Edebiyat ve Kuramlar - Fatma Akerson Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Edebiyat ve Kuramlar kimin eseri? Edebiyat ve Kuramlar kitabının yazarı kimdir? Edebiyat ve Kuramlar konusu ve anafikri nedir? Edebiyat ve Kuramlar kitabı ne anlatıyor? Edebiyat ve Kuramlar PDF indirme linki var mı? Edebiyat ve Kuramlar kitabının yazarı Fatma Akerson kimdir? İşte Edebiyat ve Kuramlar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Fatma Akerson
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9786053750741
Sayfa Sayısı: 256
Edebiyat ve Kuramlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Edebiyat üzerine çağlar boyunca neler düşünülmüş, edebiyattan neler beklenmiş? Bu kitap işte bu sorulara cevap arıyor. Sümerlerden başlayarak, Eski Yunan, Ortaçağ, İslam düşünürleri, Aydınlanma, Romantik Akımlar, Ondokuzuncu yüzyılın tarihsel bakış açıları, Tanzimat dönemi, Yirminci yüzyılın yazar, metin, toplum ve okur odaklı yaklaşımları, Yapısalcılık, Göstergebilim, Postmodernizm gibi dönemeçlerde yoğunlaşıyor. Gilgameş'ten, Aristoteles'ten, Dante'den, İbni Sina ve İbni Kuteybe'den, Vico'dan geçerek çağdaş eleştiri kuramlarına, Namık Kemal'e ve Şinasi'ye, Auerbach'a ve Bakhtin'e varıyor. Çağdaş akımlarla eski bakış açıları ve Batı kaynaklı eleştiri akımları ile Doğu kaynaklı anlayışlar arasındaki köprüleri kurmaya çalışıyor. Edebiyat eleştirisi ile ilgilenenler için vazgeçilmeyecek bir başvuru kitabı.
Edebiyat ve Kuramlar Alıntıları - Sözleri
- Bakhtin'e göre insan, anlamı ancak ötekiyle etkileşime geçerek bulabilir. Ancak bu etkileşim kişinin empati yaparak kendini öteki yerine koyması demek değildir. Gerçek iletişimde iki konuşucu asla birbirlerini anlamazlar, birbirlerinin yanıtlarından ancak kısmen tatmin olurlar, çünkü diyaloğun sürmesi her iki tarafın da diğerinin kastettiği şeyi tamamen bilmemesine bağlıdır. Dolayısıyla konuşan her özne diğer özne için aslında yabancı bir dilde konuşuyormuş gibidir. Bir başkasını anlamak, kişinin kendi dili ile başkasının dili arasındaki sınırda bulunan anlamla uzlaşması, yani bir anlamda çeviri yapması demektir.
- "Yaşamdan geriye yalnızlık ve o yalnızlığın içinde biriken ve paylaşılmayan bir tortu kalır. Edebiyat da o yalnızlıkta, o tortudan açıklanması imkansız bir denklem aracılığıyla süzülerek başlar ve asla yaşamın kendisini anlatmaz, yaşam üzerine bir hikaye anlatır"
- Eflatun'a göre, duygusallık insanı kendinden uzaklaştırıyor. Eflatun'a göre, edebiyat algılarımızı taklit ediyor, oysa algılarımız aklımıza değil, duyularımıza bağımlı. Duyularımızla dünyayı algılamak ise yanıltıcı.
- M.Ö 48'de, Sezar kendisini, Kleopatra ve kardeşi XIII. Ptolemy arasındaki bir iç savaşın içinde bulmuştu. Sezar, Kleopatra'nın tarafını tutuyordu, ancak XIII. Ptolemy'nin ordusu Sezar'ı hem denizden hem karadan kuşatmıştı. Bu durumdan kurtulmak için, Sezar, bir görüşe göre, düşman donanmasını ateşe verdi, ancak yangın rıhtıma ve oradan da kitaplığa sıçradı ve merkez kitaplık tümüyle yandı.
- Sidney'e göre, metni okunabilir kılan, okumayı zevkli kılan metnin dilsel biçimi. İçerik iyi ya da kötü olabilir, ama biçim çekici değilse, izleyici sıkılacaktır, dolayısıyla metin amacına ulaşamayacaktır.
- Müze, yani Eski Yunancadaki museum sözcüğü, musalara, yani esin perilerine adanmış bir yer anlamına geliyordu.
- Samuel Johnson, 1776'da, insanların okumaktan bıkmayacakları üç kitaptan söz eder, bunlardan biri Robinson Crusoe'dir, Johnson'a göre öteki ikisi Cervantes'in Don Kişot'u ve John Bunyan'ın dini bir öykü olan The Pilgrim's Progress from this World to what which is to come (Hacının bu Dünyadan gelecek olan öteki Dünyaya Yolculuğu) (1678) adlı kitaplarıdır.
