İngiltere’de AB vatandaşlarını hedef alan plana tepki: Trump tarzı izole edici politikalar bize zarar verir
İngiltere'de Nigel Farage liderliğindeki Reform UK partisinin, ülkede yerleşik olarak yaşayan yabancıların konut ve çalışma haklarını hedef alan yeni göç politikaları Avrupa Birliği (AB) vatandaşları arasında endişeye yol açtı. İnsan hakları savunucuları ve göçmen temsilcileri, önerilerin Brexit referandumu sırasında verilen güvencelerle çeliştiğini savunuyor.
Partinin açıkladığı güncellenmiş göç politikaları kapsamında, yabancı uyrukluların sosyal konutlardan çıkarılması ve işverenlerin yabancı çalışanlar için daha yüksek mali yükümlülüklerle karşı karşıya bırakılması öngörülüyor. Düzenlemelerin, İngiltere'de yerleşik statüye sahip AB vatandaşlarını da kapsayacağı belirtildi.
İngiltere ile Avrupa Birliği arasında Brexit sonrasında imzalanan anlaşma, yerleşik statü sahibi AB vatandaşlarına ülkede süresiz yaşama ve çalışma hakkı tanırken, sosyal güvenlik ve emeklilik haklarını da güvence altına alıyor. Uzmanlar, Reform UK'nin önerilerinin hayata geçirilmesinin ancak Brexit anlaşmasının yeniden müzakere edilmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çekiyor.
Siyasi gözlemciler, böyle bir girişimin Avrupa Birliği'nin misilleme niteliğinde adımlar atmasına, AB ülkelerinde yaşayan İngiliz vatandaşlarının haklarının etkilenmesine ve taraflar arasında yeni ticari gerilimlerin ortaya çıkmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Partinin Hazine Sözcüsü Robert Jenrick tarafından açıklanan "göçmen iş gücü vergisi" planı kapsamında, işverenlerin İngiliz vatandaşı olmayan çalışanlar için daha yüksek ulusal sigorta primi ödemesi ve ayrıca yıllık ek ücretlerle karşı karşıya kalması öngörülüyor. Düşük gelirli çalışanlar için bu ek maliyetin yıllık 3 bin 750 sterline kadar çıkabileceği ifade ediliyor.
Jenrick, söz konusu uygulamada uzun yıllardır İngiltere'de yaşayan veya İngiliz vatandaşı eş ve çocuklara sahip AB vatandaşlarına herhangi bir ayrıcalık tanınmayacağını belirtirken, işlerini kaybeden yabancıların ülkeyi terk etmeleri gerektiğini söyledi. Bu açıklamalar, göçmen hakları savunucuları tarafından sert şekilde eleştirildi.
İngiltere'deki AB vatandaşlarının haklarını savunan the3million adlı kampanya grubu, Reform UK'nin önerilerinin Brexit kampanyası sırasında verilen sözlerle açık biçimde çeliştiğini savundu. Grup temsilcilerinden Daniel Sohege, AB vatandaşlarının son on yıldır belirsizlik ve güvensizlik içinde yaşadığını belirterek "Referandum öncesinde haklarımızın korunacağı söylendi. Brexit anlaşması imzalandığında da aynı güvenceler verildi. Şimdi ise olası bir Reform hükümetinin bu hakları tamamen ortadan kaldırabileceği söyleniyor." ifadelerini kullandı.
İngiltere'de 37 yıldır yaşayan Hollanda vatandaşı Nicole de önerilerden duyduğu kaygıyı dile getirdi. Uzun yıllardır aynı şirkette çalıştığını belirten Nicole "Burası benim evim. İngiltere'de Hollanda'da yaşadığımdan daha uzun süre yaşadım. Her şeyi kurallara uygun yaptık. Buna rağmen yıllardır burada yaşayan insanların haklarının bir anda ellerinden alınmasının kabul edilemez olduğunu düşünüyorum." dedi.
Muhalefetteki Liberal Demokrat Parti'nin Avrupa Sözcüsü Al Pinkerton ise Reform UK'nin planlarının yüz binlerce insanın hayatını belirsizliğe sürükleyeceğini belirterek, önerilerin İngiliz ekonomisinde kaosa yol açabileceğini savundu. Pinkerton "Bu tür sert ve ayrıştırıcı politikalar İngiltere'yi daha da yalnızlaştırabilir ve en önemli ticaret ortaklarıyla yeni gerilimlere neden olabilir. Bu acımasız, Trump tarzı politikalara başvurmak, Birleşik Krallık'ı daha da izole edecek ve ekonomiyi canlandırmak, savunmamızı güçlendirmek ve büyümeyi hedeflemek için birlikte çalışmamız gereken bir dönemde en yakın ticaret ortaklarımızdan zarar verici misillemelere yol açacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Reform UK'nin önerileri henüz resmi hükümet politikası niteliği taşımasa da, açıklamalar İngiltere'de Brexit sonrası dönemde göçmen hakları ve uluslararası yükümlülükler konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
İLKHA