TÜVTÜRK

Döl Bereketi - 1 - Emile Zola Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Döl Bereketi - 1 kimin eseri? Döl Bereketi - 1 kitabının yazarı kimdir? Döl Bereketi - 1 konusu ve anafikri nedir? Döl Bereketi - 1 kitabı ne anlatıyor? Döl Bereketi - 1 kitabının yazarı Emile Zola kimdir? İşte Döl Bereketi - 1 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

  • 19.02.2022 06:00
Döl Bereketi - 1 - Emile Zola Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap Künyesi

Yazar: Emile Zola

Çevirmen: Fatma Özince

Orijinal Adı: Fecondite

Yayın Evi: Beda Yayınları

İSBN: 9756510129

Sayfa Sayısı: 432

Döl Bereketi - 1 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

... Ani ve kuvvetli bir hareketle, Norine'in o zamana kadar karnını saklamasını sağlayan o uzun iş gömleğini yakalamıştı; sonra dövüş esnasında meydana gelen bir yırtığa elini soktu ve kumaşı boydan boya yırttı; öyle ki Norine, karnının büyüdüğünü gördükçe umutsuzluğa kapıldı, elinden gelse yumruklarının olanca kuvvetiyel ezecek olduğu o baştan çıkarılmış zavallı kızın karnı acıklı haliyle meydana çıktı. İnkar etmesinin mümkünü yoktu. Elbisesinin kopçaları kopmuştu, karnı fırlamıştı, taşıyordu. Norine, titreyerek yüzünü kapattı ve hüngür hüngür ağlamaya başladı.

Beuchene sesini daha da yükselterek hemen.

- Rezalet, dayanılmaz bir resillik bu! Dedi. Matmazel Euphrasie size emrediyorum, susunuz. Bir kelime daha söylemenize katlanamam!

- Demek doğru, kabul ediyorsun öyle mi?.. Ah! Namussuz kız, öldüreceğim seni...

Döl Bereketi - 1 Alıntıları - Sözleri

  • Mucizeler yaratmak için sevmek yeter.
  • Bu adamlar sevmiyorlar, sevmekten âciz insanlar, bunlar! Para, iktidar, ihtiras, zevk, evet, bunlar ellerinden gelir, fakat aşk onların kârı değil!
  • Sermaye, sefalet çekecek insan yaratmak zorundaydı, kendi kârlarının devamını sağlamak için, ne olursa olsun, ücretli sınıfları döl bereketine sevketmesi lâzımdı.
  • Toprağa ihanet etmeyin, eski bir sevgilidir, öc alır.
  • Çocuk yetiştirmek bir irade meselesi, enerji meselesi, canlı ve insani faaliyet meselesi değil miydi? Üstelik de dünyanın en kudretli faaliyeti, hayatın genişlemesi ve galebe çalması değil miydi?
  • Kabahat tabiatta, dünyaya pek kötü bir düzen vermiş. Vazgeçememe budalalığını işlediğimiz bir dakikalık zevk yüzünden hemen bir çocuk. Doğrusu, hayatın tadını kaçırıyor bu.
  • Bu köylüler de mi bu hale geldiler kuzum? Ben köylüleri hâlâ eskisi gibi, yapabildiği kadar fazla çocuk yapar zannediyordum.
  • ... sonunda sahidende pis bir hal alıyor bu iş. Ben peşleri sıra bir sürü çocuk sürükleyen insanlar gördüğüm zaman sarhoş bir aile görmüş gibi tiksiniyorum. Ondan hiç farkı yok, hatta daha pis.
  • Ölüm, hiç kimse için mutlak neşenin mevcut olmadığını, en yiğit, en mutlu insanların bile bütün ümitlerini tam manasıyla başarıya ulaştırmayı başaramayacaklarını söylüyordu. Ölümsüz hayat yoktu.
  • Parıl parıl yüksek binalar arasından, kalabalığın gürültüsü ve tekerleklerin takırdısı içinde akan bu insan seli, kendisini bekliyen geceye, hepsinin yatacağı yatağa, hepsinin, içinde uyuyacakları son kucaklaşmıya, biraz sonra hep ortasında kaybolacakları müşterek bir denize gider gibi gidiyordu.
  • Toprağa ihanet etmeyin, eski bir sevgili gibi öç alır. Ben sizin yerinizde olsam, gayretimi arttırır, ondan her istediğimi alırım. O, dünyanın ilk günü olduğu gibi bugün de aynı doğurgan, yüce eştir; sıkı sıkı sarılıp severseniz daima bire yüz verir.
  • Her gerçek kötümserin içinde bir sakat, bir iktidarsız vardır.
  • ... benim gibi açlıktan hasta olacak derecede ıstırap çekme felaketine uğrayan insanın gidip içindeki hayvanı başka tarafta tatmin etmesi elbette yine karısına saygı göstermesi olur.
  • Ani kırılış bu, sonsuz zannedilen ümitlerin zorla elden alınışı, devamlı yaşamak ve sevişmek imkânsızlığının verdiği derin bir hayret, bu.
  • İnsanların sefaletini anlatmak için, ekmek yok demek artık doğru değildi. Yok olan şey fuzuli şeydi, bundan vazgeçemiyorlardı; geçecek olsalar mahvolduklarını, açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıya kaldıklarını sanıyorlardı.

Döl Bereketi - 1 İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Emile Zola’nın okuduğum ilk kitabıydı. Dönem kitaplarının ortak konusu olan fakirliği inceler. Çok akıcı bir dili var. Çeviri çok başarılıydı. Evlilik dışı ilişkilerden doğan gayrimeşru çocuklar, istenmeyen çocukların terk edildiği gettolar, eşi ile mahreminden başka eğlencesi olmayan fakir insanlar Zola’nın eşsiz anlatımı ile gözünüzde canlanır. İmrenilen Paris’te hayatın hiç de kolay ve adil olmadığının hikayesidir. Keyifli okumar :)) (Günseli Cin)

Merhaba. Bugün bitirdiğim Emile Zola'nın Döl Bereketi kitabından söz etmek istiyorum. E.Zola son döneminde dört kitaptan oluşan yeni bir dizi üzerinde çalışmaya başlar ve bu diziye Dört İncil adını verir. Dizi sırası ile şöyle; *Döl Bereketi *Emek *Gerçek Bu üç kitap yayımlanmış fakat son kitap olan "Adalet" bitmeden yazar yaşamını yitirmiş. Kitap hakkında öncelikle çeviriye değinmek istiyorum. Şimdiye kadar okuduğum en iyi çeviri Döl Bereketi'ne aittir bana göre. Yazarın okuyucuya vermek istediği duyguyu tam manasıyla yansıttığına inanıyorum çevirmenin. 1968 yılında vefat etmiş kendisini saygıyla yad ediyorum.Kitabın orjinal adı "Doğurganlık" imiş fakat çevirmen Döl Bereketi'ni uygun görmüş bence çokta iyi yapmış, kitabı daha ilgi çekici kılmış. Içeriğe gelecek olursam adından da anlaşıldığı üzere dönem Fransızlarını doğurganlığa teşvik ediyor. Birkaç farklı görüş, düşünce ve yasam tarzı içinde olan aile tabloları yaratarak onlar etrafında kendince mesajlarını veriyor. Yazar doğurganlığa teşvik konusunu çok ciddi biçimde işliyor aslında. Israrla ne kadar çok çocuk yapılırsa o kadar yeryüzü, toprak bereketlenecek aileler mutlu olacak düşüncesinde. Nitekim çocuk istemeyen ya da az yapan aileleri kitapta perişan ediyor:)) Fakar bir taraftan da okuyucuya şunları sorgulatıyor; herkes maddi gelirine göre mi çocuk yapmalı? (Bence evet) Dar gelirli ailelerin neden çok çocukları var? Bu soruyu da şu cümlesi ile kendisi cevapliyor; "Bizim kadınla yapacak hiçbir eğlencemiz yok. Gece olduğunda yalnız ikimiz varız ve birbirimizle eğleniyoruz. O an da ise bana sanki bütün dünyayı besleyebilirmişim gibi bir kuvvet geliyor"(bu şartlar 1900'lerin başında ki koşullar için geçerli elbet. Kitabı okuyunca gaza gelip çocuk filan yapmayın günümüz için geçerli değil) İşte bu gerçek hayatın ta kendisi. Genel olarak içerik böyle ama konusu basit gibi gelmesin muhteşem üstü bir kurgu ve edebi değeri var kitabın. Okuduğum en iyiler arasında yerini aldı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Kitapla kalın. Dipnot: Döl Bereketi S.Freud'un da dikkatini çekmiş ve okuduğu en ilginç eserler arasına almış. (Gonca)

Çocuğun bereketiyle geldiğini destekleyen Emıle Zola romanı.O dönemlerde bile Parisli insanlar yükselmek için çocukların kendine ayak bağı olacağı düşüncesinde olup çoğu tek çocukla yetinmiş.Hatta zengin kesim vücutları bozulmasın diye emzirmeyip süt anne tutuyormuş.Çocuk düşürmek için kendi canını bile tehlikeye atan insanlardan da bahsediyor yazar. Bir insana çocuk sevgisi ancak bu kadar iyi aşılanabilir. Şayet çocuk yapmayı düşünüyorsanız hiç vakit kaybetmeden bu kitabı alın. He kitap sadece çocuk sevgisine dayalı değil ama kalabalık bir aile ile işler ne kadar zorlaşsa da hayat size ne kadar tümsek koysa  da ne kadar mutlu olunabileceğini anlatıyor.. Çocuk yapmak istemeyen veya hamile kalırsa kürtaj olmaya çalışan tüm karakterlerin kaderlerinin, uzay zaman eğrisinde büküldüğü kitaptır.Özellikle günümüz gençlerinin ibretle okuması gereken bir kitaptır.Çocuk sevgisi ve doğanın bereketi üzerine yazılmış, yozlaşmış günümüz toplumuna ışık tutan bir roman tüm dostlara tavsiyemdir... (Sinan Akbaş)

Kitabın Yazarı Emile Zola Kimdir?

Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.

Emile Zola Kitapları - Eserleri

  • Paris Yıldızı
  • Nana
  • Meyhane
  • Yaşama Sevinci
  • Therese Raquin
  • Hulya

  • Suçluyorum
  • Bir Aşk Sayfası
  • Gerçek
  • Emek (1 Cilt)
  • Döl Bereketi - 1
  • Döl Bereketi - 2
  • Apartman

  • Germinal
  • İtiraf
  • Hayvanlaşan İnsan
  • Paris'in Karnı
  • Toprak 1
  • Rahip Mouret'nin Günahı
  • Sel

  • Bir Gecelik Aşk Uğruna
  • Doktor Paskal
  • Para
  • Plassans Papazı
  • Marsilya'nın Gizemleri
  • Medan Geceleri
  • Aşk Bitmesin

  • Toprak 2
  • Emek 2. Cilt
  • Deneysel Roman
  • Değirmene Hücum
  • Canlı Ölü
  • Başyapıt
  • Germinal

  • Nana
  • Captain Burle
  • Yıkılış
  • Döl Bereketi 3
  • Seçilmiş Əsərləri
  • Nasıl Ölünür
  • Meyhane (II. Cilt)

  • Rougon'ların Yükselişi
  • Rougon'ların Yükselişi 2.Cilt
  • Bir Aşk Sayfası 2
  • Aşkların En Güzeli
  • Bir Aşk Gecesi
  • Beşerdeki İfrit

Emile Zola Alıntıları - Sözleri

  • Bu adamlar sevmiyorlar, sevmekten âciz insanlar, bunlar! Para, iktidar, ihtiras, zevk, evet, bunlar ellerinden gelir, fakat aşk onların kârı değil! (Döl Bereketi - 1)
  • Sonra, tek bir sözcükle sürükledi Pauline'i içeri: "Gel, pis çocuk." (Paris'in Karnı)
  • Elindeki minik demeti, büyük bir hazla kokladı. Evet! İşte kardeşlik bağının getirdiği iyilik, bir başına mutluluk yaratan sevgi, evreni kurtararak, yeni baştan kuracak olan aşk! (Emek (1 Cilt))
  • ''Bu acının tesellisi yok. Yardım istemiyorum.'' (Sel)
  • "Evlendirin; eğer onlar aileleriyle böyle çekişmeye, bütün engelleri aşmaya yönelten büyük bir aşkla birbirlerini seviyorlarsa evlendirin. Mutluluğu ancak sevgi sağlar." (Emek (1 Cilt))
  • Bütün ihtilaller burjuvalar için yapılıyor. (Paris'in Karnı)

  • Gene hasta sandı kendini, sağlığının tama­men yerine gelmesi için son bir şeye gereksinimi vardı: Nerede arayacağını, nerede bulabileceğini bilmediği bir bütünlük gereksinimi, eksiksiz bir doyum gereksinimiy­di bu. (Rahip Mouret'nin Günahı)
  • Therese'nin odasındaydı ve bu içini mutlulukla doldurdu. Sonra bir anda, bir adamın cesedinin de orada olduğu, nişin oyuğundaki perdelerin tenine dediği aklına geldi. Tüyleri ürperdi, bayılacak gibiydi. Therese bu ufak tefek adamı sevmişti, Aman Tanrım! Bu mümkün müydü? Adamı öldürdüğü için kızı affedebilirdi; asıl kanını kaynatan şey , Colombel'in çıplak ayaklarının dantelli yatak örtülerinin ortasında uzanıyor oluşuydu. (Bir Gecelik Aşk Uğruna)
  • ... sonunda sahidende pis bir hal alıyor bu iş. Ben peşleri sıra bir sürü çocuk sürükleyen insanlar gördüğüm zaman sarhoş bir aile görmüş gibi tiksiniyorum. Ondan hiç farkı yok, hatta daha pis. (Döl Bereketi - 1)
  • -İstemiyorum! Kimse gelmesin! (Apartman)
  • Boşa harcanan paradan söz edildiğini ne zaman duysa acı çekiyor, bu konuda yapılan şakaları bile anlamıyordu. (Medan Geceleri)
  • Savunma artık savaşı,savaştan kirli bir şey yok bu dünyada ! (Yıkılış)
  • insan güçlü olmadığı zaman akıllı olmak zorundadır. (Germinal)

  • İnsan tehlikenin gözüne bakarsa ona meydan okur. Kahramanlık denen şey de budur, bundan daha gizemli ya da daha fazla bir şey değil. (Yıkılış)
  • Fakat insanlar gerçekleri bildikleri halde, bunu itiraf etmek istemezler. Bu nedenle suçu daima talihe yüklüyorlar, Tanrı 'nın gazabına uğradıklarını ileri sürüyorlardı. (Meyhane)
  • Kentleri ateşe verin, insanları kırıp geçirin, her şeyi kökünden kazıyın, bu çürümüş dünyadan hiçbir şey kalmadığı zaman yerine daha iyisi biter belki. (Germinal)
  • İşte böyle… Tutku denen şey kaçınılmazdı… (Bir Aşk Sayfası)
  • Ben sözcükleri sevmem... İnsan birini sevdi mi, yapabileceği en iyi şey onu göstermektir. (Apartman)
  • "Beni olduğum gibi kabul etmelisin." (Nana)
  • Evet, modern konuyu ele alıyorlar. Aydınlık renklerle boyuyorlar, fakat bayağı ve düzgün resim tarzını, herkesin yaptığı göze hoş görünür tertibi, hasılı, beri tarafta burjuvalar beğensin diye öğrenilen formülü muhafaza ediyorlar... Sonra işin kolayına bakıyorlar, tahtadan oyuncak boyar gibi çırpıştırma iş görüyorlar. Bu el çabukluğu, bu rahat iş görme tarzı başarı kazandırıyor. Halbu ki kürek cezasına layık görülmeli... Anlıyor musunuz? (Başyapıt)

Yorum Yaz