TÜVTÜRK

Çok Güldük Ağlamayalım - Kürşat Başar Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Çok Güldük Ağlamayalım kimin eseri? Çok Güldük Ağlamayalım kitabının yazarı kimdir? Çok Güldük Ağlamayalım konusu ve anafikri nedir? Çok Güldük Ağlamayalım kitabı ne anlatıyor? Çok Güldük Ağlamayalım kitabının yazarı Kürşat Başar kimdir? İşte Çok Güldük Ağlamayalım kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

  • 19.02.2022 08:00
Çok Güldük Ağlamayalım - Kürşat Başar Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap Künyesi

Yazar: Kürşat Başar

Yayın Evi: Everest Yayınları

İSBN: 9752893368

Sayfa Sayısı: 192

Çok Güldük Ağlamayalım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ben hayatımda (kadınlar dışında) bilgisayar kadar sorun çıkartan başka bir şey görmedim. Üstelik yalnız kendisi sorun çıkartsa neyse...

Bir alet, ilişkiye girdiği herşeyle sorun çıkartabilir mi? Bir bilgisayara yazıcı, tarayıcı, fotoğraf makinesi, kamera, cep telefonu gibi ne bağlamaya kalkışsanız ayrı bir dertle uğraşıyorsunuz. Her yüklediğiniz programla alet uyum sorunu yaşıyor.

Bu kadar kaprisli kadın bile az bulunur. Hiçbiri yoksa da zaten ya "hardware" ya "software" sorunu vardır. Bir bilgisayarın sertlik ve yumuşaklıkla ilgili sürekli sorun yaşaması sizce de garip değil mi ?

Çok Güldük Ağlamayalım Alıntıları - Sözleri

  • Başkalarının hayatı, gündemimizin ana maddesi. Kendi hatalarımızı bulmaktansa başkalarınınkini arıyoruz. Yanımızdakileri beğeneceğimize hep uzaktakini beğeniyoruz. Kendimize ayıracağımız zamanı başkalarına ayırıyoruz.
  • Malum ülkemizde vergi sistemi de ilginçtir. Eğer maaşlı bir çalışansanız maaşın yarısı vergiye gider.Bizdeki vergi sistemine "çok kazanandan az, az kazanandan çok" vergi sistemi de diyebiliriz.
  • mesela onlar futbolcuya daha çok para verince futbolcu daha iyi oynuyor, kendini kaybediyor, bizimkilere çok para verince hiç oynamıyor, herhalde sakatlanır, paraları harcayamaz diye sahada yürüyerek dolaşmaya başlıyor. Bir de tabii artık koskoca zengin bir insan, top peşinde koşturacak değil, yakışık almaz.
  • Hayat, başkalarının yaptıkları üstüne konuşup durmakla, onları izlemekle, onlara kendi hayatımızda bunca yer vermekle çarçur edilecek kadar değersiz birşey mi?
  • Dünyada araba sahibi olmanın en masraflı olduğu ülkelerden biri hiç kuşku yok ki biziz. Avrupalının, Amerikalının bindiği arabaların aynısına, onların üç misli para ödeyip biniyoruz. Ülkemizde benzin de pahalı ama farketmez. Bizim için araba o kadar önemli bir araç ki, ne inanılmaz vergileri ne de habire zam gelen benzin bizim arabayla boş boş ortalıkta gezmemize engel olamaz. Düşünün ki edebiyatımızın ilk romanlarından birinin adı bile Araba Sevdası'dır.
  • Bazı insanlar hayatı yaşar, bazılarıysa seyreder.
  • Ben şahsen iki kişiden fazla insanla sinemaya bile gitmekten hoşlanmadığım için ölüme de kalabalık bir halde gitmeyi sevimli bulmuyorum.
  • Yani on yıl önce biri çıkıp bana, "günün birinde herkesin bir kitabı olacak, herkes kitap yazacak, kitap yazmak çok havalı birşey olacak," deseydi gülerdim.
  • Şimdi millet gidip bir tabak makarnaya dünyanın parasını veriyor. Ama makarnanın adı başka. Sipariş verirken göz dolduruyor. "Bana bir taglietelle" veya "Ben de bir fettucine alfredo alayım," diyorsunuz. Tabii gelen kısa veya uzun, ince veya kalın kesilmiş makarna ama isim müthiş.
  • Bir başka ekip de, arabaya yanlamasına oturmuş, önüne değil sağ tarafına bakarak ağır ağır ilerleyen ve kaldırımda gördüğü kızlara korna çalanlar. Bunlara "kepçeci" denir. Adam kendinden o kadar emin ki, kız arkası dönük yürürken kornasını duyduğu anda, "Aman Allahım bu o, kornasından belli, beyaz kornalı prens geldi, başıma talih kuşu kondu," diyecek ve kendisini arabaya atacak.
  • Arkadaşlardan biri mönüden oldukça gösterişli ismi olan bir yemek söyledi. Biraz sonra önüne bildiğimiz dilimlenmiş domates geldi. Domateste bir fark yok ama isim güzel.
  • Herkes değişmek istiyordu. Herkes geçmişinden kaçmaya çalışıyordu.
  • Hiç ilgim olmayan insanların ne yaptığını, nerede gezdiğini, nasıl çapkınlık yaptığını, hangi arabaya bindiğini, kaç lira kazandığını da merak etmem. Hayatta merak edecek öyle çok şey var ki... Hiç yaşamadığımız ve yaşayamayacağımız bir tarihin dönüm noktaları... Okuyamadığımız ve okuyamayacağımız onca kitap, göremeyeceğimiz uzak yerler mesela...
  • Bazı insanlar hayatı yaşar, bazılarıysa seyreder.
  • "Gün gelecek herkes on beş dakikalığına da olsa ünlü olacak," *önermesi gerçekleşti ama kimse, "gün gelecek herkesin bir kitabı olacak," diye bir kehanette bulunmamıştı.

Çok Güldük Ağlamayalım İncelemesi - Şahsi Yorumlar

NOT : Stand up niteliğinde bir kitaptır. Zaman geçirmeye ve kafa dağıtmaya uygundur. :) NOT : Kitap okuma alışkanlığı kazanmak isteyenler için tavsiye edilir. Aslında Kürşat Başar'dan böyle bir kitap bekler miydim? Beklemezdim. Ancak toplumumuzun yapısını çok güzel resmetmiş. Okurken iğnemeleri ve ince esprileri anlayabilmemizi sağlamış. 50 konu başlığı var geçmişe götüren cinsten. Konu başlıkları da ilgi çekiciydi. Anlatımı sade, anlatılanlar ise mutlaka başımızdan geçmiş olaylardı. Esere yabancı kalmamak güzeldi. Tespitlerini de beğenerek okudum. Ciddi konulara da giriş yapmış olsa da yüzünüzü bir şekilde güldüren bir kitaptı. Açıklama yapmış olduğu bölümler öğreticilik açısından pek bir katkı sağlamasa da kafa dağıtmak için okunabilecek kaliteli bir eserdi. Keyifli okumalar dilerim :) (Banksy)

bir kitabımız daha bitmişken: Kürşat Başar. Türk yazar,gazeteci,televizyon programcısı ,müzisyen . ISTANBUL 1963 Deneme türü kitaplar pek sevmesem de bir roman yazma niyetinde olan ben gerçek ve gerçeğe uygun olan tüm kitapları okuyup kelime dağarcığımı güçlendirmeye çalışıyorum. Kürşat Başar ile Başucumdaki Müzik kitabını almamla olmuş olsada Çok güldük,ağlamayalımı okumakla kalemi ile tanışmış oldum. Espirili sürükleyici bir dille yazılmış. Kitap her bir başlığın konusu birbirinden farklı yazılmış. Okurken gazete ya da dergi sayfalarını karıştırır gibi yormadan akıp gidiyor. Yaşadığımız toplumun sosyal alışkanlıkları ile ilgili her bir bölümü , bir setlik film gibi ilerlemiş sayfalar . Çoğu kişinin dediğinin aksine güncelliğini kaybetmediğini gördüm ben. Bir çok konuda bir yerlerde birilerini hatırlatır seyler yazılı . Bana göre sevdim mi? Evet, okunabilir. Altı çizili cumlerime bir çoğunu ekledim. Bir çok alıntı sayfamda ekledim Keyifle okunması dileğimle yazar/Kursat-Basar (Glsm E.M.K BERK)

Medya, sanat, siyaset vd konu başlıkları altında samimi denemelerin toplandığı kitap. Kitap biraz güncelliğini yitirmiş olsa da ülkecenek kafa yapımız pek değişmediğinden, günümüze de tekabül ediyor. (sıla)

Kitabın Yazarı Kürşat Başar Kimdir?

Kürşat Başar, 1963'te İstanbul'da doğdu. İstanbul, Ankara, Lefkoşa ve Ağrı - Doğubeyazıt'ta tamamladığı ilk ve orta öğreniminin ardından İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünü bitirdi. Çeşitli basın kuruluşlarında çalıştı.

1989 yılında yayımladığı Kış İkindisinin Evinde adlı ilk kitabıyla Haldun Taner Öykü Ödülü'nü kazandı.

Kürşat Başarr gazeteciliğe üniversitede felsefe okurken cep harçlığını kazanmak için Hürriyet Gazetesi'nde çalışmaya başlamıştır. Gösteri adlı edebiyat dergisini 1985'lerde zirveye taşıyan grubun as elemanıdır. Kürşat Başar gazete ve dergi yöneticiliği de yapmıstır. Tempo dergisi tiraj rekoru kırdığı yıllarda derginin genel yayın yönetmenidir. Yeni Yüzyıl, Star ve Akşam gazetelerinde yazıları arka kapaktan okuyucuyla buluşurdu. Yazıları mail ortamında gezmeye başlayan ilk gazetecilerdendir.

1990 yılında Konuştuğumuz Gibi Uzaklara, 1992'de Sen olsaydın yapmazdın, biliyorum, 1996'da Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları adlı romanları yayımlandı. Yazı ve denemelerinin bir bölümünü İğreti Yaşamlar adlı kitabında topladı. 2003 yılında Başucumda Müzik, 2006 yılındada yine yazı ve denemelerinden oluşan Çok Güldük Ağlamayalım adlı kitabı yayınlanmıştır

NTV'de "Siyaset Hakkında Her Şey" adlı televizyon programını Çiğdem Anat ile birlikte hazırlayıp sunmuştur.

Kanaltürk'te Kürşat Başar'la adlı televizyon programını sunmuştur.

Cnn Türk ve Fox Tv'de kendi adını taşıyan programlar yapmıştır.

Cumhuriyet Gazetesi'nde "Hayal ve Gerçek" adlı köşesinde yazmıştır.

İyi derecede saksafon çalan yazar önemli müzisyenlerle birçok konser vermektedir. 2014 yılında Turkmax Gurme kanalında her zamanki formatıyla program sunmaya başlamıştır.

2014 Haziran ayında 11 yıl aradan sonra yeni romanı "Yaz", Everest Yayınları'ndan çıkmıştır.

Kürşat Başar Kitapları - Eserleri

  • Başucumda Müzik
  • Sen Olsaydın Yapmazdın Biliyorum
  • Çok Güldük Ağlamayalım
  • Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları
  • Kış İkindisinin Evinde
  • İğreti Yaşamlar

  • Konuştuğumuz Gibi Uzaklara
  • Yaz
  • Sanki Bir Roman Kahramanı
  • Aslında Hayal
  • Alparslan Türkeş & Dokuz Işık
  • Bazen Unutmak İstersin
  • Aklımda Hep Sen

  • Gerek Yok, Hoş Değil
  • Dışarda Kötülük Vardı

Kürşat Başar Alıntıları - Sözleri

  • Belki de insan büyük acıları yaşadıktan sonra sımsıkı tutunduğunu sandığı şeyler avcundan kayıp gidiyor. (Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları)
  • Seni başka yüzlere benzetmeye, başka anlamlar vermeye çalışmıyorum artık.. (Konuştuğumuz Gibi Uzaklara)
  • Düşünce ve kadro üretemediğimizden, özgürlükleri yasalara koysak bile evlerimize sokamadığımızdan söz etmiyoruz da her felaketi 'dış mihrak'lara bağlıyoruz. (İğreti Yaşamlar)
  • "İnsan ne zaman geçmişi düşünür? Geleceği düşünmek istemediği zaman mı? An' da olmak acı verdiği zaman mı?" (Aklımda Hep Sen)
  • Ne yaparsam yapayım sanki coğrafya ve iklim hayatları da belirlermiş gibi bir parça hep eksik kalıyor. (Aslında Hayal)
  • Bazen, yazık ki biriyle yanlış bir yerde, yanlış bir zamanda tanışırsınız. (Bazen Unutmak İstersin)

  • "İlişkilerin sürekli yinelenmesine, başladığı an biraz sonra olacakların bilinmesine, bu kahrolası bilgiyle kendini asla bırakamayışın verdiği hüzne, yine yanıldığını bilmenin ve yine de sürdürmenin acısına artık dayanamıyorum." (Konuştuğumuz Gibi Uzaklara)
  • Yokluğun, artık karşı konulmaz yokluğun -bir kitabın son sayfasında, kurumuş bir çiçeğin­- 'kurumuş bir çiçek' ,diyorum. (Kış İkindisinin Evinde)
  • Cumhuriyet devrimleri bir yandan dini, yönetimden çıkartırken, öte yandan Batılılaşma denilen reformları gerçekleştiriyordu. Yüzünü Batı'ya dönen, kendini Avrupalı sayan ve ancak oradaki yarışa girerek büyüyebileceğini düşünenlerin ülkesi. (İğreti Yaşamlar)
  • Koskoca bir dünyada öylesine rastladığımız biriyle kuruyoruz bütün düşlerimizi, yaşamımızı insanların üstüne kurmamalıydık, insanlar bizi bırakıp giderdi. (Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları)
  • Zaman -neresinde olduğumu hiç belirleyemediğim zaman -çok hızlı, çok hızlı, çok hızlı geçecek, şu rüzgar gibi ve biz onu hep aynı sanacak, hep tutunduğumuz yerde kalmak isteyeceğiz. (Kış İkindisinin Evinde)
  • Ben kimseye göre bir hayat kurmadım, başka birine göre hayatını kurarsan mutsuz olursun. Ben kendim gibiyim. (Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları)
  • Dünyanın pek çok yerinde bir araya gelen topluluklar, kendilerinden olmayanları, kendilerine benzemeyenleri istemediğini haykırıyor, sonra onlara saldırıyor, yok etmek istiyordu. Hepimiz karşımızdakinden aynı şeyi istiyorduk: “Benim gibi ol!” (Aslında Hayal)

  • Bir gece sabaha kadar yazdım ve kitap bitti. (Bazen Unutmak İstersin)
  • Bana mı öyle geliyor yoksa inanılmaz bir aynılaşma dönemi ne mi girdik? (Gerek Yok, Hoş Değil)
  • Evet bazen bir müzik kutusu yalnızca bir eşyadır. Bazen de o kutunun içinden hayatınızı değiştirecek bir şarkı duyuluverir. Çok uzaktan, usulca... (Bazen Unutmak İstersin)
  • Evet artık estetik amleiyatlar var ama sözcükler hâlâ aynı gücü koruyor (İğreti Yaşamlar)
  • Herkes biraz ülkesine benzer… (Yaz)
  • Çünkü sanırım hayatında benim var olabileceğim bir zaman ve mekan yok. (Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları)
  • Bana kalsa dürüst olmak çok daha kolaydı. Asıl cesaret isteyen böyle gizli yaşamaktı. İki hayatı olmak, hayatını ikiye bölmek, parçalanmış bir ruhla, yırtılmış bir kalple, gelgitler içinde kalmaktı... (Başucumda Müzik)

Yorum Yaz