diorex
life
Dedas

Billy Budd - Herman Melville Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Billy Budd kimin eseri? Billy Budd kitabının yazarı kimdir? Billy Budd konusu ve anafikri nedir? Billy Budd kitabı ne anlatıyor? Billy Budd PDF indirme linki var mı? Billy Budd kitabının yazarı Herman Melville kimdir? İşte Billy Budd kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

  • 17.03.2022 14:00
Billy Budd - Herman Melville Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap Künyesi

Yazar: Herman Melville

Çevirmen: Ahmet Seven

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları

İSBN: 9789750800191

Sayfa Sayısı: 163

Billy Budd Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ülkemizde Moby Dick adlı romanıyla tanınan Herman Melville (1819-1891), yazmaya çok genç yaşta başlamış ama geçimini sağlamak için çeşitli işlerde çalışmak zorunda kalmıştı. 1841'de New York'tan Liverpool'a giden St. Lawrence adlı ticaret gemisine kamarot olarak girmesi, tüm yaşamını ve edebiyatını etkileyecek bir dönüm noktası oldu. Romanlarının içeriğini oluşturan "mücadele" kavramını denizlerde yaşadığı deneyimlere dayanarak zenginleştirmiş, bugün hemen hemen hepsi de klasikler arasında yer alan kitaplarını yaratmasında etkili olmuştur. Billy Budd, Melville'in ölümünden otuz üç yıl sonra, 1924'te Londra'da basıldığında okuyucusuyla geç buluşabilmiş, şanssız bir kitaptır. Değeri geç anlaşılmış, fakkına varıldıktan sonra ise birçok dile çevrilmiş, sinemaya ve tiyatroya uyarlanmış, sayısız baskıları yapılmıştır. Herman Melville'in üç yılda tamamladığı romanın kahramanı Billy Budd, haksız bir suçlama yüzünden, kaza sonucu gemideki güvenlik görevlisini öldüren ve çıkan isyanda idam edilen genç bir gemicidir. Güçlü, kuvvetli beden yapısıyla, yakışıklılığıyla, saflık derecesinde temiz yüreğiyle romanda doğallığın simgesi olarak çizilmiştir. Belli bir tarihte geçmesine rağmen dinsel ve mitolojik öğelerle desteklenen Billy Budd'ın trajik öyküsü yakın zaman destanı olarak da okunabilir. Billy Budd'ın kitapseverlere çok katmanlı bir roman okuma keyfi yaşatacağından eminiz.

Billy Budd Alıntıları - Sözleri

  • Filozof değildi ama hayvanlar gibi farkında olmasa da kaderciydi.
  • Gençliğinin düşlerine sadık kal!
  • Yakışıklı Denizci 'nin bu kusurunu dile getirilmesi, onun sadece geleneksel bir kahraman olmadığının değil, aynı zamanda ana karakteri olduğu bu hikayenin mutlu sonla biten bir aşk hikayesi olmadığının delili sayılmalıdır.
  • Her çağda, Amerika da dahil bütün devletlerin başına gelen bazı olaylar gibi Büyük Ayaklanma'nın da öyle özellikleri vardı ki, ulusal onurun ve siyasi hesapların onu tarihin arka planına atarak unutturması gerekiyordu. Böyle olaylar görmezden gelinenez, fakat tarihsel bir açıdan muamele görebilir. Eger sağlam kişilikli bir insan, ailesinin kusurlarını ve başına gelen vahim durumları teşhir etmekten kaçınabiliyorsa , benzer durumdaki bir ulus da aynı şekilde serzenişte bulunmadan ağzını sıkı tutabilir.
  • İnsanlar için ölçü ve biçim her şeydir
  • Kim gökkuşağında morun bitip kavuniçinin başladığı çizgiyi kesinlikle gösterebilir? Renkler arasındaki farkı açıkça görürüz, ama birinin tam nerede öbürüne karıştığını seçebilir miyiz? Delilik ve akıllılık konusunda da durum böyledir.
  • Claggart'ın bu ifadesini espri olarak algılayan herkesin, üst rütbeli birinden geldiğinden dolayı "sahte bir neşeyle" gülmesi gerekiyordu ve böyle de yaptılar.
  • Normal bir kişinin Claggart'ı hakkıyla anlaması için bu ipuçları yetersizdir. Normal bir kişiden ona geçmek için "aradaki ölümcül mesafenin" aşılması gerekir.
  • İnsan denen yaratığın ne biçim bir varlık olduğunu, iş ilişkileri kadar sığ olmayan başka türlü ilişkiler içinde görüp tanımış bazı hayat adamları, insanlara karşı genel olarak gizli bir kuşku, denetim altında tutulan bir güvensizlik taşımağa o derece alışmışlardır ki, bu hallerinin farkında bile değillerdir; davranışları sanki bilinç dışı bir yerden yönetilir.
  • Kim gökkuşağında morun bitip kavuniçinin başladığı çizgiyi kesinlikle gösterebilir? Renkler arasındaki farkı açıkça görürüz, ama birinin tam nerede öbürüne karıştığını seçebilir miyiz? Delilik ve akıllılık konusunda da durum böyledir. Bariz vakalarda şüpheye gerek olmayabilir. Ama durumun açık seçik ortada olmadığı, aradaki farkın derece derece değiştiği birçok vakada pek az kimse sınır çizgisini çekmek gibi bir işe kalkışır.
  • Kim gökkuşağında morun bitip kavuniçinin başladığı çizgiyi kesinlikle gösterebilir? Renkler arasındaki farkı açıkça görürüz ama birinin tam nerede öbürüne karıştığını seçebilir miyiz? Delilik ve akıllılık konusunda da durum böyledir. Bariz vakalarda şüpheye gerek olmayabilir ama durumun açık seçik ortada olmadığı, aradaki farkın derece derece değiştiği bir çok vakada pek az kimse sınır çizgisini çekmek gibi bir işe kalkışır.
  • "Yoksul ve dürüstsün, dosdoğru özün sözün, Kente seni getiren, söyle hangi afsun?"
  • ...gönül panayırlarının müdavimleri olan denizciler kötülüklerden arınmış insanlar mıdır? Hayır; fakat yaşayan insanlara oranla onların kötülükleri pek daha seyrek olarak yüreklerinde yer etmiş bir alçaklıktan ileri gelir. Onların işledikleri suçlar, hatalar, çoğu zaman uzun süre gönüllerinde saklı kalmış isteklerin doğa yasalarının gereği olarak sınırsız bir çoşkunlukla patlak verişinin sonucudur. Billy de birçok bakımlardan, doğuştan aldığı özelliklere alınyazısıyla gelen yardımcı etkilerin katılmasıyla, gerçek bir barbardan hemen hemen hiç farkı olmayan bir insan olmuştu. Adem’in, tatlı dilli kurnaz yılan ustalıkla yanına sokulmadan önceki halini andırıyor olmalıydı. Burada, insanoğlunun ilk günahını işleyip lekelenmesi öğretisini (bu öğretiye şimdi artık pek kimse kulak vermez oldu) ister istemez vurgulayacak olan bir noktaya değinmek istiyorum. Bazı ilkel ve saflığı bozulmamış erdemlerin uygarlık üniforması içindeki bir kişiyi özel bir biçimde nitelediği durumlarda, eğer yakından incelenecek olursa bu erdemlerin gelenek ya da göreneklerden türememiş oldukları, daha çok bunlara ters düştükleri gözlemlenebilir. Böyle durumlarda bu erdemler, sanki Kabil’in kentinden ve kentleşmiş insanından daha önceki bir çağdan akıl almaz yollardan geçerek bize ulaşmış gibilerdir. Böyle erdemler, yozlaşmamış damakta yaban yemişlerininkine benzer hilesiz bir tat bırakır. Oysa tamamiyle uygarlaşmış bir kişi, uygarlaşmanın vasat örneklerinden olsa bile, aynı damakta su katılmış şarap gibi şüpheli bir tat bırakacaktır.

Billy Budd İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İncelemeye, Herman Melville hakkında önsöz de yer alan bir kaç bilgiyle başlamalıyım. Herman Melville 32 yaşında tanınmış bir yazardır, New York’ta sıkıntılar içinde geçen çocukluk yıllarından sonra okulu yarıda bırakmış ve çeşitli işlerde para kazanmak zorunda kalmış.1838’de 19 yaşında deniz hayatına atılan Melville 4 yıl balina gemilerinde çalışmış, Güney Pasifik’e yapılan bir balinacılık seferi sırasında Marquesas Adaları’nda gemiden ayrılıp uzun süre yamyam yerliler arasında tutsak olarak yaşamak zorunda kalmıştır. Güney Pasifik’ten dönüşünde A.B.D. donanmasında görev almış ve bu dönüş yolculuğu sırasında Jack Chase’i tanımıştır. Jack Chase, Melville'in yaşamı boyunca yürekten sevdiği tek kişi olduğu söyleniyor ve Bill Budd Jack Chase'ye ithafen yazılmış ve Melville'in ölümünden 31 yıl sonra yayınlanmıştır. Billy Budd, okuma yazması olmayan, güzel yüzlü, atletik yapılı, sevecen, masum, becerikli, etrafındaki herkes tarafında büyük içtenlikle sevilen doğallık timsali genç bir adam. İnsanlığın el değmemiş, hırslarıyla, kıskançlıklarıyla, egolarıyla kirletilmemiş en ilkel hali... Etrafımızda az da olsa Billy Budd gibi insanlar vardır mutlaka. Samimiyetleri, doğallıkları, etraflarını çepeçevre saran o kutsal auralarıyla müthiş bir hayranlık uyandırırlar. Değişik bir karşı konulmazlıkları vardır ve onlara baktıkça kendimizden nefret ederiz. İçten içe de onlara haset etmeye başlar ve neden bizlerde onlar gibi değiliz diye sorarız kendimize. Kabullenemediğimiz bir şeyler vardır ama onların doğallığı, saflığı ya da samimiyeti değildir. Kabullenemediğimiz şey, onlar gibi olamayacak olmamız. Sanki, doğuştan gelen bir gen gibi kodlanmıştır bu mükemmellik o insanlara ve biz ne yaparsak yapalım, yaptığımız her şey onların saçtığı enerji karşısında suni kalacaktır. İşte Billy Budd, etrafına sinerji yağmurları yağdıran, insanlığın en temiz hali iken ona alçakça iftira atılır. İftirayı atan kişi ise insanlığın en kirlenmiş halidir. Kıskançlığı, bastırmaya çalıştığı öfkesi onu öyle bir kör eder ki, suç ile adı yan yana bile gelmeyecek kişiye iftira atma gafletinde bulunur. Aslında, onun duyduğu öfke ve kıskançlık Billy gibi bir insan olamayacağını anlamış olmasındandır. Bu yüzden en büyük öfkeyi kendine duyuyor ve ona iftira atarak ondan kurtulacağını düşünüyor. Bu iki zıt karakter doğallık ve uygarlığın çatışması olarak yansıtılmış kitapta. Hatta Billy barbar, ona iftira atan Claggart ise uygar olarak sembolize edilmiştir. Barbarlık burada vahşilik olarak düşünülmemeli. İnsanın en katıksız hali olarak görülmesinden dolayıdır bu benzetme. Uygarlıktan kasıt ise kişinin kendi eli ile kendi doğallığını bozup, hırsları ve egolarıyla kendi öz benliklerini kaybetmeleri ve kurdukları yapay düzende yaşama şeklidir. Bir bakıma birey-toplum çatışması hatta toplum ve düzen çatışması da anlatılmaya çalışılmış. Toplum-düzen ilişkisi gemi yönetiminin içinde bulunduğu hassas dönemden dolayı, düzeni koruma amacıyla doğru olanın değil de yapılması gerekenin yapılması üzerinden anlatılıyor. Bu konuda vereceğim her detay spoiler niteliği taşıyacağından daha fazla bir şey söylemesem daha iyi olur. Görünürde bu çatışmalar yansıtılmaya çalışılmışsa da doğuştan iyi insan veya doğuştan kötü insan olma durumları da sorgulanmıştır. Kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. Aslında, Herman Melville okumayı tavsiye etsem daha doğru olur. Çok değişik bir büyüsü var Melville'in. Daha önce okuduğum Katip Bertleby kitabında da kapılmıştım bu büyüye. Bu kitabını da baştan sona o kadar güzel anlatıyor ki, karakterlerden çok anlatıcıya yani yazara bağlanıyorsunuz... Billy Budd, çok yalın bir kitap olmamasına rağmen Melville tıpkı Dante'ye İlahi yolculuğunda rehberlik eden Vergilius gibi okurun elinden tutup baştan sona rehberlik ediyor ve neyi ne için yazdığını anlatıyor. Bunlara ek olarak kitapta bolca gönderme olduğunu da söylemeliyim. Olaylar ve diyaloglar çoğu kez bu göndermeler üzerinden anlatılıyor bu yönüyle de beyin yakan bir tarafı var bu yüzden dipnotlarla göndermelerin açıklandığı çevirilerden okursanız sizin faydanıza olur. Ben YKY'den okudum ve bütün göndermeler, dipnotlar şeklinde çok net biçim de açıklanmıştı. İncelemeyi bitirirken kitabı ve bu babacan yazarı okumanızı şiddetle tavsiye ettiğimi yinelemek istiyorum. Okurken, sanatı karşısında heyecanlandığım nadir yazarlardan biri olmuştur kendisi. Psikolojik buhranlarını kitaplara yansıtan yazarları bir süreliğine kenara bırakıp, bu yazarı tanıyınız lütfen. Herkese keyifli okumalar. (Rahime)

"Bir yerde korku ve kıskançlık geçer akçeyse , iylikseverlik sizi nefret edilen biri yababilir..." İngiliz ve ABD savaş döneminde gecen bir hikaye yazar başta betimlemelere ama daha çok tarihi açiklamalara yer vermiştir . Sonrasında gelen hikayenin film uyarlamalarıda bulunmaktadır . Tabi kitap kadar etkili ve anlamlı olurmu bilemem ;) (Ülger Taş)

" Gençliğinin düşlerine sadık kal". Bu cümle Billy Budd'un yazıldığı masanın gözüne iri harflerle kazılıdır. Herman Melville'nin, kitabı ilerleyen yaşlarda yazmasına karşın gençlik düşlerine bu denli bağlı kalması önemli bir detay. Kitap, bir gemide geçiyor. Geminin ismi de :"Amansız". Masumiyetin ve iyiliğin sembolü olan Billy'nin kişiliğinde, iyilik , kötülük ve kanunları irdeliyor Melville. Ve ortaya destansı bir roman çıkıyor. Kesinlikle büyük bir roman. Selamlar saygılar... (Rıdvan Yavaş)

Billy Budd PDF indirme linki var mı?

Herman Melville - Billy Budd kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Billy Budd PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Herman Melville Kimdir?

Herman Melville (d. 1 Ağustos 1819, New York - ö. 1891), Amerikalı yazar.

Bir Amerikan edebiyat klasiği kabul edilen Moby Dick adlı ünlü romanın yazarıdır. Uzun yıllar boyunca unutulmuş bir yazar olarak kalmış; 1920'li yıllarda yeniden keşfedilip büyük bir yazar olarak kabul edilmiştir.

Yaşamı

1819'da New York'ta dünyaya geldi. Sekiz çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğudur. 1830'da iflas eden babası, iki yıl sonra hayatını kaybedince Herman Melville, çocuk yaşta çalışmaya başlamak zorunda kaldı. Bir yandan okuyup bir yandan çeşitli işlerde çalışarak geçen beş yıl boyunca tarih ve antropoloji kadar Shakespeare'in eserlerini okuyarak kendini geliştirdi.

On sekiz yaşında Liverpool'e giden bir gemide tayfa olarak iş buldu; aynı gemi ile tekrar New York'a döndü. Bu deneyim, ona ileride yazacağı romanlar için malzeme sağlayan seyahatlerden ilkidir.

Bir kaç yıl New York'ta özel ders vererek hayatını kazanmaya çalışan Melville, 1841'de Acushnet adlı bir balina gemisine denizci olarak kabul edildi ve Pasifik'te yeni bir seyahate başladı. On sekiz aylık bir yolculuğun sonunda gemidekilerin kötü tavrından yıldığı için bir arkadaşı ile birlikte Markiz Adaları'nda gemiden kaçtı. Yamyam olarak bilinen Typee yerlilerinin arasında bir ay kadar yaşadı. Adaya gelen bir Avustralya gemisi ile yeniden denizciliğe döndü ancak gemide çıkan isyana katılmakla suçlandığı için Tahiti civarında bir yerel hapishanede birkaç gün tutuklu kaldı. 1843 yazını Tahiti'de yerliler arasında geçirdi. İleride yazacağı Moby Dick adlı romanın düşünsel altyapısı bu sırada oluştu. Bir başka balina gemisi ile Hawaii'ye kadar gitti.

Otuzlu yaşlarında Boston'a döndükten sonra artık deniz seferlerine bir son vermişti; ailesinin teşviki ile kitaplarını yazmaya başladı. 'Tippee' ve 'Omoo' adlarını taşıyan ilk iki kitabı 1846'da yayınlandı. Bu kitapları, yerliler arasında geçen günlerine aitti. 1850 yılında yayınlanan 'White Jacket'ta ise bahriye erlerinin zorlu hayatını anlattı. İlk kitapları onu bir anda hem İngiltere hem Birleşik Devletler'de çok ünlü bir yazar haline getirdi. Bu dönemde eski bir aile dostunun kızı olan Elizabeth Knapp Shaw ile evlendi. Çift, dört çocuk sahibi oldu. 1850'de Massachusetts'te bir çiftlik evi satın alan Melville, çiftlik işleri ve yazı ile uğraşarak 13 yıl boyunca bu evde yaşadı. 'Arrowhead' adını verdiği ev, günümüzde müzedir.

Yazar, en büyük eseri Moby Dick'i 1851'de tamamladı. Başlangıçta, balina avcılığını anlatan bir serüven öyküsü olarak tasarladığı kitabı tamamlamak üzere iken Amerikalı yazar Nathaniel Hawthorne ile tanışıp arkadaş olmuştu. Hawthorne'un tavsiyesi ile kitabını simgesel anlamlarla yüklü bir romana çeviren Melville, eseri dostuna adadı. Ancak kitap yayınlandığında beklediği başarıyı yakalayamadı ve çok olumsuz eleştiriler aldı.

Yayımcısı Harper's bir sonraki romanını basmayı reddedince maddi sıkıntıya giren Melville 1866'da New York'ta gümrük müfettişi olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde yazdığı 'Pierre' ve 'Piazza memories' gibi kitaplar ilgi görmedi. Son yıllarında düz yazıyı bırakarak kendini tamamen şiir yazmaya verdi; şiirlerini kendi parasıyla bastırdı.

1888 yılında emekli oldu ve en büyük eserlerinden biri sayılan 'Billy budd'ı yazdı; eseri bastırmaya fırsat bulamadan 28 Eylül 1891'de New York'taki evinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

Uzun yıllar boyunca unutulmuş bir yazar olarak kalan Melville, 1920'li yıllarda yeniden keşfedildi ve büyük bir yazar olarak kabul edildi. Eserleri Amerikan Kütüphanesi tarafından toplanıp basılan ilk yazar oldu.

Herman Melville Kitapları - Eserleri

  • Katip Bartleby
  • Moby Dick
  • Billy Budd
  • Benito Cereno
  • Katip Bartleby - Benito Cereno
  • Veranda Öyküleri
  • Sağlam Adam
  • Moby Dick
  • Typee
  • Katip Bartleby - Billy Budd
  • Ne Denizsiz Ne Tütünsüz
  • Redburn
  • Pierre ya da Belirsizlikler
  • Toplu Hikayeler 1
  • Israel Potter
  • Bir Horoz Öttü
  • Pasifik Rüzgarı
  • Hawthorne and His Mosses
  • The Piazza Tales

Herman Melville Alıntıları - Sözleri

  • Ama tek başınaydı sanki, yeryüzünde tek başına. Atlas Okyanusu’nun ortasında bir gemi enkazı. (Katip Bartleby)
  • Sen benim yüreğimin en derinlerine dokunuyorsun. (Moby Dick)
  • Sen benim yüreğimin en derinlerine dokunuyorsun. (Moby Dick)
  • “Kimi zaman kan ağladığımız halde, gözyaşı döktüğümüzü sanıyoruz. Yeteneklerimiz gibi acılarımızı da bazen başkaları bizden daha iyi ölçebiliyor.” (Pierre ya da Belirsizlikler)
  • Sahillerini böyle serbestçe kullanan bu insanlara karşı, yerliler korku ve nefretle karışık duygular besliyorlardı. (Typee)
  • "Çünkü uykuda olmanın genellikle rahatlatıcı bir şey olduğu kabul edilirse de, yine de uyku sırasında kimse uykunun tadını çıkardığının farkında değildir." (Redburn)
  • "Söylesene, ne diye çıldırmıyorsun? Nasıl yaşayabiliyorsun delirmeden?" (Moby Dick)
  • Aydınlanmış insanı bir vahşiden ayıran nedir? Uygarlık aparyı bir şey midir, yoksa barbarlığın ileri bir aşaması mı? (Israel Potter)
  • "Haklarında korkunç hikayeler duyduğum acımasız vahşiler, kana susamış yamyamlar bunlar mıydı? Bu insanlar birbirlerine karşı, fazilet ve merhamet üzerine makaleler hatmeden, ilk defa yüce ve asil İsa'nın dudaklarından dökülen o güzel duayı her gece okuyan birçok insandan daha iyi davranıyorlar ve çok daha insancıllar." (Typee)
  • Rahatsızlık, gün boyunca daha bezdirici çabalara engel olamamıştı. (Benito Cereno)
  • "Çünkü onun yarası vicdanında ve vicdan yarasının kanını da hiçbir şey durduramaz." (Moby Dick)
  • kentlerde ya da ailelerde, hatta doğada bile sefalet kadar düzen bozucu bir şey olamaz. (Benito Cereno)
  • Kay­gı­lar al­tın­da ezi­len in­san se­ve­mez; kas­vet için­de­ki in­san Tan­rı’­yı bu­la­maz. (Pierre ya da Belirsizlikler)
  • Yeryüzündeki tüm araçlar arasında en çabuk bozulanı da insanlardır. (Moby Dick)
  • "Tam nasıl olduğunu bilmiyoruz ama, ne olduysa oldu." (Moby Dick)
  • Şa­fak­tan bir mut­lu­luk bek­le­me­yen in­san, şa­fa­ğın bir tek göz tır­ma­la­yan bu­lut­la­rı­nı gö­rür, yal­nız­lık ve acı için­de sü­rüp gi­den ge­ce­si­ni so­na er­dir­mek üze­re olan ale­ni gü­nü ne­re­dey­se la­net­le kar­şı­lar. (Pierre ya da Belirsizlikler)
  • Onun bedenine yardım edebilirdim, ancak ona acı veren bedeni değil ruhuydu ve ben onun ruhuna ulaşamazdım.. (Katip Bartleby - Billy Budd)
  • "Düşüncelerin bir başka adam yaratmış senin içinde. Kendini bir Prometheus'a çevirmişsin azgın kafanla! Bir akbaba her gün gelip yiyecek yüreğini senin, kendi yarattığın bir akbaba!" (Moby Dick)
  • "Zira akıllı insanların bildiği, beklediği ve önlemini aldığı şeylerle cahiller ancak yüz yüze gelince tanışırlar. Ve deneyim onlara ders verdiği zaman bile ders ancak o günlük işe yarar; çünkü bolluk içinde yaşayan ahmaklar dara düşme ihtimaline hayatta inanmazlar; gökyüzünde güneşi görür ve onun hiç batmayacak kadar parlak olduğuna inanırlar." (Redburn)
  • Hayatımın akışı içinde birçok istisnai tesadüfe tanık olmuşumdur. (Katip Bartleby)

Yorum Yaz