Kıskançlık

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:
Ne kadar çalışırsan çalış, ne kadar kazanırsan kazan, kendi kazandıkların sana kalsın, lakin benim kıta sahanlığıma girme yeter.

Seni kıskanan senin gibi olsun derim ama senin gibi olmaları içinde; zaman ayırıp eğitim görmeleri gerekiyor ki bulundukları yerden ofsaytta düşmesinler.

İnsanların kendilerini yaşatmaları için geçmişten gelen ciddi bir emek sonrası; kendi ayakları üzerinde durmasını öğrendi ve bu öğrenim yaşamın geleceğini de etkiler durumda kendini canlı tutuyor.  Eğer bu canlılığı ayakta ve hareketli tutmazsan kendinden emin olabileceğin herhangi bir konun kalmayacağından emin olabilirsin.

Senin yaptığın atraksiyonları, sana kazandırdıkları; senin hanende dururken ekstradan çabalar için hazırlığın var mı yok mu onu kestiremedim.

İnsanlar ve insanlık ilerlemek için sürekli devinim ve çalışma içinde olmak zorunda, bu çalışma ve devinim insanlara güzel şeyler de yaşatır.  Yaptığın yolculuklarda sana partner olan yabani canlıların yolda sana yaşattıkları, renkli yolculuğu dile getirmek veya kelimelerle sınırlarını çizmek anlamı daraltır.
Bu yaratıcılık ve güzel şeyler bazen geride kalanlar, tembel insanlar tarafından algılanmaz veya üretmedikleri için hazıra konacak yollar ararlar ama genellikle tembel olanların bu arayışların yöntemi de yanlış olur. Sizin yönteminiz yanlış dahi olsa doğru yaklaşımla yardım alınır ve bu yardımın doğru kullanılması sizin daha farklı bir arayışta olduğunuzu gösterir. Yani çözüm noktasına yakın olmuş olursunuz.

Yetersiz insanların yapması gereken bir şey onların biraz daha hareketli olmaları ve gelişmeleri daha iyi anlamaya çalışarak kendilerini geliştirmeleridir. Bir tek kendileriyle sınırlı olmayacak ilişki ağı içinde yardım ve paylaşımları kabul edip doğru davranmayla kendinizi aştığınızda daha farklı hareketlilikle kendiniz aşarsınız.
Zaten kıskaçlık zayıf duyguların kendini yenileyemediğinden ve geride kaldığından kaynaklanmıyor mu ki? Siz kendinizi yenilediğinizde öne çıkar görünür olursunuz, yenileşmeyi sağladığınızdan gelişmiş olursunuz böylelikle sizin kıskanacağınız bir konunuz olmaz, kıskançlık yapacağınız konularda ortadan kalkar.
Eğer çalışkan insanı kıskanmayıp onun gibi olmaya çalışırsa bir süre sonra kendisinin de geliştiğini görüp kendisini farklı değerlendireceği kesindir. Onun gibi davranmak yenilikçi hareketlerde bulunmayı gerektirir, emek ile canlı kalmayı başarmak ve başarıyı paylaşmak ise seni kabul görür pozisyonuna sokar.
Yani kendisini de geliştiğini gördüğünde ve bunu samimi bir şekilde kendisine ve çevresine itiraf ettiğinde başkalarına da örnek olabilecek samimi ortamlar yaratacağından iyi bir şeye de vesile olmuş olur. 

Değişimi kendinizden başlattığınız için başkasından da değişim istemedeki duygularınızın samimiyeti ikna edici olur, insanın inanmadığı herhangi bir gelişmeyi başkasından istemek için önce samimi davranış gösterip öyle davet etmelidir.
Böyle durumlarda sözcüklere gerek olmayan bir psikoloji ortamına başka insanları davet edip orada yaşatmaya başlarsın bu sözcüklerin anlatacağı bir duygu değildir, ancak ve ancak yaşanır. Sizin yaşadıklarınızı bütün hücreleriniz ve bütün organlarınızla yaşayacağınız için bunların her birine dil olacak kelime üretilmediğinden anlatım sürekli az ve yavan kalır.

Kuşların uçuş duygularını kim doğru dürüst yorumlayabilir? Kuşlar ve insanların kuşları yorumlamaları, çok komik bir tablo oluşturur. Uçan kuşlar, duyguları yaşayan kuşlar ama yorumlayan insanlar bu nasıl bir empati veya bu nasıl bir bilinçtir ki aynı duyguyu taşımayanların bir başka canlının adına konuşmaya soyunması garip bir paradokstur.

Özgürce uçabilen ile yerde yetersizliklerle debelenen canlıların muhakemesinde nasıl doygunca yorumlama çıkarabilir ki. Kulvar farklı, beyinlerin çalışma düzenleri farklı, canlı türleri farklı ve bu anlatımda ısrar ancak yetersiz açıklamalarla geveleme olur
Kuşların dinozorların soyundan olduğunu düşündüğünüz de, insanların ne kadar da küçük kaldığını düşündüğümüzde, insanların kendi kulvarında kalmaları daha doğru, iyi çalıştıklarında bulunduğu yerin hakkını vererek yaşayabilirler. 
Kıskançlıkta ancak ve ancak o duygudan kurtulduğunuzda onu sağlıklı yorumlayabilir ve kaybedilen zamanlarda kazanımların eksikliğini hissedebilirsin. Kıskançlığı aştığınızda göreceksiniz ki yaşam daha güzel ve daha yaşanılır durumdadır. Belki yaşanılır olduğunu fark ettiğiniz daha farklı güzelliklerin de farkına varırsınız. 

Kendini bu algılamaya ve bu tarz bir dinginlik kokan mütevazılığa hazırlayan insanlar için çok az bir zekâ ve çok emek gün yüzüne çıkarmak isteği isteklerin tümün gerçekleştirir. 
Yani kendisi emeğine güvenerek kendini var etmesini bildiği için bir başkasını kıskanması gerekmemektedir. Kıskançlık zayıf insanların işi ve erişemeyeceği şeyleri kıskanırlar. "Kıskanma ne olur çalış senin de olur" diyen atasözü boşuna söylenmemiştir.

YORUMLAR

  • Sayın yazar yazdığınız yazıları gerçekten kendiniz anlayabiliyor musunuz?
    En azından anlayabileceğimiz şekilde yazı yazarsanız sevinirim.

Yorum Ekle