HÜDA PAR GİK üyesi Şahin: Sapkın projeler ortadan kaldırılmazsa geleceğimiz kararacak

​HÜDA PAR Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi Hasan Şahin, zararlı neşriyatlara karşı ciddi çalışmaların yapılması gerektiğine dikkat çekerek, "Eğer bunlar yapılmazsa o neşriyatın içindeki muzırlar daha çok genç dimağları zehirlemeye devam edecek." dedi.

GÜNCEL
PAYLAŞ:

HÜDA PAR Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi Hasan Şahin, Rehber TV'de Muhammed Hadi Aydemir'in sunduğu Medya Kritik programına çevrimiçi katılarak kaldırılan İstanbul Sözleşmesinin devam eden  etkileri ile sapkın içerikli yayınlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

İstanbul Sözleşmesinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından feshedildiğini hatırlatan Şahin, buna rağmen bu sözleşmenin toplumda bırakacağı etkilerinin devam edeceğini belirtti.

Şahin, "Çünkü bu tür projeler yapıldığı zaman özellikle Avrupa Birliği (AB) ve Dünya Bankası finansmanlı projelerin hedeflediği dünyada tek bir şey vardır: Toplumları değiştirme ve dönüştürme. Toplumu değiştirmeye ve dönüştürmeye hazırlanmışsanız ve bunun için projeler üretip de bunu toplumlara bir şekilde uygulamaya çalışmışsanız öyle bir anda 'bunu kaldırdık ve kalktı' ile o projeler veya sözleşmelerin rahat rahat bıraktıkları etkileri ortadan kalkmaz. Genç yaştaki evliliklerden aile içindeki sorunlara kadar, özellikle eğitimde uygulanan Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile ilgili projeler maalesef etkilerini devam ettirecektir. Çünkü toplumun bir kısmı o projelere karşı çıkarken bir kısım da o projelerin yanında." dedi.

"Projelerin tümünün hedefinde toplumu değiştirme ve dönüştürme vardır"

1990'lardan sonra Türkiye'deki eğitim sisteminin AB ve ABD modeli üzerine inşa edildiğini belirten Şahin, "Şu anda AB ve ABD'nin özellikle dünya bankası üzerinden finansörlüğünü yaptığı projelerin tümünün hedefinde toplumu değiştirme ve dönüştürme vardır. Bunu da uygulayabilecekleri en önemli alan sosyal ve eğitim alanlarıdır." ifadelerini kullandı.

"Sapkın projeler toplumun önüne konulmuş veya eğitim sisteminde proje olarak uygulanmış"

Şahin, "Ülkeyi yönetenler halen 'geleceğimiz AB'dedir' diyorlarsa, AB'nin dayattığı projeleri uygularken de herhangi farklı bir şey yapamayacaklardır. Bugün bu tür sapkın projeler toplumun önüne konulmuş veya eğitim sisteminde proje olarak uygulanmış. Her ne kadar Milli Eğitim Bakanı 'biz bunu durdurduk' dese de yarın AB kapılarına tam üyelik için gittiğinizde bunlar tekrar önünüze konulacaktır ve siz istemeseniz de bunu kendi eğitim sisteminizde veya toplumunuzda uygulama zorunda kalacaksınız." diye konuştu.

Şahin, "Hükümetin ciddi bir irade ortaya koyması lazım. Hem AB ile ilgili süren hem de özellikle Dünya Bankası tarafından finanse edilen projelerin sadece ekonomik  yönüne değil toplumda yaratacağı tahribata, oluşturacağı erozyona, eğitim sisteminde oluşturacağı çarpıklığa dikkat ederek o projeleri alıp ondan sonra uygulaması gerekecek." değerlendirmesinde bulundu.

Halen özellikle Kültür Bakanlığının bastırdığı kitaplarda Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesini (ETCEP) özendirecek ifadelerin yer aldığını hatırlatan Şahin, "Bu nedenle mutlaka basılan kitapların kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesi, denetlemesi gerekiyor. Eğer bu tür yayınların önüne geçilmezse bu bir felaket olarak önümüze çıkabilir." diye belirtti.

Daha önce bazı kitaplarda yazılım sayesinde zararlı içeriklerin bulunulduğuna işaret eden Şahin, yine aynı yöntemle ders kitaplarında bunun uygulanabileceğini belirtti.

"Eğitim politikamız ABD'nin bireyselcilik eğitim anlayışı üzerine inşa edilmiş"

Şahin, "Türkiye'de her eğitim bakanı değiştiğinde eğitim sisteminden dert yanıyor. Herkes eğitim sisteminden mustarip ama maalesef eğitim sistemini medeniyetimiz üzerine, değerlerimiz ve müktesebatımız üzerine inşa etmek için eğitim politikaları geliştiremiyoruz. Eğitim politikamız ABD'nin bireyselcilik eğitim anlayışı üzerine inşa edilmiş ve böyle devam ediyoruz. Nitekim bireyselcilik çok tehlikelidir. Bireyselci anlayış, dünyada küresel emperyalizmin kapitalist sistem üzerine inşa ettiği temel felsefi anlayıştır. Tüketimin daha fazla olması için bireyselciliğin hızla yayılması lazım.  Bireyselcilik hızla yayılırsa üretim artacak, üretim arttığında da kapitalist dünyanın asıl temsilciliğini yapan ABD ve batı daha fazla kazanacak ve siz daha fazla yoksullaşacaksınız. Bunu da eğitim üzerinden gerçekleştiriyorlar. Bireyselleşen toplumlar çabuk sömürülür."

"Toplumlara bir şekilde ihraç edilen bu projeleri alırken aman ha çok dikkatli olmalıyız"

Sapkın projelerin ortadan kaldırılması için neşriyat ve medya üzerinde ciddi çalışmalar yapılması gerektiğine dikkat çeken Şahin, "Eğer bunlar yapılmazsa o neşriyatın içindeki muzırlar genç dimağları daha çok zehirlemeye devam edecek, geleceğimiz kararacak. AB ve Dünya Bankası üzerinden toplumlara bir şekilde ihraç edilen bu projeleri alırken aman ha çok dikkatli olmalıyız. Sadece, buradan birkaç kuruş para kazanacağız diye kendi geleceğimizi yok etmeyelim." diye konuştu.

İLKHA

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle