diorex
sampiyon

Büyük Oyunlar - Anton Çehov Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Büyük Oyunlar kimin eseri? Büyük Oyunlar kitabının yazarı kimdir? Büyük Oyunlar konusu ve anafikri nedir? Büyük Oyunlar kitabı ne anlatıyor? Büyük Oyunlar PDF indirme linki var mı? Büyük Oyunlar kitabının yazarı Anton Çehov kimdir? İşte Büyük Oyunlar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

  • 13.03.2022 02:00
Büyük Oyunlar - Anton Çehov Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap Künyesi

Yazar: Anton Çehov

Çevirmen: Ataol Behramoğlu

Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

İSBN: 9789754588408

Sayfa Sayısı: 461

Büyük Oyunlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Anton Çehov (1860-1904): Kırkdört yıllık ömrüne karşın, hayatın yalınlığı ve karmaşası içindeki insanlık durumlarını büyük bir duyarlılıkla işlediği oyun ve öyküleriyle, dünya edebiyatına damgasını vuran en önemli 19. yüzyıl yazarlarından biridir. Elinizdeki ciltteyse, İvanov ve Martı'dan Vişne Bahçesi'ne, Çehov'un altı büyük oyunu, yazılış sırasıyla yer almakta ve bu büyük ustanın oyun yazarlığının farklı evrelerine ışık tutmaktadır.

(Arka Kapak)

Büyük Oyunlar Alıntıları - Sözleri

  • Yüreğinde aşkın kıpırtısını duydun mu, yapılacak en iyi şey onu ordan kovmaktır.
  • Yaşam geçip gitti, sanki hiç yaşamamışım gibi.
  • Eğer insanın gerçek bir hayatı yoksa, seraplarla yaşamaya başlar.
  • Gereksiz insanlar, gereksiz sözler, bir yığın budalaca soruya cevap verme zorunluluğu. Doktor! Yordu beni bunlar, hasta etti.
  • Yüreğinde aşkın kıpırtısını duydun mu, yapılacak en iyi şey onu ordan kovmaktır.
  • Varsın sevmesinler beni, ben de başkasını seveceğim!
  • Hayatı olduğu ya da olması gerektiği gibi değil, hayalimizde canlandırdığımız gibi betimlemek gerek.
  • Çiçekler her bahar yenileniyor, ama mutluluk geri gelmez bir daha...
  • "Yaşam geçip gitti, sanki hiç yaşamamışım gibi."
  • Aşk, kendisi için harcanan emek oranınca güzeldir.
  • Hayatımın geri gelmemek üzere yok olup gittiği düşüncesi, gece gündüz bir hortlak gibi boğuyor beni.
  • Bir yakıp yıkma şeytanı var hepinizin içinde. Ne ormanlara, ne kuşlara, ne kadınlara, ne de birbirinize acıyorsunuz.
  • Doğa aşk için yaratmış insanoğlunu.
  • Gereksiz insanlar, gereksiz sözler, bir yığın budalaca soruya cevap verme zorunluluğu... Doktor, yordu beni bütün bunlar, hasta etti.
  • Bu dünyada hiçbir şey ümitsiz değildir. Ümitsizlik, karşılıksız aşk, ahlar, vahlar; şımarıklıktan başka bir şey değil bütün bunlar. İnsan istemeli önce.

Büyük Oyunlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

yazar/anton-cehov 'un yazılış sırasına göre en büyük oyunları yer alıyor kitapta. Rusça aslından çeviren ise tabii ki de yazar/ataol-behramoglu . Çevirmene mi hayran kalsam yoksa yazara mı karar veremiyorum Çehov okurken fakat bu kitapta işler birazcık tersine döndü sanırım. Öncelikle kitapta olan oyunlar şu şekilde: 1- İvanov, 2- Orman Cini, 3- Vanya Dayı, 4- Martı, 5- Üç Kız Kardeş, 6- Vişne Bahçesi. Hepsi ayrı ayrı oldukça başarılı eserler aslında fakat ben okurken çok zorlandım. Daha önce Çehov'u defalarca okumuş olmama ve yazarın kalemine alışık olmama rağmen kitabın sonlarına doğru okuduğum oyunlar oldukça ağır geldi. Hatta daha önce kitap/vanya-dayi--8574 ve kitap/marti--6138 eserlerini okumuş olmama rağmen bu kitapta okurken çok zorlandım. Oyunların birçoğunda hatta hemen hemen hepsinde karakterler ve olaylar aynı ilerliyor diyebilirim. Kişinin muhtemel sonu, negatif durum ve olaylar, olumsuz, mutsuz karakterler... Rus edebiyatı eserlerini daha önce okuyan biri için çok alışılmadık bir şey değil tabii ki. Özellikle İvanov oyununda şu alıntıyı okurken yazar/fyodor-dostoyevski okuyormuşum gibi hissettim: "Yorgun, bitkin, parça parça, inançsız, aşksız; ağır bir baş ve tembel bir ruhla insanların arasında başıboş dolaşıyor ve şu sorulara karşılık bulamıyorum: Kimim ben, niçin yaşıyorum, amacım ne?" Olumsuz bir tarafı ise eserlerdeki karakter sayıları o kadar fazlaydı ki bir süre sonra hepsi karıştı ve sürekli geri dönüp bakmak zorunda kaldım. Altı tane oyunu birleştirmenin dezavantajı gibi bir şey oldu bu da. Üst üste okuduğum için hangi oyunu okuduğumdan bazen emin olamadım hatta. Bunu biraz da bu kitaptan önce kitap/kopegiyle-dolasan-kadin--8114 eserini okumuş olmamdan kaynaklı diye düşünüyorum. Genel olarak bu kitapta olan iki tiyatro oyununu daha önce okumuş olmama rağmen kitap bana ağır geldi. Gerek karakter isimleri gerekse oyunların benzerliği okurken kafamı çok karıştırdı fakat bu altı oyunu daha sonra teker teker geniş bir zamanda tekrar okumak istiyorum. Okumak isteyenlere ise hepsini aynı anda okumak yerine belli zaman aralıklarına yayarak okumalarını tavsiye ederim. Keyifli okumalar. (Gizem)

Podcast: Büyük Oyunlar, Anton Çehov: Podcasti dinlemek için YouTube linki: https://youtu.be/uONfeZfp5Dc Merhaba kitapçokseverler. Bu bölümümüzde Henrik Ibsen ve August Strindberg ile birlikte tiyatroda erken modernizmin doğuşundaki üç yaratıcı figürden biri olarak anılan Rus oyun ve kısa öykü yazarı Anton Çehov'un yazılış sırasıyla altı büyük oyununu; İvanov, Orman Cini, Vanya Dayı, Martı, Üç Kızkardeş, Vişne Bahçesi'ni konuşuyoruz. Çehov, 1896'daki Martı gösteriminden sonra tiyatroyu bırakmıştır fakat oyun, Konstantin Stanislavski'nin Moskova Sanat Tiyatrosu tarafından 1898'de yeniden canlandırılmıştır. Moskova Sanat Tiyatrosu, daha sonra Çehov'un Vanya Dayı'sını sahnelemiş ve Çehov'un son iki oyunu Üç Kızkardeş ile Vişne Bahçesi'nin galasını yapmıştır. Çehov geleneksel eylem yerine bir "ruh hali tiyatrosu" ve "metinde batık bir yaşam" sunduğu için bu dört eser, hem seyirciye hem oyuncu topluluğuna meydan okumayı sunmaktadır. Keyifli dinlemeleriniz olması dileğiyle. [email protected] üzerinden görüş ve önerilerinizi bekleriz. Sevgiler. (Okur Sohbetleri)

"çehov'u nasıl bilirsiniz?" "şey değil mi o ya, öykücü, tamam, öykücü o ya! sıradaki soru gelsin..." *** iletişim yayınları'nda yayımlanan çehov -öykü- külliyatı (şu ana kadar üç kitap yayımlandı) ile okumaya başladım çehov'u. gerçekten ben de öyküleriyle tanıyordum. fakat martı ve daha sonra da vişne bahçesi oyunlarıyla çehov'un başka bir kimliğini de keşfettim, itiraf etmem gerekirse, bu keşifte lev tolstoy'un "sen oyun yazma" tepkisi de etkili oldu. ataol behramoğlu çevirisiyle yayımlanan bu kitapta altı oyun var. orman cini ve vanya dayı, birbirine çok benzemektedir, hattâ aynı bile denilebilir, çünkü karakterler aynı, konu farklı işlenmiştir. bu "farklı işleme" de iki oyun arasındaki farkı ortaya koyuyor. oyunlar ortalama 80 sayfa. her bir oyun yavaş yavaş okursanız bir buçuk saat sürüyor, ki benim önerim de böyle okumanız, hattâ canlandırmanızı bile öneririm. *** oyunları mı, öyküleri mi? bu soruya cevap vermek zor gerçekten. iki tür de birbirinden çok farklı. ama birini seçmek zorunda kalırsak, bu öyküleri olurdu, zaten lev tolstoy da tercihini bu yandan yana kullanıyor. öykülerinde sıklıkla kullandığı sit-com tarzı kahkaha efektlerini oyunlarında kullanmaması bence çok iyi olmuş. maalesef, oyunlarında da karakterlerini ağlatması hoş durmamış. *** kitap önerilir. (Mete Karagöl)

Büyük Oyunlar PDF indirme linki var mı?

Anton Çehov - Büyük Oyunlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Büyük Oyunlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Anton Çehov Kimdir?

Anton Pavloviç Çehov (29 Ocak 1860, Taganrog Rusya - 15 Temmuz 1904, Badenweiler, Almanya), Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerin kurucularındandır.

Rusya'nın güneyinde Azak Denizi kıyılarındaki Taganrog'da bakkal bir babanın oğlu olarak Dünya'ya geldi. Dört çocuklu bir ailenin ortanca çocuğudur. Babası, ticaretten çok dini konulara eğilimleri olan sert ve otoriter bir adamdı. Babasının baskısıyla kilise korosunda ilahi söyleyen Çehov, ticarette başarı sağlayamayan babasının yerine dükkân işleriyle de ilgilendiğinden lise eğitimi uzadıkça uzadı.

Çehov, bir süre Yunanlı çocukların devam ettiği yerel bir okulda okudu. Daha sonra on yıl boyunca lisede Yunan ve Latin klasikleriyle temel bir eğitim gördü. Düş gücüne fazlasıyla olanak tanıyan bu eğitim Çehov'un yaşamı boyunca klasiklerden hoşnut olamamasına yol açacaktı. "Edebiyat Öğretmeni" adlı hikâyesi üniversite yıllarına aittir.

1876'da babasının iflas etmesi üzerine ailesi Moskova'ya göçtüğünde, kendisi bir ağabeyi ile birlikte Tagangrog'da kalarak liseye devam etti. Üç yıl boyunca, henüz çok genç olmasına karşın kendi hayatını kendi kazandı. Zor koşullar altında geçen çocukluk yılları, hikâyelerinde çocuklara geniş yer vermesine ve hep hüzünlü, incinmiş çocukları anlatmasına neden oldu.

1879'da liseyi bitirdi ve Moskova'ya giderek tıp fakültesine girdi; 1884'te doktor oldu. Tıp öğrenimi sırasında ailenin geçimine katkıda bulunmak için çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Bu dönemde yazdığı yazılarını "Melbourne'ün Masalları" adlı kitapta toplayarak üniversiteyi bitirdiği yıl ilk kitabını yayınladı.

Çehov, üniversiteyi bitirir bitirmez hekimliğe başladı. "Cerrahlık", "Cansız Ceset", "Kaçak" adlı hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hekimlik çok vaktini aldığından yazmasına engel olmaya başlayınca hekimlikten vazgeçip yazarlığa yöneldi. Yazarlığına hekimliğinin izleri görülür. Pek çok kimse onun Çarlık Rusyası'nı anlatışını, bir doktorun hastalığı teşhis edişine benzetir.

1887'de "Alacakaranlıkta" adlı öykü kitabıyla Rus Akademisi tarafından verilen Puşkin ödülü nü kazandı. Aynı yıl ilk büyük tiyatro oyunu "İvanov", Moskova'daki Korsch Tiyatrosunda sergilendi.

Ünlü öyküsü "6. Koğuş" 1892'da yayınlandı. Aynı yıl kolera salgını olan bölgelerde doktor olarak aktif rol oynadı. Merkez Rusya'da bir Melikhov adını verdiği bir malikane satın alarak taşındı ve yaşamında "Melihova dönemi" denilen yeni bir dönem başladı. Bu dönemde yaratıcılığının zirvesine ulaştı. Sürekli kendisini ziyaret gelen dostlarını malikanede ağırladı.

1894 yılının bir bölümünü yurtdışında geçirdi. Bu arada vereme yakalandı, tedavi için Kırım'a geçti.

1895'te "Martı" oyununun ilk versiyonunu yazdı. "Sakhalin Adası"nı yayınladı. Tolstoy ile tanıştı. Oyunun St. Petersburg'daki ilk gösterimi başarısızlıkla sonuçlandı.

1897'de Köylüler adlı uzun öyküsünü yayınlattı. 1898'de Sanat tiyatrosunu Stanslavski ile birlikte kuran Nemiroviç-Dantçenko Martı'yı sahnelemek için Çehov'dan izin istedi, bu arada Çehov, ilerde evleneceği aktris Olga Knipper'le tanıştı. Martı oyunu büyük başarı elde etti. Çehov'un babası öldü.

1899'da Vanya Dayı'nın ilk gösterimi yapıldı, Toplu Yapıtlarının ilk cildi yayımlandı.

1901'de Üç Kızkardeş sahnelendi; Çehov, Kafkasya seyahatinden sonra bir ev yaptırdığı Yalta'ya döndü ve Olga Knipper ile evlendi.

1904'te "Vişne Bahçesi" Moskova'da sahnelendi. Sağlığı bozulan Çehov, eşi ile birlikte Almanya'ya gitti ve Badenwiller'da öldü.

Çehov'un bütün yapıtları ölümünden 40 yıl sonra 20 cilt halinde yayımlandı. Bu yayının 8. cildinde Çehov'un sayısı birkaç bine ulaşan mektupları yer alır.

Çehov'un tiyatro sevgisi çocukluk yaşlarında izleyici olarak başladı. Vodvil olarak adlandırdığı birer perdelik oyunlarıyla, dörder perdelik oyunlarından ilk ikisi olan İvanov ve Orman Cini'ni 1887-1890 yıllarında yazdı. En ünlü eseri [Çalıkuşu] idi.

Vodvilleri taşra tiyatrosunda büyük başarı kazandı. Bir Moskova tiyatrosunda sahnelenen İvanov da çok büyük başarı sağladı. Orman Cini'nin aynı başarıyı sağlamaması üzerine Çehov oyun yazmaya uzun süre ara verdi. Martı'yla yeniden oyun yazmaya başlaması ikinci başarısızlığı beraberinde getirdi. Bunun üzerine Çehov tiyatroyla ilgisini kesmeye karar verdi. Bir mektubunda şöyle diyordu: "700 yıl yaşasam bir piyes yazmam. Nesine isterseniz bahse girerim." Bunları yazarken tiyatro sevgisini hesaba katmamıştır. Bu sırada Vanya Dayı büyük övgülere layık görülüyordu. Martı'nın ikinci sahnelenişinde kazandığı büyük başarı da Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi'ni yazmasını sağladı

Anton Çehov Kitapları - Eserleri

  • Korkunç Bir Gece
  • Kime Anlatsam Kederimi
  • Sayfiyede
  • Doktor Çehov'dan Öyküler
  • Kaştanka
  • Düello
  • Martı
  • Kadın Öyküleri
  • Köpeğiyle Dolaşan Kadın
  • Büyük Oyunlar
  • Kabuğuna Sinmiş Adam
  • Altıncı Koğuş
  • Vanya Dayı
  • Üç Kız Kardeş
  • Düşünür
  • Seçme Hikayeler
  • Sahalin Adası
  • Üç Kedi Yavrusu
  • Ateşler / Çukurda
  • Memurun Ölümü - Bütün Öyküleri 1
  • Entipüften Bir Adam - Bütün Öyküleri 2
  • Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3
  • Kırlarda Bir Gün - Bütün Öyküleri 4
  • Düello - Bütün Öyküler 6
  • Kara Keşiş - Bütün Öyküleri 7
  • Söğüt Ağacı
  • Sevgili Doktor
  • Ayı
  • Besleme
  • Vişne Bahçesi
  • Asma Katlı Ev
  • Parti
  • Hikayelerden Bir Demet
  • Yazışmalar
  • Hayat Yoldaşı
  • Toplu Eserleri - Hikayeler 1
  • Yeni Bulunmuş Hikayeler
  • Albion’un Kızı
  • İvanov
  • Bütün Oyunlar
  • Teklif
  • Önemli Bir Olay
  • Kül Altında Kor
  • Not Defteri
  • Taşralı
  • Üç Ürpertici Öykü
  • Belalı Misafir
  • Bukalemun Hikayeler
  • Kadın Kalbi
  • Kuşçu
  • Kısa Oyunları
  • Kısa Oyunları (9 Oyun)
  • Köylüler
  • Seçme Öyküler 1
  • Seçme Öyküler 2
  • Tek Perdelik 9 Oyun
  • Kırlarda Bir Gün
  • Üç Yıl
  • Doxsanıncı İllərdə
  • Bir Ressamın Hikayesi
  • Briç Oyunu
  • Bütün Öyküler 1 (1880-1884)
  • Bütün Öyküler 2 (1885-1886)
  • Bütün Öyküler 3 (1886)
  • Bütün Öyküler 4 (1887)
  • Bütün Öyküler 6 (1891-1893)
  • Bütün Öyküler 7 (1893-1895)
  • Bütün Öyküler 8 (1895-1900)
  • Küçük Köpekli Kadın
  • Martı ve Vişne Bahçesi
  • Çehov'dan Seçme Öyküler
  • Gooseberries
  • Bir İhtiyarın Not Defterinden
  • Çehov Toplu Eserler
  • Sıra Dışı Bir Adam ve Diğer Öyküleri
  • Yaşayan Tarihler
  • Düğün Jübile
  • Seçme Oyunlar: Üç Kızkardeş - Vişne Bahçesi
  • Bozkır
  • Öyküler 2
  • İşler Tıkırında Gidiyor
  • Seçme Öyküler 3 (Kısa Hikâyeler)
  • Seçme Öyküler 4 (Uzun Hikâyeler)
  • Hayatım
  • Bütün Oyunları 1
  • Bütün Oyunları 2
  • Kunduracı ile İblis
  • Bir Devlet Memurunun Ölümü
  • Öylesine Bir Hikaye
  • Hikayeler IV
  • Hikayeler V
  • Çukurda
  • Toplu Eserleri: Hikayeler III
  • Hikayeler 1
  • Hikayeler 3
  • Hikayeler II
  • Bir Av Dramı
  • Seçilmiş Əsərləri
  • Kuğunun Şarkısı
  • Anton Çehov'dan Hikayeler
  • Bütün Eserleri 2
  • Kara Keşiş
  • Toplu Eserleri
  • Toplu Eserleri
  • Avda Trajedi
  • Ayna
  • Aşk Üzerine
  • Ward No: 6 Stage 4
  • Düşmanlar
  • Step
  • A Nightmare - Stage 5
  • Bütün Eserleri 4
  • Bütün eserleri 5
  • Pahalı Dersler
  • Maske
  • Mujikler
  • The Story of a Nobody
  • Bütün Oyunları 3: Üç Kız Kardeş / Vişne Bahçesi
  • Toplu Eserleri Oyunlar
  • Süs Köpekli Leydi
  • Yazlıkçılar
  • Anton Çehov - Bütün Eserleri 6
  • Şehir Dışında Bir Gün Öyküler
  • A Nervous Breakdown
  • Hayata ve Edebiyata Dair Notlar
  • Tütünün Zararları
  • Kimliğini Saklayan Adamın Öyküsü
  • Seçilmiş əsərləri
  • Anton Çehov - Bütün Eserleri 7
  • Vişne Bahçesi
  • Sakhalin Island
  • The Woman in the Case
  • The Death of a Civil Servant
  • The Kiss
  • In the Twilight

Anton Çehov Alıntıları - Sözleri

  • Sevmek, sevilmek, ne büyük bir mutluluk; bu yüksek kuleden düşmeye başladığını anlamak, insan için ne kadar korkunç! (Hikayeler V)
  • İçimi bilmiyorlar, benim de onlar gibi sevinçli, neşeli olduğumu sanıyorlardı. (Köpeğiyle Dolaşan Kadın)
  • "Şu kocalar öyle can sıkıcı yaratıklar ki, durmadan uyusalar iyi ederlerdi." (Eczacının Karısı - Bütün Öyküleri 3)
  • Her şeyi bilmek kabil değil elbet... Zihin ne kadar geniş olursa olsun, her şeyi alacak diye bir kaide yok. (Kara Keşiş)
  • Yalnız insanlar çok okurlar, ama az konuşur, az duyarlar. Yaşam bir sırdır onlar için. (Köpeğiyle Dolaşan Kadın)
  • Ahh! Hayatımı boşa harcamışım gibi geliyor.. (Hikayelerden Bir Demet)
  • “Gerçek, niteliği ne olursa olsun, belirsizlik kadar korkunç değildir.” (Vanya Dayı)
  • “…herkes kutsal kitapları severdi; şefkatle, derin bir saygıyla severdi, ama kitap yoktu, okuyacak, anlatacak kimse yoktu.” (Mujikler)
  • Hepiniz domuz sürüsünden farksız bir yaşam sürüyorsunuz. Gece-gündüz burada toplanıp çene çalmaktan başka ne işiniz var? Topunuz cahilsiniz, uygarca yaşamakla bir ilişkinizi görmüyorum. Mişka hep dama oynuyor. Matriona fındık çıtırdatıyor. Nikifor gerekli-gereksiz yerde sırıtıp duruyor. Bunlar aklı başında insanların işi mi? Hayır, budalalığın daniskası! Hiçbirinizde düşünme yeteneği kalmamış.. (Bütün Öyküler 1 (1880-1884))
  • bize 20 rubleye ekin biçmeye gelmezlerdi, ama yarım kova içkisine bu işe dünden razıydılar. oysa 20 rubleye tam 4 kova içki alınabilirlerdi.(rus köylüleri için) (Taşralı)
  • Gözleriniz sürekli ateş ediyor, bam bum...tebrik ederim kazandınız,biz yenildik... (Toplu Eserleri)
  • Herkese fazla güveniyorsun. Dünyayı anla artık. Bu gidişle harcanır gidersin. (Sevgili Doktor)
  • Bırakın uygarlığı ve insanlığı doğru düzgün bir iklimimiz bile yok. Burası da memleket! Avrupa da! (Memurun Ölümü - Bütün Öyküleri 1)
  • Şehirden, mücadeleden, hayatın günlük hırgüründen kaçmak ve çiftliğine sığınmak... Bu hayat değil bencillik, tembellik ve kendine özgü bir tür keşişliktir. Yararlıktan yoksun bir keşişlik! İnsana üç arşın toprak ya da bir çiftlik değil bütün bir yerküre, bütün doğa gereklidir; insana, sahip olduğu bütün yetenekleri, özgür ruhunda saklı özgünlüğü açığa çıkarabileceği kadar geniş bir dünya gereklidir. (Seçme Öyküler 3 (Kısa Hikâyeler))
  • İstediğim: Hiçbir şey istememek. (Hayata ve Edebiyata Dair Notlar)
  • Zapoykin, birçok okurumuzun da bildiği gibi, eşi bulunmaz bir söylevcidir. Uyku sersemiyken, karnı açken, fitil gibi sarhoşken, sıtma nöbetleri geçirirken; kısacası, aklınıza gelen her durumda; evlenme, doğum, cenaze gibi her türlü tö­rende kusursuz söylevler verir. Söylevleri yağmur oluklarından güldür güldür akan sular gibi kesintisiz, coşkuludur; dağarcığındaki acıklı sözler kimi meyhanelerdeki hamamböceklerinden daha boldur. Esnaf düğünlerinde yaptığı, sonu gelmez, güzel konuşmalarda onu susturmak için hazan polise baş­vurmak gerekir. (Bütün Öyküler 3 (1886))
  • "Bu dünyada pek çok görüş ileri sürülür, ancak bunların en az yarısından çoğu başı derde girmemişlerce söylenir." (Söğüt Ağacı)
  • Eğer bir insanı gerçekten unutmak istiyorsan onunla yaşadıklarını değil, onun sana yaşattıklarını hatırla... (Düello)
  • "Siz şaşırdınız, doğru yoldan gitmiyorsunuz. Yalanları gerçek, çirkini güzel diye kabul ediyorsunuz." (Pahalı Dersler)
  • Öyküler de sık sık rastlanır "derken, birdenbire" sözüne. Yazarların hakkı var, yaşam beklenmedik şeylerle öylesine dopdolu ki! (Albion’un Kızı)

Yorum Yaz