HAYTAP Temsilcisi Şimdi: Hayvanlar Günü Kutlu olmasın!

Kısa adı HAYTAP olan Hayvan Hakları Federasyonu Mardin il Temsilcisi Şimdi, Medeniyetler şehri olan Mardin'de günümüzde hayvanlara olan yaklaşım, sahip olduğumuz medeniyeti yansıtmadığını söyledi.

GÜNCEL

Kısa adı HAYTAP olan Hayvan Hakları Federasyonu Mardin il Temsilcisi Şimdi, Medeniyetler şehri olan Mardin'de günümüzde hayvanlara olan yaklaşım, sahip olduğumuz medeniyeti yansıtmadığını söyledi.

Hayvan Hakları Federasyonu Mardin il Temsilcisi Sevcan Şimdi, Hayvanları koruma günü hayvanları korumak ve onların sahip olduğu haklara yönelik farkındalık yaratmak için 1931 yılından beri, her yıl 4 Ekim gününün hayvanları koruma günü olarak kutlandığını kaydetti.

Hayvanları koruma gününün kutlanmasının asıl temel amacının evlerdeki, sokaklardaki, çiftliklerdeki ve doğal yaşam alanlarındaki hayvanların yaşam koşullarınan dikkat çekmek, iyileştirmek, onları korumak ve onların insanlar için var olan değerlerini herkese benimsetmek olduğunu kaydeden HAYTAP Temsilcisi Şimdi, Dünya genelinde hayvanları koruma noktasında sıkıntıların bulunduğunu ancak bölgemizde ve medeniyetler şehri olmakla övündüğümüz şehrimizde söz konusu sorunun çok daha büyük olduğunu üzülerek ifade ettiğini söyledi.

UYGULANMAYAN YASALARIN CEZASINI HAYVANLAR ÖDÜYOR

Sevcan Şimdi, "Dünyada birlikte yaşadığımız, aynı havayı soluduğumuz canlıları bugüne kadar yeterince koruduğumuz pek söylenemez insanların dünya üzerindeki nüfusu etkinlikleri ve kapadıkları alan hızla artarken özellikle hayvanların yaşam alanları daralıyor. Günümüzde soyu tükenme tehdidi altında olan 15 binden çok hayvan türü var. Bu sayı her yıl artıyor, bu bahsettiğimiz şey kedi yada köpekler için değil, gerçekten soyu tükenmekte olan hayvanlarımız da var. Biz onlara da sahip çıkamıyoruz ani insanların bireysel ve toplumsal davranışları şirket lerin eylemleri hayvan ların yaşamını doğrudan ya da dolaylı olarak derinden etkileyebiliyor. Bu nedenle dünya hayvanları koruma gününü kutlamanın önemi daha da artmıştır. 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu 01.07.2004 tarih ve 25.5.59 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Çıkarılan kanun yeterli mi, elbette değil ama sadece 2004'ten bu yana çıkarılan yasa ile kısırlaştırma aşılanmaya çalışmalar düzenli ve disiplinli bir çalışma programı çerçevesinde yapılmış olsaydı şimdi Türkiye'nin birçok yerinde yaşanan bu insanlık dışı görüntülere rastlamayacaktık ve dolayısıyla işin layıkıyla yapmayan kurumlar yüzünden yine hızla artan hayvan popülasyonunun belki de en acı bedelini yine hayvanlar ödüyor" dedi.

Mahatma Gandi'nin "Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimihayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir." sözünü hatırlatan Sevcan Şimdi, Hayvan pomülasyonun önüne geçmek için hiçbir şey yapılmadığına atıfta bulunarak, şehirlerde bulunan yöneticilerin kendi şehirlerinde bulunan hayvanları toplayarak bir başka şehre göndererek adeta bir kısır döngü içerisinde günü kurtarmaya çalışmaktan öteye gitmediklerini kaydetti.

"HAYVANLARINA ŞEVKATLE YAKLAŞAN BİR ŞEHİR OLARAK ANILALIM"

Şimdi: "Bir milletin büyüklüğü ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir" derler!. Aslında bu çok doğru bir ifade;  Bizler Mardinliler olarak kadim bir medeniyetin mirasçılarıyız. Bu güzelim medeniyetimizin sahipleri, tarihi evlerimizin teraslarında ya da önlerinde taşlardan oyulmuş tas ya da kablarda hayvanlar için suluk ya da yemlik bırakmışlar. Bugün Mardin'in sokak ya da caddelerinde halen büyüklerimizin bıraktığı bize örnek olması gereken bu izlerle karşılaşmak mümkün. Peki bizler ne yapıyoruz. Sitemizde, ya da binalarımızın önünde koyduğumuz yemek kablarını ya da sulukları, hayvanlar alışacak korkusuyla tekmelenip atılıyor. Bu ve buna benzer yaklaşımlar, sahip olduğumuz medeniyetin ne kadarına yakışıyor diye sormadan edemiyorum. Ben bu gibi yaklaşımın içerisinde olan hayvanlardan haz almayanları kısa bir süreliğine empati yapmaya davet ediyorum. 5 dakikalığına bile olsa kendilerini o dilsiz hayvanların yerlerine koyarak, hallerini düşünmelerini istiyorum. Yemeği olmayan, suyu olmayan, bir poşet kırışıklığı sesiyle hırçınlaşan, ürken savunmasız hayvanın davranış şekli ne olabilir ki? Mardinliler olarak bir medeniyet şehri isek eğer, sahip olduğumuz medeniyeti sadece insanlara değil, hayvanlara da sevgi dolu şevkatli yaklaşarak göstermeliyiz. Onları aç ve susuz bırakmayalım. Emin olun ki biz onlara muhtaç olsaydık onlar bize bakardı. Bu denli yoğun bir turist ve misafir ağırladığımız şehrin insanları olarak, gelin hayvanlarımıza olan örnek yaklaşımımızla anılalım, Mardin'e gelen insanlara Mardin'imizin eşsiz hoşgörüsünü merhametini ve güzel farkındalığını hayvanlarına da gösteren insanların memleketi olarak anılallım ve hafızalarda bu yönümüzle yer edilelim."dedi

Şimdi, sözlerini şöyle tamamladı: "365 gün boyunca hayvanların işkencelerine el birliğiyle son vermeye çalışan bizler, bunca eziyeti göstermelik bir güne sığdırmaya çalışan kişilere Hayır! diyelim. "Havyanlar günü kutlu olmasın" diyorum, Vicdanı olan herkesi 365 gün boyunca en azından var olan yasalara uymaya ve ’’ Merhamete’’ davet ediyorum"

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle