TÜVTÜRK

Yalnızlaşıyoruz

Yalnızlaşıyoruz

 

En ücra sinir hücrelerimizin uç noktalarına kadar hissettiğimiz yaşamın girintili çıkıntılı ekseninde, ayakta kalmaya çalışıyoruz. 

Değişimin değişmekten nefes aldırmadığı anlık değişimlere ayak uydurabilme noktasında, büyük çabalar sarf ediyoruz. 

Değirmen taşının buğday tanelerini un ufak edip toz haline getirdiği gibi, biz insan evlatları da zaman denilen öğütücü mecranın içinde kendi toz dumanımızla, yine tozu dumana katarak yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz.    

Dijital dünyanın birebir etkisi ve internetin en küçük zerremize kadar işleyen sarmalında, elimiz kolumuz bağlı, teslimiyetin umarsızlığıyla oyalanıp duruyoruz. 

Geçmiş zamanlardan bu güne hadi lafın özü şimdiye değin diyelim, hiç olmadığımız kadar bunca insan ve çevreyle bağlantı halinde olduğumuzu görmüyoruz 

Ve şimdiki zamanımızın en büyük paradoksu olan, birbirimizle fazlasıyla bağlantı halindeyken her nedense, 

Modern dünya ile süslü günlük yaşamın aşırı bağlantıları arasında, 

Kendimizi soyutlanmış hissediyoruz. 

Artan sanal arkadaşlıkların ekran yansımaları, yine sanal olan ilişkinin samimiyetsizliğinde boğulurken, 

Gerçek hayatta görüştüğümüz arkadaş oranımızın düşüklüğünü de çok geç fark edebiliyoruz. 

Hayatın aşırı yüklemeleri artarken, 

Karmaşıklığı karşısında biçare, dışlanıyoruz, 

Yalnızlaşıyoruz. 

Kendimize eşlik etmenin,  

Yalnızlığımıza bir nefes olabileceğinin hesabını yaparak, 

İç huzurumuzla dekore edeceğimiz içsel evimizde, 

Var oluşumuzun keyfini sürmenin, 

Çok daha büyük bir keyif olabileceğini, 

Pek de düşünmüyoruz. 

  

Yorum Yaz