TÜVTÜRK

Derde Deva Randevu - Murat Menteş Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Derde Deva Randevu kimin eseri? Derde Deva Randevu kitabının yazarı kimdir? Derde Deva Randevu konusu ve anafikri nedir? Derde Deva Randevu kitabı ne anlatıyor? Derde Deva Randevu kitabının yazarı Murat Menteş kimdir? İşte Derde Deva Randevu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

  • 25.02.2022 20:00
Derde Deva Randevu - Murat Menteş Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap Künyesi

Yazar: Murat Menteş

Çizer: Hakan Karataş

Yayın Evi: April Yayıncılık

İSBN: 9786058108813

Sayfa Sayısı: 120

Derde Deva Randevu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Zamanda edebî bir seyahat

[Müteveffa yazarlarla söyleşiler]

Dostoyevski’yle sohbet etmeyi kim istemez?

Shakespeare’e akıl danışmayı, Fârâbî’yle tanışmayı, Nietzsche’ye sorular sormayı?

Derde Deva Randevu, imkansızı başarıyor.

Okuru, zamanda edebî bir yolculuğa çıkarıyor.

***

Kitapta, romancı Murat Menteş’in 11 yazarla yaptığı hayalî söyleşiler yer alıyor:

Fârâbî

Shakespeare

Dostoyevski

Hacı Bektaş-ı Veli

Nietzsche

Hüseyin Rahmi

Agatha Christie

Neşet Ertaş

Kurt Vonnegut

Orhan Veli

ve Bukowski.

Onlara sorular yöneltiyor Menteş. Cevaplar ise yazarların eserlerinden geliyor.

***

Hakan Karataş’ın sahne sahne çizdiği bu söyleşiler, büsbütün canlılık arzediyor.

Hüseyin Rahmi’yi Heybeliada’da, Dostoyevski’yi St. Petersburg’da, Orhan Veli’yi Boğaziçi’nde görüyorsunuz.

***

İlginç bilgiler ve şaşırtıcı detaylarla yüklü, adeta sihirli bir kitap Derde Deva Randevu.

Tecrübeli okura hatırlatmalarda bulunuyor, keşifler yapma imkânı sunuyor.

Yeni okurlara ise yazarları ve eserlerini ana hatlarıyla takdim ediyor.

***

Derde Deva Randevu’da diyalog şeklinde kurgulanan metinler, yazarlarla ‘yakınlık’ duygusu veriyor.

Soru - cevaplarla ilerleyen kitap yazarların düşüncelerinin nedenlerini anlamayı sağlıyor.

Şaşırtıcı, eğlenceli ve etkileyici bir kitap.

Öğrenciler ve ömür boyu öğrenmeye devam edenler için ideal…

Zincirleme beyin fırtınası!

Derde Deva Randevu enteresan, matrak ve bilgi dolu.

Derde Deva Randevu Alıntıları - Sözleri

  • Güvensiz kalplerimizi, karaktersiz insanlara borçluyuz.
  • Kitaplardan vazgeçmeyin. Zerre kadar aklı olan herkes kitapların iyi olduğunu bilir.
  • -Sizce en büyük katil... +Zaman.
  • Sorun şu ki, insan suretindeki herkes insan değildir.
  • Bir insanı kötülemek kolay, anlamak zordur..
  • "Kitaplardan vazgeçmeyin. Zerre kadar aklı olan herkes kitapların iyi olduğunu bilir."
  • kendi çağımda, anlaşılmayı beklememem gerektiğini fark etmiştim.
  • “Güvensiz kalplerimizi, karaktersiz insanlara borçluyuz...”
  • İnsanlar adaletsizliği sadece kendi başlarına gelince dert ediyorlar.
  • Kitaplardan vazgeçmeyin. Zerre kadar aklı olan herkes kitapların iyi olduğunu bilir.
  • Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar Ve yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar Ve bu yüzden düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik, Sarılırsak yanarız deyip aşkı hep uzaktan sevdik... Hangi çiçek, diğerini "sarı açtı" diye ayıplar? Hangi kuş, farklı ötünce diğerine yasak koyar? Derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar. Ah insanlar! Her şeyi bulup kendini bulamayanlar...
  • Çocukların acı çekmesi... İnsanlığın en büyük meselesi budur kanımca.
  • genellikle insanlar Anlamadan sever ve bilmeden hınçlanırlar.
  • Gerçeğin nerede olduğunu bilemeyiz... Bizi yaşatan, hayaller ve hikayelerdir.

Derde Deva Randevu İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Zamanda Edebî Bir Seyahat: Derde Deva Randevu: ‘’Derdin devası belki de aynı derdi üstlenmiş bir kişiyle buluşmakla belirir?’’ (s. 11) 1866 St. Peterburg’una gidip yazar/fyodor-dostoyevski’nin sigarasını yaktıktan sonra onunla birlikte kumar masasına oturup aşktan, yalnızlıktan ve toplumsal problemlerden konuşmak ister misiniz? Veya 1968’e gidip Bozkırın Tezenesi kitap/neset-ertas--43539’ın 3 ay cezaevinde kaldığı sırada onun koğuş arkadaşı olup türküler ve insanlar üzerine sohbet etmek ister misiniz? (Bkz: https://www.youtube.com/watch?v=KGQWg_d_y2M) Peki, oradan bir uçakla 1943 yılında Heybeliada’da münzevi bir hayat süren yazar/huseyin-rahmi-gurpinar’ın evine edebiyat ve toplum üzerine sohbet etmeye gitmek ister misiniz? yazar/agatha-christie ile cinai romanların inceliklerini öğrenmek, yazar/Farabi ile din ve felsefe üzerine hasbihal etmek, yazar/orhan-veli-kanik ile İstanbul’da bir meyhanede edebiyat ve şiir sanatı üzerine laflamak ve türkü söylemek, yazar/friedrich-nietzsche’ye bağnazlık ve üst-insan hakkında sorular sormak, yazar/william-shakespeare’in size insanlar ve özgürlük hakkında soneler okumasını, yazar/Haci-Bektas-Veli ile dostluk ve tasavvuf üzerine hoşbeş etmek, Dresden’e gidip yazar/Kurt-Vonnegut’a savaş, din ve yazar/Isaac-Asimov hakkında merak ettiklerinizi sormak veya yazar/charles-bukowski ile yazarlık, sanat ve alkol üzerine muhabbet etmek ister misiniz? Benimki de soru işte, kim istemez ki? ‘’Kitap okumanın bir nevi randevu olduğunu, bu randevunun hemen her zaman bir dertleşme ve/yahut deva arayışı anlamına geldiği kabulüyle hareket ediyorum’’ diyerek başlıyor kitaba yazar/murat-mentes . Gerçekten de bu konuda haklı. Okuduğumuz kitapların yazarlarıyla tanışmak, onlarla arkadaş olmak dahası o kitaptaki olay örgüsünün geçtiği yıllarda, mekânlarda yaşamak, o zamanların insanı olmak ve çağımızdan uzaklaşmak isteriz çoğunlukla. Menteş de bize katılıyor olmalı ki şu ifadelerle düşüncesini dile getiriyor: ‘’Evet, yazarları arkadaşım sayarım. Onlarla münasebetimi profesyonelce düzenleyemem. Çağdaşım yazarlarla da dostluğumuza güç katan asıl unsur, onların eserlerinden bana ulaşanlardır zannımca. Peki ya diğerleri? Yani bu dünyadan göçmüş yazarlar? Ya en iyi arkadaşımız, biz onunla tanışmadan ölüp gittiyse? yazar/cemal-sureya'yla teatide bulunmak, yazar/orhan-kemal'le hasbihal etmek, yazar/oguz-atay'la dertleşmek iyi olurdu sanki?’’ Bu eserde sohbet edeceğimiz halka mal olmuş üstatlar hayatta olmadıkları için onlarla fiziki anlamda tanışmamız tabii ki imkânsız. İşte bu durum Murat Menteş’i birtakım düşüncelere gark ediyor ve ortaya ‘’Müteveffa Üstatlarla Söyleşiler’’ fikri çıkıyor. İlk başlarda yazar/ot-dergisi’nde yazar/orhan-kemal ile yaptığı bir söyleşi ile hayat buluyor bu fikir, sonradan güzel tepkiler de alınca kitaplaştırmaya karar veriyorlar ve müthiş bir iş çıkıyor ortaya. Usta çizer yazar/hakan-karatas, Murat Menteş’in müteveffa üstatlarla yaptığı konuşmaları, soru-cevapları büyük bir hünerle resmediyor ki adeta oradaymışçasına hissediyorsunuz. Özellikle Dostoyevski’nin ölüm cezasından kurtulma sahnesini öyle başarılı bir şekilde çizmiş ki okurken Sibirya’nın ayazını hissettim desem yalan olmaz. Doğu Ekspresi’nde Agatha Christie ile karşılıklı kahve içince de içim ısındı resmen. Büyük teşekkürlerimi sunuyorum, hem Murat Menteş’e hem Hakan Karataş’a. Tabi bu kitabı yazmak da her babayiğidin harcı değil, bahsi geçen yazarlar üzerinde tek tek uzun mesailer boyunca çalışmış Menteş. Biyografilerini okumuş, eserlerini özümsemiş ve zaten bunlardan yola çıkarak yazarlara sorular sorup fikirlerini almış, yer yer yazarların eserlerinden kendi cümlelerini, alıntılarını, aforizmalarını görebiliyoruz bu yüzden. Kitabın asıl amacı; Yazarları ve eserlerini genel hatlarıyla tanıtmak; tecrübeli okura hatırlatmalarda bulunmak; yolun başındaki okurlara kılavuzluk etmek… Bir günde bitirebileceğiniz ama günlerce üzerine düşünebileceğiniz, eğlencelik ve keyifli bir kitap: kitap/derde-deva-randevu--150639 №:1. Ben okurken epey keyifle okudum, keşke daha uzun olsaydı diye hayıflandığım için de hemen kitap/derde-deva-randevu-2--183302’ye başladım. Ve incelemesi geldi: #142152155. №:3 de yoldaymış, ben öyle duydum. :) ‘’Bu kitap fevkalade mühim 11 yazarın dünyasına giriş bileti!’’ Herkese keyifli okumalar. ^^ (Kayaberk İpek)

Yazarın genel olarak kendine ait çok farklı ve eşsiz bir tarzının olduğunu düşünüyorum. Daha önceki eserlerini çok severek ve beğenerek okumuştum. Her sayfasında sizi çok farklı yerlere yönlendirebiliyor. Kendinizi bir anda Youtubeda cenaze marşı dinlerken bulabiliyorsunuz ya da bir film izlerken... Bu eserinde cinayet, aksiyon vs yok. Alışılageldiğimizin dışında bir eserle karşımızda. Geçmişte yaşamış bazı yazarlar ve şairlerle olan diyaloglar üzerinden ilerliyor kitap. Okurken her birini daha yakından tanıma isteği oluşturuyor. Bu serinin ikinci kitabını da bir an önce okumak istiyorum. Okumayı düşünenlere şiddetle tavsiye ediyorum. (ebru)

Naçizane inceleme yapmadan önce Django ve Mango (yazarımızın sevgili dostları, papağanları) gibi “Harika! Süper! Muhteşem!” diyerek tezahüratta bulunmak istiyorum. Ve yeğenim Pınar’a beni bu kitabın vesilesiyle çok değerli yazarımız Murat Menteş ve değerli çizerimiz Hakan Karataş’la tanıştırdığı için çok teşekkür ediyorum. “Derde Deva Randevu”yu çok sevdim. Hemen ikinci kitabını da aldım. Böyle bir kitaptan faydalanmamak mümkün değil. Yazarımız kitabını, tarihe iz bırakmış yazarlarla sohbet havasında, özellikle bu ünlü şahsiyetlerin eserlerinden alıntılarla gerçeğe uygun bir şekilde karşılıklı diyalogla kurgulamış. Böylece yazarımızın da belirttiği gibi yazarları ve eserleri tanıyacak; tecrübeli okurlara hatırlatmada bulunacak; yolun başındaki okurlara da kılavuzluk edecek bir eser olmuştur. Ayrıca bu kitapla kalıplaşmış fikirlerimizin, birçok şeye karşı bakış açımızın değişebileceğini de söylemek isterim. Ben müthiş bir heyecan ve zevkle okudum. Çizimler de harikaydı. Açıkçası elimden bırakamadım. Ve şiddetle herkese tavsiye ediyorum. İyi okumalar. (Yasemin Akpınar)

Kitabın Yazarı Murat Menteş Kimdir?

Murat Menteş (d.21 Eylül 1974, İstanbul), Türk şair ve romancıdır.

2009'da yayımlanan Korkma Ben Varım adlı romanı, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından roman dalında ödüle layık görülmüştür.

Samed Karagöz ile Klark adındaki kültür sanat programı TVNET'te yayınlanan Menteş, 2011 yılından beri Standart FM'de yine Samed Karagöz'le birlikte Nunchaku isimli programı sunmaktadır. 2012 yılında Yeni Şafak gazetesinde köşe yazıları yayınlamaya başladı ve bu işini 26 Temmuz 2013 tarihinde bıraktı, afilifilintalar.com sitesinde yazmaya da devam etmektedir. Menteş'in "Deplasmanda Plasebo" adlı şiiri Kaan Boşnak tarafından bestelenmiştir.

Romancılığı

Menteş romanı Türkçe edebiyatta fazlaca karşılaşılmayan sıradışı olaylarla doludur. Ve bu sıradışı olaylar, son derece enerjik bir üslupla anlatılır. "Romanı, saatte 300 km. gidebilen bir spor araba gibi tasarlıyorum. Dileyen okur yavaş yol alabilir, fakat hızlı okunmaya elverişli bir anlatımı benimsiyorum." diyen yazar için hız, romanın temel taşlarından biridir. Dolayısıyla kitaplarında uzun tasvirlere ve betimlemelere yer vermez. Bu durumu "Eskiden romancılar bir dağı ya da bir odayı detaylı bir şekilde tasvir ederken bugün görsel çağda yaşadığımız ve herkes her şeyi gördüğü için tasvir romanı hantallaştıran bir şeye dönüşüyor." şeklinde açıklar.

Yazarın alametifarikalarından; Nuh Tufan, Hayati Tehlike, Şebnem Şibumi, Nazlı Hilal gibi karakter isimlerinden ise şu şekilde bahseder: "Biz, benlik imgesi kaymış bir toplumuz. Dikkat edin, sarsak, sığ kızların genel adı “Kezban” oldu. Ayşe, Fatma, Yahya, Süleyman gibi geleneksel isimler ile Çağatay, Tonguç, Tuğçe gibi isimler arasında sınıfsal aidiyet çağrışımı farkı var. Roman kahramanlarımı bu yüzeysel algı ve banal tasniften muaf tutmak için orijinal isimler seçmeye çalışıyorum."

Eserleri

Kuzgun'un Gölgesi (şiir, Yediiklim Yayınları, 1999)

Kaosa Mütevazı Bir Katkı (deneme, Şule Yayınları, 2001)

Aynalı Barikatlar (deneme, Şule Yayınları, 2003)

Dublörün Dilemması (roman, İletişim Yayınları, 2005)[5]

Korkma Ben Varım (roman, İletişim Yayınları, 2009)

Garanti Karantina (şiir, Sel Yayıncılık, 2010)

Ruhi Mücerret (roman, April Yayıncılık, 2013)

Antika Titanik (roman, April Yayıncılık, 2018)

Derde Deva Randevu (roman, April Yayıncılık, 2019)

Derde Deva Randevu 2 (roman, Alfa Yayınları, 2019)

Murat Menteş Kitapları - Eserleri

  • Korkma Ben Varım
  • Dublörün Dilemması
  • Ruhi Mücerret
  • Garanti Karantina
  • Kaosa Mütevazı Bir Katkı
  • Aynalı Barikatlar

  • Kuzgun'un Gölgesi
  • Antika Titanik
  • Derde Deva Randevu
  • Derde Deva Randevu 2
  • Fink

Murat Menteş Alıntıları - Sözleri

  • "İkimiz de kanıyoruz bu dünyada olanlara..." (Garanti Karantina)
  • İnsanlar adaletsizliği sadece kendi başlarına gelince dert ediyorlar. (Derde Deva Randevu)
  • Gerçeğin nerede olduğunu bilemeyiz... Bizi yaşatan, hayaller ve hikayelerdir. (Derde Deva Randevu)
  • "Yaşamak ölülerin de hakkı." (Ruhi Mücerret)
  • Peki ya üniversiteler? -Modern üniversiteler, işsizlik probleminin kamufle edildiği park alanlarıdır. Tarihte ilk defa insanlar 30 yaşına kadar eğitim görüyorlar. Bu normal değil. (Derde Deva Randevu 2)
  • Ev içinde uyurgezer bir despot iken, dışarıda ölmeden yok olmayı başarmış zavallı bir avareye dönüşen erkekler hangi onurlu itirazı üstlenebilir ki? (Kaosa Mütevazı Bir Katkı)

  • Ahlaksız kimseler, ahlakın ne olduğunu bilme­yen kimselerdir. Dolayısıyla, sahiden ahlaklı kişilerle karşılaşsalar bile onların özelliklerini kavrayamayan ya­ratıklar, sağlamlığı çürüklükte arayacaklardır. (Aynalı Barikatlar)
  • “Bir sinekle bir devlet adamı arasındaki benzerlik nedir?” sorusunun cevabı 19. yüzyıldan hazırdır: “İkisini de gazeteyle öldürebilirsin!" (Kaosa Mütevazı Bir Katkı)
  • "İnsanlar birbirlerinin dertlerini kusur sa­yıyor." (Korkma Ben Varım)
  • Günü geçmiş gazeteleri birbirine ekleyip okuduğunda herhangi bir tarih kitabı okumuş sayılmazsın, okuduğun bok yoluna gitmenin tarihidir. (Kaosa Mütevazı Bir Katkı)
  • Herkes kendi mezarını kazarsa bütün çirkefi örtme imkanı doğar. (Kaosa Mütevazı Bir Katkı)
  • Araba kullanırken can verenlerin çoğu, araba kullanmak için can atanlar arasından çıkıyor, ne tuhaf. (Kaosa Mütevazı Bir Katkı)
  • "Sonradan fark ettim ki, çocukluk asıl, insana ileri yaşlarda lazım." (Fink)

  • "Tüm insanlığa kahve ısmarlamak, aklımdan geçen bu..." (Dublörün Dilemması)
  • "Kızın yüzü deniz manzaralıydı. İki gözünde iki ayrı okyanus. Birini geçseniz de ötekinde kesinkes kaybolursunuz." (Fink)
  • "Kim ne derse desin, ıslık değil parola çığlık..." (Garanti Karantina)
  • “Kartları kader karıştırır, sen de oynarsın. “ (Korkma Ben Varım)
  • Kutsal kitaplar ? -Kitaplar inanmak için değil, anlamak için okunur. Kutsal kitaplar içinde geçerli bu. Anlamadığınız bir kitapla bağ kurduğunuzu iddia etmeniz gülünç olur. (Derde Deva Randevu 2)
  • “… gül gibi yaşıyoruz fakat birkaç diken var.” (Fink)
  • Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar Ve yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar Ve bu yüzden düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik, Sarılırsak yanarız deyip aşkı hep uzaktan sevdik... Hangi çiçek, diğerini "sarı açtı" diye ayıplar? Hangi kuş, farklı ötünce diğerine yasak koyar? Derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar. Ah insanlar! Her şeyi bulup kendini bulamayanlar... (Derde Deva Randevu)

Yorum Yaz