
O dönemde şairlerin önemli bir iletişim aracı olduğuna işaret eden Yapıcıoğlu, Peygamber Efendimizin, “Burada bulunanlar, burada bulunmayanlara anlatsın. Olur ki onlar daha iyi anlar.” sözünü hatırlattı.
“Ne gördüyse eksiltmeden, arttırmadan anlatsın”
Bu sözden kendisi açısından bir ders çıkardığını belirten Yapıcıoğlu, HÜDA PAR ile doğrudan temas kuran kişilerin gördüklerini olduğu gibi aktarmasını istedi.
Yapıcıoğlu “Ben de oradan kendime ders çıkararak diyorum ki HÜDA PAR ile doğrudan temas eden ya da HÜDA PAR'lı bir yetkiliyle oturup konuşan bir kişi, ne gördüyse Allah için eksiltmeden, arttırmadan, övmeden, yermeden, fotoğraf çeker gibi alsın, onu önüne koysun, ona baksın.” ifadelerini kullandı.
İnsanların HÜDA PAR'ı doğrudan tanıyarak değerlendirmesi gerektiğini belirten Yapıcıoğlu “Gittiği yerde de onu millet sorduğunda milletin önüne öyle bir fotoğraf koysun.” dedi.
HÜDA PAR'a yönelik bazı kesimler tarafından olumsuz bir algı oluşturulmaya çalışıldığını belirten Yapıcıoğlu, “Birilerinin o çizmeye çalıştığı o simsiyah tablo var ya, şeytanlaştırmak için özel çaba sarf edenlerin dediği gibi de değiliz. Allah o durumları düşünmekten bizleri muhafaza etsin.” diye konuştu.
“Siyaset millete hizmet etme aracıdır”
Siyasete bakışlarının temelinde millete hizmet anlayışının bulunduğunu vurgulayan Yapıcıoğlu, siyasi makamların kişisel çıkar elde etme aracı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Yapıcıoğlu, “Biz siyasete şöyle bakıyoruz: Siyaset millete hizmet etme aracıdır. Milletin, memleketin menfaati gerektirdiğinde biz kendi zararımıza olacak şeyleri yaparız.” dedi.
Kişisel ve grup çıkarlarının toplumun genel menfaatinin önüne geçirilmemesi gerektiğini ifade eden Yapıcıoğlu, milletin menfaati ile kendi menfaatlerinin karşı karşıya gelmesi durumunda milletin menfaatini tercih edeceklerini belirtti.
Yapıcıoğlu, “Eğer bir tarafta bizim menfaatimiz, bir tarafta da milletin umum menfaati varsa, ikisi çatışıyorsa veya çakışıyorsa biz kendi menfaatimizden vazgeçeriz. Çünkü asıl olan daha büyük kalabalıkların menfaatidir.” ifadelerini kullandı.
Hiç kimsenin kendi şahsi veya grup menfaatini toplumun genel menfaatinin önüne koymaması gerektiğini dile getiren Yapıcıoğlu, “Bir kişi kendi şahsi menfaatini kendi grup menfaatinin önüne koymamalıdır. Hiç kimse kendi grubunun menfaatini milletin, ümmetin umumi menfaatinin önüne koymamalıdır. Biz böyle bakıyoruz.” dedi.
“Siyaset millete büyüklük taslama aracı değildir”
Siyasetin millete hizmet için kullanılmasının gerektiğini yineleyen Yapıcıoğlu, siyasi makamların kişilere toplum karşısında üstünlük sağlamadığını söyledi.
Yapıcıoğlu, “Siyaset millete büyüklük taslama aracı değildir.” diyerek, milletvekilliği ve diğer siyasi makamların Allah katında kişiye ayrıcalık kazandırmadığını belirtti.
“Şimdi benim arabama çakar takma hakkım vardır diye, benim milletvekili dokunulmazlığım vardır diye, ben o turuncu koltuklarda oturuyorum diye, Allah katında ben sizden daha değerli mi olmuş oluyorum? Böyle bir şey var mı? Ya da size büyüklük taslama hakkını mı elde etmiş oluyorum? Hayır.” ifadelerini kullanan Yapıcıoğlu, makamların geçici olduğunu vurguladı.
Her siyasetçinin göreve başlarken millete hizmet edeceğini söylediğini belirten Yapıcıoğlu, bunun samimi olması halinde siyasi makamın daha fazla hizmet etmenin bir aracı olacağını ifade etti.
Yapıcıoğlu “Her bir siyasetçi yola çıkınca ne diyor? ‘Ben kendime bir şey istemiyorum. Ben millete hizmet etmek için bu işe girdim.’ Eğer doğruysa, samimiyse, daha fazla hizmet etmenin bir yoludur. Bu kadar. Başka bir şey değil.” dedi.
“Milletvekili oldum diye Allah katında değerim artmadı”
Siyasi makamın insanın yaratılışındaki değerini değiştirmediğini belirten Yapıcıoğlu, milletvekilliğinin kendisini diğer insanlardan üstün hale getirmediğini söyledi.
Yapıcıoğlu, “Ben milletvekili oldum diye ne boyum uzadı, ne kilom arttı, ne de Allah katında benim değerim arttı.” diye konuştu.
Ancak makamın Allah'ın rızasını kazanmak ve millete hizmet etmek amacıyla kullanılması halinde bunun kişi açısından manevi bir değer taşıyabileceğini ifade eden Yapıcıoğlu, “Ama eğer ben o makamı gerçekten Rabbimi kendimden razı etmek için, millete hizmet etmek için kullanırsam, o zaman belki Allah katında benim derecem yükselir.” dedi.
“Ölüm yeni bir hayata doğmaktır”
Dünya hayatının geçici olduğuna ve insanın yaptıklarından dolayı ahirette hesaba çekileceğine dikkat çeken Yapıcıoğlu, ölümün yok oluş olmadığını söyledi.
“Ben ölümlüyüm. Ve ben iki dünyalıyım.” diyen Yapıcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ölüm yokluk değil. Ölüm yeni bir başlangıçtır. Ölüm yeni bir hayata doğmaktır. Ölüm dünyadan göçüp ahirete doğmaktır. Ve ahirette hesap vardır.”
Herkesin yaptıklarının yanı sıra yapmak zorunda olduğu halde yapmadıklarından da hesaba çekileceğini belirten Yapıcıoğlu, “Herkes yaptığının ya da yapmak zorunda olup da yapmadığının hesabını verecektir.” ifadelerini kullandı.
“Rabbimin rızasından uzaklaşacak hareketleri yapamam”
Allah'ın rızasını siyasi ve dünyevi çıkarlardan üstün tuttuklarını belirten Yapıcıoğlu, birilerinin desteğini veya alkışını kazanmak için inandıkları değerlerden vazgeçmeyeceklerini söyledi.
Yapıcıoğlu, “Ben buna inanıyorum. Ve ben önce Rabbimi kendimden razı etmeye çalışırım. Birileri benden razı olacak diye, birileri bana destek verecek diye, birileri beni alkışlayacak diye Rabbimin rızasından uzaklaşacak hareketleri yapamam efendim.” dedi.
Dünya makamları uğruna ahiretlerini feda etmeyeceklerini belirten Yapıcıoğlu “Biz Allah'ın izniyle, biz kendi ahiretimizi dünyamız için feda etmeyeceğiz, dünya makamları için.” ifadelerini kullandı.
“Siyasetim, ticaretim, muhabbetim, nefretim Allah içindir”
Hayatın yalnızca ibadetlerden ibaret olmadığını, insanın bütün davranışlarını Allah'ın rızasına uygun şekilde şekillendirmesi gerektiğini ifade eden Yapıcıoğlu, bu anlayışın siyaset ve ticaret başta olmak üzere hayatın tamamını kapsadığını söyledi.
Yapıcıoğlu “Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.” dedi.
Bu ifadeye siyaset, ticaret ve insan ilişkilerini de ekleyen Yapıcıoğlu “Benim namazım, ibadetlerim, hayatım, ölümüm, siyasetim, ticaretim, muhabbetim, nefretim, kızgınlığım, öfkem, hepsi âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.” diye konuştu.
İnsanların sevgi ve nefretlerinde de Allah'ın rızasını gözetmesi gerektiğini belirten Yapıcıoğlu “Seviyorsan Allah için sev. Nefret ediyorsan Allah için nefret et. Allah'ın nefret ettiği şeylerden nefret et. Allah'ın sevdiği şeyleri sev.” ifadelerini kullandı.
“Bizim kalplerimizde hiçbir mümine karşı kin bırakma”
Konuşmasının sonunda Müslümanların birbirlerine karşı kin ve düşmanlık beslememesi yönünde dua eden Yapıcıoğlu, HÜDA PAR'ın siyaset anlayışının Allah'ın rızasını kazanma ve millete hizmet etme amacı taşıdığını söyledi.
Yapıcıoğlu “Allah'ım, bizi sevdiğin kullarına sevdir ve sevdiğin kulları bize sevdir. Bizim kalplerimizde hiçbir mümine karşı bir kin bırakma ve bizim kinimizi de hiçbir mümin kardeşimizin kalbine koyma.” şeklinde dua etti.
HÜDA PAR'ın siyaset anlayışını anlatan Yapıcıoğlu, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:
“Biz, siyasetini Allah için yapmaya çalışan, Allah'ın rızasını kazanmaya çalışan, Allah için milletine hizmet etmeye çalışan ve bütün bu araçları, siyaseti, siyaset uğruna gelinebilecek makamları araç olarak gören ve bu aracı da millete hizmet için kullanmak isteyen, millete hizmet etmeyi de Allah'ın rızasına ulaşmanın aracı olarak gören kadrolarız. Böyle yapan kazanır. Gerisi kaybeder.”
İLKHA