İklim Değişikliği Mardin'de kuşların yaşantısını da değiştirdi

Dünya genelinde etkili olan Hava sıcaklıklarında küresel ısınma nedeniyle meydana gelen artışlar, Mardin'de kuş popülasyonunu etkiledi.

YAŞAM
PAYLAŞ:

Hava sıcaklıklarında küresel ısınma nedeniyle meydana gelen artışlar, göçmen kuşları da etkiledi. Yapılan araştırma, artan sıcaklıklar nedeniyle kuşların göç stratejilerinde değişimler yaşanırken Mardin'de de farklı kuş kuş türlerine rastlanmaya başlandı. 

Küresel iklim değişikliği nedeniyle değişen hava şartları kuşların göç stratejilerini de etkiliyor. Bu da uzun süreçte bunların göç döngü, takvim ve stratejilerine yansıyor. Birçok ülkede küresel iklim değişikliği nedeniyle göç eden türler göç etmemeye başlarken bazı kuş türleri de yerleşik duruma geçti.

Bu türlerden biri Mardin'de görülmeye başlanan Bayağı Alakarga Kuşu. 

       Mardin'de Yenişehir Mahallesi Bilkent Sitesinde ikamet eden Salih Korhan isimli okuyucumuzun site bahçesindeki ağaçlarda yuva yapan kuşlar arasında Kanada Kargası olarak bilinen Bayağı Alakarga Kuşunun da artık Mardin'de yaşamaya başladığını fotoğrafladı.

        Korhan uzun süreden beri her sabah uyandığında ağaçların üstündeki kuşları incelediğini belirterek, "Burada farklı bir kuş görünce fotoğraflayıp araştırdım. Bunun  Kanada Kargası olarak bilinen Bayağı Alakarga Kuşu olduğunu öğrendim. Daha sonra yıllar arasında göç takvimlerinde değişiklikler var mı bunları inceledim. Bu kuşların hangi ülkelerde yaşadığını öğrenince bunların Mardin'de yaşamasını son yıllarda iklim değişiklikleri ile kuşların göç takvimlerinde yaşanan değişikliğe başladım”dedi. 

Bayağı Alakarga Kuşu

      Âdî alakarga ya da bayağı alakarga (Garrulus glandarius), kargagiller (Corvidae) familyasından kanat lekeleri mavi ve beyaz, kuyruk sokumu beyaz, kuyruğu siyah bir kuş türü.

        Bayağı alakarga (Garrulus glandarius), kargagiller (Corvidae) familyasından kanat lekeleri mavi ve beyaz, kuyruk sokumu beyaz, kuyruğu siyah bir kuş türü. Uçuşta beyaz kanat paneli, kuyruk sokumu ve siyah kuyruğu ile hemen tanınır.
         Uçuşta beyaz kanat paneli, kuyruk sokumu ve siyah kuyruğu ile hemen tanınır. Genellikle tek başına ya da küçük gruplar halinde bulunur, ilkbahar gösterilerinde daha büyük gruplar oluşturabilir. Ormanlar, meyve ve zeytin bahçeleri, büyük parklar, bahçeler, bazen de şehir parklarında gözükür.

Küresel Isınma

        Küresel ısınma çok uzak değil, yakında etkili olabilecek bir felaket. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin boyutları git gide artmakta.

        Böyle devam ederse, yeni bin yılın çocukları havada, kargadan başka kuş göremeyecek.
        Atmosferdeki bu değişim, ekonomimizi, insan sağlığını, yaban hayatını kötü bir şekilde etkiliyor. Nasıl ki, eskiden madencilerin madene beraberlerinde indirdiği kanaryanın fenalaşması, madencilere havadaki metan gazının arttığını haber veriyorsa günümüzde de hızla yok olan narin kuş türleri de bize atmosferimizin kimyasal bileşiminin iyice bozulduğunu açık bir şekilde gösteriyor.
        Küresel iklim değişimi sonucunda sadece şehirlerimiz su altında kalmayacak; yıllardır mısır ektiğimiz tarlalarda pamuk ya da Hindistan cevizi yetiştirmekte de zorlanmayacağız. Özellikle Mardin'de birçok köye dağıtılmış olan Hollanda’nın nazik Holstein inekleri de yakında süt vermez olacak. Belirli bir iklimin ve bitki örtüsünün bulunduğu şartlarda yaşayabilen birçok hayvan, ekolojik şartların değişmesi ile ya yok olacak, ya da yaşamını sürdürebileceği şartların hüküm sürdüğü bölgelere (eğer varsa!) doğru göç etmek zorunda kalacak.
       Zaten, insan göçü ile beraber artık bitki ve hayvan göçü de başlamış durumda. Günümüzde tropikal bitkilerin kuzeye doğru yayılması, küresel iklim değişiminin en önemli işaretlerinden biri olarak görülüyor.
       Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk’ün de belirttiği gibi, Hint Okyanusu’na özgü balıkların Süveyş Kanalı’nı geçerek, Akdeniz’e göç ettikleri artık bilimsel bir gerçek.

       İklim değişiminden en çok etkilenen canlılardan biri de kuşlar. Artık yaşamlarını sürdürebilecekleri şartların hüküm sürdüğü yeni bölgeler bulamadıkları için göç edemeyen kuşlar, maalesef kitleler halinde ölmeye başladı. Örneğin, Santa Barbara’daki California Üniversitesi’nin kampusünde 1990 yılında yapılan bir araştırma, Michigan eyaletinin sembolü olan Kirtland’s Warbler kuşunun, sera gazları ve hava sıcaklığındaki değişimlere karşı çok hassas olması nedeniyle, neslinin son yıllarda (koruma altında oldukları halde) yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ispatladı.

       Benzer şekilde Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir başka araştırma da, kışın görülen ötücü kuşların neslinin tükenmeye yüz tutmasının iklim değişikliğinin kısa vadeli bir ekolojik işareti olduğunu ortaya koydu. Araştırma, son 30 yılın artan kış mevsimi hava sıcaklıkları ile ötücü kuşların sayı ve türlerindeki azalmalar arasında da ilişki olduğunu belirledi.
       İngiliz Kraliyeti Kuşları Koruma Örgütü ise çok korkunç bir gerçeği ortaya çıkardı. İngiltere’de kuşların sayısı hızla azalıyor. Ülkede, son 25 yılda 22 milyon çift kuşun, 17 milyonu yok oldu. Diğer bir deyişle, 1972 yılından beri sadece İngiltere de, dakikada ikiden fazla kuş ölüyor (BBC, 8 Aralık 1999).

 

Sıcaklıklar rekor kırıyor

         Fransa’da kış aylarını yaşaması gereken pek çok şehirden 24-25 dereceleri bulan sıcaklık bildirimleri geliyor. Azor Adaları ve subtropik Atlantik’ten gelen sıcak hava dalgaları ülkede rekor sıcaklıklara yol açıyor. Her ne kadar sıcak hava dalgaları normal bir doğa olayı olsa da, iklim krizi nedeniyle bu değişimler çok daha yoğun olarak yaşanıyor. Science dergisine demeç veren meteoroloji uzmanı François Jobard, bunun 1900’den bu yana Şubat ayının ikinci en sıcak başlangıcına işaret eden “anormal bir olay” olduğunu söyledi. Jobard “Basitçe söylemek gerekirse, bunlar şubat ayında değil, haziran ayında görmeyi beklediğiniz sıcaklıklar” dedi. Tekil olayların küresel ısınmadan kaynaklandığını tespit etmek nispeten daha zor olduğunu söyleyen Jobard, sıcaklık artışlarının gezegen ısınmaya devam ettikçe daha yaygın görüleceğini söyledi. 

          PNAS - Amerika Ulusal Bilimler Akademisi Bildiriler Kitabı‘nda yayınlanan araştırma Amazon yağmur ormanlarındaki yerli toprakların ve korunan alanların tropikal ormanlardan kaynaklanan tüm karbon emisyonlarının sadece yüzde 10’unu oluşturduğunu ortaya koydu. Reuters’ten Anastasia Moloney’in haberine göre araştırma 2003’ten 2016’ya kadar Amazon’un atmosfere net bir karbon salımı olduğunu gösterdi. Hem kayıplar hem de kazançlar birleştirildiğinde ortaya çıkan veriye göre bölge yaklaşık 1.290 milyon ton karbon saldı. ABD merkezli Woods Hole Araştırma Merkezi‘nden Wayne Walker, “Karbon açısından baktığımızda korunan toprakların ve yerli bölgelerin kayıplara, özellikle de ormansızlaşma ile ilişkili kayıplara karşı azaltımda muazzam bir iş çıkardığını” ancak ne yazık ki “Yasa dışı faaliyetler, madencilik ve ormansızlaşma, kuraklık ve orman yangınlarıyla ilişkili kayıplar bu bölgelerde de görülüyor” dedi.

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle