James Boschert kimdir? James Boschert kitapları ve sözleri

Mühendis, Yazar, Eski Asker James Boschert hayatı araştırılıyor. Peki James Boschert kimdir? James Boschert aslen nerelidir? James Boschert ne zaman, nerede doğdu? James Boschert hayatta mı? İşte James Boschert hayatı...

BİYOGRAFİ
Mühendis, Yazar, Eski Asker James Boschert edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında James Boschert hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. James Boschert hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte James Boschert hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi:

Doğum Yeri:

James Boschert kimdir?

James Boschert 1950'lerin başında Malaya kolonisinde büyüdü. On beş yaşında İngiliz Ordusu'na katıldı. Daha sonra Ortadoğu'da yaşadı ve Umman, Lübnan, İsrail ve İran ordusunda çalıştı. Boschert, 1978'de İran şahı devrildiğinde İngiltere'ye geri döndü.

Kuzey Denizi'ndeki bir tankerde mühendis olarak çalışmaya devam etti. California'daki Lawrence Livermore'daki Ulusal Ateşleme Tesisi'nde lazer teleskopların geliştirilmesinde optik mühendisi olarak çalışmıştı.

James Boschert Kitapları - Eserleri

  • Alamut
  • Alamut Fedaisi
  • Fedai
  • Yunan Ateşi
  • Bir Şahin Uçuyor
  • Ejderhanın Nefesi
  • Kantara Fedaileri
  • İntikam Fırtınaları

James Boschert Alıntıları - Sözleri

  • Dün bugünün deliliğini hazırladı Yarının sessizliğini, zaferini veya umutsuzluğunu: İç! Çünkü ne nereden geldiğini ne de nedenini biliyorsun İç! Çünkü ne nereye gittiğini ne de nedenini biliyorsun. Ömer hayyam (Fedai)
  • Öfke ancak insanın başını derde sokar. (Kantara Fedaileri)
  • Keşke, keşke bir denizci olsaydım, Keşke birisi bana bir tekne verseydi, Her akşam sarardım yelkenlerimi Gözlerinin mavi limanında. (Bir Şahin Uçuyor)
  • Bilinç seviyesi ne kadar düşerse fanatiklik de o kadar artar. (Alamut)
  • "Şunu bil ki düşmanlarımızla savaşacağın kadar onlarla ahbaplık da edeceksin. " "Şimdi bile dostla düşman konusunda kafa karıştıran başka bir dünyada yaşıyorsun. " (Fedai)
  • Önemli hiçbir savaş coşkusuz kazanılmaz. (Ejderhanın Nefesi)
  • "Şunu bil ki düşmanlarımızla savaşacağın kadar onlarla ahbaplık da edeceksin," diye uyardı Montague'yu. "Şimdi bile dostla düşman konusunda kafa karıştıran başka bir dünyada yaşıyorsun." (Fedai)
  • Bir grup vahşi barbar dağlardan indi vadiye sel gibi Sürülerimizi ezip geçerek. Çobanlar kaçıp gitti. Sadece ben bükük yayım ve içi ok dolu kılıfımla, Düşmanın etrafında dolanıp Mimledim gittiği yolu. John Ross, The Book of Scotish Poems (Bir Şahin Uçuyor)
  • Daran gururla sırtını dikleştirdi. “Ben bir Kürdüm, lordum.” (Bir Şahin Uçuyor)
  • Kendi gururunun kölesi olduğu için bu kadar kötü... (Alamut)
  • Bir ara Yasemin, Talon'a dönüp sordu. "Neden kadınlar yemeklerini kocalarıyla yiyemiyor, Süleyman?" (Fedai)
  • İnsanları mağrur kılmak için mütevazılığı kullan (Ejderhanın Nefesi)
  • senin hatrına, aceleyle gidiyorum karada ve suda: Senin hatrına geçiyorum çölü ve ayırıyorum dağı ikiye, Ve yüz çeviriyorum her şeyden, Ta ki ulaşana dek Seninle yanlız olduğum yere. (Bir Şahin Uçuyor)
  • Limanda kölelerin kırbaçlarla çalıştırıldığını görmek rahatsız ediciydi. Bunlar savaşlarda ya da kuşatmalarda ele geçirilen esirlerdi; fidye veremeyenler köle oluyordu. Talon hem Müslümanların hem de Hristiyanların bunu yaptığını biliyordu. Bu iyi bir kaynaktı, çünkü savaşlar hiç son bulmuyordu ve bu vasıtayla sonsuz bir işgücü sağlanıyordu. Esirler nadiren altı aydan uzun hayatta kalıyor, hastalık veya yorgunluktan düşüp ölüyorlardı. Cesetler çürümesi için bir hendeğe atılıyor ve leşçil kuşlar tarafından yeniliyor ya da eğer nehrin kıyısında çalışıyorlarsa muhtemelen timsahlara yem oluyorlardı. Son derece rahatsız olan Talon bu İnsanların gözlerine bakamıyordu. (Fedai)
  • Fedailerin görevlerini yerine getireceğinden hiç şüphesi yoktu. Başarılı olmamaları düşünülemezdi bile. (Fedai)
  • Sanki her şey bir sis perdesinin ardına gizlenmiş gibiydi. Ne düşünürse düşünsün, anlamak için ne kadar çaba gösterirse göstersin sonunda içinde derin bir acı ve aşağılanma duygusuyla kalakalıyordu. (Alamut)
  • Devenin tek bir hörgücü vardır; Çöl devesininse iki; Ya da bunun tersi. Hiç emin değilim. Ya siz? Ogden Nash (Ejderhanın Nefesi)
  • "Bir intikam yolculuğuna çıkmadan evvel iki mezar kaz." Konfüçyüs (Ejderhanın Nefesi)
  • Ah, işte şimdi fark ediyorum Korsanların uzaktaki yelkenlisini. Ve hayalim için yas tutuyorum; Feryat edip yakaran hacılar gibi. Zira artık biliyoruz kaderimizi. Graham (Fedai)
  • Ve ağacın etrafında dans edip neselenecegiz Her sene panayıri görmeye gidecegiz; Ve kafaları çekip can sıkıcı kaygılara kafa tutacağız Ve mutlu olacağız Temmuzun ilk Cuma si (Alamut Fedaisi)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle