Holografik Evren - Michael Talbot Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Holografik Evren kimin eseri? Holografik Evren kitabının yazarı kimdir? Holografik Evren konusu ve anafikri nedir? Holografik Evren kitabı ne anlatıyor? Holografik Evren PDF indirme linki var mı? Holografik Evren kitabının yazarı Michael Talbot kimdir? İşte Holografik Evren kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi
Yazar: Michael Talbot
Çevirmen: Güray Tekçe
Orijinal Adı: The Holographic Universe
Yayın Evi: Omega Yayınları
İSBN: 6050204612
Sayfa Sayısı: 456
Holografik Evren Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Lazer ışınları yardımıyla boşluğa yansıtılan üç boyutlu imgeler olan hologramları bugün herkes biliyor. Dünyanın en saygın bilimadamlarından ikisi, Einstein'ın öğrencisi ve Londra Üniversitesi öğretim üyesi kuantum fizikçisi David Bohm ile modern beyin anlayışımızın mimarlarından Stanford Üniversitesi nörofizyoloğu Karl Pribram evrenin bir hologram yani kelimenin tam manasıyla insan beyni tarafından yaratılmış bir imge olabileceğini düşünmektedirler. Bu çok çarpıcı yeni evren anlayışı sadece birçok fizik bilmecesini çözmekle kalmıyor, telepati, vücut dışı deneyim ve ölüme yakın deneyim gibi gizemli olaylara, hatta kozmik birlik ve mucizevi iyileşme gibi dinsel ve mistik deneyimlere de açıklık getiriyor.
"Maddeyi ve bilinci tek bir bütün halinde içeren dev hologram olarak evren fikri eminim ki 'Gerçeklik nedir?' sorusunu soran herkes için kışkırtıcı olacaktır. Bu kitap soruya kalıcı bir yanıt getirebilir."
-Dr. Fred Allan Wolf, Kuantum Bilmecesi adlı kitabın yazarı-
"Bu yeni verilerin ilgi alanı o denli geniş ve kapsamlıdır ki, insan psikolojisi, ruh hastalıkları ve tedavi süreçleri konusundaki görüşlerimizde bir devrim yaratabilir. Gözlemlerden bazıları, önemleri bakımından, psikoloji ve psikiyatrinin çerçevesini aşmakta ve Batı biliminin yürürlükte olan Newtoncu-Kartezyen modeline ciddi biçimde meydan okumaktadır. Bu görüşler insan doğası, kültürü, tarihi ve gerçeği konusundaki imgelerimizi etkin bir biçimde değiştirebilir."
-Stanislav Grof, Kozmik Oyun adlı kitabın yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)
Holografik Evren Alıntıları - Sözleri
- Bedenimizin her bir hücresi tüm kozmosu barındırır.Her yaprak,her yağmur damlası ve her bir toz tanesi de öyle,tıpkı William Blake'in ünlü şiirinde olduğu gibi ve ona yeni anlamlar ekleyerek: Dünyayı görmek için bir kum tanesinde Ve cenneti bir yaban çiçeğinde Yakala sonsuzluğu avucunun içinde Ve bir saatin içinde ebediyeti
- "Her eylem saklı düzenin içindeki bir tasarımla başlar. Zaten imajinasyon biçimin yaratılışıdır; o yaratılışın sürdürülmesi için ihtiyaç duyulan bütün eylemlerin niyet ve tohumlarına zaten sahiptir. Sonuçta bedeni ve her şeyi etkiler; o hâlde, yaratılış saklı düzenin daha süptil düzeylerinde böylece oluşarak süzülür ve belirgin düzende ortaya çıkar."
- Ayak parmağımızı bir yere vurduğumuz zaman acıyı parmağımızda algılıyoruz. Acı gerçekte beynimizin bir yerlerinde yer alan nörofizyolojik bir süreçtir.
- Tanrı evreni ilahi bir düşünce modeli olarak yaratmış olabilir.
- Her şeyin sonsuza dek birbiriyle bağlantılı olduğu bir evrende tüm bilinçler de birbiriyle bağlantılıdır. Görünümlerimiz ne olursa olsun bizler sınırları olmayan varlıklarız. Ya da Bohm'un dediği gibi, "Bilincin derinliklerinde insanoğlu tektir."
- Mistiklerin yüzyıllar boyu söyleyip durduğu şey doğru olabilirmiydi? Gerçeklik bir maya, bir hayal miydi? Oralarda var olan şey gerçekte, tınlayan, engin bir dalga boyları senfonisi, ancak bizim duyumlarimiza ulaştıktan sonra bildiğimiz dünyaya dönüşen bir "frekanslar ülkesi" miydi?
- İnsan varlığını birey olarak yakından inceleyecek olursak, hemen onun kendi çapında, kendi kendisini kapsayan, kendi kendisini oluşturan ve kendi şuuruna sahip eşsiz bir hologram olduğunun farkına varabiliriz. Ve yine, bu varlığı kendi gezegensel bağlamından ayırabilseydik, bu insan biçiminin bir mandalaya (*) ya da simgesel bir şiire benzemekte olduğunu da hemen görebilirdik, çünki onun biçim ve devinimi, kendisini yaratan çeşitli fiziksel, toplumsal, psikolojik ve evrimsel bağlamlar konusunda engin bir bilgi birikimini içermektedir. Dr. Ken Dychtwald Holographic Paradigm' den (Holografik Paradigma) alıntı (*) Mandala: Sanskrit dilinde çember. Hinduizmde Tantra Budacılığında kutsal törenlerde meditasyon sırasında kullanılan simgesel çizim....
- fizikçi Nick Herbert, bazen, arkasını döndüğünde dünyanın her zaman "kökeni belirsiz ve amaçsızca akıp duran bir kuantum çorbası " olduğu duygusuna kapıldığını söylemiştir. Ama ne zaman yüzünü çevirecek olsa, dünya yeniden her zamanki gerçekliğine dönüşüyordu. Bu durumun biraz, ipeğin dokunuşunu hiçbir zaman duyumsayamayan ve dokunduğu her şeyi altına dönüştürdüğü için hiç kimsenin eline dokunamayan efsanevi kral Midas'a benzediğini düşünüyor Herbert " insanoğlu da tıpkı aynı biçimde kuantum gerçekliğinin dokusunu asla deneyimleyemez çünkü dokunduğumuz her şey maddeye dönüşüyor," demiştir.
- Kim olduğumu ya da ne demek istediğimi pek bilmeyeceksiniz Ama yine de size sağlık getireceğim. Walt Whitman Kendi Şarkım
- Kuantum potansiyelinin daha da şaşırtıcı başka bir özelliği, bir yer kaplama konusunda düşündürdükleridir. Günlük yaşam düzeyimizde nesnelerin belirgin yerleri vardır, Ancak bohm'un kuantum fiziğine getirdiği yoruma göre, kuantum-altı düzeyde, kuantum potansiyelinin geçerli olduğu düzeyde, bir yer kaplama olgusu ortadan kalkmaktadır. Uzaydaki herhangi bir nokta, diğer noktaların tümüyle eşitlenmektedir, bu yüzden herhangi bir şeyin diğer herhangi bir şeyden ayrı olduğunu söylemenin bir anlamı yoktur. Fizikçiler bu özelliğe "mekânsızlık" adını veriyorlar. Kuantum potansiyelinin bu "mekânsızlık" görünümü Bohm'un, ikiz parçacıklar arasındaki ilişkiyi, herhangi bir şeyin ışık hızından daha hızlı haraket etme olduğunu ileri sürerek şu ünlü görecelik (rölativite) yasağını çiğnemesine gerek kalmadan açıklayabilmesine olanak verdi. O, bu durumu şöyle açıklıyordu: bir akvaryumun içinde yüzen bir balığı düşünün. Ayrıca, daha önce hiçbir akvaryum ve balık görmemiş olduğunuzu da kabul edelim. Bunlar hakkındaki bilgiyi iki televizyon kamerası aracılığıyla ediniyorsunuz. Bu kameralardan biri akvaryumun önüne, diğeri de yan tarafına yerleştirilmiş olsun. Bu iki kameranın monitörlerine baktığınızda, ekranlarda görmüş olduğunuz iki balığın farklı olduğunu düşünebilirsiniz. Kameralar farklı açılarda yerleştirilmiş olduğu için, görüntüledikleri imgeler de biraz farklı olacaktır. ancak izlemeyi sürdürdüğünüz taktirde, Sonunda iki balık arasında bir ilişki olduğunu fark edersiniz. Biri dönünce, diğeri de biraz farklı Ama diğeriyle uyumlu bir dönüş içinde olacaktır. Biri önden gördüğünde, diğeri yandan görünecektir vb. Eğer tümüyle durumun farkında olmadığınızı düşünecek olursak balıkların birbiriyle anında iletişim kurdukları gibi yanlış bir kanıya sahip olabilirsiniz, ama durum böyle değildir. Burada hiçbir iletişim yoktur, çünkü daha derin bir gerçeklik düzeyinde, akvaryumun gerçeklik düzeyinde, iki balık aslında bir ve aynı balıktır. Bir pozitronyum atomu çözüldüğü zaman ortaya çıkan iki foton söz konusu olduğunda ise, parçacıklar arasında olup biten şey özellikle budur gerçekten de durum böyledir çünkü kuantum potansiyeli uzayın her yanını kapsar ve tüm parçacıklar birbiriyle mekansızlık içinde karşılıklı bağlantı içindedir. ve üstüne üstlük bohm'un geliştirmekte olduğu gerçeklik imgesi, uzay boşluğunda hareket eden birbirinden ayrı atomaltı parçacıklarından oluşmuyordu, tam tersine, her şey bölünmez bir ağın parçalarıydı ve içinde hareket eden madde kadar gerçek ve zengin süreçlerle Dolu bir uzay tarafından içerilmekteydi.
Holografik Evren İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Paranormal Okumalar : ): Bir arkadaşım da görüp merak ettiğim bir kitaptı Okudum , okudukça bazı yönlerini çokça uçuk buldum itiraf ederim ki Ama bazı cihetler de feci dikkatimi çekti doğrusu zira bizim tasavvuf anlayışımız ile uyuşan paralel olan pek çok anlatı da mevcut Mesela Tayy-î Mekân olayı... Kitapta daha sipritüel bir adla izah edilmiş olsa da esasen tasavvuf ile alâkadar olanlarımız için hiç de yabancı olunmayan şeyler Tabii uç olağan dışı mesnetsiz absürd söylemleri de var kitabın Öncelikle tüm mevzuular için bir Tanrı inancı hatta kavramının dahî dışarıda bırakılmış olması kitabı okurken bazı noktalarda insanı çok irite edebiliyor Ama yine de farklı bir kitap Mânâ bulmak isteyenlerin mebde ve meât derdine düçâr olanların koca kainatta kendini bir zere hissedip dünyayı sonsuz görüp içinde kaybolup bulunmak ve daha da ziyade Bulmak isteyenlerin okumaları faydalı olabilir zannımca... Bi 'fikir... (Sümeyye Reyhan Öztürk)
"Gerçeklik nedir?" sorusunu soran herkes için ansiklopedi değerinde bir kitap. Kitapta beyin, plasebo, kuantum, hipnoz, akupunktur, uzay, bilim, spirütüelizm, beden dışı deneyim, ölüme yakın deneyim, telepati, psikoloji ...ve daha fazlası var. Ufkunuzu açacak bu kitapla tanışmanızı tavsiye ederim. Kitabı sessiz ortamda adapte olarak okunmanlı. Çünkü, herşey birbiriyle bağlantılı. "Bilincinin derinliklerinde insanoğlu tektir." BOHM Yazar Michael Talbot 1992 yılında hayatını kaybetmiş. (Esra Şahin)
Artık bütün kitaplar sıradan mı geliyor? Okuyacak kitap mı bulamıyorsunuz? Işte bu kitap beklentilerinizi fazlasiyla karşılayacak, tekrar okunmayı hakeden bir kitap. Spiritüel inanışların gercekligini bilimsel deneyler ile kanıtlayan çalışmaları büyük bir araştırma sonucu derlemiş olan bu kitap, varoluşa karşı bakış açınızı derinden etkileyecek ve üzerinde derin düşüncelere dalmanizi sağlayacak bircok yeni bakış açısı barındırmaktadır. Hemen alın okuyun derim (Aybüke Vural)
Holografik Evren PDF indirme linki var mı?
Michael Talbot - Holografik Evren kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Holografik Evren PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Michael Talbot Kimdir?
Michael Talbot Kitapları - Eserleri
- Holografik Evren
- Mistisizm ve Modern Fizik
Michael Talbot Alıntıları - Sözleri
- "Her eylem saklı düzenin içindeki bir tasarımla başlar. Zaten imajinasyon biçimin yaratılışıdır; o yaratılışın sürdürülmesi için ihtiyaç duyulan bütün eylemlerin niyet ve tohumlarına zaten sahiptir. Sonuçta bedeni ve her şeyi etkiler; o hâlde, yaratılış saklı düzenin daha süptil düzeylerinde böylece oluşarak süzülür ve belirgin düzende ortaya çıkar." (Holografik Evren)
- Her şeyin sonsuza dek birbiriyle bağlantılı olduğu bir evrende tüm bilinçler de birbiriyle bağlantılıdır. Görünümlerimiz ne olursa olsun bizler sınırları olmayan varlıklarız. Ya da Bohm'un dediği gibi, "Bilincin derinliklerinde insanoğlu tektir." (Holografik Evren)
- İnsan varlığını birey olarak yakından inceleyecek olursak, hemen onun kendi çapında, kendi kendisini kapsayan, kendi kendisini oluşturan ve kendi şuuruna sahip eşsiz bir hologram olduğunun farkına varabiliriz. Ve yine, bu varlığı kendi gezegensel bağlamından ayırabilseydik, bu insan biçiminin bir mandalaya (*) ya da simgesel bir şiire benzemekte olduğunu da hemen görebilirdik, çünki onun biçim ve devinimi, kendisini yaratan çeşitli fiziksel, toplumsal, psikolojik ve evrimsel bağlamlar konusunda engin bir bilgi birikimini içermektedir. Dr. Ken Dychtwald Holographic Paradigm' den (Holografik Paradigma) alıntı (*) Mandala: Sanskrit dilinde çember. Hinduizmde Tantra Budacılığında kutsal törenlerde meditasyon sırasında kullanılan simgesel çizim.... (Holografik Evren)
- Mistiklerin yüzyıllar boyu söyleyip durduğu şey doğru olabilirmiydi? Gerçeklik bir maya, bir hayal miydi? Oralarda var olan şey gerçekte, tınlayan, engin bir dalga boyları senfonisi, ancak bizim duyumlarimiza ulaştıktan sonra bildiğimiz dünyaya dönüşen bir "frekanslar ülkesi" miydi? (Holografik Evren)
- Uzay zaman yoktur, zaman yoktur, önce yoktur, sonra yoktur, 'Bundan sonra' ne olduğu sorusu anlamsızdır. (Mistisizm ve Modern Fizik)
- Evren öylesine dikkatle kurulmuştur ki her ne zaman geçmişe bilgi gönderilse paradoks oluşmasına meydan verilmeden o bilgi alıcının belleğinden temizlenir. (Mistisizm ve Modern Fizik)
- Tanrı evreni ilahi bir düşünce modeli olarak yaratmış olabilir. (Holografik Evren)
- Ayak parmağımızı bir yere vurduğumuz zaman acıyı parmağımızda algılıyoruz. Acı gerçekte beynimizin bir yerlerinde yer alan nörofizyolojik bir süreçtir. (Holografik Evren)
- Bedenimizin her bir hücresi tüm kozmosu barındırır.Her yaprak,her yağmur damlası ve her bir toz tanesi de öyle,tıpkı William Blake'in ünlü şiirinde olduğu gibi ve ona yeni anlamlar ekleyerek: Dünyayı görmek için bir kum tanesinde Ve cenneti bir yaban çiçeğinde Yakala sonsuzluğu avucunun içinde Ve bir saatin içinde ebediyeti (Holografik Evren)
- fizikçi Nick Herbert, bazen, arkasını döndüğünde dünyanın her zaman "kökeni belirsiz ve amaçsızca akıp duran bir kuantum çorbası " olduğu duygusuna kapıldığını söylemiştir. Ama ne zaman yüzünü çevirecek olsa, dünya yeniden her zamanki gerçekliğine dönüşüyordu. Bu durumun biraz, ipeğin dokunuşunu hiçbir zaman duyumsayamayan ve dokunduğu her şeyi altına dönüştürdüğü için hiç kimsenin eline dokunamayan efsanevi kral Midas'a benzediğini düşünüyor Herbert " insanoğlu da tıpkı aynı biçimde kuantum gerçekliğinin dokusunu asla deneyimleyemez çünkü dokunduğumuz her şey maddeye dönüşüyor," demiştir. (Holografik Evren)
