Kim bilir ne hayalleri vardı

Geçtiğimiz yıl ihalesi yapılmış, ilk kazma vurulmuş ve çalışmalara başlanmıştı.

Yüzlerce kazalı habere, ölümlere ve nice acılara yer olan Mardin - Midyat Karayolu'ndan söz ediyorum. Karayol demek ne kadar doğru olur bilmem ama acının yolu diye de nitelendirilebilir. 

Türkiye'mizde nedendir bilinmez ama bizim bu bölgede yapılan çalışmalar, ya çok geç başlar ya da başlandı mı da çok geç bitirilir.

Acıların yolu olarak nitelendirdiğimiz Mardin - Midyat Yolu'nda bugüne kadar yaşanan kazaların elbetteki hepsinin temelinde acı vardı! 

Ancak bu son acı öyle sanıyorum ki diğerlerinden biraz daha farklı oldu. Zehra Balamur, genç bir kız, gelin gideceği Midyat'a yarınlarda çocuklarına, kimbilir belki de torunlarına göstereceği yaşamının dönüm noktası olan evlilik albümünün fotoğraflarının çekimi ve ardından da akşam yapılacak kına gecesi için gelin gideceği Midyat'a doğru müstakbel nişanlısı ve ailesiyle birlikte  yola koyulmuştu.

Hop geçidini geçmiş, Ömerli'ye doğru seyir halindeyken, muhtemelen yağan karın da etkisiyle yaşanan feci kazada olay yerinde yaşamını yitiriyordu.

Kaderin önüne geçilmez, ömrü bu kadarmış, elden ne gelir gibi teselli dolu cümleler kurmak elbetteki inancımızın gereği ya da  tesellimizi dile geleceği cümleler olarak sıralandı, sıralanmalı da!.. 

Ancak bazen de sormadan da edemiyor insan!

Yol çalışması en sıkıntılı nokta olan kazanın yaşandığı bölümden başlatılamazmıydı? 

Kim bilir Zehra kızımızın yarınlara dair ne hayalleri vardı, bu sabah uyandığında nasıl bir heyecanı vardı, Bu gece kınası, yarın ise düğünü, davet ettiği sevdikleri, mutlu gününün heyecanını paylaşmak üzere yanında bulunmasını istediği arkadaşları ve daha ona dair bundan sonraki yaşamı için dile getirilebilecek, adım atacağı evliliğe dair beklentileri!...

Hepsi de yalan oldu.

Sanki hiç yaşamamış ve yaşanmamışçasına beyhude!...

Boğazımızı düğümlenen acı bizleri derinden derine etkiledi bizleri ama asıl acı ailesine kaldı. Rabbim saadetini ebedi yaşam olarak iman ettiğimiz ahirette tamamlasın. taksiratını affeylesin, mekanını cennet eylesin. Yaralılara da şafi ismi hürmetine şifa buyursun.

 

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle