Hastanedeki patlama ve yaşananların üzerine

Önceki gün hepimizin yüreğini ağzına getiren patlama sesinin ardından kadim şehrin dört bir yanını siren sesleriyle yankılattıran ambulans sesleriyle yönümüzü Özel Mardin Park Hastanesi'ne çevirdik.

Hastaneye vardığımızda karşılaştığımız ilk manzara yeni doğum yapmış bir kadının elindeki battaniyesi ve hemen önünde telaş ve panik halinde yürüyen belliki ondan daha yaşlı ki; muhtemelen doğum yapan kadının annesi ya da kaynanasının adeta dört elle kucağına sarmaladığı bebeğinin telaşesi ve koşuşturmasıyla karşılaştık.

Yeni doğum yapan kadının korkusu, yaşlı kadının telaşı karşılaşacağımız manzaranın adeta açılış perdesiydi. Hastanede tedavi gören hastalar, yakınları yoğun bakımda solunum ya da yaşam destek ünitelerine bağlı olarak çaresiz şekilde bekleyen hasta yakınlarının endişeleri,

acaba hastamı sağ salim bir şekilde ya da yaşamını etkilemeyecek enaz hasarla burdan çıkarabilecekmiyimin getirdiği korku,

hastanenin içini saran dumanlardan etkilenen hasta yakınları ve hastane personelerinin bir anlamda oluşturduğu endişe ve koşturmanın yaşattığı korkuyu hepimiz iliklerimize kadar yaşadık.

Bir olayın yaşandığı yeri herkes hızlı adımlarla terk etmeye ve olay yerinden uzaklaşmaya çalışırken; olayın vuku bulduğu yere daha fazla yaklaşmanın çabası içerisinde olanlar ise; önce kolluk kuvetleri, ardından gazeteciler, İtfaiye ve tabi sağlık çalışanları olur!...

Bu hep böyle olagelmiştir.

Bu kez olay yerine en az bu meslek alanlarında olanlar kadar hem sukuneti sağlamak, hem de yaşanan keşmekeşliği rayına koyup, hastaneden tahliye edilen yatan hastaları ambulanslarla çevre hastanelere sevkini koordine etmek üzere soluğu hastanenin bahçesinde alan bir adam var idi, hatta adam gibi adam dersek yeridir; Mardin İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Saffet Yavuz!..

Yılların getirdiği tecrübe ve şahsına münhasır fıtri kişiliğiyle yaşanan telaşeyi ekibiyle birlikte suhulet içinde koordine eden, bir yandan hasta yakınlarını sakinleştiren, öte yandan caddenin ortasında solunum hortumlarıyla bekleyen hastaların ambulanslarla en yakın hastanelere sevkini sağlayıp, korku ve endişenin önüne geçmeyi başaran Mardin İl Sağlık Müdürü Sayın Saffet Yavuz ve ekibini gösterdikleri sorumluluk duygusu, hastaların nakli için maraton koşucularını dahi kıskandıracak kadar görev bilinci içinde koşuşturan sağlık çalışanlarını, ambulansların şoför ve görevlilerini de alınlarından öperek kutlamak lazım.

Bir ara açık hava sahra hastanesini andıran Park Hastanesi'nin önündeki cadde sağlık çalışanlarının insan üstü gayretiyle boşaltılmış, endişeli bekleyiş bu kez de yerini içini dumanların sardığı hastanenin son katında bulunan ve dünyaya gözlerini henüz saat yada saatler önce açan bebeklerin tahliyesine çevrilmişti gözler!...

Tam da bu noktada; Mardin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Hakan Kaplan emrindeki itfaiye erleriyle görevi devraldı. Asansörlü itfaiye aracının hedefi son kattta bekleyen tüyü henüz bitmemiş bebeklerdi.

Mardin'de yaşanan her ter türlü olumsuz ve zor olayda gazetecilerin karşılaştıkları itfaiyenin tanınmış siması Davut Aslan, zor görevlerin adamı olduğunu bir kez daha göstererek, kuşandığı yanmaz elbiseleriyle sedyesiyle birlikte yükseltilen asansörün üzerinden ulaştı yeni doğan yoğun bakım ünitesine. 

Korku, telaş ve meraklı bakışların arasında alçalan itfaiye aracının üzerinden kuyumcu hassasiyeti ile bekleyen ambulanslara bebekleri naklederek görevini bir kez daha başarıyla yerine getirdi Davut Aslan!...

Mardin Valisi Mahmut Demirtaş ve beraberindeki yetkililerin olay yerini ziyaret ettikleri sırada; hastane koridorlarında tüten dumanın kokusu sürerken, hastane yönetimin sanki hiçbir şey yokmuş gibi ve olayı çok basite indirgercesine yaptıkları açıklamalar, olayın hastaneyle sanki hiçbir alakasının olmadığını, dışarda yaşanan bir patlamadan sonra tedbir olarak hastaların tahliye edildiği yönündeki açıklamaları anlamakta gerçekten güçlük çektim.

Hepimizi endişelendiren olayda herhangi bir can kaybı, ya da yaralanmanın olmaması hepimiz için sevindirici oldu. Ancak yaşanan olayın  da bu denli basite indirgenmemesi gerektiğini düşünenlerdenim. Hastanenin hemen bitişiğinde, daha önce tıbbi atkların çöp araçlarına tahliye edildiği alanın hastaneye eklenmesi için devam eden küçük bir inşaatın olduğu dikkatlerden kaçmadı.

Hatta yaşanan patlamanın söz konusu inşaat alanına beton dökülürken, dökülen betonların bir kısmının hastanenin jeneratörü ve trafosuna temas ettiği için kısa devre yaptığının, bunun da patlamaya neden olduğu kulaklarımıza gelen iddialar arasında. Yaşananlarda ihmal olup, olmadığını mutlaka araştırılacaktır. 

Hastanede temizlik çalışmalarına başlandı, Umuyorum ki en kısa zamanda eski halinden çok daha iyi şekilde herşey yoluna girer ve hastane sağlık faaliyetlerine yeniden başlamış olur.

Sağlık turizmi noktasında Mardin'de alternatif hastanelerin bulunması gerek şehrimizin kazanımı, gerekse de bu şahirde ikamet eden bütün hemşehrilerimiz için bir şanstır. Ancak, şifa bulmak için gittiğimiz hastanelerden hastaleımızı oksijen tüpleri ve burunlarındaki solunum hortumlarıyla kaçırcasına uzaklaştırmanın çabası içerisinde olduğumuz böylesi olayları bir daha hiçbir hasta yada hasta yakını yaşamak istemez. Zira insan yaşamı herşeyden çok daha değerlidir!

Dipnot; Uzun yıllardır hastanede emek harcayan ve hastanenin adeta vitrün yüzü olan Sadettin Ersöz beyin günler öncesinde işten ayrılmış olmasına karşın zor şartlarda koşuşturan mesai arkadaşlarını yalnız bırakmayıp, yanlarında olması ise adamlığının bir göstergesi olsa gerek!

Bir 6 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava görseli olabilir

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle