Alavara - Can Yücel Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Alavara kimin eseri? Alavara kitabının yazarı kimdir? Alavara konusu ve anafikri nedir? Alavara kitabı ne anlatıyor? Alavara kitabının yazarı Can Yücel kimdir? İşte Alavara kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi
Yazar: Can Yücel
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9789759918958
Sayfa Sayısı: 140
Alavara Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Şiir bir terlemedir
Güneş güneş gözlerle
Ve böyle böyle şair
Eriyip gider
Dünya gibi tıpkı
Döndükçe terleye terleye
(Arka Kapak)
Alavara Alıntıları - Sözleri
- Öğrendik ki, her yarayı saran zaman değil, sevgidir..
- Aslında çirkin değilsin sen Çirkin görünmek istiyorsun Güzelliği tarif için
- Bir hüzün söylencesi bir rüzgârla bir dalgayla gelip Yanıbaşıma dineldi sessiz sedasız
- Çaresiz dertlere düştüm Yok mu bunun çaresi? Var: Yaşamayı ölecek kadar sevmek!
- Ben de dedim ki bazıları Ayçiçeği diyorlar günebakana Bazısı da günebakan diyor ayçiçeğine
- Nereydi gittiğim o? Nereydi geldiğim o? Adlardan anılar Anılardan adalar Sonlardan sanrılar
- Bir kahvenin hatırı vardır değil mi Bir kahvenin, bir şiirin hatırı? ..
- Yalnızlığı sevmiyorum Yalnız kim ola ki Kendim ... Kendimin kendini sevmiyorum Kediler hariç ...
- Kaybederken kazanmayı şiirden gördüm Öyle bir harp meydanına döndü ki ömrüm Mağlup bir şah iken galip bir nefer-i merkum Yürüyorum sılaya, uyağımda ölüm.
- Son yıllarda daha da yaygınlaştı, eli-yüzü düzgün üç-dört dize düzen bazı arkadaşlar, kendilerini Almanca telaffuzuyla GOETHE sanıyorlar ki çok da haksız değiller...
- Çaresiz dertlere düştüm Yok mu bunun çaresi? Var: Yaşamayı ölecek kadar sevmek !
- Yavaş yavaş yitiriyorum belleğimi
- Görmüyor musun Su içiyorum Şiir yazıyorum Ne dokunuyorsun
- Şiir havalı bir tabancadır Kimseyi öldürmez Zehirli havayı arıtır Dünyanı değiştirmen pahasına da olsa. Çünki ozon tabakası delindiyse eğer Önce ozan tabakası delinmiştir de ondan
- Bana Bir Varmış… de! Bir Varmış Bir Yokmuş… deme! İçime dokunuyor…
Alavara İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu sitede kitap incelemeleri türlü türlü şekillerde yapılabiliyor, yapılıyor da. Ancak kitabın içinden bu siteye alıntı yapıldığı iddia edilen(!) söz veya dizelerin doğru mu yanlış mı olduğu konusunda çok az insan emek harcayıp bu konuda bir çalışma ortaya koyabiliyor. Bu sitenin ihtiyacı olan da bu tür incelemelerdir. Örneğin; Can Yücel'in Alavara isimli bu şiir kitabının bulunduğu sayfaya bir üye baktığında sayfa numarasız, kitaptan olduğu iddia edilen(!) dizeler veya sözlerle karşılaşacaktır. Tıpkı başka kitapların sayfalarında olduğu gibi... Bu dizeler gerçek midir? Kitabı dikkatli okumayanlar bu sorunun cevabını bilemeyecektir maalesef... 1- "Nefret duygusu dahi çok özel. Senin için bu bile fazla..." bknz. gonderi/24710350 BU SÖZ KİTAPTA YOKTUR! CAN YÜCEL'İN DİĞER KİTAPLARINDA DA YOKTUR! SAHTEDİR! 2- "Yahu kadın! Ben seni darmadağın seviyorum." bknz. gonderi/9473695 diye başlayan şiir, KİTAPTA YOKTUR! CAN YÜCEL'İN kDİĞER KİTAPLARINDA DA YOKTUR! ÇÜNKÜ ŞİİRİN SAHİBİ BAŞKA BİRİDİR. Sahibi A. Bahadır Üge, Ruhumun Bağ Bozumu isimli şiir kitabındaki "Darmadağın" başlıklı şiir için bknz. gonderi/16003186 (Kağan Bilge)
Türk ebediyatının eşsiz sıradışı çok harika şairi can yücelin alavara isimli şiir kitabı ALAVARA şiirinden bir alıntı Sundukları çayın güneşini avcumun içine kondurup Yürüdük anasının o masmavi koyuna doğru Bütün cesetler gibi anadan doğma bir gözyaşı şıp diye düştü iyi saatlerde olsun sulara Nefes almağa başımı çıkardıkta görmezmiyim ölümü (Murat Tosun)
Əziz gələcəkdəki mən, bu gün bu şeirləri ardarda oxuma səbəbim odur ki, sən oxumalı olmayasan. Pis olduqları üçün deyil təbii ki, sənin zövqüncə olduğunu düşünmədiyim üçün. Küfr azaldı bu arada, təbriklər. Şeirlər də biraz daha xoş gəldi qulağa, gözə. (Gülnar B.)
Kitabın Yazarı Can Yücel Kimdir?
Kullandığı kaba ama samimi dil ile Türk şiirinde farklı bir tarz yaratmıştır. Can Yücel, 1926'da İstanbul'da doğdu. Millî Eğitim Eski Bakanı Hasan Ali Yücel’in oğludur.
Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı. Askerliğini Kore’de yaptı. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum ve Marmaris'te turist rehberi olarak çalıştı. Ardından bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını İstanbul’da sürdürdü.
1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu. Son yıllarında Eski Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e hakaretten yargılanan Yücel, 18 Nisan seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi`nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu. 12 Ağustos 1999 gecesi ölen şair, çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça'ya gömüldü.
Can Yücel, 1945-1965 yılları arasında `Yenilikler`, `Beraber`, `Seçilmiş Hikayeler`, `Dost`, `Sosyal Adalet`, `Şiir Sanatı`, `Dönem`,`Ant`, `İmece` ve `Papirüs` adlı dergilerde yazdı. Daha sonraları `Yeni Dergi`, ‘Birikim`, `Sanat Emeği`, `Yazko Edebiyat` ve `Yeni Düşün` dergilerinde yayımladığı şiir, yazı ve çeviri şiirleri ile tanınan Yücel, 1965`ten sonra siyasal konularda da ürün verdi. 12 Mart 1971 döneminde Che Guevara ve Mao'dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıl hapse mahkûm oldu. 1974’de çıkarılan genel afla dışarı çıktı. Dışarı çıkışının ardından hapiste yazdığı "Bir Siyasinin Şiirleri" adlı kitabını yayımladı. 12 Eylül 1980 sonrasında müstehcen olduğu iddiasıyla "Rengahenk" adlı kitabı toplatıldı.
1962'de İngiltere'deyken, 1709 yılından kalma, Latin harfleriyle taş baskısı olarak basılmış bir Türkçe dilbilgisi kitabı bulması geniş yankı uyandırdı.
Şiirlerinde argo ve müstehcen sözlere çok sık yer veren, bu nedenle zaman zaman dikkatleri üzerine çekip kovuşturmaya uğrayan Yücel, ilk şiirlerini 1950 yılında `Yazma` adlı kitapta toplamıştır.
Can Yücel, taşlama ve toplumsal duyarlılığın ağır bastığı şiirlerinde, yalın dili ve buluşları ile dikkati çekti. Can Yücel'in ilham kaynakları ve şiirlerinin konuları; doğa, insanlar, olaylar, kavramlar, heyecanlar, duyumlar ve duygulardır. Şiirlerinin çoğunda sevdiği insanlar vardır.
Can Yücel için ailesi çok önemlidir: eşi, çocukları torunları, babası.. Bu insanlarla olan sevgi dolu yaşamı şiirlerine yansımıştır. 'Küçük Kızım Su'ya', 'Güzel'e', 'Yeni Hasan'a Yolluk', 'Hayatta Ben En çok Babamı Sevdim' bu sevgi şiirlerinden bazılarıdır.
Can Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Brecht gibi ünlü yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Shakespeare çevirileri (Hamlet, Fırtına, Bir Yaz Gecesi Rüyası) aslına tam olarak bağlı kalmasa da son derece başarılıdır. Shakespeare'in ünlü 'to be or not to be' sözünü 'bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin' şeklinde Türkçeleştirmiştir. 1959'da ilk baskısı yayımlanan 'Her Boydan' adlı kitabında dünya şairlerinin şiirlerini serbest ama çok başarılı bir biçimde Türkçeye çevirmiştir.
Can Yücel Kitapları - Eserleri
- Bir Siyasinin Şiirleri
- Mekanım Datça Olsun
- Düzünden
- Portreler
- Her Boydan
- Güle Güle - Seslerin Sessizliği
- Canfeda
- Çok Bi Çocuk
- Rengahenk
- Ölüm ve Oğlum
- Gökyokuş
- Yazma
- Sevgi Duvarı
- Ben ve Bizimkiler
- Gece Vardiyası
- Gezintiler
- Seke Seke
- Alavara
- Maaile
- Benim Öfkem Gecelerin Beyidir
- Yazma - Sevgi Duvarı
- Can'dan Yazılar 2
- Ölüm ve Oğlum - Gökyokuş
- Şiir Alayı
- Gökyokuş / Kuzgunun Yavrusu
- Gece Vardiyası Albümü
- Kısa Devre
- Düzünden Düzyazılar 1
- Portreler
Can Yücel Alıntıları - Sözleri
- • Ne sen ne ben sevgilim Öldükse ölümden değil Sevişmenin acından (Rengahenk)
- Keşke kendini bırakıp gitse insan; ama olmuyor... (Ben ve Bizimkiler)
- Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı, belki de kalp göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer... (Portreler)
- Senden ayrılınca anımsadım Dünyanın bu kadar kalabalık olduğunu… (Mekanım Datça Olsun)
- Şiir getirenlerin çok olsun çocuğum! (Ölüm ve Oğlum - Gökyokuş)
- ..... Bu ara kendimi toprağa çok yakın hissediyorum O kadar seviyorum ki toprağı İçine giresim geliyor. (Portreler)
- Gitmek istiyorsa, bırakacaksın gitsin. Aklı seninle olmayanın bedeni yanında olsun ister misin? (Düzünden)
- Dünya gözlerimi kendi ellerimle örttüm Değdi yorgunluğuma Bi ölüm kaldıydı onu da gördüm Beni pişman etmedi doğduğuma (Portreler)
- Son yıllarda daha da yaygınlaştı, eli-yüzü düzgün üç-dört dize düzen bazı arkadaşlar, kendilerini Almanca telaffuzuyla GOETHE sanıyorlar ki çok da haksız değiller... (Alavara)
- Hatırım sordular karşı masadan Yuvarlanıp gidiyoruz dedi cesedim (Canfeda)
- Bir derin uykudaydım ölümün içinden Açtım ki gözlerimi Bir suyun gölgesi gibi Kendisi adeta bir suyun Ayakucunda sen oturuyorsun Şiir getirenlerin çok olsun çocuğum! (Ölüm ve Oğlum - Gökyokuş)
- Şu dar çerçeveden dünyaya bakmak bir âlem. Tam tamamına bir Devr-i Âlem. (Maaile)
- Nereydi gittiğim o? Nereydi geldiğim o? Adlardan anılar Anılardan adalar Sonlardan sanrılar (Alavara)
- “Bir insan görünce insan oluyorum Bir ağaç görünce ağaç Bir çocuk görünce çocuk Bir kadın görünce erkek Bir faşist görünce kahroluyar kahrediyorum insanlığın en amansız lüveri Şiirle” (Gezintiler)
- “Sazımın tellerinde geziniyorum dünyayı Düzen tutmuyor” (Gezintiler)
- Çok çektik onların çilesini Gördük kaplanı, gördük sırtlanı, Gördük domuzunu, hergelesini. Tıkınmak topunun dini imanı. Kiminin eh, az fenaymış huyu! Bakma hepsi aynı bokun soyu! Ne fark eder ne cins çizme, Bastıktan sonra ümüğüne! Anlatabildim mi derdim? Aramızda kalsın lakin; Efendi istemiyoruz gayrı, İstemiyoruz efendim! Bertolt Brecht (Her Boydan)
- Bir sözsün sen işitilmedik bir söz Bir gözsün görülmedik bir göz. (Gece Vardiyası)
- Biz bu dünyayı değiştireceğiz . (Maaile)
- ... Senden ayrılınca anımsadım Dünyanın bu kadar kalabalık olduğunu... (Mekanım Datça Olsun)
- Geceleri onun seyrettiği yıldızları seyrediyorum. (Mekanım Datça Olsun)
Editör: Nasrettin Güneş