Edebiyat ve Kuramlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çok güzel bir kitap Edebiyat kuramları ile ilgili okumak isteyenler bu kitap ile başlayabilir. Berna moran ile başlamak pek uygun değil bence. İyi okumalar (Süleyman)
Eser edebiyat kuramları ile ilgilenenler için giriş niteliğinde, buna rağmen kuram nedir, kuramcılar kimlerdir bilinmiyorsa yer yer zorlayan, sizi başka kaynakları taramak durumunda bırakan bir eser de aynı zamanda. Fatma Erkman Akerson cevaplardan çok soruların peşinde olduğunu söylediği eserinde Mezopotamya'dan başlayarak 20. yy'a kadar edebiyat kuramlarının tarihsel izini sürüyor. Kuramların hepsine ayrıntılı olarak değinemiyor ancak son sözde Gılgameş destanı üzerinden kuramsal değinisi nefis bence, sırf bu son söz için bile okunabilir bir eser. (Gülnaz Eliaçık Yıldız)
Bu kitap edebiyat kuramları için altın niteliğindedir. Okurken bir sürü notlar aldım ve çalışmamda çok yardımcı oldu. O kadar sade ve güzel bir anlatımı var ki. Resimlerle zenginleştirilmiş içeriğe sahip. Edebiyat nedir? Evrensel midir? Poetikalar, Eski Yunan Edebiyatı (Platon, Aristo), Aristoteles poetikası, Metin Odaklı Kuramlar, Yazar Odaklı Kuramlar, Okur Odaklı Kuramlar gibi daha bir çok temel konuyu ele almaktadır. Edebiyat okuyan ve ilgilenen herkesin okuması gereken temel kitaplar arasındadır. (Dilara Tuşur)
Edebiyat ve Kuramlar PDF indirme linki var mı?
Fatma Akerson - Edebiyat ve Kuramlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Edebiyat ve Kuramlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fatma Akerson Kimdir?
1945’te İstanbul’da doğdu. 1964’te İstanbul Alman Lisesi’nden mezun oldu. 1964-66 arasında İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümüne devam etti. 1966’da Alman Dili ve Edebiyatı Bölümüne geçti. 1970’de Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünü (Psikoloji’den yandal alarak) bitirdi. Alman Dili ve Edebiyatı alanında 1977’de doktor, 1987’de doçent, 1993’te profesör ünvanını aldı. İstanbul, Mimar Sinan, Marmara ve Yeditepe Üniversitelerinde dilbilim, göstergebilim ve edebiyat kuramları dersleri verdi. Bu alanlarda birçok kitap ve makale yazdı.
Fatma Akerson Kitapları - Eserleri
- Edebiyat ve Kuramlar
- Göstergebilime Giriş
- Düğmeler ve Başka Şeyler
- Nisan
- Kırmızı Motosiklet
- Dile Genel Bir Bakış
- Mimesis'i Okumaya Başlarken
- Edebiyatımızda Bireyselleşme Serüveni
- Gözyaşı Kuşları
Fatma Akerson Alıntıları - Sözleri
- Bir kavramın alanının nerede başlayıp bittiği, doğanın her yerde geçerli, mutlak bir zorlaması sonucunda değil, her topluluğun gereksinmesine göre belirlenmiştir. Bunu özellikle çeviri yaparken görmek mümkündür. Bir dildeki bir sözcük ince bir ayrıntıyı gösterebilir, oysa öteki dilde bu ayrıntıyı özel olarak ifade edecek bir kavram bulunmayabilir. (Göstergebilime Giriş)
- Çok karanlık bir gecede, yeryüzüne indiğim kumsala gittim ve yavaşça gökyüzüne doğru yükseldim. Deniz ve kumsal silindi (Nisan)
- Bakhtin'e göre insan, anlamı ancak ötekiyle etkileşime geçerek bulabilir. Ancak bu etkileşim kişinin empati yaparak kendini öteki yerine koyması demek değildir. Gerçek iletişimde iki konuşucu asla birbirlerini anlamazlar, birbirlerinin yanıtlarından ancak kısmen tatmin olurlar, çünkü diyaloğun sürmesi her iki tarafın da diğerinin kastettiği şeyi tamamen bilmemesine bağlıdır. Dolayısıyla konuşan her özne diğer özne için aslında yabancı bir dilde konuşuyormuş gibidir. Bir başkasını anlamak, kişinin kendi dili ile başkasının dili arasındaki sınırda bulunan anlamla uzlaşması, yani bir anlamda çeviri yapması demektir. (Edebiyat ve Kuramlar)
- şiirlerdeki güller gerçek güllerden daha güzel kokar. (Düğmeler ve Başka Şeyler)
- "Yaşamdan geriye yalnızlık ve o yalnızlığın içinde biriken ve paylaşılmayan bir tortu kalır. Edebiyat da o yalnızlıkta, o tortudan açıklanması imkansız bir denklem aracılığıyla süzülerek başlar ve asla yaşamın kendisini anlatmaz, yaşam üzerine bir hikaye anlatır" (Edebiyat ve Kuramlar)
- Kültür bireysel değil, toplumsal ağırlıklıdır. (Göstergebilime Giriş)
- "O kadar eski zamanlardan geliyorum ki, daha yılların şimdiki gibi sayılmaya başlamadığı bir zamandan..." (Düğmeler ve Başka Şeyler)
- "Biliyorsun, şiirlerdeki güller gerçek güllerden daha güzel kokar." (Düğmeler ve Başka Şeyler)
- Bu başımızdan geçenler öyküsü, daha sonraki yaşamımızı hem bizim, hem kentin yaşamını belirleyecekti tüm gerçeği kıskacına alan durumsuzluğa düşecektik. (Nisan)
- "Biliyorsun, şiirlerdeki güller gerçek güllerden daha güzel kokar." (Düğmeler ve Başka Şeyler)
- İzleyebileceğim, kendimi özdeşleştirebileceğim bir müzik, bir şiir, ne bileyim belki de bir öykü, hatta bir resim bulursam onun peşinden gidersem onu kendime mal edebilirsem, belki de sonunda, kendi içimdeki kaybolmuş ya da artık anımsayamadığım kendimi bulamam, ama bana bir yol açacak bir uyarı alabilirim. (Düğmeler ve Başka Şeyler)
- Samuel Johnson, 1776'da, insanların okumaktan bıkmayacakları üç kitaptan söz eder, bunlardan biri Robinson Crusoe'dir, Johnson'a göre öteki ikisi Cervantes'in Don Kişot'u ve John Bunyan'ın dini bir öykü olan The Pilgrim's Progress from this World to what which is to come (Hacının bu Dünyadan gelecek olan öteki Dünyaya Yolculuğu) (1678) adlı kitaplarıdır. (Edebiyat ve Kuramlar)
- ben kendi içimde bir şey arıyorum, ne var ki, içimde yakalanabilecek herhangi bir şeyin kalıp kalmadığını da bilemiyorum. ama deneyebilirim, izleyebileceğim, kendimi özdeşleştirebileceğim bir müzik, bir şiir, ne bileyim belki de bir öykü, hatta bir resim bulursam, onun peşinden gidersem, onu kendime mal edebilirsem, belki de sonunda, kendi içimdeki kaybolmuş ya da artık anımsayamadığım kendimi bulamam, ama bana bir yol açacak bir uyarı alabilirim. bu uyarıyla, yeniden bir şeyle bütünleşebilirim. (Düğmeler ve Başka Şeyler)
- Ürettiğimiz, seçtiğimiz, kullandığımız her şeyle isteyerek ya da istemeyerek çevremize kendimiz hakkında bazı bildiriler iletiriz. Dolayısıyla göstergebilim mimari ve endüstri ürünleriyle de yakından ilgilenir. (Göstergebilime Giriş)
- Dünya çoktan kapandı (Düğmeler ve Başka Şeyler)
- İletişimin temel taşıyıcısı kuşkusuz dildir. (Göstergebilime Giriş)
- Eflatun'a göre, duygusallık insanı kendinden uzaklaştırıyor. Eflatun'a göre, edebiyat algılarımızı taklit ediyor, oysa algılarımız aklımıza değil, duyularımıza bağımlı. Duyularımızla dünyayı algılamak ise yanıltıcı. (Edebiyat ve Kuramlar)
- "İnsanların kendilerine bakamıyorum artık, ancak yansımalarına bakabiliyorum." (Düğmeler ve Başka Şeyler)
- Başka bir zamanda başka bir yerde olan biteni anlatabilme yetisi, dünya ile aramıza mesafe koyabilmeyi, dünyaya daha uzaktan bakabilmeyi sağlar. (Göstergebilime Giriş)
- Kendi içime ulaşmaya çalışıyorum. Başımdan geçenlerin beni biçimlendirmesinden önce kendime: Tabii böyle bir kendim var mı, onu tam bilemiyorum (Düğmeler ve Başka Şeyler)