- Mutlak olan... var olan herşey(dir)... Bu mutlak... zaman, uzay ve nedensellik yoluyla gelip.... (algıladığımız haliyle) evren olmuştur... (Mistisizm ve Modern Fizik)
- Kim olduğumu ya da ne demek istediğimi pek bilmeyeceksiniz Ama yine de size sağlık getireceğim. Walt Whitman Kendi Şarkım (Holografik Evren)
- Kuantum potansiyelinin daha da şaşırtıcı başka bir özelliği, bir yer kaplama konusunda düşündürdükleridir. Günlük yaşam düzeyimizde nesnelerin belirgin yerleri vardır, Ancak bohm'un kuantum fiziğine getirdiği yoruma göre, kuantum-altı düzeyde, kuantum potansiyelinin geçerli olduğu düzeyde, bir yer kaplama olgusu ortadan kalkmaktadır. Uzaydaki herhangi bir nokta, diğer noktaların tümüyle eşitlenmektedir, bu yüzden herhangi bir şeyin diğer herhangi bir şeyden ayrı olduğunu söylemenin bir anlamı yoktur. Fizikçiler bu özelliğe "mekânsızlık" adını veriyorlar. Kuantum potansiyelinin bu "mekânsızlık" görünümü Bohm'un, ikiz parçacıklar arasındaki ilişkiyi, herhangi bir şeyin ışık hızından daha hızlı haraket etme olduğunu ileri sürerek şu ünlü görecelik (rölativite) yasağını çiğnemesine gerek kalmadan açıklayabilmesine olanak verdi. O, bu durumu şöyle açıklıyordu: bir akvaryumun içinde yüzen bir balığı düşünün. Ayrıca, daha önce hiçbir akvaryum ve balık görmemiş olduğunuzu da kabul edelim. Bunlar hakkındaki bilgiyi iki televizyon kamerası aracılığıyla ediniyorsunuz. Bu kameralardan biri akvaryumun önüne, diğeri de yan tarafına yerleştirilmiş olsun. Bu iki kameranın monitörlerine baktığınızda, ekranlarda görmüş olduğunuz iki balığın farklı olduğunu düşünebilirsiniz. Kameralar farklı açılarda yerleştirilmiş olduğu için, görüntüledikleri imgeler de biraz farklı olacaktır. ancak izlemeyi sürdürdüğünüz taktirde, Sonunda iki balık arasında bir ilişki olduğunu fark edersiniz. Biri dönünce, diğeri de biraz farklı Ama diğeriyle uyumlu bir dönüş içinde olacaktır. Biri önden gördüğünde, diğeri yandan görünecektir vb. Eğer tümüyle durumun farkında olmadığınızı düşünecek olursak balıkların birbiriyle anında iletişim kurdukları gibi yanlış bir kanıya sahip olabilirsiniz, ama durum böyle değildir. Burada hiçbir iletişim yoktur, çünkü daha derin bir gerçeklik düzeyinde, akvaryumun gerçeklik düzeyinde, iki balık aslında bir ve aynı balıktır. Bir pozitronyum atomu çözüldüğü zaman ortaya çıkan iki foton söz konusu olduğunda ise, parçacıklar arasında olup biten şey özellikle budur gerçekten de durum böyledir çünkü kuantum potansiyeli uzayın her yanını kapsar ve tüm parçacıklar birbiriyle mekansızlık içinde karşılıklı bağlantı içindedir. ve üstüne üstlük bohm'un geliştirmekte olduğu gerçeklik imgesi, uzay boşluğunda hareket eden birbirinden ayrı atomaltı parçacıklarından oluşmuyordu, tam tersine, her şey bölünmez bir ağın parçalarıydı ve içinde hareket eden madde kadar gerçek ve zengin süreçlerle Dolu bir uzay tarafından içerilmekteydi. (Holografik Evren)
- Çoğu kez, dilimizin sınırları evreni anlama sınırlarımızı belirler. (Mistisizm ve Modern Fizik)
- Maddenin yapısı bilinçten bağımsız olamaz. (Mistisizm ve Modern Fizik)