Günün Hikayesi: Nostalji!...

Mardin’i gezerek nostaljiyi yaşamak çok az insana nasip olduğunu düşündüğüm bir günü dostlarla ve anıları canlandırarak yaşamak güzel bir psikolojiye sebep oldu! Mardin’i anlamaya çalışmak çok değişik duyguların şahlanmalarına götüreceğini sıradan gözle Mardin’e bakanların fark etmediği bir şeydir.

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

Bazen öyle sıradan baktığımız yerler veya her gün yanından geçip gittiğimiz yerlerin aslında birileri için ne kadar kıymetli olduğunu başka ağızlardan dinlediğimizde daha da içerlenip veya duygulanabiliriz ama çok daha fazla üzülebiliriz ki bu kadar değerlerimiz ve insan ilişkilerinin yarattığı ortamların bu değerlere nasıl baktığınız da ortaya koymaktadır.


Ama sizin baktığınız pencereden bakanların çokluğunu fark ettiğinizde; toplumda değer olan camilerin, medreselerin, yatırların, tarihi eserlerin insan yaşantısını nasıl renklendirip şekillendirdiğini gördüğünüzde ise diyorsunuz ki iyi ki biz bu günü gelip gezerek, görerek yaşadık.
Anı oluşturmayı başaran her kes gibi bizde bu günü anı oluşturarak geçirdik dediğinizde çocuklarınıza, arkadaşlarınıza ve torunlarınıza anlatabilir bir anıya dönüştürme becerisini gösterenler gurubuna giriyorsunuz.


Bir arkadaş, eşi ve sevimli rehberimizle beraber önce Pirhatap’a uğrayıp yanı başımızda olan bir yere ulaşmanın heyecanıyla vardığımızda temiz bir ortamın varlığı dikkat çektiğinde mest oluyorsun.
Diyorsun ki bu kadir kıymet bilme insanların yaşam bilinci konusunda çağ atladığını söylediğinizde sizin kadar heyecanlı olan başka ziyaretçileri görmek ise sizi daha hassas gözlerle bakmaya itiyor.
Oradan çıkıp Derik’te zeytinlerin kraliçe görüldüğü kadim ilçeye bir dostun, bir seyittin mezarına gittiğimiz de ise mezarın iki tarafına zeytin ağacı dikildiğini gördüğümüzde ise zeytinin Kur’an ı Kerimde yer edinmesine daha fazla bağlanıp anlam biçmeye başlıyorsun.
Mezarı başında okunan dualar ve Yasin’den sonra bir başka dostun babasının vefatı için Kızıltepe ye gittiğimizde oranın sıcaklığı gibi insanlarının sıcak karşılamasıyla karşılandık ki!
Bir araya gelen okul arkadaşlarında oluşan topluluğun yaş ortalaması elliyi aşkın olmalarına karşılık Kızıltepe ve insanlarının sıcaklıları o gurubu! Çocukların birleştiği bir meclise dönderip ortamın anılara boğulduğunu gördüğümde iyi yüzme bilenlerin bir araya geldiği ortama dönüşmüştü bile. Daha sonra ikindi namazı için Seyda Molla Hüseyin’in evine gidip tavaf edip hayır duasını aldıktan evinde kıldığımız namazdan sonra yönümüz daha baş döndürücü ortama çevirdik.


Gecesi ayrı güzel olan kolye şehir, gündüzü ayrı güzel olan Mardin!!! İnsanı kendi sokaklarında gezmeye çeken ve çekim kuvvetindeki cazibeyle her karesine bakmaya doyamadığımız eşsiz yapıtlarını bir daha resm etme şansını yakaladığımız için kendimizi çok şanslı hissettik.
Yine dönüp baktığımız veya içine girdiğimiz işyerlerindeki izzet ve ikramın Mardin’in şanına yaraşır bir kültürün hala var olduğunu görmek ise beni misafirlerime karşı gururlandığını söylemek istesem de duyguların tümünün anlatımı olmadığını da söylemek isterim.
Çünkü bazı şeyler anlatılmaz ancak yaşanır dediğiniz bir tabloyu canlı yaşamış olduğunuzdan duyguların yazıya dökülmesi yeteri kadar açıklayıcı olamıyor ve böyle bir ortamı yaşıyorduk. Sanki umut ettiğiniz şeyin gerçekleştiğine tanıklık ediyordunuz.
Günün taçlanmasını ise Sultan Şehmuz’u ziyaret ederek oradaki ortamın dizaynı ziyaretlerin insanlarda dilek ve temenniler kısmındaki duygusallığıyla kıldığımız namaz ve okuduğumuz duaların dileklere dönüşerek gerçekleşmesi ümidiyle günümüze noktayı koyduğumuz bir günün hikâyesine gelen misafirlerin gün ve Mardin üzerine sohbetlerindeki olumluluk ise bir başka gurur kaynağına dönüşüyordu. Sohbetler, paylaşımlar ve ortamlar insanı biraz daha olumlu etkilediğine şahitlik ettiğim için mutluyum.
Umarım herkesin yaşayacağı ve böyle anlamlar yükleyerek mutlu olacağı günleri kendi anılarına ekleyeceği çok anlatımları olur.

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle