TÜVTÜRK

Ben Bir Devrimciyim - John Steinbeck Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Ben Bir Devrimciyim kimin eseri? Ben Bir Devrimciyim kitabının yazarı kimdir? Ben Bir Devrimciyim konusu ve anafikri nedir? Ben Bir Devrimciyim kitabı ne anlatıyor? Ben Bir Devrimciyim kitabının yazarı John Steinbeck kimdir? İşte Ben Bir Devrimciyim kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

  • 05.02.2022 22:15
Ben Bir Devrimciyim - John Steinbeck Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap Künyesi

Yazar: John Steinbeck

Çevirmen: Abdullah Yılmaz

Yayın Evi: Sel Yayıncılık

İSBN: 9789755708683

Sayfa Sayısı: 492

Ben Bir Devrimciyim Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

John Steinbeck emekçilerin yaşam koşullarını gerçekçi ve samimi bir üslupla işlediği öykü ve romanlarıyla dünya çapında elde ettiği başarının yanı sıra dönemin önde gelen yayıncıları tarafından aranan bir muhabir ve köşe yazarıydı. Ben Bir Devrimciyim, Steinbeck’in yoksulluk ve emek sömürüsünden ırkçılık ve ayrımcılığa, mevcut politik ve sosyal atmosferden savaş cephelerindeki izlenimlerine, kırka yakın dergi ve gazete için kaleme aldığı yazılardan derlenmiş en kapsamlı seçki. Yalnızca ödüllü bir yazarın değil, düşüncelerini sakınmadan dile getiren, yaşamını tüm açıklığıyla anlatmaktan çekinmeyen, eleştirilmekten yılmayan, çelişkiye düşmekten korkmayan ve polemikten kaçmayan “gerçek” bir insanın, çağına dair derinlemesine izlenimleri... Nobel Edebiyat Ödülü’yle taçlandırılmış Steinbeck’in yazma tutkusunun toplumsal mücadelelere ve tarihsel olaylara bakış açısıyla harmanlandığı bu eser, her kuşaktan Steinbeck okuru için yeni bir perspektif vaat ediyor. (Tanıtım Bülteninden)

Ben Bir Devrimciyim Alıntıları - Sözleri

  • Eğer kendimizi sevmeyi bir parça öğrenebilirsek , belki de hasetlerimiz ve öfkelerimiz dinerdi. Belki o zaman egomuzu dimdik tutmak için birbirimizi kırmazdık
  • "Çok şeyleri yok ama sahip olduklarının değerini biliyorlar ve fazlasını da istemiyorlar..."
  • "Neler olduğunu bilmiyorsunuz... Para büyük şirketlere verildi... Onlar da bunu küçükleri piyasadan kovmak için kullandı... Büyükler gün geçtikçe daha da büyüyor, küçükler ise silinip gidiyor... Bu çok tehlikeli... Politikacılar da işin içinde... Artık politikacılara güvenmiyoruz... "
  • Acılarımız, dertlerimiz ve sıkıntılarımız o kadar çok ve ciddiydi ki, onları ya kaçınılmaz olarak ya da kendi uydurduğumuz günahlarımızın bedeli olarak kabul ettik.
  • "Bir kitap ancak yalnız olduğunuzda okunur... Hiçbir izleyici kitlesi gülmeye başlamaz ya da sizin için gözyaşı dökmez... Bu ikili bir bütünleşmedir ve böylesi bir deneyim eşsizdir..."
  • "Yıllar önce bir yayıncı, dağıttığı her kitabın içine pullu ve adresli bir anket kartı koymuştu. Gelen yanıtlar kitapların yüzde üçünün reklam, yüzde ikisinin değerlendirme yazıları, yüzde doksan beşinin ise, ağızdan ağıza dolaşan görüşler nedeniyle alındığını gösteriyordu..."
  • Bir adam, "Sabahleyin işlerine gitmekte olan insanların gözlerini hatırlıyorum" diye anlatıyor... "O gözlerdeki yorgunluğu hiç unutamam. Bu öyle hayâl edebileceğiniz bir yorgunluk değildi; dinlenme umudunu yitirmiş gözlerden çaresizlik ve bezginlik akıyordu... İnsanların gözleri derin görünüyordu, kafalarının içinde derinlere gömülmüştü ve sesleri çok uzaktan geliyordu..."
  • "İnşaatçılar hiçbir zaman ev yapmazlar; onlar yuva yapar..."
  • ...Steinbeck'in durmaksızın tekrarladığı umut ve inanç mesajı da şudur: "İnsanlar ve fikirler ölümsüzdür."...
  • Ülkemizin son yıllardaki bitki örtüsü oldu zaten haksızlık. Haksızlık bulaşıcı bir hastalık gibidir,mutlaka yayılır.
  • Komünistler tarafından kapitalist ve kapitalistler tarafından da komünist olarak damgalanan bir kitabımı hatırlıyorum. Duygular, her zaman olduğu gibi, düşüncelerden daha öndeydi.
  • ...1çok anne baba çocuklarının tanınmış sporcular olmalarını o kadar istiyor ve arzuluyor ki, çocuklarını zihinsel ve fiziksel 1gerilime sokuyor, sağlıklarının bozulmasına neden oluyor. ""''Onların çocuk olmalarına izin vermiyor, yetişkin olsunlar diye ısrar ediyoruz. Sonra da, onlar yetişkinliğe yaklaştıkça, çocuk olsunlar diye tutturuyoruz"""; bu da bütünüyle Amerikan kişilik yapısının gelişmesini engelliyor...
  • "Benim bildiğim, kaba ya da duygusal olmaktan yalnızca toy çocuklar ve çapsızlar korkar. Homeros bundan korkmuyordu. Shakespeare de. Albert Einstein'dan daha patavatsız birini düşünebiliyor musun?"
  • Ailesi yeteri kadar büyüyenler onu bütün diğer ailelere karşı yetiştirdiler... Cemaatler ortaya çıktığında ise her cemaat kendini öteki cemaatlere karşı savunmaya girişti...

Ben Bir Devrimciyim İncelemesi - Şahsi Yorumlar

#JohnSteinbeckKülliyatı~~~: John Steinbeck emekçilerin tüm durumlarını gerçekçi ve samimi 1dille anlattığı öykü ve romanlarıyla dünya çapında elde ettiği başarının yanı sıra dönemin önde gelen yayıncıları tarafından aranan 1muhabir ve köşe yazarı olmuştur. "Ben Bir Devrimciyim" de Steinbeck in bu oluşum sürecini anlattığı en güzel kitaplarından 1idir, kulliyatinda okuduğum sondan 3.kitabı olup, kitabı ozellikle külliyatta en sonlara bıraktım ki diğer kitaplarin oluşumunu bu kitapta görür müyüm diye, iyi ki öyle yapmışım okuduğum 1çok bölümde okuduğum kitaplar zihnimde uçuştu resmen yazdıklarıyla... Steinbeck kitaplarında dostluğa çok önem verir illa ki çok yakın 2arkadaş mutlaka olur kitaplarında bu kitapta bahsettiği dostu kitaplarindaki dostlukların oluşmasına neden olmuş hatta yine mutlaka genelev ya da çalışanını da konu edinir kitaplarında ki yine burda bahsettiği çok iyi tanıdıkları genel ev sahibi kadından bahsediyor, tabi bu arada kadınlar hakkındaki ilginç ve eğlenceli tespitler zihnimi karıştırdı şimdi o söyledikleri durumlar gerçekten var mı diye 1gozlem içindeyim :-))))) Savaşa ve ırkçılığa dair söylemleri ya da komünist-kapitalist sistemdeki kendince yerinde eleştirilerle kendi soyağacındaki akraba tespitleri de çok güzeldi, vermek istediği tüm duygularla ki kendisinin de ifadesidir beni düşüncelerden çok duygular etkiler diye, belki sırf bu duygulardan ötürü Steinbeck i çok seviyor olabilirim her daim gerçek duygu durum tespitleriyle... ~Ben Bir Devrimciyim~ Steinbeck’in yoksulluk ve emek sömürüsünden ırkçılık ve ayrımcılığa, mevcut politik ve sosyal atmosferden savaş cephelerindeki izlenimlerine, kırka yakın dergi ve gazete için kaleme aldığı yazılardan derlenmiş en kapsamlı kitabı olup, düşüncelerini sakınmadan dile getiren, yaşamını tüm açıklığıyla anlatmaktan çekinmeyen, eleştirilmekten yılmayan, çelişkiye düşmekten korkmayan ve polemikten kaçmayan “gerçek” 1insanın, çağına dair derinlemesine izlenimleridir bu kitap... Nobel Edebiyat Ödülü’yle taçlandırılmış Steinbeck’in yazma tutkusunun toplumsal mücadelelere ve tarihsel olaylara bakış açısıyla harmanlandığı ~Ben Bir Devrimciyim~, Steinbeck severler için külliyat bitirecekseniz en sona bırakacağınız ya da yazarı tanıyayim yazar hakkında fikir edinmek istiyorum diyorsanız da sizi aydınlatacak 1kitap olup, fikirsel anlamda sohpet havasındaki bu kitap kesinlikle tavsiyemdir... (Ayşe...)

Kitap hakkında sitede hiç bilgi bulunmadığı için bir kaç satır bir şey yazmak istedim. Kitabı John Steinbeck in şahane romanlarından biri zannederek okudum daha doğrusu ne olduğunu anlayabilecek kadar okudum. Zaten kitap John Steinbeck'in değil. Çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmış olan makale ve denemelerini bir kitapta toplamışlar. Devrimden falan bahsetmiyor. Ancak yazar olmak isteyenler yazarlık bölümündeki makaleleri okuyarak John Steinbeck'in muhteşem yazarlık derslerinden faydalanabilirler. Ha bu arada Fareler ve İnsanlar aslında bir tiyatro oyunuymuş. Gereken ilgiyi göremeyince roman olarak tekrar yazılmış. (DUA)

Ben Çok Tehlikeli Bir Devrimciyim: “Ben Bir Devrimciyim” temalarına göre dizilmiş ve kronolojik bir sıra takip etmeyen yazılardan oluşmuş bir derleme kitabı, üstelik yazarın son kitabı olması sebebiyle daha da bir önem kazanıyor ancak bu kitap maalesef akademik çevrelerde hak ettiği değere kavuşamamış, geçen sürede de fazlasıyla ihmal edilmiş. Bu kitapta karşımıza romancı kimliğinden ziyade gazeteci Steinbeck çıkıyor ve romancılığı kadar gazeteciliğinin de mükemmel olduğunu kaleme aldığı makalelere bakaraktan kolayca anlayabiliyoruz. Yani bu alanda bile aslında romancı kimliğinden hiçbir şey kaybetmiyor Kitabın orijinal adı “Amerika ve Amerikalılar” olarak geçse de bizdeki başlık olarak 1954’te kaleme aldığı “Ben Bir Devrimciyim” ismi tercih edilmiş. Steinbeck romanlarına az çok aşina olanlar sırf başlığa bakarak bu kitabı bir roman olarak zannedebilirler. “Gazap Üzümleri” olsun, “Bitmeyen Kavga” olsun, “Fareler ve İnsanlar” olsun bu kitaplarda yazarın köleliğe, kapitalist sisteme, emek hırsızlığına olan duruşu sanırım herkesçe malum. Kitaba ismini veren makale de bu kitapta en beğendiğim yazı oldu, ancak biraz daha uzun olsaymış daha iyi olacakmış. Bu yazısında yazar kendisini “ben çok tehlikeli bir devrimciyim” olarak nitelendiriyor, devrim sözcüğünden ne anlamamız gerektiğini açıklıyor ve yazısında her zaman bireyin arkasında olduğunu ısrarla vurguluyor. Orijinal baskında kitapta yüze yakın fotoğrafın olduğunu bir yerlerde okuduysam da bizdeki baskıda o fotoğraflara yer verilmemiş. Yazar burada kendisine hiç de yabancı olmayan bir konu etrafında yazılarını derlemiş. Yıllarca süren çalışmaların bir ürünü olarak çıkan bu kitaptaki yazıların ortak bir teması var: Amerika. Amerika’yı ve halkını, Amerika’nın geçmişinin ve geleceğini, Amerikan olmanın ne demek olduğunu bu yazılarda görmek mümkün. 1960’lı yıllarda önemli bir şahsiyet haline gelen yazar, sanırım kendini Amerikan halkına karşı borçlu ve sorumlu hissettiği için böyle bir çalışmaya kalkışmış olabilir. Zaten o yıllarda JFK ve LBJ gibi Amerikan başkanlarıyla tanışıklığı ve yakın arkadaşlığı sayesinde Amerika’daki sorunlara daha yakından bakma imkânına sahiptir. 1960’lı yıllar Amerikan tarihinde en çalkantılı geçen yıllar olmuştur. Küba Krizinin patlak vermesi, Kennedy suikastı, Amerika’nın Vietnam Savaşına dâhil olması, ülke çapındaki insan hakları hareketleri, ciddi ırk ayrımı isyanları gibi daha pek çok toplumsal olaylara yazar kayıtsız kalmaz. Zaten bu konularla ilgili de kitapta çeşitli makaleleri görebiliyoruz. Benim dikkatimi çeken çok ilginç bir nokta da yazar tüm bu yazılarını gerçekten çok iyimser bir bakış açısıyla yazıyor. Yazar Amerikan düşünce ve davranış tarzındaki çelişkilerden de sık sık bahsediyor. Övdüğü kadar yermesini de biliyor. Çevreyi tahrip etmelerinden, nasıl bir tüketim toplumu haline geldiklerine kadar, sınıf ve ırk ayrımları, kölelik, ahlak yozlaşması gibi pek çok konuda Amerikan toplumunu eleştiriyor ve onlara uyarılarda bulunuyor. Bunların yanında siyaset, spor, felsefe, tarihten de bahsediyor, içinde Nobel konuşması ve çeşitli mektupları da var. Tarihi, insanları, toplulukları, bireyi, ailesini, meslektaşlarını, siyasetçileri, arkadaşlarını (özellikle ömürlük ve en sevdiği, örnek aldığı dostu Ed Ricketts hakkında yazdığı yazı bir roman olacak kadar güzel, zaten kitabın en uzun yazısı) seyahatlerini, gittiği yerleri ve romanlarında ima ettiği pek çok konuyu kendince anlatıyor. Genel olarak dopdolu bir kitap olmuş. Her ne kadar bir roman olmasa da bu haliyle bile yazarın edebi kariyerini her yazısında fazlasıyla hissedebiliyorsunuz. (N)

Kitabın Yazarı John Steinbeck Kimdir?

John Steinbeck, (27 Şubat 1902 - 20 Aralık 1968) ABD'li yazar.

27 Şubat 1902'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968’de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı.

Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı.1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.

John Steinbeck Kitapları - Eserleri

  • Sardalye Sokağı
  • Fareler ve İnsanlar
  • Al Midilli
  • Altın Kupa
  • Ay Batarken
  • Bir Savaş Vardı

  • Bitmeyen Kavga
  • Cennet Çayırı
  • Gazap Üzümleri
  • İnci
  • Kaygılarımızın Kışı
  • Kısa Süren Saltanat
  • Tatlı Perşembe

  • Yukarı Mahalle
  • Alev
  • Bilinmeyen Bir Tanrıya
  • Cennetin Doğusu
  • Köpeğim Charley ile Amerika Yollarında
  • Uzun Vadi
  • Ak Bıldırcın

  • Ben Bir Devrimciyim
  • A Russian Journal
  • Mektuplarda Bir Yaşam
  • Çılgın Dünyadan Uzak
  • Kaçış
  • The Forgotten Village
  • Savaş Üzerine Mektuplar

  • Asiler Otobüsü
  • Krizantemler
  • Bir Numaralı Evde Olanlar
  • Zapata
  • Seçilmiş Əsərləri
  • Cennetin Doğusu 2
  • Of Mice and Men/Cannery Row

  • The Vigilante
  • Siçanlar və insanlar haqqında

John Steinbeck Alıntıları - Sözleri

  • Jody, annesinin sesinin tonuna göre, yüzünün ifadesinin nasıl değiştiğini bilirdi. (Kaçış)
  • Birşeyi çok fazla istemek iyi degildir (İnci)
  • İnsanın yüreğinin iyi olması için akla gerek yoktur. (Fareler ve İnsanlar)
  • "Seçtiğin yol aydınlık. Parıldıyor ilerisi." (Krizantemler)
  • Ancak yeni doğan bir bebek baştan başlayabilir. Sen, ben. Biz artık geçmiş zamanız. (Gazap Üzümleri)
  • «Pişmanlık getir, çünkü Öbür Dünya’ya yolculuk yakın!» (Asiler Otobüsü)

  • Herkes iyi olsun diyor...oysa insanlar iyi değildir. (Kısa Süren Saltanat)
  • "... Sanki seni de düşümde görmüşüm, gerçek değilmişsin gibi geliyor..." (Mektuplarda Bir Yaşam)
  • Bir an ya sürdü, ya sürmedi. Kalan kaldı geride. Arkasına bakmadı. (Krizantemler)
  • İnsanın başka şeyi yoksa, sahip olduğu her neyse onunla övünür. (Cennetin Doğusu)
  • Yalnızlığın yalnız kalmaktan başka çaresi yok. (Köpeğim Charley ile Amerika Yollarında)
  • Ailesi yeteri kadar büyüyenler onu bütün diğer ailelere karşı yetiştirdiler... Cemaatler ortaya çıktığında ise her cemaat kendini öteki cemaatlere karşı savunmaya girişti... (Ben Bir Devrimciyim)
  • "İnşaatçılar hiçbir zaman ev yapmazlar; onlar yuva yapar..." (Ben Bir Devrimciyim)

  • Düşmanın bize yapamadığını biz kendi kendimize yapıyoruz. (Kısa Süren Saltanat)
  • Komünistler tarafından kapitalist ve kapitalistler tarafından da komünist olarak damgalanan bir kitabımı hatırlıyorum. Duygular, her zaman olduğu gibi, düşüncelerden daha öndeydi. (Ben Bir Devrimciyim)
  • karanlığın arkasına saklanmaya ışıktan kaçmaya çalışma . dünya yıkıldı da sen altında mı kaldın yoksa ? (Alev)
  • "Hiçbir şey hissetmiyorsun." (Ak Bıldırcın)
  • İnsanın oda öyrəşməsi üçün, bəlkə də, yarım milyon il lazım olub. Fəqət oddan-alovdan da qorxulu olan bu qüvvəni dərk etməyə heç on beş milyon il də bəs eləməz. Onu ram edəcək başqa bir şey tapılmayacaqmı? Əgər mənəviyyat aləminin qanunları şeylər aləminin qanunları ilə eyniləşərsə, ruhun məğzi dəyişərmi, görəsən? Budurmu mənim, bizim hiss etdiyimiz? (Seçilmiş Əsərləri)
  • Keşke o kadar cesur olduğumuzu düşünmeseler. Ben o kadar cesur olmak istemiyorum. (Bir Savaş Vardı)
  • Saati saatine uymaz, netameli bir ırmaktır San Ysidro. Yılın yarısında ölüdür, öbür yarısında da öldürücü. (Asiler Otobüsü)

Yorum Yaz